pişmanlık

magic mushroom
Bazen söylediklerindir, bazen de söyleyemediklerin.

O, dudaklardan çıkamayıp boşlukta dağılamayanlar var ya hani, işte onlar kuyusudur insanın, alır içine, lal eder, bir daha da bırakmaz.

johann wolfgang von goethe

turuncu gemi
romancılığı ve öykücülüğü ne kadar iyi ise, şiirleri o kadar kötü olan alman edebiyatçı. nihayet fena olmayan bir şiirini okudum ve paylaşmak istedim;

sevgili yakınlığı

seni hatırlarım sulara günün
şavkı vurunca;

seni hatırlarım, dalgalara ay
renkler verince.

seni görür gözüm uzak yollarda
tozlar kalkarken;

derin gecelerde, dağ yollarında
yolcu titrerken.

seni işitirim, boğuk seslerle
su yükselince;

kırlarda sükûtu dinlerim gece
her şey susunca;

uzakta da olsan, ben yanındayım,
sen yanımdasın.

gün söner,yıldız ışır gökte, ah!
burda olsaydın.

illüzyon

avni
Mesele Şapkadan tavşan çıkarma meselesi altmış ikiden tavşan yapmak değil.
Hasılı Sihirbazın işi, mesleği, uğraşısı, hobisi neye sayarsanız artık.

patlıcan yemedim diye kimse ölmüyor

miyesmikcih
ben artık bahçeli'nin söylediği tek kelimeyi dikkate almıyorum. dikkate bile almıyorum, ciddiye almak ne demek.
o şimdilerde karanlık dehlizlerde, millet kıraathanelerinde şoför muhabbetlerinden sıyrılmak istiyor.
patlıcana gelince, besin değeri olmadığı söylenen bu sebzeyi emin olun aç kalsam da aramam.
yani etkisiz ortağın dediğine katılıyorum.
yavan yenmez, bir dizi malzeme gerek. en kolay kızartmaya dahi dünyanın zeytinyağı veya ayçiçek yağı gidiyor. mübarek gıda sünger gibi emiyor yağı.
enflasyonu zerzevata bağlamayın. mevsimini bekleyin güzel kardeşim.
onca ekonomik ve siyasal sıkıntılar varken, devletim tüm kurum ve kuruluşları satılırken sus pus olan sevgili halkım patlıcan, patates ile hükumetin tahtını sarsacağı kimsenin aklına gelmezdi.
aklıma oktay akbal'ın bin yıl önceki ekmekler bozuldu köşe yazısı geliyor.

emperyalizm

turuncu gemi
dilimize tam olarak tercümesi sistemli bir şekilde sömürü olarak yapılabilir. sanırım emperyalizm meselesini dünyada en yanlış anlamış halklardan biriyizdir. bu meselenin çözümlemesini biz solcular bile tarihsel olarak yapamadık. geçen yüz yılda devrimin ıskalanmasının önemli nedenlerinden biri de bu çözümlemedeki güdüklüğümüz olabilir.

yıllarca meydanlarda ''kahrolsun amerikan emperyalizmi'' diye bağırdık durduk. peki rus emperyalizmi ne olsun? yaşasın dursun mu o? çin devletinin kendi halklarına uyguladığı emperyalizme bağıracak iki sözümüz yok mu? kendi egemenlerimizin halklarımıza karşı en yoğunundan uyguladığı emperyalizmi ne manada çözümlemeli? peki bölge devletlerinin kendi halklarına çektiği zulüm derecesinde emperyalizm?

sağın emperyalizm anlayışı ise tam bir faciadır. özellikle siyasal islamcıların abd donanmasına karşı kıldığı namaza rağmen hala halkımızdan gördüğü itibar paradoksal facialardan biridir. 1970'li yıllarda ülkü ocakları bünyesinde kurulan komünizmle mücadele dernekleri abd sermayesiyle kurulmuştur.

emperyalizm meselesi göründüğünden çok karmaşık bir meseledir. daha sonra çözümlemeye devam edeceğim.

kurşuni renkler

turuncu gemi
sözleri onno tunç'a ait geçen yüz yılda yapılmış en güzel şarkılardan biridir. ve aynı zamanda ölümün yakınlığını tende hissetmenin en güzel anlatımıdır. onno tunç bu şarkıyı yazdıktan bir kaç sene sonra vefat etti.
göksel yorumu da muhteşem bir yorumdur. üç harika enstruman sesi duyuluyor şarkıyı dinlerken. çello, piyano ve göksel'in insanın tenini kesen sesi.

