özdemir asaf

mars yolcusu
kelimeleri ustalıkla kullanan, içimize işleyen şiirleri yazan şairimiz.

''ben utangaç bir kalbi taşırım geceden.
ben sana aşık olduğumu, ölsem söylemem..''

özdemir asaf

itf

warmhole
International transport workers' federation'ın kısaltması. Ulaştırmada çalışanların ekonomik ve sosyal haklarını korumak ve onların güçlü temsilcisi olmak amacıyla kurulan ve bu amaca yönelik çalışmalarını yürüten kuruluştur. Ulaştırma alanında çalışan insanlar şirketler tarafından mağdur duruma dusurulduklerinde bu kuruluşu arayıp yardım isteyebilirler.

2018 fifa dünya kupası

keskin nisanci
az önce biten final maçı ile sona eren organizasyon.

turnuvanın şampiyonu finalde hırvatistan'ı 4-2 mağlup eden fransa oldu. belçika turnuvayı 3. olarak tamamlarken, ingiltere 4. oldu. son dünya şampiyonu almanya gruplarda turnuvaya veda etti ki bu turnuvanın en büyük sürpriziydi. yine son avrupa şampiyonu portekiz de 2. turda evinin yolunu tuttu.

genel olarak fena bir organizasyon değildi ama brezilya, arjantin, almanya, portekiz gibi favori sayılan ülkelerin hiçbirinin yarı final dahi görememesi turnuvaya ilgiyi azalttı.

mahmut

nickotine
bir psi evreni karakteri.

muzip, eğlenceli ve çakal bir tiptir. ağustos böceği gibi gününü gün etmeyi iyi bilir. çevresindekileri sadece eğlencelik bir arkadaş olarak görür. dert dinlemeyi, ciddi ilişkileri sevmez. carpe diem bir karakterdir.

itf

kaptonur
Denizcilik şirketlerinin adını duyduğunda lord voldemort muamelesi çektiği kuruluştur. Allahtan korkmazlar bunlardan korktukları kadar. Amını evveliyatını siktiğimin Türk armatörleri! Belli bir kısmını tenzih ederim.

sigarayı bırakmak

bozuk saat
8 temmuzdan beri yapmaya çalıștığım. doktorun acile gittiğimde kalp ve damara bir gorun demesi yeterli oldu. kararı alıp uygulamak 3 saniyemi almadı. paketim bitmemiș olsaydı düșünebilirdim :d. umarım devamı da bu șekilde gelir ve hiç zorlanmam.

adnan oktar

keskin nisanci
benim bu adam ile ilgili anlamadığım nokta neden operasyon yapmak için bu kadar beklediler? bu adam bir anda ortaya çıkmadı ki yıllardır herkesin gözünün önünde yapıyor her şeyi. üstelik anlatılanlar çok çirkin böyle bir kişiye bu zamana kadar bir şey yapılmaması tuhaf. akp'lilerin kullandığı bir tabir var manidar zamanlama hakikaten de operasyonun zamanlaması mandar. aklıma cem uzan operasyonu geliyor. acaba sıradaki hedef kim, toplumda süleymancılar olarak bilinen cemaata operasyon yapılacağı konuşuluyor, bu saatten sonra her şeyi beklemek lazım.

anıtkabir'e gidip atatürk'e hakaret eden kadın

hunyadi
Tanım: Gaz alma operasyonlarından biri gerçekleşmiş. Bununla da övünürüz artık 5 sene daha. Ha bir de muharrem ince bizi gülümsetti bir nebze de olsa. Daha ne isteriz değil mi? Böyle böyle uyuşturuluyoruz.

ihtiyacımız olan şeyler idam, tutuklama, ötekileştirme değil, ihtiyacımız olan şeyler Eğitim, hukuk, adil sistemler. Bunun gibi 1000 kişiyi daha tutuklayın ne işe yarayacak? O hastalıklı fikrin panzehiri eğitimdir, okumaktır.

