19 mayıs 100.yılı kutlu olsun

miyesmikcih
100 yıl önce bugün mavi gözlü bir dev anadolu'nun makus talihini yenmek için samsun'a çıktı.
7 düvel yenildi, padişah kalıntısı yobazlar içimizde hala faaliyetlerini gösteriyorlar.
hamasi nutukların atıldığı gün değil, gazi'nin tam bağımsız, laik cumhuriyeti için mücadele günü olsun.
19 mayıs 100. şeref yılı kutlu olsun.

60 milyon uzaylı nordik ve nefilim savaşa hazır

miyesmikcih
hep bu manyak bilimkurgu filmlerinin etkileri. daha arabın petrolünü süzmemişin, dünyayı tam anlamıyla ele geçirememişsin ne diye uzay savaşlarına giriyorsun.
sonra hepimiz uzaylı değilmiyiz?
merak etmeyin, uzaylı savaşları olmaz, din savaşları hala sıcaklığını koruyor.
yok efendim uzaydan gelen yaratıklar insanlığa savaş açacak diyorsanız incil'in vahiy bölümünü çok güzel okuyun. o kıyameti anlatıyor.
zaten filmlerin çoğu kutsal kitap metinleri. ne güzel de yiyorsunuz. afiyet olsun.

ibb'nin abd'li yönetmene 6 milyon ödemesi

esdemirei
Yeniçağ Gazetesi yazarı Murat Ağırel'in 18 Mayıs 2019 tarihli “İBB'deki dijital veriler bu yüzden mi saklandı?” başlıklı yazısında bahsettiği olay.

Yazının tam hâliyle şu şekildedir:
Daha önce İBB'deki Bilgi İşlem Daire Başkanlığı'nın iştiraki olan Medya A.Ş.'nin milyonluk faturasını gündeme taşımıştım.

Söz konusu olayda Medya A.Ş.'nin, 30.10.2018 tarihinde (2018/459917 ihale numarası ile) gerçekleştirdiği “İBB Bilgi İşlem Daire Başkanlığı ve Bağlı Birimlerinin Yatırım Org. Tanıtım ve Medya çalışmaları işi” işinden 26.5 milyon kazandığını aktarmıştım.

İş kapsamında “Web Tasarım, Bakım, Onarım, İmaj Film, Video vb.” gibi işlerin yaptırıldığını belgeleriyle yazmıştım. Bu iş için bu kadar para ödenir mi? Aklınız alıyor mu? Hal böyle olunca yazım kamuoyunda çok ses getirdi ve birçok haber bülteninde kullanıldı.

Bilgi İşlem Daire Başkanlığı ilk yazıma cevap vermişti. Yazdıklarımı doğrulamış, ancak “olay sizin bildiğiniz gibi değil” der gibi bir açıklama yapmıştı. İkinci yazımda sorduğum sorulara ise cevap verilmedi.

Tabi bu süreçte Ekrem İmamoğlu, İBB Bilgi İşlem Daire Başkanlığı'ndaki verileri inceletmek istedi. Bu yetkilendirme sonrası ortaya çıkacaklardan rahatsız olan kimileri yok özel bilgiler dışarıya servis edilecek, yok kim bu kişiler vs. gibi söylemlerle algı operasyonuna başladılar. Ardından İstanbul 4. İdare Mahkemesi başvuru sonucu iki satırlık bir yazı ile alelacele denetleme işini durdurma kararı aldırdılar.

Bu girizgâhla süreci hatırlattıktan sonra ulaştığım skandal belgeleri sizinle paylaşmak istiyorum.

Kahramanımızın (!) ismi Selim Karabulut

İBB Bilgi İşlem Daire Başkanı.

Karabulut'un, 12 Mayıs'ta iktidara yakın Diriliş Postası adlı internet adresinde çıkan bir röportajına denk geldim. Okurken gözlerime inanamadım. Karabulut, kendisinden şifreyi isteyen denetçilere aynen şunları söylemiş:

“Şifreyi sadece ben biliyorum. Yüksek Seçim Kurulu kararını verene dek ben size şifreyi vermiyorum. Bununla alakalı görevden alabilirsiniz, soruşturma başlatabilirsiniz ama bu şifre benimle beraber yok olur gider. Canımı veririm yine size bilgileri vermem.”

Olayın tanıklarının aktardığına göre Karabulut, ruhsatlı tabancasını göstererek, gerekirse kendisini vuracağını ama yine de verileri kopyalatmayacağını vurgulamış.