ne olur baharlarımı bırakın bir süre daha,
tanıdık değil bana güz...

geri dön

turuncu gemi
sözleri sezen aksu, bestesi onno tunç'a ait muhteşem bir eserdir. bir ayrılık değil de, tuhaf ve güzel bir kırılganlık şarkısıdır. her türlü ciğerlenize tuz basılmışta, keçiler, kuzular yalıyormuşçasına bir acı verir dinlerken.

sen benim hiçbir şeyimsin

turuncu gemi
şiirimizin usta ismi attila ilhan'ın şiir nasıl yazılmalı üzerine başlı başına ders niteliğinde eseridir. bence şiir steril bir neşterdir. ateşte ısıtılmıştır, yaraya vurdukça şair o neşteri kurşun çıkartır.

sen benim hiçbir şeyimsin
yazdıklarımdan çok daha az
hiç kimse misin bilmem ki nesin
lüzumundan fazla beyaz
sen benim hiçbir şeyimsin
varlığın yokluğun anlaşılmaz

galiba eski liman üzerindesin
nasıl karanlığıma bir yıldız olmak
dudaklarınla cama çizdiğin
en fazla sonbahar otellerinde
üniversiteli bir kız uykusu bulmak
yalnızlığı öldüresiye çirkin
sabaha karşı öldüresiye korkak
kulağı çabucak telefon zillerinde

sen benim hiçbir şeyimsin
hiçbir sevişmek yaşamışlığım
henüz boş bir roman sahifesinde
hiç kimse misin bilmem ki nesin
ne çok çığlıkların silemediği
zaten yok bir tren penceresinde

sen benim hiçbir şeyimsin
yabancı bir şarkı gibi yarım
yağmurlu bir ağaç gibi ıslak
hiç kimse misin bilmem ki nesin
uykumun arasında çağırdığım
çocukluk sesimle ağlayarak

sen benim hiçbir şeyimsin

sözlük yazarlarının söylemek istedikleri

turuncu gemi
bir kaç gündür 8 saat çalışıp ortalama 14 saat uyuyorum. 2 seneye yakındır kendi denetimime alabildiğim bir depresyondaydım. kendimi bir gün tekrar bir şeylerin iyi olabileceği konusunda gazlayıp yaşıyordum. şaire göre yarısına geldiğim hayatımın bir çok döneminde mucize gibi iyi şeylerin parlayışına çok tanık olmuşumdur, artık olmuyor.
buna rağmen, tarancı'yla polemiğe girecek kadar iyimserdim. 35 yaş hiç yolun yarısı olur mu usta diyordum, ortalama yaşam süresi uzadı sen gittiğinden beri, 35 yaş gençliğin baharı artık.
bugün bir uyandım ki gazım bitmiş. bu gaz tanzim satış kuyruklarında satılmıyor, kdv'sini nakliyesini ödeyip alayım desen o da yok. 16 yıllık akp iktidarında bu da oldu.

depresyon olayı karmaşık bir maddedir. insan bazen depresyona tek bir sebepten girer ve sonrasında onlarca sebep görünür olmaya başlar. sonrasında bu sebepler birbirinin uydusu gibi döner durur. hatta çarpışmalarından sebepsel dna'ların iç içe girmesiyle çürümeler olur. bendeki böyle bir hal. çürüyorum.

mobil deniz

fall
denizbank'ın mobil bankacılık aplikasyonu ama düşünsenize denize uzak bir diyarda cebinizde sanal bir deniz olsa. denizi özleyince cebinizden çıkarıp iyotu burnunuza çekip, rakınızı yudumlasanız.

olmaz demeyin, gelecek heyecan verici. aa o da vodafone özür.

chp'yi sevmeyen solcular

miyesmikcih
hem milliyetci hem de solcu olunca insanın aklına başka çağrışımlar geliyor. önce chp kendini solcu olarak tanımlandırıyor mu? onu tartışmak gerek.
ekmeleddin'i, mansur yavaş'ı aday gösteriyorsa tartışmaya dahi gerek yoktur.

