pink floyd

kozmos
tek bir parçası evrendeki tüm şarkıların sol anahtarına bedel. dillerin, kutsal kitapların, tüm materyallerin, varoluşun, ilhamın, kudret ve yaratımın şöleni, tasavvur, tahayyül ötesinde bir yapı. övme seansı değil, esasen kelimelerle özü alçaltıyorum bile.

azrailin regl donemi

kozmos
pink floyd'a the wall dışında boş grup demiştir.. müziğin erişebileceği son noktaya erişmiş, saf ruha işaret eden envai çeşit parçalarıyla 50 yılı aşkın süredir milyonlarca insana ilham kaynağı olmuş grubu tek albüme indirgeme bu gaflet olur dostum. queen'i severim ama itiraf edelim freddie'siz queen diye bir şey yok.rte olmadan ak parti diye bir şeyin olmayacağı gibi. oysa pf david gilmour, roger waters, syd barrett veya Rick Wright olmadan da var olacak. oldu. bir fikri, bir varoluşu ve bir tin'i işaret edecek her zaman.
şunu şöyle iliştireyim de kulaklarımızın pası silinsin;

cumhur ittifakı

fiorabella
bahçıvan uşağa, uşak ahçıya vb.vb. bbp partisinin lideri merhum muhsin yazıcıoğlu olsa bu ittifaka evet der miydi? siyasi görüşümle taban tabana zıt bir parti lakin duruşlu bir reisleri vardı. bence ittifaktan ayrılmalılar. kullanıldılar açık ve net. vekillik uğruna davalarını satmaları yazıcıoğlu'nun kemiklerini sızlattı.

pipo

hahed
uzun süredir merak ettiğim sonunda dün satın aldığım tütün içme aparatı. mısır koçanından yapılma olanlarını dün deneme imkanım oldu, ve kesinlikle şunu söyleyebilirim ki, yeni başlamayı düşünenler için harika pipolar. öncelikle fiyatları gülkökü ya da lületaşı pipolara göre çok daha ucuz (ben 6€'ya buldum) ve bu ucuzluğa rağmen içimlerinde hiç bir sorun (kötü tat, çabuk nemlenme) yok. bunun dışında, corn cob pipolarda gülkökü bir pipoyu ilk aldığınızda uğraşmanız gereken pipoyu alıştırma evresine de ihtiyaç yok, doldurup fosur fosur içmeye başlayabilirsiniz. ayrıca, tecrübesiz bir kullanıcı olarak pipoyu yakma riskinizi göz önüne alınca, zaten kullan-at mantığına sahip mısır koçanı pipoyu yakmak, en az 40-50 liraya alacağınız bir gülağacı pipoyu yakmaktan daha iyidir.
kısaca, eğer başlamayı düşünüyorsanız, ve bulabilirseniz ucuz olanıyla başlayın derim.

lise son sınıfın son cuması

parody
Şu başlığı meydana getiren sözcük grubu bile o kadar dokunaklı ki içeriğine, hikâyeye girmeye gerek dahi kalmıyor. Sevdiğin dostların ve hayatının kuşkusuz ki en iyi arkadaşlıkları. Eğer gerçekten iyi dostluklar kurduysan bu üzüntün yalnızca aynı keyifli ortamı paylaşamamaktan dolayı olacak, hayatının ilerleyen dönemlerinde Bircoğuyla hâlâ görüşüyor olacaksın.

22 mayıs 2018 dolar kuru

azrailin regl donemi
yine canımıza okumuştur.

sıçayım ya. ban çok fena zararı oluyor lan bunun. 800 küsür liraya alacağım amfi ay sonuna kadar 1000 lirayı geçecek bu gidişle. dolar düşünce ürünün fiyatı da düşmüyor ki. dolar yükseliyor ve geri inse bile bir işe yaramıyor. özet olarak skıp bırakıyor ayol.

kozmos

azrailin regl donemi
(bkz:#74545) olum sen hayırdır lan? ağzına banyo terliğiyle vururum freddie babaya laf yok oke?

pink Floyd gibi the Wall albümü dışında hiç bişi yapmamış grubu savunacağına ankara'ya gel de sana sincan sahilde çay ısmarlayayım.

al sana bisküvi.


şimdi biz neyiz sorusuna verilebilecek cevaplar

kozmos
içinde hüzün barındıran bir soruya ne denli acımasız olunabilir ki, bu soru da öyle. bir kabul edilme, anlayışla kavranma, yargılanmadan koşulsuzca sevilme isteği var özünde. tabii genelde türk kızı minvalinde başlıklarda bir yerlere çekilebiliyor bu, mizah başta olmak üzere çeşitli amaçlar için.

ama şöyle de bir durum var, ''biz neyiz'' sorusu varsa felsefi tarafı bir yana, acıklı bir soru. insan ister istemez bu sorunun alt metninde çarpıklıklar görüyor. yanlış inşaa edilmiş bir hayat perspektifi var esasen bu soruda. belki yanlış başlangıçlara, yanlış insanlara değmiş bir insanın sorusu. kendi ayakları üzerinde emin ve dik bir şekilde duran insan sorusu değil o kesin.