kapıcı

miyesmikcih
yeni adıyla apartman görevlisi.
son zamanlarda yani modern zamanlarda bunlara gereksinim duyulmuyor. oysa bir zamanlar bu emek insanları kazan yakma kurslarına gidiyorlardı ve gayet revaçta bir iş dalıydı, eski başkanlardan biri disk genel iş sendikasında örgütlüydü.
şimdilerde kazan yakma kalorifer olayı kalktı bu iş kolunu teknoloji sildi süpürdü. çöpler tünellerden direkt olarak konteynera dökülüyor, öyle bakkal market işi de yok. her sitede profesyonel güvenlik be temizlik şirketleri iş görüyor.
nerde o kemal sunal filmlerindeki kapıcı karakteri?
nostalji olmak üzere.

yael mallan

cisi gelen sanat tarihcisi
Ara sıra rüyalarıma Yael giriyor... Yael Mallan.
Ucuz, çok ucuz bir romanın kahramanı. Romanı, tozlarla kaplı bir sahaf rafında bulmuştum, arka sıralarda. Üzerine dokunurken, "Evet, bunu okumalıyım." diye iç geçirerek, 5 liraya aldığım bir romanın kahramanı kendisi.

Önce izlendiğini fark ediyor evinde, sonrasında kendilerine gölgeler ismini veren şeylerin ona verdiği şifreleri çözmeye başlıyordu romanın başlarında.
Romanın ortasında ise, gölün dibinde dedesinin cesedini buluyordu, dahası da, komplo teorileriyle kafayı bozmuş paranoyakların arasında buluyordu kendisini ve kendisine yol boyunca eşlik eden yoldaşı, Thomas ile birlikte.

Sonrası mı? Her şeyi kontrol eden gölgelerden birini buluyor ve onunla konuşuyordu. O gölge, ona bakıp gülümsüyor ve savaşı kaybettiğini söylüyordu. Diyordu ki, "Yarın gösteride kazanan olarak ilk sırada olacaksın." Ertesi gün, tarih 11 Eylül 2001'i gösterirken, İkiz Kulelerin en son katında, bir restaurant'ta Thomas'ı bekliyordu. Thomas'ın ona ihanet ettiğini haykırmaya başlamıştı Thomas yanına gelir gelmez.
Sonrası daha da tuhaf. Çünkü Thomas, Yael'e neden onu buraya çağırdığını sormuştu. Ama Yael, Thomas'a "Asıl sen beni neden buraya çağırdın, aptal!" demeden önce, gerçeği anlamıştı.

Tam bu andan sonrası rüyalarıma giren yerler işte. Bazen Thomas gibi Yael'e eşlik ediyorum, bazen de Yael oluyorum bir anda.

Bulundukları kulenin alt katlarından birine uçak bindirdikten hemen sonra camlar parçalanırken, bazen Yere oturup ağlayan bir kadını yerden kaldırıp, zaten çökmüş olan merdivenlerin oldugu bölüme sürüklemeye çalışıyorum.
Bazen de o kadın ben oluyorum. Umutsuzluk, kaybetmişlik... O kadar içimde hissettiriyorlar ki kendilerini... Yere bağdaş kurup dumanların henüz boğmadığı camlardan birinden gökyüzüne bakıyorum.

Baktığım son şeyin bu olmasını istiyorum. Mavi gökyüzü

erol evgin

acapella
sayesinde bu gece uyuyamadığım şarkıcı.

sevgili erol evgin beyciğim,

ben uykucu bir insanım, genelde 21.30 gibi uykum gelir. bugün sayenizde biraz şarap içtim (bilsem hazırlanır rakı içerdim), biraz anı yaptım kendime, güldüm, eğlendim, evime döndüm, geçmişe gittim, anılarımı tazeledim, biraz özledim, biraz buruldum ama çok güzel şarkılar dinledim, yol şarkılarımı hazırladım, saat kaç oldu hala dinliyorum. ortaam uyudu, kardeşi uyudu. ben hala uyanık? şimdiye kadar benim çoktan rüyalar evreninde geziniyor olmam lazımdı, sizin yüzünüzden bu gece eğer uyuyabilirsem 150 rüya eksik göreceğim. yine de bir teşekkür borçlu olduğumu biliyorum ama keşke bir de ninni söyleseydiniz. evet utanmadan bir de eksik buldum.

