zengin itiraf

fiorabella
8 ay bitti ve 9.cu aya girdim. zor ve sancılı bir hukuk sürecinin içindeyim. sabahlara kadar uykum yok. babam bu olay yüzünden büyük sağlık sorunu yaşıyor. ben çıldırmakla sabır arasında bıçak sırtında bir noktadayım.
rahmetli annem bir doktor hatasına kurban gitti. kalp sorunu olduğunu anladım ve acil serviste pratisyen hekime yüzlerce kere ekg çekilmesi lazım dedim." tansiyonu düşük işime karışmayın diye" bir kızıl yakut yumurtladı. "bakın bende sektörün içindeyim çekin şu şu ekg yi ya da verin hastamı üniversite hastanesine nakledeyim"dedim. anneme yanlış müdahalede bulundu. o hastaneden çıkarıp üniversite hastanesine götürene kadar 6 saat kaybettik. üniversite hastanesinde tüm müdahalelere rağmen annem kurtulamadı. "geç kalınmış dedi prof. yanlış tedavi uygulanmış erken gelseydi kurtulurdu" dedi. annemi toprağa verdiğim gün savcılığa suç duyurusunda bulundum güvenlik kamera kayıtlarını, epikriz raporlarını aldırdım. cimer, sağlık bakanlığı, tabip odası ne varsa müracat ettim. hastane sürekli istenen evrağı yasal sürenin sonuna kadar bekletti. valilik makamının soruşturma izni verilmesi beklendi. bizzat gittim vali beyle konuştum. neyse soruşturma izni çıktı. sağlık hukuku alanında uzman bir avukat buldum.
evraklar hep gecikti. dedektif gibi iz sürdüm. iş çevremi kullandım. kilitli her kapıya girmeye çalıştım. neden evraklar hep günlerce bekletiliyor diye.
savcılığa gelse savcı iddianemesini yazıp davayı acacak. kanunlara uyan bir vatandaş olarak hakkımı yasal yollardan aramaya çalıştım ve bilindik bir gerçek beni bugün yerle bir etti. doktorun abisi yükseklerden birinin ( ki partisinde bile kimse ona laf geçiremiyor ) arkadaşı ve dostuymuş. ben sade vatandaş. biliyorum o doktor ceza almayacak, biliyorum annem öldüğünle kalacak, biliyorum yaşadığım sürece hukukun üstünlüğü değil, üstünlerin hukuku gerçeği acı br tokat gibi yüzüme çarpacak.
tek umudum dava açılması. davayı da bir şekil etkilerlerse de danıştay ve sonrası insan hakları mahkemesi olacak. sonrasında o doktoru ve uğradığımız adaletsizliği belgelerinle birlikte basına vereceğm. bir şey çıkmaz ama olsun.
kendimi haçlı ordusunun karşısında tek kalmış gibi hissediyorum. hiç bu kadar çaresiz kaldığımı hissetmemiştim. adalet herkese lazım. umudumu kaybetmemeye çalışsam bile kendimi bu haksızlığa hazırlıyorum.
nice masumlar gibi annemin davası da ahirete kalırsa artık her şeye karşı inancım bitecek bilemiyorum şimdi. bildiğim tek şey annem o zaman bir kere daha ölecek ve ben bir kere daha yıkılacağım.

sözlük yazarlarından şiirler

ihtiras limani
ayaklarımızı uzatıp eylül denizine
eski yaz elbiselerini hatırlamıştık
gözlerimizde eski sarı ışıltı
bizi var eden bizden önceki mevsimi
ve küçük kızımızın kuşağını düşündük
asi bir gençliğin yaz ortası meyvesiydin
taze yapraklarıyla doluydun geçmişinin
ve dökülmek istiyordun geleceğine
şimdiden adı konulmuş bir sevginin
bir başka gençlikte çiçek olarak açmayı
üzerindeki zamansız sevgiyle istiyordun

daha gün deveran etmemişti üstünden
öğrendik rüyalar kararır
öğrendik ruhlar çağırılınca gelirler
sakin ve saklı limanlarından
hıçkırıkların içinden
öğrendim bir insanın ruhuna rüzgarsızlık dilemek
neşesiz sahnesinde yaşamın
kaçılamamış ışıklarında kalakalmaktır

yaşamak hatırlamak ve unutmaktır
yaşatmaktır kuşakları
ve yaşama umududur bir başka kuşakta
bağ bozumu tazeliğinesin daha
haydi sil hıçkırıkları.

duvar

fiorabella
binaların yapı elemanı.

