zengin sözlük

icgqhs
net olarak fark ettiğim bir şey oldu, kaliteyi kaybetmeyince ya da ödün vermeyince ve üstelik bunları yaparken "kimse vazgeçilmez değildir" ya da "entry'lerimi silerseniz giderim" diyenlere taviz vermediğimiz için kalite hep stabil kaldı.
Zengin sözlük burada yazan kaliteli sözlük yazarlarının olacak daima. çok olan, kalabalık olan gereksiz bir güruh olacağına böyle kaliteli nadir insanlarla doldu burası.
entry yarışına girmeden kaliteli içerik iyi oluyor.
zaten kalitesiz ve çöp entry dediklerimiz kısa zamanda kendini belli edip kimsesiz kalıyor ya da barınamıyor.

ben buraya neden çıktım, niye çıktım?!

burayı gerçekten sahiplenen kemik kaliteli ciddi bir kitle var, ben girmesem bile burada olan.
onlara ince bir teşekkür etmek ve yönetim olarak kalite, kalite diye yırtınmamızın karşılığını almış olmanın haklı gururu ve sevinci var.
Teşekkürler Zengin Sözlük müdavimleri.
ha bu arada 100bin entry geçilmiş.
Alkış!

kültürümüzde kolonya

bonnie
bayramdır seyrandır, konuk ağırlamadır, hastanedir hastalıktır, ölümdür her bir şekilde kullanılan bu kolonya nereden ve neden gelmiştir merak ettim.
ilk olarak 1700' lü yıllarda Almanya köln'de üretilen Osmanlı topraklarına 2. Abdülhamit döneminde giren kolonya Farina'nın "Eau de Cologne" siydi. yerli kolonyayı ilk üreten Ahmet faruki'dir. kolay üretilmesi ve uygun bir fiyatının olması nedeniyle toplumuzda hızla yayılan kolonya konuk ağırlamada kullanılır hale geldi. bu alışkanlık yıllardır da sürmektedir. Cilde sürüldükten sonra içerisinde bulunan alkolün hızla buharlaşması ve bu sırada buharlaşan alkol moleküllerinin çevrelerinden ısı çekmesi ve kullanan kişiye bir serinlik vermesi üzerine genelde ferahlamak için kullanılır. Bunun dışında keskin kokusu sebebi ile ayıltıcı özelliği vardır. gül suyu ile olan yarışını da iş bu nedenle kazanmıştır. o gün bugündür de alışkanlık olarak her evde bir kolonya bulunur.

uğruna şiir yazılmış kadınlar

bonnie
en çok bilinen ve akla gelen Tomris uyar'dır elbette. cemal süreya, edip cansever, ülkü tamer ve Turgut uyar. bu şairlerin hepsinin bu kadına şiir yazması bünyede hafif bir nasıl bir kadınmış ki bu ya merakı uyandırsa da ağır bir aşık durumuna neden olmaz. çünkülüm de nerde şimdiki aşıklarda ve maşuklarda o kapasite.

indolentexistence

kozmos
tam da sen bilir kişi misin sen uzman mısın sen kimsin lan diye afakanların bastığı sırada aklıma geldi girdilerini google'da aratmak.. bir de ne göreyim..
Senelerdir sözlüklerde, forumlarda ve bloglarda yazarlık yaptım, renk renk, çeşit çeşit insan gördüm, gördük hepimiz ama, böyle bir kişilik nadir gelir dostlarım. Zira kendisi Kamu spotu kıvamında bir kişilik.(bu kavram yazının sonunda değişecektir)
yarattığı intihale ekşi'den 2-3 kişide rastlamıştım sadece. Arakladığı girdilerle yarattığı persona bütününe işlemiş. Uzatmayayım Doluşun.
*
10.01.2019 tarihinde yazdığı klasik müzik girdisini de, doğan günay'ın aynı günde yazdığı bir yazıdan çalmıştır.

''şu son günlerdeki tartışmaları duyunca yıllar önce okuduğum bir kitabı anımsadım. cezayir'in fransızlardan kurtarılmasında önemli bir işlev gören ahmed ben bella diye zat-ı muhterem var.

onun anıları türkçeye çevrilmişti. kütüphanemde bulamadım. bulsaydım ilgili yeri sizin için yazacaktım. o kişi diyor ki, "her müslüman mutlaka john sebastian bach dinlemeli, mutlaka güzel sanatlarda kendini yetiştirmeli". yani müslümanın belli bir güzelduyusu (fr. esthétique) olmalı diyor.''
*
19.03.2019 tarihinde yazdığı yatırım aracı olarak filantropi girdisinin tümü 05.09.2016 tarihinde bülent tanju adlı biri tarafından manifold'da yazılmış ve kaynak gösterilmeden kaynağından çalınmıştır.

