gürgen öz

hak yeme hell yeah
Aman şu zenginlerin de duyar kasmalarına ayrı uyuz oluyorum. Kamera karşısında iki oyna, paraları götür ; sonra parasıyla gösteriş yapanlara kızıyorum diye duyar kas.

Ulan bir insan parası ile gösteriş yapmayınca, kendi kendine zenginliğini yaşayınca fakirin, açın karnı mı doyuyor?

Türkiye'deki bu kitleye çok kızıyormuş. Ben de sizin kitleye kızıyorum amk. Bok gibi paranız var, bir mekanda ödediğiniz hesabı o 4 kardeş ömrü hayatında görmedi belki. Çıkarıp verseydiniz lan. Türkiye'de fakirden bol ne var? ''ulan bende bu kadar para var, bununla gösteriş yapmayayım'' demekle bitmiyor iş. Çıkarıp vereceksin, paylaşacaksın ki bu düzene karşı olduğunu yutuyor gibi yapalım. Sadece gürgen öz değil, genel şu ünlü, zengin kim varsa o kitleden bahsediyorum.

Bir yanda insanlar fakirlik yüzünden ölürken, sizin cebinizde sülalenize yetecek para varsa; sen bununla gösteriş yapsan neee? Yapmasan ne? Değişen ne olacak ki?

zengin sözlük

rose
Vay be. Aylar önce ruhuma keçiler saldırınca buradan da kaçmıştım. Oysa paralel evrene de kaçsan yanında her acıyı da sürükleyip götürüyorsun. O bavula sadece eşyalar konulmuyor. Tüm pişmanlıklar, hayalkırıklıkları, yenilen envai çeşit kazıklar, başarısızlıklar v.s de konuluyor.

Yani ben buradaki hesabımı silmeyi başaramamıştım bir türlü. Demek ki tekrar varmış nasipte. Neyse keçiler gelmeden az yazayım bari.

t: tatlı bir interaktif sözlük. Nüfusunun sakinliği beni çok cezbediyor.

çalın davulları

hak yeme hell yeah
Üst komşum rahmetli arif amcam çok severdi bu türküyü. Çok aksi adamdı rahmetli ama iyiydi.

Piyano, gitar sesine tahammül edemez; bastonuyla tak tak vururdu. Ama ne zaman bağlamayı elime alıp bunu çalıp söylesem, bastonla vurmayı keserdi.

Şu son birkaç aydır sanırım hayatla olan tüm bağlarımı kestiğim için daha anlamlı geliyor bu türkü. Bu türkü keisnlikle hayatla olan tüm bağlarını kesmiş bir adamın yazdığı bir türkü çünkü. Eskiden dinlerken nasıl olur da bir insan hayatla bağlarını keser derdim. Şimdi çok iyi anlıyorum...

Sol serçe parmağım hareket etme kabiliyetini yitirmesi sebebi ile artık çalamasam da tolga çandar abime hâlâ eşlik edebiliyorum.

sözlük kızlarının çok pasaklı olması

rose
Çok doğru bi önermedir. Hatta o kadar doğrudur ki daha kapıdan girerken çoraplarımı çıkarır, anahtarımı yıkar, telefonumu da ıslak mendille silerim düşünün artık öyle bi pisim. Kimse benim pisliğimi sorgulayamaz.

Ama azrail diye bi sözlük kısı var ki banyo lifiyle bulaşık yıkadığı görülmüş.

(iç ses: hemen gidip sözlük gızlarının çok temiz olması diye başlık aç)

şişecam

hak yeme hell yeah
Büyük başbuğ Mustafa Kemal Atatürk'ün ebediyete intikal edişinin 81.yıl dönümünde yaptığı paylaşım ile beni 12'den vurmuş bir cumhuriyet firması.

Biz Türkler; kesinlikle çok şanslı bir ırkız.

bizim ali

dirsegi iskemleye dayali
mahalleye vardıklarında, kendi bölgesinden farklı bir yere geldiklerini fark edemiyor. annesinin üzgün olduğunun, evi sevmediğinin farkında fakat bu onun değil babasının problemi, biliyor. . bir müddet adaptasyon için, abisi ile takılıyor. annesi korumacı davranmak zorunda kalıyor, evden çıkmalarına falan izin vermiyor. farkında değil annesi oğlunu korumaya çalışırken, aslında yeni mahalledeki çocukları koruyor. tabi o da kısıtlı bir süre oluyor. mahalle ile ilk teması apartmandaki çocuklar ile oluyor. pek kavgacı olsa da, abisi de takıldıkları ortamda olduğu için onun gibi davranıyor; 'efendi'. bir kaç hır gür çıkarmaya kalkışsa da abisinin baskısı ile apartmandaki çocuklara pek ilişemiyor.

