zengin sözlük yazarlarından gelenler

zenginsözlük
Sözlüğümüzün nadide yazarlarının Zengin Sözlük ile alakalı oluşturdukları videolardır.

Yazarlarımızın emek ve zaman harcayarak hazırladıkları bu videoları zengin sözlük youtube kanalı'nda yayınlayacak ve linklerini bu başlık altında toplayacağız. Emeği geçen ve geçecek olan tüm yazarlarımıza peşinen teşekkürümüzü de edelim.

Sizlerden gelen ilk videomuzla sizleri baş başa bırakıyoruz:

rasim ozan kütahyalı

keskin nisanci
dün yaptığı terbiyesizlikten sonra beyaz tv'deki işine son verilmiş. iyi yapmışlar da bu canlının bu potansiyelde olduğu belli zaten, yani biz bunu biliyoruz da beyaz tv yönetimi bilmiyor mu? elbette biliyorlar ama trollün ekmeğini yemeye çalışıyorlar rtük kanala iyi bir ceza vermeli ama it iti ısırmaz demişler. kimden kime ceza vermesini bekliyoruz.

zengin sözlük yazarlarından gelenler

keskin nisanci
bu kadar popülist olmaya gerek yok, iyi niyetle yapılmış kötü bir video demek yeterli. elbette ki bu iş biraz deneme-yanılma yoluyla olur. zamanla daha iyi videolar yapılacaktır ama mevcut videoyu beğenmemek de yadırganacak bir şey değil. yazarların sözlüğü sahiplenmesi ve yapılan videoyu beğenmesi güzel ama beğenmeyenleri ötekileştirme çabası son derece gereksiz.

zengin sözlük yazarlarından gelenler

adini yavsak koydum taylan in yolu
Beğenmeyen yazarların olması gayet doğal olan videodur. Sözlükte bir şey yapılmış ve paylaşılmış. Beğenmeyebilir insanlar. Ayrıca beğenmedi diye daha iyisini yapmak gibi bir zorunluluğu da yoktur hiçbir insanın.

Mesela dün yediğim yemeği beğenmedim. Daha iyisini ben yapabilir miydim? Hayır. Ama şimdi ben daha iyisini yapamıyorum diye beğenmek zorunda mıyım? Tabii ki hayır.

Kişisel yorumumu soracak olursanız, gayet güzel olmuş. Bir şeyin çok güzel olması için illaki büyük bir emeğe veya bir temaya bağlanması gerekmez.

Gelgelelim zengin sözlük'ün zaten en sevdiğim yanı kişisel sürtüşmelerin fikir ayrılıkları üzerinden çıkmaması. Bence hep bu çizgide devam etmeli.

türkiye'de iki evden birinde diş fırçası olmaması

kozmos
halk sağlığı merkezleri vardı bir ara, şu an durum nedir bilmiyorum. ancak 22 yaşında biri olup neredeyse sağlık sorunlarının büyük çoğunluğu ağız ve dişden oluşan biri olarak şunu söyleyebilirim ki, bu konuda toplum yeterince bilgilendirilmiyor, bu sebeple veya buna bağlı olarak ağız sağlığı insanlar tarafından angarya bir iş olarak görülüyor.

bilindiği gibi devlet hastaneleri de kasabın danaya muamelesi gibi muamele gösteriyor. dişçi korkusu da genelde çocukluktan başlar, devlet hastaneleri sebebince. özel doktor desen bir dolguyu-kanal tedavisini minimum 500'den başlayan fiyatlara yapıyor. tabii bu dediğim de elazığ gibi bir yerde oluyor. büyük şehirler için de afedersiniz ama sikiş var demekten kendimi alamıyorum.

