türkiye neden uzaya çıkmıyor

azrailin regl donemi
çünkü paraları yok. mesela ben haftada bir uzaya düzenli olarak çıkarım. ama bi bok yok uzayda. her hafta bir şey olacak diye çıkıyorum iki yıldız, iki göktaşı o kadar, deniz manzarası bile yok azizim. bir kere de bayan bir uzaylıyla sevişmiştim ama o çok başka bir hikaye. sonra anlatırım.

türkiye neden uzaya çıkmıyor

fiorabella
çünkü almanya bizi kıskanıyor. daha fazla kıskanmasınlar diye uzaya çıkmayı erteledik. hem amerika'da bizi kıskanıyor. sırf bu yüzden uzay madenciliği kanununu yasalarına eklediler. sırf onlara inat biz çıkmıyoruz. aslında bu işin sorumlusu da cehape. eyyy cehape..espriyi yaptığıma göre sorunun cevabını verelim. herkes aya biz yaya felsefesini benimseyen toplum ile hayvanat bahçesi müdürünü tubitak başkanı yapan bir zihniyet olduğu sürece oturun oturduğunuz yerde uzaya çıkmak size mi kaldı. belki gezegenlerde madenler çıkartılmaya başlanırsa işci olarak kayıt olabiliriz. alamancılar gibi.

günün sözü

sos
"çöp poşetinin içine ilk atılan çöp poşetinin ambalajıdır"
[sos]

yani;
bağ kurduğunuz insanlara dikkat edin. günün birinde ilk kenara atılan siz olabilirsiniz.

araya edit:
ya aslında belli bir mesajı, manası yok bu sözün. ne anlarsan o...

(beyin bedava)

zenginsozluk.com/foto

iddaa

azrailin regl donemi
maç tahminleri yaparak para kazanmaya çalışanların umut kapısı. insanlara çok güzel hayaller satıyorlar tahminlerle, uzmanlarla ama nedense kimse bu yolla zengin olamıyor. olanlar da çok az. yıllardır oynayanlar tanıyorum, ben de oynarım; bir türlü muvaffak olamadılar.

çünkü 3 lira yatırıp 100-200 hatta bin tl ve üzeri almayı isteyenler var. hep böyle oynuyorlar "ya tutarsa" diye ama hep hüsran. 2011 yılında kendimce bir stil geliştirdim. pek bir numarası yok aslında. sıradan bir tarz ama ince bir olayı var. 2011 ekiminde 2 günde paramı 3e katladım ilk olarak. biraz da şanslıydım tabi. ama bir hata yapıp o parayı harcadım. hata diyorum çünkü bu kurguladığım sisteme ters bir hareketti. olay çok basit..

en az 100 tl ayırın. hatta 500 tl daha iyi iş görür büyük için.

adım adım gideceğiniz için minimum kayıpla kurtulabilirsiniz. ve önemli birkaç kural var; kasanın en fazla 5te biri ile oynayın, kesinlikle bu iş için ayrılan havuzdan harcama yapmayın bir süre ve asla kupon yaparken işin prensibinin dışına çıkmayın.

olay şu;

en fazla 3 maç yapacaksınız. ve kesinlikle ama kesinlikle banko oynayın. kupon 1 liraya 1,5-2 tl verse bile.
örnek;
1- var-yok
2- 1-2 çifte şans
3- 1-2 çifte şans

bu tarz bir kupon genellikle tutuyor ama insanlar parasını beğenmiyor.

bu işi ticarete dönüştüreceksiniz. şirket havuzu misali bu paraya asla dokunmayarak ticaret yaparcasına hareket edeceksiniz. ayırdığınız 500 liranın 150 lirasını ilk hafta için ayırın. o haftanın bütçesi 150 tl! böylece kaybınız sınırlandırılmış olacak. hafta sonu 2 kupon yapın ve haftayı kapatın. tuttuysa o kazancı tutan toplam tutarla beraber kenara koyun. geriye 350 tl kaldı. 2. hafta bir önceki kazancınıza güvenerek 200 tl ile girin. ama asla bir önceki kazancınızdan çok yüksek bir miktarla kupon yapmayın. aksi halde kupon yatarsa bir önceki kazancınızı da öldürürsünüz. 2. haftanın kazancını da (ki büyük olasılıkla tutmuştur) kenara koyun. 3. hafta 150 lirayı da oynadıktan sonra giriş paranızın tamamını oynamış oldunuz ve kasanız şekillendi. toplam cironuz 1000 tlyi geçmemiş olsa bile sorun yok. iyi iş. sonraki haftalarda artık haftanın bütçesini kasanın max 5te birini, kasa büyüdükçe 10da birini koyarak ilerleyin. ilk başta 50 liraya 120 tl gibi bir kazan vermesi az gelebilir ama sonraları 500 liraya 1200 tl vermesi cazip gelecektir. 700 tl iyi bir kazanç.