tayland'da keşişler manastır yapmak için toplanmışlar. yoksul ve inşaat yapmayı biilmeyen keşişler hurdacılardan, sağdan, soldan borçla malzeme toplayarak manastırı inşa edecekleri yere yığmışlar. ancak hiçbirinin inşaat konusunda bilgisi ve o yapıyı inşa edecek bedensel güçleri de yokmuş. zaman içinde bu eksiklik ve yetersizliklere rağmen sabır ve dirençle inşaatı tamamlamışlar.
önce duvarları örmeye başlamışlar. duvar örme görevini alan keşiş tuğla örmeyi öğreninceye kadar çok güçlük çekmiş. tüm tuğlaların aynı düzeyde ve uyum içinde olması için sabırla çalışmış. duvar bittiğinde sadece iki tuğlayı hatalı ördüğünü görmüş. tüm keşişler toplanmış. duvarı yıkıp tekrar yapsalar malzemeleri yok, iki tuğlayı çıkarsalar çimento kurumuş. duvarı öyle bırakmaya karar vermişler ve manastırı ziyaretçilere açmışlar. insanlar akın akın manastırı görmeye geliyorlarmış. ziyaretçilerden biri duvara uzun uzun bakarak "ne kadar güzel bir duvar." demiş. duvarı ören keşiş
"bayım duvardaki yanlış örülen tuğlaları görmüyor musunuz?"
ziyaretçi cevap vermiş.
“evet, demiş. o iki tuğlayı görebiliyorum. fakat aynı anda kusursuz bir şekilde örülmüş 998 tane tuğla daha görebiliyorum.”

bu bilindik kıssadan hisse: gözlerimiz hataları aramakla o kadar meşgul ki bütünün güzelliğini göremiyoruz. simgesel olarak bakarsak her insanın kendi duvarını örerken hatalarını kullandığı iki tuğlası var. bazen kaçmak, bazen sığınmak, bazen savunmak, bazen de güvende olmak gibi sebeplerle kendimize duvar öreriz. bazen hatalarımızı örtmek için iki tuğlanın üzerine muazzam bir duvar inşa ederiz. belki bu yüzden başkasının duvarına baktığımızda hep o iki bozuk tuğlayı görürüz.

neden sürtüşmeler giderek kavgaya dönüşür? neden tartışır insanlar, neden düşmanlıklar, kaoslar olur? neden mi? 998 tuğlayı göremediğimiz ya da görmek istemediğimiz için ve bakışlarımızı sadece o iki kötü tuğlaya yoğunlaştırdığımız için.

yoğun bakım hastasına eziyet eden şeref yoksunları

emekli yoda
bundan bir kaç ay önce de yine yoğun bakımdaki bir hasta ile dalga geçilme videosu dolanıyordu ortalıkta. aramaya üşendim ama yine buna benzer insanlık dışı bir durumdu.

bu yoğun bakım görevlileri bunu yaparken ne düşünüyorlar acaba? rutin, sıkıcı geçen mesai saatlerini eğlenceli hale getirmeye mi çalışıyorlar? nasıl bir sapkınlık bu anlaşılır gibi değil.

empati önemli bir insani özelliktir. her durumda işe yarar, ama bunu kullanabilene. çok basit bir örnek ile kendi ailesinden birisine yapılsa ne hissederdi acaba? ve de o videoyu o amcanın ailesi izlediğinde ne hissetmiştir?

peki o videoyu kim internette bir yere yükledi acaba? o da ilginç. tepki çekeceğini adın gibi bildiğin bu videoyu neden internette paylaşırsın ki? evet, paylaşılması iyi olmuş. iyi olmuş ki insanlar görmüş ve bunu yapanlar cezalandırılacak! ama neden paylaşılmış? başkalarının da onlar gibi sapkın olduğunu ve eğleneceğini mi düşündüler acaba?

kuzenim atmış

emekli yoda
sosyal medyada ya da whatsapp gibi mesajlaşma uygulamalarında tepki çeken, ya da sonradan pişman olduğunuz gönderiler için "sıyrılma" eklentisi.

he kimse inanmıyor ama yine de bir anlık ferahlama geliyor insana. "kuzenim atmış" eklentisini kullandıktan sonra 15 - 20 saniye kadar düzenli nefes alabiliyorsunuz.

sonrasında izah etme çabaları, çeşitli bahaneler(yalanlar) falan derken zaman kazanmanıza yardımcı oluyor.

yoğun bakım hastasına eziyet eden şeref yoksunları

fiorabella
"acırım tükürüğe billah tükürsem yüzüne" der ya mehmet akif, işte bunlar gibi kişneyen şebeklerin yüzüne dahi tükürülmez. hangi hastane? şahsen sağlık bakanlığı, cimer, bimer ne varsa şahsen şikayet edeceğim. rezil şerefsizler, aşşağılık insanlık yoksunu kepazeler.

edit: sakaraya'da özel bir hastanede çekilmiş

telefona gömülmek

cosmo kramer
Dış ortamdan uzaklaşıp yoğun bir şekilde telefonda yapılan veya yapılmayan işleme odaklanmak.

