duygusallık

monster degree
Duyguların esiri olmak, hayatına duygularına göre yön vermektir. Mutsuz bir hayatın garantisini verir, fikrimce üstesinden gelinmesi gereken bir hastalıktır.

Duygulu olma durumuyla karıştırılır fakat duygular insanların fabrika ayarlarında zaten vardır. Duygusallık başka bir şey. Nasıl anlatayım? Sanki böyle boynunda sürekli duran, en ufak bir etkiye boynunu sıkıştırarak tepki veren bir çift el gibi. Çok fazla acıtıyor.
bonnie
aşırı empati yapmayı doğuran durumlardan biridir ki kişiyi zor durumda bırakıp, empati yapılan bireyden, grup veya topluluktan daha rahatsız duruma sokar. mantığın sürekli yenik düşmesi hali aslında.
ihtiras limani
bunun yerini arzusallık alıyor daha çok. duygusallık da yerine gelemeyen arzuların çocuk mızmızlığı. oysa gerçek duygusallık bu değil, başkalarının acısı üzüntüsü üzerinden bile kendine acı çıkarmaktır duygusallık. başkalarına hissiz, ama kendi arzularına salya sümük insanlar kendini duygusal sanıyor.
feminen
sıklıkla ağlamak ile karıştırılır!

esasında duygusallık, her hissin çok uç yaşanması anlamına gelir! yani, nefret ediyorsanız birisinden bu kalbinizi karartacak kadar fazladır; ya da birisini çok seviyorsanız onu kırmayacak kadar ince ve kırılgan davranırsınız! ama bu hep, sizin ağlak, aşırı pasif, aşırı edilgen birisi olmanız ile karıştırılır! işte, o insanlardan uzak durun!
adini yavsak koydum taylan in yolu
Bir ara bende çok vardı bu. Mantığım sık sık devre dışı kalır, sürekli olarak duygularımla hareket ederdim ki sonunda yaşayan ölüye dönüştüm.
Şimdi duygusallığımı sadece bir ama sadece bir kişiye gösteriyorum.

Eskiden sadece susardım. İnsanlar bana saldırır susardım, insanlar hakaretler yağdırır susardım, insanlar tehditler yağdırır susardım. Şimdi ise en ufak bir tehdit, hakaret ve saldırı gördüğüm anda pit bull terrier misali suratına geçiriyorum dişlerimi insanların. Ve ısırdığım yeri ölüm pahasına bırakmıyorum.

Geçenlerde kuduz köpeğin birinin hakaret ve tehdit mesajlarına sadece gülücük yollayayıp, mahkemeye verdim. Davadan bir şey çıkmaz sanıyordu ama iki gün sonra davadan vazgeç diye mesajlar attı. Evet arkamda güçlü insanlar var ve hayatım boyunca ilk kez bunu kullandım. Dava etmekle yetinmeyip yine arkamdaki gücü kullandığım noktalar da oldu. Artık kimse kusura bakmasın, naif insan olma dönemi geçti.

Kötü olmak gerçekten mutluluk vericiymiş.