''Kullanım değerinin öngörülemeyen sonucu olarak ortaya çıkan “öteki”ne ya da öteki türlere yönelik bir diğerkâmlık, asla gündeme gelmemeli. Buna karşılık, meta pazarının serbest akışkanlığını çoğaltacak, bu sıvıya yeni malzeme —yani yeni meta— katma potansiyeli olan ve fakat gelişmek için sermayeye gereksinen her inovatif girişime yapılması yüreklendirilen “yardım”, bu türün filantropi anlayışıdır: Filantropik yatırım. bir yandan teknoloji ve yapay zekânın gelişimine, öte yandan ise söz konusu gelişimin ulaşacağı varsayılan geri dönüşü olmayan teknolojik noktadan [technological singularity] sonra ortaya çıkacak insan-sonrası [posthuman] varoluşa yapılan bir yatırım.''
*
18.03.2019 tarihinde yazdığı reality tv girdisini, 16.01.2019 tarihinde şebnem baran adlı biri tarafından manifold'da yazılmış ve kaynak gösterilmeden kaynağından çalınmıştır.

'Gerçeklik' kavramına atıfla ismini alan bu tür 1960 ve 1970'lerde popülerlik kazanan belgesel gerçekçilik dalgasıyla ilişkilendirilebilir. Kaliforniyalı bir ailenin, ABD'ye yayılan hayatını izleyen An American Family belgeseli bu bağlamda akla ilk gelen örneklerden. Fakat, günümüzdeki şekliyle reality TV, 1990'ların sonunda artan özel kanalların ucuz içerik arayışına cevap olan bir program türü. Özellikle Hollanda ve İngiltere menşeli formatların başarısıyla tanınan ve küresel popülerlik kazanan reality TV programları, profesyonel oyuncu ve yazarların kullanılmadığı düşük bütçeli yapımlar. Az masrafa çok izleyici kazanan Pop Idol ve Big Brother —bizde uyarlanan isimleriyle Pop Star ve Biri Bizi Gözetliyor— ile başlayan bu furya pek çok benzer formatla tüm dünyaya yayıldı.
*
11.03.2019 tarihinde yazdığı delilik girdisi, 08.09.2017 tarihinde aysu arıcan adlı biri tarafından manifold'da yazlmış ve kaynak gösterilmeden kaynağından çalınmıştır.

Deliliğin, biz adını koydukça, sınırlarını çizdikçe, kategorize ettikçe kaçan bir yanı olduğunu düşünüyorum. Öte yandan toplumların delilik ve deliler üzerine geliştirdiği söylemler ve pratikler daha rahat analiz edilebilir. Michel Foucault'nun ipuçlarını takip ederek güzide memleketimizin kolektif belleğinde delilerin izini sürmem bu sebeptendir.2 'Deli kimdir?' gibi basit bir sorudan yola çıktığımda aklıma ilk düşen çocukluğumdaki sokaklardan hayal meyal hatırladığım 'mahallenin delisi' figürüydü.
*
20.03.2019 tarihinde yazdığı yemek girdisi, 25.08.2016 tarihinde ezgi tuncer adlı kişi tarafından manifold'da yazlmış, ancak kaynak gösterilmeden kaynağından çalınmıştır.


“hem kullanım değeri olan bir nesne, hem de fetiş değeri olan bir meta olarak yemeğin de gösteri üretebileceği keşfedildi; bir başka deyişle, meta-fetişizmin sürekliliğini arzulayan kapitalizm, bu sefer de tüketiminin bitmeyeceği bu nesneyi başrole çıkarttı ve parlattı.
özellikle medya üzerinden —tv kanalları, yemek programları, bloglar, instagram hesapları, sosyal medya grupları, gazete ve dergiler vs.” https://www.academia.edu/…a_spectacle_and_foodwaste
*
20.03.2019 tarihinde oruç hakkında yazdığı girdi, 30.01.2017 tarihinde ezgi tuncer adlı kişi tarafından manifold'da yazlmış ancak kaynağı gösterilmeden çalınmıştır.

“açın halinden anlamak amacıyla tutulan oruç, açlıkla nefsi terbiye etmeyi ve istemli olarak bedenin açlıkla çilekeş biçimde yüzleşmesini sağlar. ancak bu eylem, bedeni bile isteye teolojik yasaların iktidarına maruz bırakması, bedeni üzerinde kendi tahakkümünü uygulaması ve onu aç bırakarak disipline etmesi bakımından aynı zamanda politik bir tercihtir.” manifold sitesinden alıntı: https://manifold.press/…ir-eylem-alani-olarak-yemek
*
20.03.2019 tarihinde yazdığı diyet girdisi, 30.10.2017 tarihinde ezgi tuncer adlı kişi tarafından manifold'da yazılmış, ancak kaynağından çalınmıştır.

