zengin sözlük

icgqhs
Zengin sözlük bir tartışma platformu değildir, bilgi aktarıp, bilgi edinme yeridir. bilgiler üzerinden tartışmalar ya da analizler özel mesaj yolu ile yapılır.
Zengin sözlük, kimsenin kutsal değerlerine hakaret etme yeri değildir, buna izin verilmez.
Zengin sözlük, bilgi girilmesi ve okunması için vardır, durduk yerde entry silmez. formatla ve belirli kurallarla yönetildiğinden ötürü bu kuralları okumanız ve uygulamanız halinde asla yazdığınız silinmez.
kurallar çok açık, ki silinen entry hangi sebeple silindiği size bildirimle geliyor oradan ilgili maddeye girip bakabilirsiniz nerede hata yapmışım diye.
burası şu an günlük 1000-1500 kişinin girdiği bir sözlüktür.

yani olmuyor

bonnie
fırat tanış' ın müzik konusunda da yeteneğini gösterdiği bir şarkı.



sözleri:
Geçtiğimiz yolları arıyor gözüm yine
sanırım şehir uzakta kalıyor
sanırım şehir uzakta kalıyor
ellerimi uzatsam tutmak isterim günü
ama güneş ama her gece her tepemde doğuyor

yani olmuyor olmuyor istesem de
kimse gelmiyor beklesem de
yani olmuyor olmuyor istesem de
kimse gelmiyor...

Yaz kokusu duyardım kışın ortasında bile
Uzun cümleler kurardım konuşurken
Eski filmlerde kaldı böyle sözler deniyor
Ama şimdi filmler bile eskimiyor

Yani olmuyor, olmuyor istesem de
Kimse gelmiyor, beklesem de
Yani olmuyor, olmuyor istesem de
Kimse gelmiyor

ilgi manyağı

ontolojik sancilarimin merhemi
Allahını seven üstüne erkek atsın ay pardon ilgi atsın, it'leşmiş egosu tavan yapsın kişisi. X sözlüğün birinde bir kadın yazar vardı. Sözlüğün diğer kadın yazarlarına savaş açmıştı. Sadece erkek yazarları okuyup/favoriliyor, arka planda erkek yazarlarla girdiği sohbetlerde kadın yazarların dedikodusunu yapıyor, aşağılıyor vs. En güzel o olsun, en iyi entryi o yazsın, en çok takipçi onun olsun, en yüksek puanlı tek kadın o olsun.. ah! düşündüm de düdüklü tencerem bile kendisi hakkında daha çok konuşulmayı hak ediyor.

yalan söylemek

fiorabella
gerçeği gizlemek yada mitomani denilen hastalıktan ileri gelir. behey gafil hadi yalan söyledin karşındakini kandırdın. ya kendini? aynaya baktığında, kendinle gözgöze geldiğinde? işte acziyet orada başlar. gerçekler orada sorguya çeker insanı.

zengin sözlük

ontolojik sancilarimin merhemi
Tanım zorunluluğunun kaldırılması gerektiğini düşündüğüm sözlük. ( zorlama tanım) Sevgi vs nefret diye başlık açıyorum hikaye içinde anlatmaya çalışıyorum ille de tanım diye tutturulup siliniyor. X sözlüklerde istediğimiz başlık altında dilediğimiz gibi ( tanım yapma zorunluluğu olmadan forumsal takılmadan, yazının içeriğinden başlığın tanımlandığı anlaşılan) yazabiliyoruz. Kırmızı başlığına gidip “bir renk” demek yerine fikir yeşertmek varken neden okura geri zekalı muamelesi yapılmak isteniyor anlamıyorum. Kısaca; Yukarıdaki giriye katılıyorum (monster dışında) (refere etti, fiziksel temas var) diyeceğim. Dedim silin.

ilgi manyağı

fiorabella
sanal mecralarda ve sosyal ağlarda çok gürülendir. ya bir görüşle, ya marjinal duruşla vs vs zilyon tane şekli vardır. hayatları like butonuna bağlıdır. hastaneden resim atanı, ped alıp paketini paylaşanı, dudak büzüp ördek ağız pozvereni say say bitmez. dünya sağlık örgütünün geçen günlerde yaptığı bir açıklamayı okudum. dünya genelinde internet kullanıcılarından deneklerle yaptıkları araştırmalar sonucu oyun ve like bağımlılığının ruhsal bozukluk olarak görülmesine karar vermişler. oyunlarda level atlayamayan, like ve takipci sayısı azalan, youtube kanallarında abonesi az olanlar gibi kullanıcıların intihar ettikleri ve intihara meyilli oldukları gözlemlenmiş.
sanal like butonlarının bir getirisi yok. dislike butonlarının bir götürüsü omadığı gibi. ilgiyi sanaldan beklemek yerine beyin nöronlarına snaps yapmanın bir yolunu bulsalar çok daha mutlu olurlar.

sözlükte değerli olduğunu düşünmek

fiorabella
t: bazılarının yapay mutluluk kaynağı olan hede.

Modern tıbbın babası paracelsus der ki;
"her şey zehirdir ve hiçbir şey zehirsiz değildir. yalnız dozunda alınan şeyler, zehir olmaktan çıkar."
20. Yy'ın en büyük ve en önemli buluşlarından biri internet. 21. Yy'da cüzi bir fiyat karşılığı erişim sağlayabiliyorsun. Sonrasında ise bu sana bir dünya hizmet sunuyor. Ama paracelsus ne demişti? "Dozunda alınan şeyler zehir olmaktan çıkar."
Bir genelleme yapacak olursak, Türkiye'de yaşayan belirli bir kesim insanlar için "interaktif sözlük" bir habitus.
Dozunda alamayanlar için yan etkileri de mevcut.