Gazetedeki habere göre “İstanbul'un kozmik odasına girilmek istenmişti.” Aradan geçen 48 saatte ise “15 Temmuz'daki gibi bir mücadele yaşandı” denilerek röportaj köpürtüldü.

Hani okuyan insan şöyle anlıyor; “İBB emperyalistler tarafından işgal edilmiş ve sayın Karabulut'ta direnmiş.” Hâlbuki hangi yandaş yalakaya ne kadar para harcandı hepsi o kayıtlarda bulunuyordu.

Yani “vatan millet mücadele” dedikleri biraz da Nazım Hikmet'in “Vatan Haini” şiirinin dizelerinden ibaret: “Vatan çiftliklerinizse, kasalarınızın ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan…”

Bu kadar büyük cesaret(!) ve kahramanlık(!) sergileyen Selim Karabulut'a sormak isterim.

Samet Özdemir'i tanıyor mu?

Bilgi İşlem Daire Başkanlığında İletişim Koordinatörü olarak görev yapan Samet Özdemir'in, çalıştığı yerden, Bilgi İşlem Daire Başkanlığı'ndan hem de ihalesiz, doğrudan temin yöntemi ile iş aldığından haberi var mı?

Yoksa “15 Temmuz gibi” savunduğu o kayıtlarda böyle şeyler mi yer alıyordu?

Karabulut, Samet Özdemir'in “Mes Creative Teknoloji ve Tic. Ltd. Şti” ve “Mahmut Samet Özdemir” (Evet kendi adıyla kurulu bir şirket) isimli iki firmasının olduğunu biliyor muydu?

Soruyorum…

İBB Bilgi İşlem Daire Başkanı Selim Karabulut;

- Mes Creative adına (21.03.2018 tarih ve 2018/103849 ihale numarası ile) “İBB Yapım İşleri dergisinin tasarım, uygulama ve yayınlama hizmeti” işini 136 bin liraya,

- “Mahmut Samet Özdemir” isimli şahıs firmasıyla (15.07.2015 tarihinde 2015/78275 ihale numarası ile) “Dijital yayıncılık, tasarım, uygulama ve yayınlama” işini 135 bin liraya,

- Yine aynı şahıs firması adına (02.08.2018 tarihinde 2018/308877 ihale numarası ile) “İstanbul'un turizm dergisinin tasarım, içerik, uygulama ve yayınlama hizmeti” işini 213 bin liraya aldığını biliyor muydu?

Benimki de soru tabii ki biliyordu. Çünkü ihaleler pazarlık usulüne (md. 21F) göre yapılmış. Yani bu şu demek oluyor, idare, bu işi kime verdiğini ya da kime vermek istediğini biliyor demek.

Peki, bu suç değil mi?

Buna göz yummak suç değil mi?

Dahası da var…

Bahçeşehir Üniversitesi ile birlikte 15 Temmuz günü Boğaziçi köprüsünde yaşananları 5 dakikalık video ile canlandırmak için ABD'den getirttiğiniz yönetmene ve ödenen 6 Milyon TL'ye ne demeli?

Sizin övünerek anlattığınız ama aslında yalan olan bu hikâyenizin altında yatan nedenleri çok iyi biliyorum. Yukarıda anlattıklarım sadece bir örnek.

Konu ile ilgili gazetecilik etiği gereği Mahmut Samet Özdemir ile konuştum. Kendisine bu yazdıklarımı sordum ve doğruladı. Sadece kadrolu çalışmadığını İBB'ye iş yapan taşeron bir firmada çalıştığını beyan etti. Selim Karabulut'un ifadelerinin Diriliş Postası tarafından çarpıtıldığını bildirdi.

dondurmanın yanına yakışan tatlılar

bonnie
birincisi benim için çocukluğumdan kalma bir tat olan supangledir. pastaneye gittiğimizde kısaca sup derdik.zamanla "dondurma ister misiniz?" üzerine demeye başlamışlardı. böyle böyle çok sevdim. ancak günümüzde supangle de uyduruktan yapılıyor artık; hazır paket kakaolu pudinglerden.
ikinci favorim de irmik tatlısıdır. o irmik tatlısının lezzetli olması için dakikalarca kavrulması gerekir. irmik tatlısı ılındığında iki top çikolatalı dondurma ile inanılmaz güzel bir tat olur.

oyfşş. özür dilerim valla. oruç tutanlar, tutmayanlar en yakın pastaneye koşsunlar şimdi.

değişik bir şerbet yaptım bir tadın

bonnie
son haftalarda beni en çok etkileyen olaylardan biri. şizofreni üzerine çok film izledim, epey de araştırmıştım vaktinde bu hastalığı. en son hakimin "pişman mısın?" sorusuna "Asla değilim. İşim yarım kaldı. Tamamlayamadım..." cevabını vermiş. burada da siyanürlü içeceği içmeyen 2 kardeşini kastediyor.