işte bu yöntem tutuyor! yeter ki açgözlü ve hırslı olmayın. ben geç yıla kadar yıllarca böyle kazandım hep ama maalesef kilit havuz sistemi prensibine uymadım. kazandığımı cebime koydum.

saçma gelebilir hatta hayal satıyor gibi de gözükebilirim ama 2016nın baharında 50 lirayla girip 7 haftada 600 liraya ulaşmış biri olarak söylüyorum bunları. eh haliyle paraya sıkışmıştım, harcadım o parayı ve bu yükseliş de o seviyede kalakalmıştı.

ince ince bu yöntemi uygulayın. cidden çok güzel işliyor.

ha ben mi? 2 hafta sonra 1000 tl ile girişmeyi planlıyorum fakat iddaa da eskisi kadar güvenilir değil. bakacağız.

lise aşkı

bonnie
hormonal durumların tavan yaptığı yıllarda yaşanan sadakat, sonsuzluk vb. sözlerin verildiği ancak çoğunun zaman içinde tutulmadığı aşklardır.

zaman aşkı diyorum ben bu aşka. yaş gereği olan. nihayete erdirmiş olanlar da mutlaka vardır ama çoğu maziye gömülür sanki.

metin oktay

olacak o kadar
“Maç başlangıcında kale seçimi için Yazı-Tura atıldığında,
ben hep -Tura- derim…Benim tek derdim,
Mustafa Kemal Atatürk'ün yüzü yere gelmesin…”

günümüz adam tanımlamasına uymamaktadır!

günün sözü

sos
bir insanın mevkisinin, kariyerinin, rütbesinin yüksek olması, o insanın, saçma sapan bir şey yapmayacağı, kavga etmeyeceği veya mantıksızca bir davranışta bulunmayacağı anlamına gelmez.
[sos]

bir kedi çöp tenekesinin içinden siz yakınında değilken çıkıyorsa o acemi kedidir. merak etmeyin sizi korkutamaz.
bir kedi çöp tenekesinin içindeyse ve fazla ses çıkarıp çöp tenekesinin içinde olduğunu belli ediyorsa o az tecrübeli kedidir. çöp tenekesinin uzağından veya yanından temkinli bir şekilde geçin.
eğer az önce çöp tenekesinin yanında dolaşan kedi ortalıkta gözükmüyorsa ve çöp tenekesinin de içinden ses gelmiyorsa o profesyonel bir kedidir. o sizi hiç ummadığınız bir anda korkutacaktır.
[sos]

sos

azrailin regl donemi
sözlüğün en güzel kızıdır. kesin bilgi, yayalım.

son günlerde buraya geldiğim anlarda ilginç bir biçimde bu yazara sempati duyuyorum. iyi bir arkadaş. sanki eskilerden beridir dostmuşuz. eski bir dost gibi. yahu cidden acayip duygulardayım sözlük bu adamın nickaltına da ağlayasım geldi. işin ironik kısmı da ağlama duvarında da gülesim gelmişti. bu da kel alaka bir şey. ulan hani regl da değilim ki nedir bu haller? neyse..

neden bir türlü anlam veremedim, her entrysi beni güldürüyor. doğal bir insan kendisi. insan!

bu tükürdüğüm bize öğretilmiş kalıplar içinde yaşayan bizler! size ait olmayan neye sahip değilsiniz ki? hiç birimiz tam olarak biz değiliz. birbirimizi taklit ve tekrar ediyoruz. buradan anlamak elbette zor ama insan yazılarına da mı doğallığını bu kadar güzel işler?

sen hep buralarda ol. ben zamanı geldikçe seni bulurum zaten.