20 kasım dünya çocuk hakları günü

bonnie
-Türkiye'de 2016 yılında evlenen her 100 kişiden 18'i çocuk.
-Çocuklara yönelik cinsel istismarın son on yılda yüzde 700'lük bir oranla artış görülüyor. sadece 2016 yılı içerisinde çocuğun cinsel istismarı suçundan 15 bin 51 dava açılmış.
-15-17 yaş arası 17 bin 789, 15 yaş altı 244 kız çocuğu doğum yapmış.
-SGK verilerine göre 1 milyon 170 bin çocuk işçi, çırak adı altında çalıştırılmakta.
-Cezaevlerinde 2 bin 578 çocuk var; son 8 yılda ise 17 çocuk hayatını kaybetti.
kaynak:http://www.diken.com.tr/utandiran-rapor-turkiyede-gecen-yil-evlenen-100-kisiden-18i-cocuk/

diyeceğimiz şudur ki çocuklara do-kun-ma-yın. dokunmayın lan.

recep ivedik'e gülen insan

keskin nisanci
elitist tavırla insanların sınıflandırılmasını hatta aşağılanmasını doğru bulmuyorum. hayat zaten zor ve insanların gülmeye ihtiyacı var ve recep ivedik tiplemesi de gülme ihtiyacını gidermenin yollarından biri. evet belki üst düzey bir mizah içermiyor ama bir boşluğu dolduruyor neticede. sen buna güldün ben senden zekiyim ya da eğitimliyim demek bana sağlıklı bir bakış açısı olarak gelmiyor. bırakalım kim neye gülmek istiyorsa ona gülsün.

zengin sözlük yazarlarından gelenler

bonnie
kendini ilk kez televizyona çıkmış gibi hissettiren video olmuştur. ayy ben çıkacak mıyım, ben de var mıyım ki acaba sorularını sorarak izledim. kendi açımdan, izlerken bana hissettirdikleri önemli ve unutulmaz olan. sözlük açısından da değerli olduğunu düşünüyorum. kim yapmış bilmiyorum ama emek veren arkadaşımızın ellerine sağlık.

bu konuları hiç bilmiyorum ama ben bile özendim. keşke elimden gelseydi de yapabilseydim.

tesadüf diye bir şey yoktur

reyiz
böyle bi söylenti var anlamıyorum nasıl yoktur ya
şimdi bir arkadaşım var ismi ali hamburgerciye giriyor on dakika sonra ben giriyorum görüşüyoruz aa sen de mi buradaydın gibisinde ne şimdi bu tesadüf değil de ne ya

yaz yaz yaz

monster degree
Tüm günü sıçan gibi geçirip aldığım soğuktan sonra tir tir titrerken aklıma sadece kızgın kumlardan serin sulara hopladığım zamanları getiren şarkı.

Burası aşkı meşki, eski defterleri düşünemeyecek kadar soğuk ve ıslak.

aidiyet duygusu

monster degree
Sahipliğini kendi ellerimizle inşa ettiğimiz, varlığını sürdürmesi tamamen bizim kontrolümüzde olan şeylere hissedileni en zararsızıdır.

Sahip olunana ait olmak insanın kendine yapabileceği en büyük iyiliktir. Ben iyiysem sıkıntı yok demektir.

saçları sıfıra vurmak

bonnie
çok istediğim halde yapamadığım, cesaret edemediğim davranışlardan biri olarak kalacak eylem.

bir kere kadınsanız çok dikkat çekecektir ve büyük bir ihtimal acınası gözlerin bakışlarına maruz kalacaksınız. belki de tıpkı bizim öyle olanlara baktığımız gibi.

sağlık nedenlerini ayrı bir kefeye koyarak, keyfe keder olmasını dilediğim saç şekli tercihi.

zorunlu olanlara da şifa dilerim.

saçları sıfıra vurmak

fiorabella
sıfıra değil ama ergen bunalımı yaşadığım dönemde 3 numara kestirerek sıfıra yaklaştığım durum. babam "gel bakalım asker arkadaşım" esprisi ile benle dalga geçti. odur budur saçlarım daha o kısalığı görmedi. başlığı görünce tekrar kestiresim gelmiyor değil.