sanmıyorum mesajın güzelce alınacağını ama bence verilebilecek güzel bir cevap şöyle olurdu;
''biz bu zamana kadar başımıza kakılan, her an kulaklarımıza fısıldanan o insanlar değiliz. bir şey olmak zorunda olmayan insanlarız ve öyleyiz, yani biz hiçbir şey ve hiç kimseyiz.''

d'hondt sistemi

sos
seçimlerde milletvekillerini hesaplamak için kullanılan yöntem. bir ilde hangi partinin kaç milletvekili çıkaracağı bu yöntemle belirleniyor.

partilerin o ilde aldıkları oy sayısı 1'e, 2'ye, 3'e, 4'e bölünüyor. bu işlem ilin çıkaracağı toplam milletvekili sayısına kadar devam ediyor. her periyotta en yüksek sayı hangi partininse o milletvekili çıkarıyor.

ben de anlatamadım. şöyle bişi.

sevgiliden soğuma nedenleri

kozmos
bir anda antarktika soğuklarına fırlatan hareketlerdir.

kendisine yapılmasını istemediği bir şeyi patavatsızca ve fütursuzca size yapması.
temiz, saf, pıtırcık bir kelebek maskesi ardına sığınıp kendine şevkat devşirmesi. adeta ''tamam oğlum ben atarım çöpü'' diyen anne oyunculuğunda.

türk kızının evliiğe bakış açısı

kozmos
yanlış şekillenmiş sosyal inşaalar sebebince çarpık bir bakıştır. çocukluktan itibaren gelinlik giydirilip her düğüne götürülen ve ''ay çen ne tatlıçın'' kıvamında sevgi bombardımanına tutulan çocuğun kafasında ne kadar sağlıklı bir evlilik kurumu şekillenebilir ki?
birçok kadın sadece evli olduğu için mutlu. evlilik üzerine kurmuşlar tüm düşünsel dünyalarını. yazık. tadınca yaşanmamış bir çocukluğun ve sağlam temellere oturmamış bir hayat perspektifinin acısı da çıkacak tabi.

lise son sınıfın son cuması

kozmos
sizinle birlikte çok az kişi varsa ağır hüzünlü, herkes oradaysa zorlama bir gülümsemeyle geçen hüzünlü bir gündür. sanki adeta ilkokul ve lise sonrası hayatın geri döndürülemez yollara sapacağı ve o yolların o günü özleteceği içten içe bilinir.

azrailin regl donemi

kozmos
queen sevdası başına dert açacak yazarı. kardeşim pink floyd diye bir realite var dünyada, insanlığa bırakılacak en güzel armağanı bırakmış adamlar, ne freddie'si allasen..
ön edit: kafama vurma abi.

50 lira ile bir hafta geçinmek

kozmos
1 hafta boyunca tek girdi 50 tl ve 1 hafta boyunca hiç çıktı olmayacaksa 1 değil 2 hafta da geçinilir.
şöyle ki, bime gidip 2 kilo yoğurt alıyorsunuz. sonra 2 kilo salatalık. cacık yapıyorsunuz. cacık.
hem sağlıklı hem sulu hem ucuz hem doyurucu.
kalan paraya ekmek alabilirsiniz.

sefil öğrenci kardeşlerimize başarılar diliyor, kısa yoldan acısız bir ölüme davet ediyorum.

50 lira ile bir hafta geçinmek

azrailin regl donemi
mümkündür. kendimizi şu sisteme öyle bir kaptırmışız ki ihtiyacımız olmayan şeyleri ihtiyaç olarak görüp kendimizi boşu boşuna yıpratıyoruz. ihtiyaçları geçtim daha salakçasını yapanlar var. birkaç tanıdığım tip maaşlarını aldıklarında 3 gün içinde bitiriyorlar. lan evladım sen zaten 3-5 kuruş için koca bir ay çalışıyorsun. vaktini satıyorsun ve uzun vadede bu gençliğin ömrün oluyor. sen 1 ay çalışıp 3 günde yiyeceksen o parayı neden çalışıyorsun ki? 2bin lira ile eğlenerek hayatını 3 günlüğüne cennet mi yapıyorsun? hayır.

çekme suyuyla değirmen dönmez. eğlenmeye kaldıysa iş, bu 3-5 bin lira da yetmez. 5 bin lira alsan onu da harcamak kolay. yani eğlenmenin ille de para ezici işler olmadığını bilin.

eğer boktan sistemli bu dünyada dibine kadar eğlenerek yaşamak istiyorsan ve parayla yapıyorsan bunu, bu işlere 5 bin de 10 bin de yetmez. yok öyle sınırsız keyif!

sunduğum bu anlayışla yaşarsanız her canınızın çektiği şeyin aslında sizin ihtiyacınız olmadığını ve parasız da yaşanılabileceğini anlarsınız. madem kapitalist sistemde yaşamayı kabul ettiniz o halde cebinize dikkat edeceksiniz.

son 2 ayda anladım ki paraya çok da ihtiyacım yok. yol masraflarım ve sigaram yoksa benim almam gereken çok da bir şey yok.

kendinizi kandırmayın yazık etmeyin. bu ömür sizin. zamanınız kıymetli ve size ait. bu yüzden o çok değerli zamanınızı satarak kazandığınız paranın kıymetini bilin.