Bir şeyler yazmak için ve bir şeyler okumak için yaratılmış bir platform. Ama insanların arzu ve hedonistliği doğrultusunda evrilmiş durumda.
Nasıl bir evrilme?
Okunması, eleştirilmesi için yazılmıyor artık. Artı alsın, favorilensin, benim ne kadar çok sayısal değerim olduğunu bana yansıtsın kafi.

Artık duyguları hiçbir ehemmiyeti olmayan sayısal veriler kontrol eder oldu.
Sonrasında ise eskiden yaş demek tecrübe ve bunun getirisi olan olgunluk demekti.
Yanlış doz zarardır diyen paracelsus gibi bu internetin bir başka zararı da kavramları ortadan kaldırmak oldu.
30-40 yaşındaki insanlar ben onla küstüm, bunu görmezden geldim, şunu umursamadım lafları eden ilkokul bebeleri gibi davranır oldu.

Hiç düşündüler mi? Kimin umurunda? Sen onu görmezden gelince görmezden gelinen şahıs duşun altında bir buçuk saat hıçkıra hıçkıra mı ağladı zannediyorsun?
İşte hep bu sözlük camiasındaki sayısal verilerin şişirdiği bir iğne darbesi ile yerle yeksan olacak olan şişirilmiş izafi egolar, koca koca insanları bir ekrana kilitliyor ve var olan sayısal verinin çokluğu ya da azlığı ile doğru orantılı olarak kendini önemli ya da önemsiz hissettiriyor.

2017'de türkiye'de 409 kadın öldürüldü

keskin nisanci
türkiye'nin utanç tablosu.

kadın cinayetlerini durduracağız platformu tarafından hazırlanan rapora göre 2017'de 409 kadın cinayete kurban gitmiş. bu rakam bir sene içinde işlenen kadın cinayeti sayısında en yüksek rakam. cinayetlerin yarısının faili eşler (eski-yeni) ya da sevgililer.

türkiye'de kadın olmak gerçekten zor, yani aslında dünyada kadın olmak zor, kadınlar üzerinde güç gösterisi yapan korkaklar, ya benimsin ya toprağın diyen hasta ruhlular vs. insan böyle bir tabloya bakınca ne söyleyeceğini de bilemiyor. eğitim şart aga, aileden başlayarak eğitim şart.

hortlak

ontolojik sancilarimin merhemi
Japon halk inancı. Hortlaklar, no ve kabuki oyunlarının, ayrıca korku hikayelerinin ve hatta mutsuz aşk hikayelerinin ana karakterleri olarak sıklıkla japon filmlerinde karşımıza çıkar. Ruhların dünyada var olduğu ve dolaştığı yolundaki geleneksel japon inancı hem atalara karşı saygıyı, hem de geri gelebilecekleri korkusunu yaratmıştır. Düzgün gömülmeyen ya da öbür dünyaya yolculukta aksiliklerle karşılaşan ölülerin yaşayan insanlara uğursuzluk getirecek huzursuz ruhlar olarak yeryüzüne döndükleri söylenir.

kötüye bir şey olmaz

ontolojik sancilarimin merhemi
Kıyameti yaşamak istiyorum, içimin hıncını o alabilir ancak böyle durumlarda. Kıyameti yaşamak istememde yine de artı bir hınç olabilir. O artı da adalet karşısında hayal kırıklığına uğramış olmamdan kaynaklı. Dünya çirkefleştiğinde ben de çirkefleşiyorum. Kötüler ve rahatlıkları karşısında içimin zehri tüm insanları zehirlemeye yeter.

karma

avni
yapılan herhangi bir kötü hareket düzeltilmedikçe birgün mutlaka karşılık bulacaktır ilkesine dayanır. bir anlamda "ne ekersen onu biçersin" atasözümüzün de kaynağıdır. ne ki kökenimiz şamanlık. yüzyıllar boyu şaman tanrılarına ya da tanrısına inanmışız. aslında tüm dinler üç aşağı beş yukarı kötülüklerin karşılıksız kalmayacağından dem vurur. ancak doğu dinleri insanın yeniden bedenlenerek bu kötülüklerden arınabileceğini savunur. ortadoğu kökenli inançlar ise ölümden sonraki ahiret yaşamında bu kötülüklerin cezalandırılacğını öğütler.
bu bağlamda birey karmasını mükemmelleştirerek mokşa mertebesine erişemediği sürece kötülüklerinin karşılığını görmek için yeniden bedenlenecektir.

diskotek

moviebird
Sanırım en çok diskotekte dans etmeyi özledim. Nedir bu son zamanlarda elinde içki ile bir o yana, bir öbür yana sallanmak... Ne anlamı var?
İnsanlar 80'ler ve 90'larda çılgınca pistlerde dans ederlerdi, nerede o günler...
O disko toplarını hatırladıkça heyecanlanıyorum ama yok işte...
Eski günler gelmiyor geri...
Devir ve hayat değiştikçe her şey kötüye gidiyor. Dejenere oldu toplum. Yazık...
Eskiden duygular vardı, şimdi tüketim var. Kapitalist bakışlar...