baskı

bonnie
hedefindeki insanları kontrolü altına almak için her türlü duygusal, sosyal, toplumsal sömürüleri kullanmaya çalışmak.

bu doğrudan baskı olabileceği gibi dolaylı yollardan da olabilir. doğrudan olanı fark edersin ama dolaylı olanında genellikle kişinin ahlaki, toplumsal rol ve statüleri kullanılarak acayip bir duygu sömürüsünden geçirilirsin.

şimdi bu baskıyı yapan da belki baskı yaptığının farkında değil. ama baskıyı yapanda görülen şudur ki öncelikli olarak kendi değer verdikleri, kendi sevdikleri, kendi önemsedikleridir. ve eğer senin önceliklerini anlatma, hissettirme, fark ettirme durumun gelişmemişse veya buna gerek de duymamış olabilirsin anlatmamışsan eğer ki bu duruma uygun davranışlar sergilememişsen sen kötüsün, sen duyarsızsın hatta insan değilsin.

yaklaşık 10 yıldır bir devlet dairesinde memurum. gidene, evlenene, ev alana, çocuğu olana, çocuğu sünnet olana, yakını ölene vb. çiçektir ıvır zıvır altındır şudur budur toplaşılıp alınıyor. bak yeminle nefret ettim. herkesin kişisel önceliklerinden, ona buna ayrımcılık uygulamasından, sözü geçenin ki bu şeftir, amirdir, müdürdür dediğinin olmasından tiksindim artık. çünkü her kim başta ise onun sözü geçiyor ve hakkaniyet ve adalet sıfırlanıyor bir anda. tepki gösterirsen öyle bir propaganda yapıyorlar ki sen kötü birisin, üçün beşin hesabındasın. ve dışlanıyorsun.

allaım dağ başında yaşasaydım keşke.