abisini taklit etmeden hayatta kaldığı zamanları özlüyor haliyle. minicik bir delik bulsa, genişletip çıkacak o delikten; taklitçi de olsa kendisi olacak. velhasıl abisinin ondan sıkıldığı bir evre, mahalleyi keşfe çıkıyor. bir kaç mahalle maçı izliyor, ekmekçi kuyruğunu, esnaf müşterilerini kesiyor. belli ki küfür o ortamda işe yarayacak. bir bir not ediyor bunları kafasına.

o sıra okul başlıyor, gidiyor okula. yeni bir sınıf, hiç bilmediği bir kültürün içinde buluyor kendini. daha ilk gün teneffüste bisküvi yedikten sonra dişinde kalan yutamadığı bulamaç haline gelmiş bisküvileri, eli ile dişinden sıyırırken öndeki kız görüyor bunu. daha önce geldiği hiçbir yerde bu hareket yadırganmamış. bu kız 'ıyyy n'apıyorsun?' diyince, kızın yüzündeki ifadeden dahi utanıp elini önlüğüne silerek, defteri kalemi ile ilgileniyormuş gibi yapıyor. ders boyunca o kızın yüz ifadesini görüyor gözlerinin önünde. 'bir daha asla elimi sokmayacağım ağzıma' dedim diyor.
sınıfa adapte olacak ama bir taraftan sınıf hocası üstüne geliyor, bir taraftan küçük burjuva-burjuva çocukları içinde kültür karmaşası yaşıyor. tenefüslerde abisine bakmaya gidiyor, bakıyor ki abisi de bundan utanıp gönderiyor yanından. yeni gelen öğrenci imajı ile ortamını kurmuş abisi. bizim ali'yi pek ipleyen yok. sınıf arkadaşlarının derste ''karşı duvara ilk koşan kazanır'' oyununu duyunca, teneffüse hazırlanıyor. zil çalar çalmaz fırlıyor sırasından, herkesten epey önce varıyor karşı duvara. bütün sınıf erkeklerinin ilgisini çekiyor o gün. hızlı koşması onun, orada yer bulmasını sağlıyor. bir iki çocuğu gözüne kestirip kendisine yakınlaştırma planları yapıyor. meşrubat kutuları ile yaptıkları maçlarda, ayakkabısının zedelenmesi göze alamayacak kadar hırslı davranıyor; ispatlaması gerekiyor kendisini. 'yeni ayakkabı alabilir mi ailem bana?' sorusunu soracak zihinde olsa da, koşulları bunu düşünmesinin önüne geçiyor. ispat edilmek, var olduğunu hissetmek istiyor. derslerde bir türlü başarılı olamayınca, teneffüste başarılı olmanın bütün koşullarını zorluyor. keza epey başarılı da oluyor. bir anda maçların aranan hızlı adamı rolü kapıyor kendine. artık kendisine 'abi' denilmiyor ama sınıfın en hızlısı olmak ünvanı da onu onore ediyor. bir kaç ufak tefek sürtüşmelerde de posta yemeyince, eski güzel günlerine döndüğünü hissediyor yavaş yavaş.

insanlar

rose
Tüm çabalarımı boşa çıkarıyorlar. O yüzden her zaman kendimi seveceğim.
Kirpiğime bakım yapıyorum uzuyor, saçıma bakım yapıyorum güzelleşiyor, cildimi nemlendiriyorum parlıyor. Sonra neden kendinle bu kadar ilgilisin rererö. Nankörler.

asgari ücretle 4 bin 375 yumurta alınıyor

miyesmikcih
yani 2020 tl çok demeye getiriyor çomar. yumurtayı 50 kuruştan hesaplamış teneke kafa, sanki yumurta fiyatı hiç yükselmeyecek.
bir de kaç bardak çay içilirden hesaplasaydı enflasyonu. esnaf çay ocağında 1.5 tl. yani 675 küçük ince belli bardakla çay içiliyor
tabi 675 de simit alınıyor şeytandan. pastane veya cafede bu fiyata ne çay içebilirsin ve de simit.
Iyi enflasyon hesabı yapmış pişmiş kelle.