chp iyi parti ittifakı

keskin nisanci
ortada chp-iyi parti ortaklığı diye bir şey yok. akp ve mhp'nin, iyi parti seçime giremesin diye oynadıkları oyunu bozmak için birbirine yardım eden iki parti var. meral akşener her fırsatta ben cumhurbaşkanı adayıyım diyor, böyle bir durumda herhangi bir ortaklıktan söz edemeyiz.

nasıl oluyor bilmiyorum ama akplilerdeki tayyip sevgisi hepsinin gözünü gör etmiş, kendi akıllarıyla hareket edemiyorlar. erdoğan'ın dediği her şey allah kelamı seviyesinde kabul görüyor, yazık gerçekten.

ölmüş bir kadının evrak-ı metrukesi

yevgeni onegin
cumhuriyet döneminin en üretken yazarlarından olan güzide sabri aygün'ün kaleminden çıkmış acı bir aşk romanıdır.

aşık olduğu adamın evli olmasını öğrenen kadının başka bir adamla evlenmesi ve ardından geçmişine ve geleceğine yazdığı kahırlı mektupların anlatıldığı roman olmuştur.

kitap tamamiyle bir hatıra defteri niteliğindedir. kalbindeki büyük aşkla sonsuza giden fikret hanım'ın acı dolu hatıralarıyla.

film metin erksan tarafından 1956 senesinde başarılı bir şekilde sinemaya uyarlanmıştır. ilk uyarlama gerçekten olağanüstü olmuş ve müthiş bir seyir zevki vermiştir.

ikinci uyarlama memduh ün tarafından yapılmış, hülya koçyiğit ve ediz hun'un kaliteli performanslarıyla kendini izlettirmiştir.

6. hastalık

yevgeni onegin
etkeni olan herpes virus tip6'dan dolayı böyle adlandırılan, bebeklerde ve çocuklarda görülen virütik bir hastalıktır.

bir kişiden başka bir kişiye bulaşma riski olduğu için oldukça dikkat edilmesi gereken durumdur.

hastalığının en önemli belirtisi yüksek ateştir. 38 dereceye çıkan ateş yavaş yavaş yükselerek 40 derecede sabit kalır ve çocukta iştah kaybı, halsizlik ve titreme gibi durumlara da yol açar.

hastalığın tedavisi ateşi düşürmek amacıyla yapılır, herhangi bir aşısı ve tedavisi yoktur. antibiyotik kullanımı önerilmez. zaten hastalığı geçiren ve atlatan bir çocuk bağışıklık kazanır ve bir daha bu hastalığa yakalanmaz.

kış mevsiminde daha çok baş göstermekle birlikte , anne ve babaların yüksek ateşte dikkat etmesi gereken bir durumdur. çok sık olmamakla birlikte bu hastalık havale de yapabilmektedir.

beklenen yarınların bir türlü gelmemesi

john overmars
1950lerin ideal amerikan modernizmidir.reklamla pompalanır.gerçek hayatta size güler yüzle konuşanlar genellikle müşteri temsilcisidir.çünkü görevi odur.insanlar reklamlardaki gibi değiller.yalan söyler.size de yalancı olmayı öğretirler.bu bi arkadaş olabilir.sevdiğiniz biri olabilir.herkes olabilir.siz naif ve insancıllığınızı korumaya çalışırken.bu dünya büyük balık küçük balık dünyasıdır.ve güçlü olanın kazandığı dünya.bunu anladığınız anda çocukluktan gelen tüm o saflığınızı kaybedersiniz.insanlar öyle bukalemun suratlıdır ki gerçekten kimin iyi kimin kötü olduğunu anlamanız zaman alır.iş yerinde bürodaki insanı ele alalım.iş yerinde patronun önünde siz diye konuşur ciddidir.dışarda başka.ne istediğini kim olduğunu tanımadan işten çıkarsınız.nette biriyle tanışırsınız size çok naifmiş gibi görünür.gerçekten farklıymış gibi.tekmeyi basar.affedersiniz bi daha basar.gerçek hayat askerde sizle kanka geçinen adam bi siktir git aqdumun diye size faceden mesaj atabilir.

