düşün ki o bunu okuyor

kozmos
içimde makar aleksiyeviç heyecanı, josef k. bliinmezliği, colonel kurtz özlemi, sophie merakı, captain ahab dirayeti, aleksey ivanoviç şaşkınlığı var.
önümüzde kup kuru, soğuk bir kış var ama bahar dolanıyor içimde. olmayan güneşleri alıyorum odama. ne oluyor amına koyim...
turuncu gemi
hatırlar mısın çok uzun yıllar sürecek birlikteliğimizin ilk ayı doğum günüme denk gelmişti. ne güzel çilekli ve muzlu bir pasta yapmıştın bana o gün. sen ne kadar güzeldin. ne kadar çok seviyordum ağzından bana hitap şeklini. ve ne kadar güzel bir geceydi.

o günlerde sana karşı bağışlanması zor bir kusurum olmuştu. küsüp gitmiştin. bir daha asla evimize gelmeyeceğini bağırmıştın. ne yapıp ne ettiysem barışamamıştım seninle. gecenin 2.30'un da içip içip sana yazdığım mesaj aklımda.

''ben şimdi intihar ediyorum. vasiyetim her doğum günümde aynı pastadan yap ve hayrına evimizin olduğu site görevlilerine dağıt. sen de aç bir bira o gün artık gönlün bir başkasında ise bile erkan oğur'un memoş türküsüyle ağla benim için''

tanrım aşkta korku insanı ne kadar iğrençleştirebiliyor. saolasın sabah olmadan gelmiştin o zaman bu mesaj üzerine. intihar falan edeceğim yoktu tabii. uyuyordum geldiğinde uyandırmamışsın.
o günün üzerinden uzun yıllar geçti. seni son görmemin üzerinden daha 1.5 yıl falan. seni görmediğim her mevsim kılıç oldu saplandı her yerime.
bouii
Okumaya özne yokken neyi düşünüyoruz? Hadi düşündük, bu dünya üzerinde herhangi bir his besleyecek kadar deli cesaretini nerden alıyoruz? Siz hâlâ aileniz dışında birilerine güvenip, okuma ihtimaline bile methiyeler düzebiliyorsanız tebrik ederim. İşin garibi bunu herhangi bir öfke, kırgınlıkla yazmıyorum öylesine bir boşvermişlik modunda yaşayıp gidiyorum.
icgqhs
Artık okumamanı isterken içinde bulunduğum hal tam olarak hayatımın başrolüne kendimi koymamla alakalı bir durum.
Bunu bilmeni isterdim!
antik acilar carsisi
sen içimdeki huzur dolu söğüt ağacımsın. tatlı kelimelerin saçlarıma değmediğinden beri yalnızlığım ve gözyaşlarımla kucaklaşıyorum.
ve içten içe yanıyorum baba. sensiz geçirdiğim bayramlara yanıyorum. yetimliğime, çaresizliğime, kimsesizliğime yanıyorum. ve sana yanıyorum baba ve bana yanıyorum.
bonnie
dünya okuduğunu ve söyleneni anlayamayan insanlarla dolu maalesef.
"sen ne söylersen söyle, söylediğin, karşındakinin anladığı kadardır.”
edit. düzeltme. teşekkürler indolentexistence.
avni
Hmmm bence de Okuyor. Bu ve bunun gibi binlercesini de. Ancak Nasıl okuyor? "İsra bismi rabbike" düsturuyla okuyorsa okuduğunu anlamlandırabilir. Değilse zor işi.
"..... olan biri benim sevgilim olamaz." Boşluğu istediğin gibi doldurabilirsin ne olduğu hiç önemli değil. Zaten kelimeler bazı anlamlara gelmeyebiliyor. Haticeye bakma neticeye bak. Kendini keşfetmenin kapısı aralanır.
Seni seviyorum orası ayrı. Her ne kadar çiçek pazarından sana sarı laleler almasam da.
mızrabımda ızdırap
Biliyor musun? Senin gidişinle çok değiştim ben. Kırmızıya mavi diyor, maviye de her defasında mavi diyorum ısrarla. Mavi, göğe işaret ettiği için değişmiyor bende, gök kutsaldır çünkü. Zihnimi sınava tabi tutuyorlar iki kere iki kaçtır sorusuyla. Bazen susuyorum bazen de ikide bir bu soruyu sormayın diyorum; herkes bilir iki kere ikinin beş ettiğini... Yemeğine dikkat et, içme şu zıkkımı diyor meraklı ahali. Bilmiyorlar ki o zıkkım benim şarabımdır. Nefes alıyormuşum yaşamak güzelmiş. Ben nefesimi canan'ımla tuttum ve onda bıraktım sözleri ilişiyor dudaklarıma, boşver diyorum kendime. Hasretin anatomisini anlatınca da anlamayacaklar beni. Hasret dedim de, seni özlemedim hiç biliyor musun? Sana susadım yalnızca, kana kana susadım hem de...
kombiwankenobi
üç günde bir vazgeçeceğim diye uyanıyorum. yine doldum, taşıyorum. bir gün tutacağım sözümü. kimseden eser kalmayacak. neden diye soracaklar ''ne oldu ki?'' diyeceğim. o kadar ki bıktım. almayacağım diyorum hayatıma kimseyi ama bodoslama giriyorlar işte. tek bir söz bile söyleyemiyorsun. gelip gidenler hep aklıma. hiç unutamıyorum.
şansım dönecek bir gün buna da inanıyorum.
hanc deil yolcu
eğer burada yazdıklarımı okuyorsan aramıza saat farkından daha büyük boşluklar girmiş demektir. onun için sen önce özelden yazdıklarımı oku da uzlaşalım.
icgqhs
Artık okuyacak kimsenin kalmaması.
Hayat, birinin ihtimaline endeksli yaşamak kadar yalan.
Ve yine hayat anın içinde yaşamak kadar gerçek.
dud
Her şey seninle konuştum diye mi böyle oldu... Hiç dönmeyecek sandığım, artık öldü sandığım şeyler tek tek geri geldi.. her şey o zamana, o mekana benzemeye başladı.. ruhum o eski ruhtan esinler almaya başladı.. ve sen büyük rol oynadın. Bayağı tiyatroydu. Ya da tüm yaptıklarının karşılığını mı gördün.. bilmiyorum. Ne kadar güçlü olabilirsin.. kötülük en nihayetinde zayıf değil midir.. en nihayetinde mağlup.. değil midir..

Her şeye rağmen bazen.. seni yok etmek de bir çözüm değil.. hafızamı yok etmeliyim.