an

ontolojik sancilarimin merhemi
şimdinin basit yalnızlığında kalmış, tutunacak bir nebze gerçekliği, hatıralarında arayanın ellerinde kalandır. küçük bir hayalin devleşmesine hasıl olan bu deneyimin kara delik misali insanı içine çeken ruhu tam anlamıyla sömüren, yanılsama yüklü perdelerinin ardına saklanıp geleceğin aydınlık ya da karanlık doğuşunu izlemekten korkan benliklerin, düştüğü basit bir tuzak olmakla beraber, alınan her nefesin aslında bir parça geçmiş olduğunu unutmadan ve de yorulmadan, yaşam denilen sürgünün içinde olabilecek en iyi şartlarda yaşamayı, ki bundan kasıt “neden ve ne” sorusunun ötesine geçmiş olası en büyük manaya teslim olmaya binaen içsel sessizliğin içinde haykıracak tüm isyanlara kulak tıkamakla mümkün olanı kalender şekilde yaşaması gerekenin içinde bulunduğu zor da olsa kurtulunması mümkün olan durum.
avni
her hal ve kârda sınırları kesin belirli olan. önceden sonra, sonradan önce.
tarla, arsa, bağ, bahçe gibi taşınmazların sınırına da bu adın verilmesi bu sebepten olsa gerek.