şimdi bu insan şizofrense dış dünyayı kendi hezeyanları doğrultusunda algıladığı için giriştiği eyleme karşı sorumlu değil. ancak şizofren tanısı daha önce konulmuşsa ve verilen ilaçları içip içmediği, durumunun ne halde olduğundan sağlık hekiminin sorumlu olması gerekir. böyle bir şey yoksa da benim tavsiyemdir. bu insanlar en az 3 ay, olmadı 6 ayda bir dr takibinden geçmelidir.

ben bugüne kadar 3 şizofren tanıdım. biri kamuda, biri özelde çalışıyor, diğeri de evde iş yapıyor. ve bu insanlar ilaçlarını düzenli aldıkları için onların yanında sadece ne kadar cahilim hissine kapılırsınız.

where the carcass lies

hak yeme hell yeah
Flowers for bodysnatchers'ın fall the night albümünün en harika ruhu. Müzik diyemem. Ruh gibi bir şey.

Çoğu zaman dünya'ya ait hissetmiyorum kendimi. İşte bu sesler sanki asıl ait olduğum yerden, benim onları bulmam için yollanan sinyaller gibi geliyor...

İlk başta sinyallere kulak kesiliyorsunuz ve 01:10' da arayış başlıyor. Arayış ömür boyu...

19 mayıs 100.yılı kutlu olsun

miyesmikcih
nazım hikmet ran: "yeşil bursa kızıl olacak" diyordu ya, bu sınıfın iktidarı ele alacağı zamanlar için yazılmış şiir idi. yoksa üzerinden bir sittin geçti daha kaç sittin sene geçer bilemem bursa'nın kızıl olması için. açık ağızlı, yanlış protezli çalınmış oların belediye başkanı alinur aktaş efendi 19 mayıs atatürk'ü anma ve gençlik ve spor bayramını kutladığı afişlerden atatürk ibaresini kaldırmış.
soranlara da "tasarım hatası" yanıtını vermiş.
ulan şekilsiz, çirkin yaratık fesli'nin tedrisinden geçmiş deyyus. zaten hırsızlama oylarla geldin şimdi de türkiye'nin en yobaz ilinin bursa olduğunu perçinleştirdin.
bunların kaçıp gittiği gün bursa'nın ikinci kurtuluşu olacak.

imamoğlu'nun doğruluk mu cesaret mi oynaması

esdemirei

TV100 televizyon kanalında 18 Mayıs 2019 tarihinde yayınlanan Uykusuzlar Kulübü'ne katılan CHP İBB Adayı Ekrem İmamoğlu, Okan Bayülgen'in isteği üzerine “Doğruluk mu Cesaret mi?” oyununa katılmış, ilk turda doğruluk oyununda “Proje misiniz?” sorusunu kendi anılarından bahsederek cevaplamış, ikinci turda cesaret oyununda oyun havası oynayarak keyifli izlenimler bırakmıştır.

nightmare

esdemirei

Amerikalı şarkıcı ve söz yazarı Halsey'in 17 Mayıs 2019 tarihinde Capitol Records kayıt etiketiyle piyasaya sürdüğü albümünün ve teklisinin adı.

Sözleri şu şekildedir:
[Intro]
Now I lay me down to sleep
I pray the Lord, my soul to keep
If I shall die before I 'wake
I pray the Lord, my soul to take

[Chorus]
I, I keep a record of the wreckage in my life
I gotta recognize the weapon in my mind
They talk shit, but I love it every time
And I realize

[Verse 1]
I've tasted blood and it is sweet
I've had the rug pulled beneath my feet
I've trusted lies and trusted men
Broke down and put myself back together again
Stared in the mirror and punched it to shatters
Collected the pieces and picked out a dagger
I've pinched my skin in between my two fingers
And wished I could cut some parts off with some scissors

[Pre-Chorus]
"Come on, little lady, give us a smile"
No, I ain't got nothin' to smile about
I got no one to smile for, I waited a while for
A moment to say I don't owe you a goddamn thing

[Chorus]
I, I keep a record of the wreckage in my life
I gotta recognize the weapon in my mind
They talk shit, but I love it every time
And I realize

