30 yaş genç midir yaşlı mıdır

turuncu gemi
başlığı başka bir sözlükten araklamış bulundum.
30'lu yaşlarımı gayet seviyorum. 30 öncesi kanaatimce gençlik değil çocukluktur. 30'lar aklı başında gençliktir. gerçek anlamda ilk defa 30 yaşımda aşık oldum. 33 yaşımda yıkıcı ve yakıcı etkilerini uzun süre her yerimde hissettiğim bir ayrılık yaşadım. en güzel emek ölçüsünün aşk, aşkın en güzel emek ölçüsü olduğu kaldı artık her yerimde yadigar.

çetin altan bir kitabında ''herkes hayata kendi penceresinden bakar. fakat iyi bir zihin hayata damdan bakmalıdır'' diye buyurur. ben 30'larımda dama çok yaklaştım. hem ne güzel bir sözcüktür pencere. 30'lu yaşlarımda en sevdiğim şair olan arkadaş zekai özger'in bir şiiridir. arkadaş, 30'una gelmeden 24 yaşında faşistler tarafından katledilmiştir.

pencereyi kapama
gök dolabilir içeri
sen neyi görebilirsin
ıslak bir bulutun ağışını mı

pencereyi kapama
kuş dolabilir içeri
sen neyi taşıyabilirsin
kırık bir dalın yükünü mü

pencereyi aç
soluğun çıksın dışarı
sen büyütmedin mi ciğerinde onu
kokusu hayatı yıkasın diye

pencereyi aç
sesin sarsın dünyayı
duyulur elbet ta ötelerden
yürek kendini tanır

bir de 30'lu yaşlarıma bir şarkı armağan ediyorum. haa bir de imam hatipler kapatılsın.

bonnie
şairinin kim olduğuna emin olamadığım bir şiirle cevap vermek gerekirse;
DAVET …

“şunları bir araya toplayayım.
Bir güzel muhabbet edelim” diye düşündüm.

Mutfak işinden de anlarım.
Donattım sofrayı.
Bayağı uğraştım.
Hepsinin, ayrı ayrı ne
yemekten, ne içmekten
hoşlandığını iyi bilirim.
Bayağı da para gitti.

Birinin yediğini öbürü yemez.
Ötekinin içtiğini beriki içmez.
Dört kişilik sofra kurdum.

Mumları da yaktım.
Bak hepsi, Erick Satie severdi.
Hatırladım.
Müziği de ayarladım.

Geldiler.

20 yaşında ben,
35 yaşımda ben,
40 yaşımda ben ve
bugünkü ben dördümüz.

Birden yirmi yaşımı, otuz beş yaşımın karşısına oturttum.
Kırk yaşımın karşısına da, ben geçtim.
Yirmi yaşım, otuz beş yaşımı tutucu buldu.
Kırk yaşım ikisinin de salak olduğunu söyledi.

Yatıştırayım dedim.
“Sen karışma moruk” dediler. Büyük hır çıktı.
Komşular alttan üstten duvarlara vurdular.
Yirmi yaşım kırk yaşıma bardak attı.

Evin de içine ettiler.

Bende kabahat.
Ne çağırıyorsun tanımadığın adamları evine …

diyeceğim o ki insanına, yerine, zamanına ve yaşanan her türlü olaya göre değişebilecek bir hissetme durumudur.
bouii
Cevabı Nerden baktığınıza göre değişen sorunsaldır. Misal on beş yaşında iken otuz yaş insana yaşlı bir insanı çağrıştırıyor ama o yaşlara gelince de büyük ihtimalle daha dün gibi gelir insana yıllar. İnsan için Aslolan rakamlar değil de nasıl yaşayıp, düşündüğü sanırım.
peho
10 yıl yaşayıp 30 da olur insan, 30 yıl yaşayıp 10 da kalır insan, ne kadar yaşadığında değil ne kadar öldüğündedir yaşı.