Normalde yadırgadığım kişi davranışıydı ama seviyesiz bir ortamda isen bundan iyi kamuflaj olmuyor.

kadir topbaş

icgqhs
'Hata ile ihaneti karıştırmamak lazım' basın açıklamasının ya da istifasının tek şifreli sözü bu. Bunun dışında açıklamanın tamamı bunu yaptım, böyle bir adamım falandı.

franz kafka ve küçük kız

fiorabella
hikayeye göre günün birinde franz kafka rutin yürüyüşlerini yaptığı parkta küçük bir kıza rastlamış. kız ağlıyormuş. oyuncak bebeğini kaybetmiş ve bu onu oldukça üzmüş.

kafka bebeği onun yerine aramayı önermiş ve ertesi gün aynı noktada buluşmak üzere sözleşmişler. bebeği bulamaması üzerine kafka küçük kıza bebeğin ağzından bir mektup yazmış ve buluştuklarında kendisine okumuş:

"lütfen benim için kederlenme, dünyayı görmek için uzun bir yolculuğa çıktım. sana başımdan geçenleri anlatacağım."
bu birçok mektubun ilkiymiş. kafka küçük kızla her buluştuğunda sevgili oyuncak bebeğin hayali maceralarını özenle yazdığı mektuplardan ona okurmuş. küçük kız da bu şekilde avunurmuş.

derken gün gelmiş, görüşmelerin artık sonu gelmiş. kafka son görüşmede küçük kıza bir oyuncak bebek getirmiş. küçük kız, aslından oldukça farklı olan oyuncak bebeğe şaşkınlıkla bakakalmış. bebeğe iliştirilmiş bir not küçük kızın şaşkınlığını gidermiş: "yolculuğum beni çok değiştirdi."

uzun yıllar sonra, artık bir yetişkin olmuş olan küçük kızımız, gözü gibi baktığı bebeğinin, gözünden kaçırdığı bir çatlağının içine sıkıştırılmış bir mektup bulur. kısaca şöyle yazmaktadır:

"sevdiğin her şeyi er ya da geç kaybedeceksin, ama sonunda sevgi başka bir surette geri dönecek."
(alıntı)

sevgi istemekle başlar. anlayış ve özveriyle devam eder. sevgi aslında insanın ta kendisidir. sevginin, sevilen kişi aracılığıyla belki de bize hatırlatmak istediği budur.

kadir topbaş

avni
gün ortasından beri yoğunlaşarak devam eden istifa edeceği yönündeki söylentileri akşam 18.30'da doğrulayan 2004 yılından beri istanbul büyükşehir belediye başkanı olan siyasetçi. istifa etme nedenlerinden birinin de daha önce veto ettiği belediye meclisi kararının akp il genel meclisi üyelerince hiçbir değişiklik yapılmadan aynen tekrar kabul edilmesi olduğu iddia ediliyor. belediye başkanlığından istifa ederken akp'den ayrılmayacağının altını özellikle çizmiştir.

zamanın geçmemesi

cosmo kramer
Var olan yere ve var olan canlıların etkisi ile zamanın kumlarının inanılmaz yavaş akması.
En büyük özgürlük, istediğin yerde ve istediğin kişilerle yaşamak diye düşünüyorum şu sıralar. Aksi sürgün sanırsam.

miss turkey 2017

emekli yoda
t: türkiye'nin en güzel kızının seçildiği geleneksel miss turkey yarışmalarının en yenisi.

güzellik elbette göreceli bir kavram. buna bir itirazım yok. fakat, göreceli olmasının yanında genele hitap eden de bir durumu var. güzel kadın/erkek her yerde ve her şekilde güzeldir. kimisi beğenmeyebilir. onun hayalindeki kadın/erkek figürüne uygun olmayabilir v.s. ama istisnaların da kaideyi bozmadığı bir gerçek.

hem de ülkenin en güzel kızını aradığın bu yarışmada, dereceye girenlerin diğerlerinden farklı olması gerektiğini düşünüyorum. kriter nedir? fiziksel güzelliğin yanında neler aranıyor? ne gibi şartları yerine getirmeliler? hiç bir fikrim yok! ama adı güzellik yarışması ise dereceye girenlerin bence güzel olması gerekiyor. düz mantık!

sonuç olarak bu yılki adaylar da sonuçlar da cidden vahim. he biri de çıkıp sen kimsin(!) diyebilir elbette. olsun, desin. fikrim aynı. adaylar da sonuçlar da vahim, aşırı vahim!

zeytin

cosmo kramer
Üzerine biraz yağ, biraz salça, biraz limon, biraz pul biber, biraz da kimyon ekleyince tadından yenmiyor.
Ayrıca gece gece açlık bastırınca da zeytin ekmek en güzel yemekleri solluyor.