[Post-Chorus]
I'm no sweet dream, but I'm a hell of a night
That I'm no sweet dream, but I'm a hell of a night

[Verse 2]
No, I won't smile, but I'll show you my teeth
And I'ma let you speak if you just let me breathe
I've been polite, but won't be caught dead
Lettin' a man tell me what I should do in my bed
Keep my exes in check in my basement
'Cause kindness is weakness, or worse, you're complacent
I could play nice or I could be a bully
I'm tired and angry, but somebody should be

[Pre-Chorus]
"Come on, little lady, give us a smile"
No, I ain't got nothin' to smile about
I got no one to smile for, I waited a while for
A moment to say I don't owe you a goddamn thing

[Chorus]
I, I keep a record of the wreckage in my life
I gotta recognize the weapon in my mind
They talk shit, but I love it every time
And I realize
I, I keep a record of the wreckage in my life
I gotta recognize the weapon in my mind
They talk shit, but I love it every time
And I realize

[Bridge]
Someone like me can be a real nightmare, completely aware
But I'd rather be a real nightmare, than die unaware, yeah
Someone like me can be a real nightmare, completely aware
But I'm glad to be a real nightmare, so save me your prayers

[Chorus]
I, I keep a record of the wreckage in my life
I gotta recognize the weapon in my mind
They talk shit, but I love it every time
And I realize
I, I keep a record of the wreckage in my life
I gotta recognize the weapon in my mind
They talk shit, but I love it every time
And I realize

[Post-Chorus]
I'm no sweet dream, but I'm a hell of a night
That I'm no sweet dream, but I'm a hell of a night

aile müessesesi bozulursa toplum bozulur

esdemirei
Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş Konya'da Selçuklu İlçe Müftülüğünün açılış töreninde yaptığı konuşmada kullandığı ifade. İfadenin tam hâli şu şekildedir: “Aile, milletimizin ve toplumumuzun en önemli kurumudur. Aile müessesi ayakta olursa toplum ayakta olur. Aile müessesesi bozulursa toplum bozulur çünkü toplum gökten inmiyor, fertlerden oluşuyor. İdeal bir toplumu oluşturmak için de ideal fertler yetiştirmek lazım. Hep birlikte el ele vererek ideal topluma ulaşmak zorundayız.”

Kaynaklar:
1- Sputnik Türkiye: “Diyanet İşleri Başkanı Erbaş: Aile müessesesi bozulursa toplum bozulur” (18 Mayıs 2019)

torbalı

esdemirei

zenginsozluk.com/foto
İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünden müdür Cafer Tosun imzası ile okullara okul müdürleri toplantı karar metni gönderilen ilçe. Karar metninde öğretmen, personel ve öğrencilerin kişisel medya hesaplarında yasa dışı ve siyasi içerikli paylaşımların bulunması durumunda ilçe milli eğitim hukuk bölümüne bildirilmesi istenilmiş.

galatasaray

ruzgara karsi iseyen adam
Türkiye futbol ligi şampiyonu olan takım. Galatasaray, akbilsporu yenerek onlara şampiyonluk adına "yetersiz bakiye" uyarısını yaptı.

Galatasaray'ın bu başarısını devlet bahçeli'nin hesabı ile özetlersek.
"Şimdi efendim bugün 19 mayıs, yani 19.05.2019. 19.05'e odaklanalım. Rakamların ortasındaki Noktayı çıkarın ne olur? "1905" oldu mu galatasaray'ın kuruluş tarihi. Şimdi büyük resmi görebildiniz mi?

şampiyon galatasaray

miyesmikcih
yıllar önceki şampiyonluğunda hıncal uluç'ın sözleriyle selmi andak bestesi kulaklarımda çınlar gibi.
re re re
ra ra ra
gassaray gassaray
cim bom bom.
adeta galatasaray'ın milli marşı gibiydi.
o zamanlar şampiyonluk için başakşehir gibi iktidar beslemesi takımlarla mücadele etmiyordu. galatasaray'ın rakibi fenerbahçe ve beşiktaştır. toplama, besleme takımlar değil.
her şey çok güzel oldu.