chp'yi sevmeyen solcular

fall
öncelikle konuya şöyle başlamakta fayda var. chp türkiye'nin en rahat eleştiri kaldıran, en özgürlükçü siyasi partisidir ve eleştirilmesi ve düzeltilmesi gereken çok uzun bir listenin sahibidir.

chp'yi sol kabul etmeyen ama mesela fatih terim'i seven bu güruh içinde yoğun kürt miliyetçisi vardır. zaten kürtlere, katalanlara, uygur türklerine, irlandalılara, baska vesaireye özgürlük isteyen adam solu anlamamıştır özgürlüğe millet katan adamı çizin gitsin. chp'nin ulusalcı yapısı bunları rahatsız eder.

chp'den nefret eden ancak sadece kürt sever olmayan bir diğer kuvvetli cephe ise çeşitli dönemlerde kurulan alternatfi sol partilerle chp ile savaşıp ona kaybetmiş sözde aydın kesimdir. onlar da kuyruk acısı sahibidir.

neyse bu sözlük için bu kadar siyaset bile baya fazla. hayırlı eksilemeler.

d-day

rene
Bir pazarlama dehası D-Day, Bir çok filmde işlendi bir o kadar da oyunda o atmosferi soluduk. Normandiya çıkarmasının bir parçası olan Omaha plajı çıkarmasını oynamadığımız dünya savaşı konulu oyun yoktur sanırım. Company of Heroes'da tüm normandiya çıkarmasını omaha plajı da dahil oynama şansınız var. İlk olarak iç bölgelere paraşütçü bırakmayla başlayan bu çıkarma alman uçaksavarlarının dehşetiyle yerini kaosa bırakmış ve paraşütçüler hedeflerden çok uzaklara birbirinden ayrılarak inmişler, bir çoğu havadayken ölmüş, inmeyi başaranların hepsi kurtulmamış, güvenli bölgelere ulaşanların sayısı ulaşmaya çalışırken almanlara yakalanıp öldürülenlerden az.

Omaha Plajı'da aslında tam bir fiyasko, hiç bir siper olmadan piyadeleri ağır makinalıların üzerine sürmüşler, bu çıkarmada piyadeleri korumak için suda yüzebilen tank yapmışlar fakat bu tanklar plajın dalgalı denizinde teker teker dibi boylamış. D-Day ve Omaha çıkarmasının başarıya ulaşmasındaki en büyük etken amerika'nın hava gücü, hava bombardımanı ve çıkarmanın yapıldığı günün ustalıkla Alman istihbaratından saklamayı başarmaları. Öyle kötü bir hava varmış ki alman istihbaratının o gün uyuduğu bile söyleniyor bu gün bu havada saldırı olmaz diye.

alper taş

miyesmikcih
milli bir hareketin imamı alper taş'tan beklenen hareket demeyeceğim. dayıların emrini yerine getiriyor sadece. onlar ki birgün gazetesinde yazarken "susturun şu ermeni'yi" diyenler, 3000 ortaklı birgün gazetesini ödp yayın organı yapanlardır. sol devrimcilerin (devrimci sol dersem alınırlar) ödp'den kaçmalarına neden olanlardır.
alper taş imam efendiyi ödp'nin başına getirdikleri zaman "ödp taş devrine döndü" geyikleri dönüyordu. milli yolun chp ile girift olmasın bence olağandır. zaten bunlar 12 eylülden önce de seçimlerde chp'ye oy verirlerdi.
ben chp'nin beyoğlunda umudunun hiç olmamasına şaşırdım.

ali ekber velayeti

fall
İran İslam Cumhuriyeti Eski Dışişleri Bakanı.

uzun yıllar İran'ın dış politikasını belirleyen en önemli şahıs olmuştur. bakanlığı sonrasında da Etkisi ve rolü dışişleri bakanının çok üstündedir. Devrimden önce şah karşıtı siyasal çalışmalar içinde yer alan Velayeti, İslam Devrimi'nin gerçekleşmesinden sonra devlet ve siyaset kademesinde önemli görevler aldı. Önce Sağlık Bakanlığı'nda Bakan Yardımcısı, ardından Tahran Milletvekili oldu. Ondan sonra ise tam on altı yıl boyunca İran İslam Cumhuriyeti'nin Dışişleri Bakanı olarak görev yaptı.