corona günlükleri

bonnie
selam sözlük. uzun bir aradan sonra içimi dökmeye geldim.

dünya tersine döner mi deseler döner derdim de corona diye bir virüs çıkar da dünya böyle olur mu deseler inanmazdım.

yeminle the walking dead'i başka bir kafayla izliyorum artık. hadi lan demeden.

belli oldu ki uzun bir süre daha evdeyiz. bu süreç belirsizliği içermeseydi benim için hiç de sıkıcı olmayacaktı. çünkü ben evde, evle yaşayan bir insanım. dizi, film izlerim, kitap okurum. zaman hızla akardı. şu an bunlara ek olarak maydanoz, dereotu filan yetiştiriyorum balkonda. bira yapıyorum. evde eşyaların yerlerini değiştirmeyi hiç sevmem ama onu bile yapmaya başladım. ha bu arada sigara da sarmaya başladım.

bende durumlar böyle. bitsin bu kabus yahu. bitsin.

icgqhs
Herkesi ailesine sevdiklerine bağladı. Fena olmadı aslında, insanlar paranın pul olduğunu ve sağlığın çok önemli olduğunu ilk defa anladı.
Para pul derken başka bir şey daha oldu.
60 yaş üzerine hayli korktu, kim bunlar mı?
Tüm dünyada çocuklar ölürken seyredenler ya da masa başında petrol pazarlığı yapanlar.
Çocuklar ve hayvanlar ölürken izleyenler şimdi can derdinde ve kaçacak yer yok.
Zenginlerin Amerika da özel okullarda okuyan çocukları devletin kyk yurtlarında kaldı iyi mi!
Corona mı günlükleri mi?
Hayat akıp giderken avuçlarımızdan sadece seyrediyoruz fakat yıllardır biz seyrettik olan oldu, şimdi ise oynuyor hayat biz izliyoruz.
Çin ile Amerika arasındaki savaş bu.
ruzgara karsi iseyen adam
Tuhaf bir süreç yaşıyoruz. Yıllardır bir çok felakete kayıtsız kalsam da, bu sefer tedirginim. Hem de çok!

Kendimce önleyici corona tedbirleri aldım. Attığım her adıma dikkat ediyorum ama, ülkedeki genel kayıtsızlıga bakarsam artık bu illetle yüzleşmeye hazırlıklı olmam gerektiğini de anlıyorum. Virüsün olmadığını ve bunun dış güçlerin bir oyunu olduğunu iddia edeni mi ararsınız, yoksa abdestli adama virüs bulaşmaz diyerek cami kapısını zorlayanı mı? Daha bugün bir motosiklete üç kişi binip giden insanlar gördüm. Bir götlük yere üç göt sığdırmaya çekinmiyor adamlar, hepsi bize bir şey olmaz zihniyetinde.

Coronavirus gündemi uzun süre meşgul edecek, kısa vadede kurtuluş görünmüyor. Sonrasında ise küresel bir ekonomik kriz bekliyorum, özellikle de ülkemizi iyi vuracak! Bundan kaçış yok.
kombiwankenobi
kaç gündür evde olmanın bana verdiği yetki ile artık düşüne düşüne kendimi şizofrene çevireceğim. duvarlar bir süre konuşuyormuş gerçekten. şikayetçi miyim? kesinlikle hayır. her fırsatta keşke evde olsam diyen biri olarak kendime şikayeti hak görmüyorum ancak bazı düşünceler artık beynimi kemiriyor. daha kötüsü bu düşüncülerin doğru olduğunu da biliyorum. of. çok zor işler.
ruzgara karsi iseyen adam
iyice paranoyak oluyorum ya da oldum. Sabah işe giderken, gaz almak için benzinliğe girdim. pompacıya, abi gazı fuller misin dedim. Bir şeyler söylenerek, olmaz dercesine kafasını salladı. Abi dedim, doldur depoyu! Yine bi şeyler mırıldandı, başını salladı. Sonra bana doğru yaklaştı, ağzından damlacıklar çıkararak bir şeyler fısıldıyor, hızlı hızlı bir şeyler anlatmaya çalışıyor. Tırstım, o bana yaklaşıyor. Ben geri geri kaçıyorum. O geliyor, ben uzaklaşıyorum. Hâlâ fısıldıyarak söyleniyor. Bir ara baktım arabanın çevresinde dönüp, duruyoruz. En sonunda dur dedim, gelme üstüme! Adam da şaşırdı, meğersem derdi bana iyilik yapmakmış. Bir gün sonra indirim olacakmış, depoyu doldurma diye uyarmak istiyormuş. Neyse uydum ona, teşekkür de ettim, ayrıldım.