ödevine zarar verenleri polise şikayet eden çocuk

esdemirei
Fen bilgisi dersi proje ödevi için ev maketi hazırlamış, okula giderken bir grup çocuk arasında Kavaklı Mahallesi'nden geçerken çıkan tartışmada çocukların ödevine zarar vermesi üzerine polis merkezine giderek şikayette bulunan Kocaeli Sanayi Odası Gölcük Dumlupınar Ortaokulu öğrencisi Metehan Şamlı adlı çocuktur. Bu olayla ilgili ifade veren Şamlı, “En güzel ödev olsun diye özenerek yaptım. Bugün bu ödevimi kontrol ettirmek ve puan almak için öğretmenime gösterecektim. Çocuklar 2 gün çalışarak yaptığım ev maketimi parçaladılar. Hakkımı aramak istedim. Öğretmenim durumdan haberdar olmuş, ödevimi almadı ve bana henüz not vermedi.” demiş.

Kaynaklar:
1- Sputnik Türkiye: “Ödevine zarar verenleri polise şikayet etti: Hakkımı aramak istedim” (18 Mayıs 2019)

bu işi dallandırıp budaklandırmayalım

esdemirei
13 Mayıs 2019 tarihinde 13 yaşındaki bir çocuğun kurs sonrası evine giderken, okulun güvenlik görevlisi B.K. tarafından çocuğun alıkonulması ve jandarmanın fark etmesi üzerine karakola götürülmesiyle ortaya çıkan, çocuğun babası H.İ.K'nin yaptığı açıklamaya göre İzmir'in Kiraz Belediye Başkanı Saliha Özçınar'ın kendisiyle yaptığı telefon görüşmesinde kullandığı ifade. Açıklamanın tam hâli şu şekildedir: “Pazartesi ve cuma günleri okulda kursa kalıyor çocuğum. Kurstan çıktığında güvenlikçi, ben de sizin o tarafa gidiyorum seni de bırakayım, diyor. Ama benim eve iki kilometre kala başka tarafa dönerek sapıyor ve arabanın kapılarını kilitliyor. Biz de o sırada, çocukta telefon yok, sağa solu araştırıyoruz. Çocuğumuzu arıyoruz, sonra karakoldan aradılar bizi. Karakola gittik ki jandarma suçüstü yakalamış. Sadece eve bırakacaksa o zaman neden yola sapıyor, çocuk 'Burası değil, yanlış yol ben ineyim' dediğinde neden kapıları kilitliyor. Çocuğun telefonu yok, bu yüzden 'Çocuk ailesine haber verdi' ifadesi gerçek değil. Ben sonuna kadar davacıyım. Adam görevden alınmış ama serbest ve Kiraz'da. Çocuk ağlama krizindeydi karakolda. Çocuğumun psikolojisi bozuldu. Okula gidemiyor, 'Arkadaşlarım bana ben suçluymuşum gibi bakıyor' diyor. Bütün gün odasından çıkmıyor. Yemiyor, içmiyor, psikolojisi bozuldu. Ne olacak şimdi? Biz olayın telaşından anlayamadık ilk başta, sandık ki bizim yanımızda. Sonrasında anladık mevzunun üzerini örtmeye çalıştığını. Güvenliğin annesi AKP İlçe Kadın Kollarındaymış, babası İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünde şoförlük yapıyormuş. Saliha Hanım bizi susturup onları savunuyor. Biz de sahipsiz kalıyoruz böyle ortada, kimsemiz yok gibi... Baskı amaçlı bu. İlk gün telaşımdan anlamadım Saliha Hanımı. Sonra düşündüğümde öbür tarafı savunduğu için bizi bastırmaya çalıştığını anladım. Yani ben bir vatandaşım, asgari ücretle çalışan bir işçiyim. Benim çocuğumun psikolojisi bozulmuş. Bütün ailemizin psikolojisi bozuldu. Bu işin sonuna kadar uğraşacağım.”

Kaynaklar:
1- Sputnik Türkiye: “AK Parti'li belediye başkanından çocukları istismara uğrayan aileye: Dallandırıp budaklandırmayalım” (17 Mayıs 2019)

hurmadan soğuttun beni

esdemirei
Hürriyet Gazetesi yazarı Ahmet Hakan'ın 17 Mayıs 2019 tarihli “Tevfik Göksu ile ilgili yargı dağıtıyorum” başlıklı yazısında kullandığı ifade. İfadenin tam hâli şu şekildedir: “Hurma ki pek severim. Hele tazesine bayılırım. Geçenlerde bir videoda gördüm: Adamın teki Cübbeli Ahmet'e hurma uzatıyor. Cübbeli de hurmayı ağzına sokup dişleyip geri veriyor. Dişlenmiş hurmaya 'kutsal hurma' muamelesi yapan adam, büyük bir sevinçle hurmayı ağzına atıp yiyor. İğrençsiniz be iğrenç. Güzelim hurmadan soğuttunuz beni.”