“yemeğin miktarının ve çeşitlerinin sınırlandırılması yoluyla uygulanan geçici bir açlık hâli. belirli kurallara göre bedeni beslemeyi gerektirir. i•stemli olarak bedeni zayıflatmayı bir kısmımız denemiş olsak da, bir başka güç tarafından mutlak biçimde aç bırakılmak büyük çoğunluğumuzun bilmediği bir tanıklık biçimi.”
*
20.03.2019 tarihinde yazdığı masalsı muğlaklık the witness girisi, 09.02.2017 tarihinde çağıl ömerbaş adlı kişi tarafından manifold'da yazlmış ancak kaynak göstermeden alıntılanmış, çalınmıştır.

“2016 yılında yayınlanan oyunlar arasında en çok dikkat çekenlerden biri, jonathan blow'un kurduğu thekla inc. şirketinin hazırladığı puzzle/adventure türündeki the witness oldu.

uyarmam gerekiyor: oyundaki bazı bulmacalar gerçekten zor. oyunu oynarken, tahta kalemiyle denemeler yapabilmem için ekrana yapıştırılmış bir asetat kâğıdı ve neredeyse tamamı denemelerle doldurulmuş, bir ortalı kareli bir defter önümde duruyordu.”
*
*
ve diğerleri.
site yetkilileri veya doğan günay ile iletişime geçmeyi düşünüyorum, kendileri nasıl bir yol çizmek isterse indolentexistence'yi de haberdar ederler. insanlar bir girdiyi, bir metni yazabilmek için bazen günlerini veriyor. yok öyle kolay lokma.

tango

bouii
Ritmin ve aşkın dansı olduğuna inanıyorum. Dansa karşı olan gevşekçe eğilimlerimi değiştiren bir disiplinle çalışmayı gerektiriyor. Başlarda bir, iki, üç dans diye baktığın olayın aslında ne kadar zor olduğunu da anladım. Basit bir iki figürlü gösteri yapmanız bile en az iki üç ay demek ama sonuç muhteşem bir ritmle, harika bir şekilde ruhun dans etmesi oluyor.

aşk

bouii
Bir çeşit hastalık halidir. Her hastalık gibi kendine has belirtileri vardır. Onlardan bazıları ;
Virüsün bulaştığı kişiyi gözünde kusursuzlaştırmaya yol açan şiddetli halisülasyonlar, varlığıyla hissedilen mutluluğun en küçük hasrette yoksunluk krizine yol açması, beyne giden tüm yolların tıkanması sebebiyle idrakta sorun, nadir de olsa dile vuran aşktan helak olan arkadaş grubudur.
Şifası onda zannetseniz de hem yara hem de yâr olmadıkça derin ve kanamalı bir yara olarak kalır. Ama korkmayın genelde süründürse de öldürmüyor. Yarayı saçma sapan ilişkiler yaşayarak iltihap kaptırmaz, Üstüne temiz tutarsanız zamanla kabuk bağlar ve hızla iyileşirsiniz. Bunu Yaşayacak olan tüm hastalarımıza şimdiden acil şifalar diliyorum.

zengin sözlük

bonnie
sanki gizli nöbetçi yazarları olan sözlük. tam bitti lan bu sözlük derken eskilerden muhteşem yazarlar nöbeti devralıyor. ve sözlük parıldıyor yeniden.

sahibi kimse bilmiyorum ama bence çok şanslı. sözlük bir türlü ölmemek üzere kodlanmış gibi.

dahi anlamındaki de ayrı yazılır

bonnie
ve kendinden önceki kelimenin son ünlü harfine bağlı olarak da şeklini alabilir.
bizim zamanımızda hiç sorun olmadan öğrendiğimiz bu durum son yıllarda gündemi meşgul eder hale geldi. demek ki öğrenemeyen ve öğretemeyen insanlar var.
edi;. boş başlık.

haluk levent

keskin nisanci
her zaman yardımseverliği ve hümanistliği ile bilinen ve böyle sevilen sanatçı. yine bütün iyi yürekliliğini ortaya koymuş, 18 mart'ta verdiği konserin gelirini yeni zelanda'daki saldırıda hayatını kaybedenlerin ailelerine bağışlamış.

dünya devleri çöp topluyor

bonnie
tüm ülkelerde yaygınlaştırılmaya çalışılan geri dönüşebilen ve geri dönüşemez şekilde ikiye ayrılan çöpleri, bazı ülkeler dış ülkelerden satın alarak hem ısınma hem de elektrik üretimini daha ucuza mal etmeye çalışıyorlar. örneğin isveç. bu ülke 2030 yılına kadar fosil yakıtların kullanımını tamamen bitirmeyi planlıyor.
adamlar yapıyor biz bakıyoruz.