evliliği başarı kıstası olarak görmek

mirkut
arkadaşlar, ablalarım, abilerim ve sayın truvalılar. şimdi öncelikle bi içinde bulunduğumuz tarihe ve büyüklerimiz olan nitelendirdiğimiz insanların geçmiş tarihe bir göz atalım hep beraber gelin hadi.

2018 yılındayız şu an anne babalarımızın en genç olanları 40'lı yaşlarını aşmış insanlar. onlar da 1960-1970 yıllarının insanları. ülkede kadınların ekonomik güçlerini kazanması ve evlenmeden bir hayat yaşıyor olması çok yeni mevzular.

o insanlara bunu anlatabilmek çok zor. annelerimiz, teyzelerimiz meslek sahibi olsun olmasın o dönemin şartlarına göre bakıldığında hepsinin asıl amacı evlenip çocuk yapmak gibi yetiştirilmiş olan insanlar.

elbette onların bu tip söylemlerde bulunmaları çok normal.

şimdi eğer 2. milenyumun gençlerine bakacak olursanız. 1980 ve sonrası nesil yani. bu insanlar evliliğin çok da matah bir şey olmadığını ve bir insanın evlenmek zorunda olmadığını farketti.

tabii hala içimizdeki irlandalılar cayır cayır evlenme arzularıyla hareket etmekte ki onlara da saygı duymak gerekir. kimsenin hayatı kimseyi ilgilendirmez.

işte sıkıntı şurada başlıyor bu evlenen, evlenme arifesinde olan, evlenmek isteyen insanlar bekar insanlara karşı bir değişik gözle bakmaya başlıyor. bunun sebebi karışık.


avni
ev kimine göre araçtır kimine göre amaç. aynen para ya da diğer sahip olunabilen her şey gibi.
sözün özü: kişiye göre hatta bireyin durumuna göre de değişebilir. yanisi ne evliliği başarı olarak gören küçümsenebilir ne de sıradan bir olgu olarak gören horlanabilir.
belgarion
sağlıklı sıçmak bile bir başarıdır. gece rahat uyumak. sabah zorlanmadan uyanmak. akşam eve dönebilmek.

daha minimal anlamda zorlanmadan nefes almak.

elbette evlilik bir başarıdır. lakin hedef değil ise dikkate alınmaz.

zira kimse sabah uyandığında nefes almayı amaç ve hedef edinmez. ama nefes almayı başaramayan insan hiç bir şey yapamaz.