dostluk

fiorabella
geriye dönüp kazançlarıma ve kayıplarıma, yaşanmışlıklarıma baktığımda, mutlu mutsuz anılarımı düşündüğümde en büyük kazanımım dost biriktirmek olmuş. en hakikisinden, en iyisinden, en bulunmazından. dostluk kavramının içini dolduran yegane dostum en büyük kazancım olmuş. zaten dost denilen nedir? bir elin parmaklarını geçmez. gerisi sadece arkadaştır. kurulması çok zor ama bir kere o bağ kuruldumu yıkılması çok çok zor. öyle her arkadaş ile sevgili ile kurulmayan bir bağ. gerçek dostluğu yaşayanlar çok şanslı azınlıktadırlar ki ben de bu şanslı azınlığın içindeyim.
bu yazımı iyi ve kötü günümde ama en çok kötü günümde, tüm acılarımda beni yalnız bırakmayan sevgili safa için yazıyorum.
zordur dostluk ama bir kavrandımı, kenetlendimi eller yürekler yıkılması imkansızdır. düşme diye çok tuttun beni. düşünce de hep kaldırdın. her hatamda beni silkeledin kendime getirdin. değiştirmeye çalışmadın, olduğum gibi kabul ettin. beni boşver dediğimde "hayır seni boşveremem" dedin. bana hatalarımı söyledin. hatalarını söyleyince arkanı dönüp gitmedin. elimi hiç bırakmadın, en çok senin yanında ağladım, en çok seninle güldüm.
bazen tartışmalar yaşadık. senin deyiminle sana çok tirreklik yaptım. bazen de sen bana. ama hep mutlu bitti tartışmalarımız. bana dünyanın en güzel varlığını merk'imi hediye ettin. ve tabiiki senden dinlediğim, benim için çaldığın gitar sololarını. müzik otoriteleri David Gilmour'un Comfortably numb solosunu en iyi solo olarak kabul eder ama senin solon benim için gilmour reisten daha iyiydi. çünkü benim içindi.
ve evet seninle tanıştığımda tıp fakültesi öğrencisiydin, şimdi bir hekim oldun ama benim için halen tepesine zumzuk attığım ve hergün bolca zumzuk yediğim can dostumsun. tus sınavına çalıştığın için buraya kayıt olmadın. ben seninle aynı yerde yazmaya alışkınım tez zamanda seni burada da görmek isterim. şarkımızı da buraya koyalım. iyi ki varsın safa. güzel yürekli ve maaşının yarısını hayvanlara harcayan iyi insan.


bu başlıktaki tüm entryleri gör