apartman aidatı

cedric
Sigortası yapılan bir kapıcı varsa minimum gideri 2.029,50 TL
Üstüne ortak giderleri de ekleyelim
Elektrik, su, temizlik vs gerekli malzemeler.
2150 tl civarı bir tutar. Ev sayısına bölüyoruz bu tutarı ve ödeyeceğimiz rakam çıkıyor.
Kapıcı komple gereksiz bir oluşum ve meslek. insan evinin önüne bir paspas atamayacak kadar aciz mi? Diyelim ki aciz yada yapmak istemiyor o zaman da haftada bir apartmana temizlikçi çağırırsın olur biter. Kapıcıya 2000 lira verip de boşuna masraf etmeye hiç gerek yok.

carpe diem

nickotine

Carpe diem, Latin edebiyatının ünlü isimlerinden Augustus döneminin en önemli Romalı şairi olan Horatius'un bir dizesinde geçen 'gününü gün et', 'zamanın tadını çakar' ya da en popüler anlamıyla 'günü yakala' gibi anlamlara gelmektedir. 'Karpe diyem' diye okunmaktadır. 

Carpe diem sözündeki en önemli mesaj, gelecek hakkında endişelenmek yerine şu anın, şimdinin, yaşanılan anın tadını çıkarmak ve değerine vurgu yapmaktır. 19'uncu yüzyıl başlarında Romantizm akımının önde gelen isimlerinden biri olan Byron'ın yapıtlarında da sık sık bu söze rastlamak mümkündür. Bazı Hristiyan manzumelerinde ise 'günü anlamlı yaşa' manasında bir anlamı da vardır ve insanların bedenlerini uykuya hazırlamak yerine aslında ruhlarını ölüme hazırlamaları gerektiğine dikkat çekmek gibi üstü kapalı bir uyarı da barındırır.

Carpe diem'in özellikle yaklaşik 30 yıldır belki de çok daha fazla duymamızın en önemli sebeplerinden biri de 'Ölü Ozanlar Derneği' adlı filmdir. Peter Weir yönetmenliğinde çekilen film ve orijinal ismi 'Dead Poets Society' olan film 1989 yılında çekilmiştir. En İyi Özgün Senaryo Akademi Ödülü'nü almıştır. Başrolünde 2014 yılında yaşamını yitiren dünyaca ünlü aktör Robin Williams yer almaktadır. Carpe diem lafı, filmde oldukça büyük bir önem taşımaktadır. Filmdeki "Sadece bir hayatınız var ve şimdi yapamayacaksınız ne zaman yapacaksınız?" ifadeleri ile şimdiki zamanın önemine dikkat çekilmiş, anın değerinin bilinip bilinmediğine ve şimdiye göre hareket edilmesinin gerekliliğine vurgu yapılmıştır.



moğollar

bonnie
1967 de kurulan Moğollar, 1976 dan sonra bireysel olarak müzik çalışmalarına devam ederler.
1992 yılında leman dergisi çizeri kaan ertem Moğollar yeniden bir araya gelsin diye bir kampanya başlatır. Cahit Berkay, Taner Öngür ve Engin Yörükoğlu ve serhat ersöz' le birlikte 1993' te cemal reşit rey konser salonunda verdikleri konserle tekrar grup çalışmalarına başlarlar. 1994'te "Moğollar94" , 1996'da "Dört Renk" , 1998'de "30.yıl", 2000'de " 1968 -2000", 2004'te “Yürüdü Durmadan “albümlerini çıkarırlar.
2013 ten beri de yollarına Cahit Berkay, Taner Öngür, Serhat Ersöz, Emrah Karaca ve Kemal Küçükbakkal ile devam etmektedir.
50 yıllık bir grup oluşlarının müzikal anlamda biriktirdikleri ile Anadolu ezgilerini çağdaş ve ileri bir teknikle harmanlayarak unutulmaz kılan Anadolu pop - rock müziğin babalarıdır.