yaani bu işin insan tarafı.daha bir çok tarafı var.hep o ideal kibar dürüst güler yüzlü sorun çözen takımcıl paylaşmacı rekabet ederken ezmeyen insan yoktur.herkes daha iyisini bulunca gider kimse hatasınız kolay kolay kabullenmez azcık falsonuz varsa sizden boktan ve işe yaramazı kötüsü eskimişi defolusu yoktur. ya da çoğunluk böyle diyelim.işte biraz bile aksarsanız kimse işi aksatmayan ama müşteriye müdürün duyacağı gevşeklikte dövercesine kovan adamı umursamaz.hayat ayrıntı değildir.genellemeler içinde basit ve doğru olanı yapmayı sunar.hayat boktandır.ya yolunu bulup düzene uyum sağlayacak ya da seyiric kalmayı göze alcaksınız.

başını yastığa koyunca rahat uyuyabilen insan

john overmars
bunun üst modeli otobüste uyuyandır.ya düzenli bir seks hayatı vardır.ya iyi bir işi ve geliri.ya iyi bir eşi ya yalnız ve huzurludur ya da sadece gamsızdır.cidden sinir olurum böylesine.otobüsten uyuyan insana.sikseler en fazla 4 saat uyurum 10 saat gece yolculuğunda.arkadaş hiç mi derdin tasan yok hiç mi kafaya takmazsın.hiç özlemez acaba nolucak demez misin lan.yanımda böyle biriyle seyahat ettim bugün.tamam ben anksiyetenin tekiyim de otobüste gelene kadar kış uykusuna yatmak nedir ya.ya çok yorgun olmak lazım ya çok sarhoş.

lev yashin

yevgeni onegin

dinamo moskova ile bütünleşmiş 326 kez formasını terletmiş, sovyet milli takımının en efsane oyuncusu olarak nam salmış , yeryüzüne ayak basmış en iyi kalecidir.




yetenekleri tartışmasızdır. ama dünya kupalarında kıramadığı şanssızlıklar ve sovyet defans hattının güçsüzlüğü lev'in harika performanslarına rağmen sovyet milli takımı başarısız olur.

fakat dinamo moskova ile kazandığı 5 şampiyonluk lev'e avrupa'da yılın futbolcusu ödülünü de kazandırır. bunu kazanan ilk ve tek kaleci olarak tarihe adını altın harflerle yazdırmıştır. kulüp kariyerinde sadece dinamo moskova forması giymiştir.

iffhs tarafından 20. yüzyılın en iyi kalecisi seçilmiştir.

stalin nişanı sahibidir.

61 yaşında mide kanserine yenik düşerek hayatını kaybetmiştir.

adını yaşatmak için dünya kupası bitiminde verilen organizasyon'un en iyi kalecisi ödülüne ismi verilmiştir.

atreus kompleksi

yevgeni onegin
mitolojideki atreus laneti diye adlandırılan durumun psikolojideki adıdır.

genellikle babaların çocuklarına karşı beslediği nefretin bilinçaltına itilip, kendi çocuklarını istemli bir şekilde öldürmeleri durumu böyle adlandırılmıştır. bazen de istemsiz bir şekilde olabilir.

soyuna adını veren atreus'tan sonra bu cinayetler sıklaştığı için bu şekilde adlandırılmıştır.


ilk kurban babası pelops olmuştur. dedesi tantalos, babasını öldürerek tanrılara ziyafet diye sunmuştur. zaten ondan sonra da sülalede bu durum iyice artmıştır.

john overmars

azrailin regl donemi
pek ortalıkta görmediğim yeni fark ettiğim yazar. hoş gelmiş.