Sonra bir ara, acaba çok mu abartı bir tepki gösterdim diye düşündüm. Arabanın çevresinde geri geri adamdan kaçmam, dur diye bağırmam! ne bileyim, komik aslında. Bu süreç zor ve tuhaf geçecek, hem de cok tuhaf!
pasaj
Bilim kurgu dizi ve filmlere hayretle bakıp bunun mümkün olamayacağını düşünürken, aynısını hatta belki daha da beterini yaşıyoruz. Black mirror dizi bölümlerini aratmıyoruz. Ben efsaneyim filmini seyrederken, bu şekilde bir şey olabilir mi hiç diye sorgulardım, bunun mümkün olmayacağı kanaatine varırdım. Fakat daha neredeyse daha kötüsünü tüm dünya yaşıyoruz. Bir distopya gerçek oluyor gibi. Yine de Felaket senaryoları kurmak istemiyorum, umarım bir an evvel düzelir.
bonnie
bugün okullar 30 nisan'a kadar uzatıldı. 3-4 gündür de yatsıdan sonra selalar, dualar camiden. iyice tırsmaya başladım. hatta bu akşam cami hocasını dinlerken öldüm mü lan yoksa?" dedim. belki tepki çekecek bilemem ama bu yatsı duası olmamış. moralimi bozuyor, beni karamsarlığa itiyor. illa yapacaksan yap öğlen. yap ikindi. aslında hiç yapma da neyse.

bugün uzunca bir zaman sonra ilk defa aşağıdaki büfeye indim. bir kaç şey aldım. eve geldim tüm giysilerimi çıkarıp balkona attım. aldığım tüm ürünleri ıslak mendile döktüğüm kolonya ile sildim. "nereye dokunmuştum nereye dokunmuş olabilirim?" diye evi elimde kolonya ile tavaf ederken buldum.

sonra yaktım bir s...a (sağlığa zaralıdır). o esnada fark ettim ki tekrar tekrar ellerimi siliyordum kolonya ile.
miyesmikcih
narına günlükleri gibi olmuş. ingiliz bir arkadaşımın hediyesi çocuk klasiği.
bir diğer çağrışım: corona günlerinde aşk. bir diğeri ise corona günlerinde evde tek başına.
kısıtlılık veya evde tutsaklık kaç gün, ay sürecek ciddi bir açıklama yok.
uzadıkça yarım kalmış yazıları elden geçirme şansım olacak. oysa elim hiç varmıyor.
hepinize iyi esaretler.
bonnie
selam dünya.
bir kaç zamandır karar aldım. artık markete de çıkmıycam. eve getiren marketlerden online alışveriş yapmaya karar verdim. zaten en çok su ve ekmek için çıkıyordum. evde ekmek yapmaya çalışıcam. öfff. aslında hiç istemiyorum ve sevmiyorum da. keşke bin yıl öncesinden yok ekmek yapma makinesı yok yoğurt yapma makinesi yok yumurta haşlama makinesi gibi saçmalıklardan alsaymışım. burada her 20 dakikada bir sürekli sizin ve sevdiklerinizin sağlığı için evden çıkmayın anonsları geçiliyor. polis, belediye araçları, belediye ve cami hoparlörleri. insanlar şehirle ilgili bir birine whatsapptan bir takım bilgiler paylaşıyor. o coronalıymış şu da coronalıymış bla bla.

lan bahar geldi; kırılan erik dalları, bir giyilen bir çıkarılan o montlar, hırkalar bizle dalga geçiyor olmalı.

kombiwankenobi
hazirana kadar sabredelim diyorum ben. belki yılın ilk yarısı olan bütün bu puştlukları yılın diğer altı ayı bertaraf eder de rahat bir oh çekeriz. yaz gelir çiçekler açar biz yine neşelenir dertleniriz.