ahmed arif

pestenkerani
Şiirlerinde Mezopotamya vardır, bir dizesinde Havva ana daha dünkü kız çocuğu, çünkü o Anadolu'dur.
Ârif'tir, şiirine tarif gerekmez, şiir bilene ise zatı şahaneleri mâruf'tur.
quares
" ve ben şairim.
namus işçisiyim yani
yürek işçisi.
korkusuz, pazarlıksız, kül elenmemiş,
ne salkım bir bakış
resmin çekeyim,
ne kınsız bir rüzgar
mısra dökeyim.
oy sevmişem ben seni..."

2 haziran 1991 - saygıyla ve özlemle ..
mars yolcusu
"Şiir hayatı güzelleştirir, tıpkı bu dizelerdeki gibi insanı dipsiz derinliklere, dalgalara, sevdalara sürükler.
Aşka, hayata, insana, dağlara, taşlara ruh katar şiirler.
Dağlar, taşlar, okyanuslar, gökyüzü bile yaşlanır.
Şairler ise hep genç kalır.
Sonsuza dek var olurlar."

-terketmedi sevdan beni,
Aç kaldım susuz kaldım,
Hayın, karanlıktı gece,
Can garip, can suskun,
Can paramparça...

'ben halkımın mazlum ve gariban bir ozanıyım.
Böyle olmak da yüce bir onurdur.'
diyecek kadar halkın sevdalısı, yüreğini şiire ve halkına adamış bir şair.
warmhole
21 nisan 1927 diyarbakır doğumlu şairdir.2 haziran 1991 de kalp krizinden ölmüştür. asıl adı ahmed önal'dır. şiirleri ile ben en çok etkileyen şairdir. sevdayı , halk sevgisini , vatan sevgisini , insan sevgisini onun kadar naif anlatabilen bir şair yoktur zannımca. her şiiri ilmek ilmek işler içinize. cemal süreya onun için şöyle demiştir ;
''bir şair:ahmed arif
toplar dağların rüzgârlarını
dağıtır çocuklara erken''

onu terketmeyen sevdası ile tükürür celladın , fırsatçının, hayının yüzüne. bütün o ağdalı sözcükleri bir kenara bırakır. aşk üzerine söylenecek en basit, en gerçek, en güzel sözleri söyler ; ''oy sevmişem ben seni '' akşamın erkenden indiği o mapushane gecelerinde görüşmecisinin yolladığı yeşil soğanla umutlanır. memleketinin kokusunu duyar. şairdir o yani namus işçisidir ve ülkesinin insanlarına allahsızcasına vurgundur. dört yanı puşt zulasıdır oysa dost yüzlü görünen. ama hiçbir zaman öyle mahzun öyle yıkık durmamıştır. vurun ulan demiştir vurun ben kolay ölmem.
yaşamı boyunca tek basılan kitabı hasretinden prangalar eskittim hala en çok basılan kitaplar arasındadır. öldükten sonra ailesi tarafından yayınlanmamış şiirlerinin bulunduğu yurdum benim şahdamarım isimli kitabı çıkarılmıştır. birçok şiiri bestelenmiştir. ayrıca birçok şiirini kendi sesinden de internette bulabilirsiniz.
mars yolcusu
Şiirleri halk türkülerinden, ağıtlardan beslenen şiirlerdir.
Cemal Süreya, Ahmed Arif'in şiirini şöyle değerlendirir;
"İmge onda sınırlı bir öge değil. Bir bakıma şiirin kendisi, bütünü.
Özellikle imge konusunda yaptığı sıçrama onu bugünkü şiiri hazırlayanlardan biri yapmıştır."

Yangınlar,
Korku çığlıkları
Ve irin selleri, aç yırtıcılar,
Suyu zehir bıçaklar ortasındasın.
Bir cana, bir başa kalmışsın vay vay!
Pusatsız, duldasız, üryan
Bir cana, bir de başa
Seher vakti leylim leylim
Cellat nişangahlar aynasındasın.
Oy sevmişem ben seni.

Ahmed Arif - uy havar
bonnie
hasretten prangalar eskiten, "terk etmedi sevdan beni"diyerek dayanma gücünü, sevdayı, yokluğu, neden ve sonuçlarını mükemmel şekilde dizelere sığdırabilmiş bu şairin uyduruktan bahaneler üreterek aşkları bitiren şimdiki zaman insanlarına örnek olması gerekmektedir.

bugünlerde yokluk edebiyatı yapıp terk eden sevgililerin hatmetmesi gereken şairdir kendileri. sevgi ve saygıyla anıyorum.
fiorabella
Sus, kimseler duymasın.
Duymasın ölürüm ha.
Aydım yarı gecede
Yeşil bir yağmur sonra...
Yağıyor yeşil.
.......
"suskun" şiirinin dizelerini aklıma getiren gönül adamı.