(bkz:#72553) entrysinde karmaşık yazmış olsa da vermek istediği mesajı en güzel biçimde vermiş. çok da güzel bahsetmiş gerçeklerden.

evet dostum. maalesef insanlar acizdir ve hayat da boktandır. birebirde çok karmaşık iken genele baktığımızda çok basittir. belli kurallar vardır ve bu kuralar bir grup iktisatçı tarafından oluşturulmuştur. sistem mükemmel işliyor evet ama bireyin ruhsal durumu düşünülmediği için, bu durum toplumlara etki etmiş durumda ve bu yüzden sistem kendi kendini mahvedecek.. izliyoruz.





cahit sıtkı tarancı

yevgeni onegin
4 ekim 1910'da diyarbakır'da doğmuş geçirdiği felç için tedavi olmak için gittiği avusturya'da yaşama gözlerini yummuş olan cumhuriyet döneminin en büyük şairlerinden biridir.

sanat sanat içindir anlayışını benimsediği için şiirlerindeki ölçüler ve kalıplar bazen alışılmışın dışına çıkmıştır. lise yıllarını fransız liselerinde geçirdiğinden mütevellit fransız şiirinden oldukça etkilenmiştir . arthur rimbaud ve charles baudelaire gibi ustalardan etkilenerek şiirini yansıtmaya çalışmıştır.

şiirlerini ilk olarak okuduğu okul olan galatasaray lisesi'nin dergisinde yayınlamış ardından servet-i fünun ile okurlarına ulaşmaya çalışmıştır. şiirlerindeki temel olgu yalnızlıktır. ölüm, yaşama sevinci ve gençlik gibi olguları da işlemiştir.

kendisi gibi şair olan ziya osman saba ile yol arkadaşlığı yapmış, sonsuza kadar sürecek bir dostluk ile örnek teşkil etmişlerdir. ziya osman için yazdığı mektuplar ziya'ya mektuplar adı altında bir kitap haline getirilmiştir.

geçirdiği felç yüzünden 46 yaşında avusturya'da hayatını kaybetmiştir.

kurt adam sendromu

fiorabella
Ambras sendromu olarak da bilinen hastalıktır. androjen hormonununun aşırı salgılanmasıyla ortaya çıkar. nadir görülen bir hastalıktır.
bu hastalığa yakalan kişilerin vücutlarındaki kıllar anormal derecede yoğun ve uzundur. özellikle yüz bölgesindeki kıl yoğunlaşması hastaları kurt adama benzetir.
ölümcül değildir lakin yüzün çok yoğun kıllı görünümü hastaların üzerinde psikolojik rahatsızlıklar yaratır. bu yüzden toplum içine karışmazlar ve izole yaşarlar.
tedavisi yoktur.


johann pachelbel

fiorabella
1706 doğumlu alman barok dönem bestecisidir. sade ve zarif notalarında farklı bir sihir vardır. o anda hissettiği tüm duygularını notalar geçirir. teknik ve enstrümanın aksine sadece duygulara önem verir. aynı zamanda ünlü besteci bach'ın yol göstericisidir.
en ünlü bestesi Canon Re Major'dür. eser üç keman ile başlar. dinlerken ruhunuzu arındırır.

Albinoni sol minör adagio

fiorabella
barok dönem bestecilerinden italyan tomaso giovanni albinoni'nin muhteşem eseridir.
farklı bir hikayesi vardır. itaylan barok müzik dönemindeki eserler için Tomaso albinoni ve Antonio Vivaldi'nin biyografisini hazırlayan bir müzikolog olan Remo Giazotto 1945 yılında savaşın bitiminde almanya'da bulunan Dresden Devlet Kütüphanesinde saklanan eserleri incelemek için dresden'e gelir ama her şey yok olmuştur.
giazotto, albinoni'e ait Sadece bas hattı ile altı ölçü melodi yazılmış kağıt bulur. bulduğu trio sonata' ın bir bölümüdür. klisede kullanıldığını düşünen müzikolog esere org da ekler. böylece bu müthiş eser doğar.

beste aynı zamanda aşk-ı memnu dizisinin final sahnesinde de kullanılmıştır.