doğru yalan söylemek

avni
bardağın dolu ya da boş tarafını gösterme gayretkeşliği. geri kalmış ülkelerde ve maalesef ülkemizde de siyasetçi geleneği.
mesela birileri birilerini "çalıyor ama çalışıyor" diyerek övdüğünde çalmadan çalışanı seçelim dediğiniz vakit, "o da çalmayacak mı sanki" cevabı hazır bir doğru yalandır.
hasılı demem o ki;
imam osurursa cemaat sıçıyor.
bonnie
yalana uygun yer, olay ve zamanı doğru tespit edebilmek.
yer, olay ve zamana uygun yalanı doğru tespit edebilmek.

kitlelerin hatta kişilerin ruh halini, duruma uygunluğunu, hazır bulunuşluğunu doğru okuyabilmek gibi geniş bir analiz ve sentez içeren eylem.
kozmos
''doğru yalan'' nedir bir defa onu ele almalı.
zira yalan olduğu, yalan kelimesinin varlığından ve sonda oluşundan bariz. söz gelimi, başta olsaydı gene yalan olmayacak mıydı?
doğru içeren yalan, yalan içeren doğru olabilir en fazla ki ikisi de bazı noktalarda aynı şey olup, tek tek yalan-doğru için de böyle bir tanım getirilebilir.
bonnie
az önce bir daha düşündüğüm durum. mesela
- seni çok seviyorum.
- ben de seni. çokk.
- sana söz veriyorum, hep yanında olacağım. söz mü?
-söz.

şimdi bu diyalog çoğumuzun yaşadığı bir doğru. o an için, o zaman dilimi için, o hisler için doğru. ama bu duruma bir kaç yıl sonra baktığımızda yalanmış lannn diyebiliyoruz.

demek ki doğru yalan söylemek, insanın o an hissettikleriyle alakalı, geçerliliği uzun sürmeyecek durum. sonradan,yaşanmışlıklarla birlikte yalan diye nitelendiriyoruz biz onu.

şimdi hangisi yalan, hangisi doğru? bu gece de felsefenin dibine vurduk arkadaş...