cenaze evi

sos
cenaze yakınlarının gelenlere bir şeyler ikram etmek zorunda olduğu evdir. yanlış buluyorum bu geleneği. cenaze yakını acılı zaten bir de millete ne dağıtacağını mı düşünsün? zaten islam'da böyle bir gelenek de yok. çoğu geleneğin islamla alakası olmadığı gibi... eskiden cenazeye gelenler bir şeyler getirirlermiş cenaze yakınlarına.
fiorabella
acının yoğun yaşandığı evdir. konuşamazsın, düşünemezsin bile sadece her tarafını saran alevin sıcaklığını hissedersin. sol yanın yanar ha yanar. öyle bir ateş düşer ki söndürmenin imkanı yoktur. o ev o cenazeden sonra kişinin cehennemi olur. her tarafında seni bırakıp giden insanın hatırası, kokusu, yaşanmışlığı vardır.
cenaze evlerinde fısıltı ile konuşulur ki Kemal Tahir, “Ölü olan yerde neden yavaş konuşuruz?” diye sorduktan sonra, şöyle yanıtlar: “Hepimiz, ölüm karşısında kendimizi suçlu hissederiz de ondan.
saygı ve üzüntüyle robot ifadesini almış suratlara boş boş bakılır. onların ağzından çıkan teselli cümleleri bazen küfür gibi gelir.
cenaze kalkıp gittikten sonra aylar içinde cehennemde olmak duygusu yerini zindanda olmak duygusuna bırakır. kısaca o ev bir daha çok şen bir ev olmayacaktır. kahkalar atılsa, mutluluklar yaşansa dahi seni o zindana hapseden acının prangası duvarlarda hep çakılı kalacaktır.