gerçek islam bu değil

sikko
ister inanın ister inanmayın, gerçek islam bu değil! öncelikle kendine müslüman diyenlerin hal, hareket ve davranışlarıyla islamı yargılamak çok yanlış. bu sadece islam için değil, her konuda geçerli bir durumdur. bir çoğunuzu dinlerden soğutan, uzaklaştıran durum bu. kuran'ı okuyup da mantıksız bularak kabul etmeyen çok az insan vardır. gelelim gerçek islamın ne olduğuna... kendimce maddeler halinde gerçek islamın bu olmadığını anlatmaya çalışacağım.

1)her dinde olduğu gibi islam da birleştirici bir dindir. hiçbir ayrımcılığa yer yoktur. gel gelelim ki islamiyette insanlar çeşitli mezheplere bölünmüşlerdir. işte olaylar da burda başlıyor. sünnilik, şiilik vb. birçok gruplara ayrılmışlardır. bu gruplar da kendi aralarında ayrışıyorlar bir de öyle bölünüyorlar... tek bir doğru varken herkes kendince bir doğru uydurmaya çalışıyor. üstelik bu doğru bildikleri kuran harici kaynaklardan olduğu için yoldan çıkmalar başlıyor.

2) kuran'da herşey açık ve nettir. herhangi açıklayıcı bir yardımcı kitaba gerek yoktur. zaten kuran'ın tek başına yetersiz kaldığını düşünen bir müslüman varsa baştan ayvayı yemiştir. bu olay allah'a şirk koşmaktır. binlerce saçmalığa inanan insan nedense allah'ın ona anlayacağı basitlikte bir kitap indirebileceğine inanmıyor.

peki günümüzde müslümanlar kuran'ı neden okumuyor?

1) atalarından gördükleri dini eğitimle yetinmeye çalışıyor.
" onlara, “allah'ın indirdiğine uyun!” denildiğinde, “hayır, biz, atalarımızı üzerinde bulduğumuz (yol)a uyarız!” derler. peki ama, ataları bir şey anlamayan, doğru yolu bulamayan kimseler olsalar da mı (onların yoluna uyacaklar)? " (bakara, 170)

2) yıllardır bu mezhepsel olaylar yüzünden haramlara yeni haramlar eklenerek üstüste bindirile bindirile insanları bir küçük yaşam alanında sıkıştırıp, sapkınlığa yöneltiyor. kuran'da haram olan şeyler çok nettir.
-adam öldürmek
-zina etmek
-faiz almak
-domuz eti yemek
-kan içmek
gibi, kuran her haramı çok net şekilde dile getirmektedir. nahl suresi 116. ayette de bu haramlara ve helallere yeni maddeler ekleyecek olanlar bahsediliyor.

"dillerinizin yalan yere nitelendirmesi dolayısıyla şuna helal, buna haram demeyin. çünkü allah'a karşı yalan uydurmuş olursunuz. şüphesiz allah'a karşı yalan uyduranlar kurtuluşa eremezler."(nahl, 116)

insanlara dayatılan birçok uydurulmuş haram yüzünden islamdan uzaklaşmalar yaşanıyor. bunların en başında gelen abdestsiz kuran okunmaz yalanı!
günümüz müslümanlarının çoğu, "ulan abdestim yok, kuran'ı elime alırsam çarpılırım" düşüncesiyle ellerini sürmekten çekinirler.

zenginsozluk.com/foto
ekte de görmüş olduğunuz gibi kuran almak isteyenler için özel not düşülüyor. kendini jelatin vasıtasıyla koruduğunu sananların yaşadığı bir zamanda gerçek islamın yaşanması çok zor. "aman ayak altında durmasın, gözümüzün önünde durup huzurumuzu bozmasın" mantığında olan insanlar güzelce bir kılıfın içine koyup duvarlarına aksesuar yaparlar. kuran'ın bulunduğu eve şeytan, cin girmez inancıyla huzur içinde yaşarlar. ama akıl erdiremedikleri bir durum var ki o da şeytanın duvarlardan eve girmesi değil beyne ulaşmaması gerektiğidir. bunun da tek çaresi sadece kuran'ı okuyup anlamaktır.

uyduruk hadis kitaplarının uydurduğu birçok haram ve sevapları insanoğlu dikkate aldıkça işler hiçbir zaman yolunda gitmeyecek.

gel müslüman kardeşlerim, sadece kuran ışığında toplanalım. başka hiçbir kaynağı kendimize rehber edinmemize gerek yok. okuyalım, okuduğumuzu anlayalım ve uygulayalım.

ve siz sevgili inanmayan dostlarım, buradan size de bir çağrıda bulunmak istiyorum. lütfen islamı insanlardan gördüğünüz gibi algılayıp önyargılı davranmayın. gerçi hiçbir şeye görünüşüne aldanarak önyargılı davranmayın. kuran'ı açın ve okuyun. emin olun ufkunuzu açacaktır.

not: madde madde gideceğim dedim ama sorun sadece kuran okumamaktan kaynaklandığı için pek fazla maddelere ayıramadım.

erkan arkut'un yazdığı "kuran'a göre şeriat" isimli blog yazısını da okumanızı tavsiye ederim.
http://blog.milliyet.com.tr/kuran-a-gore-seriat-nasil--yobazlara-gore-seriat-nasil-/blog/?blogno=478697
avni
herhangi bir ideoloji savunurunun ideolosinin aksayan tarafını savunma argümanının müslümanlığa uyarlanmış şekli. örneğin; "gerçek liberalizm", "gerçek sosyalizm", "gerçek hristiyanlık" bu değil gibi. hakkaten ve hasseten örneğin şiilik ile sünnilik arasında çok önemli konularda derin farklılıkların olduğunu gözlemlemek o kadar da zor değildir. hal böyleyken hangisinin islamın gerçeği olduğunu anlamak konusunda zorlanırsınız. ancak kavramla anlatılmak istenen bu değil tabi.
sözüm ona kendi halinde müslümanlar hariç olmak kaydıyla -ki onlar arasında bile yaygın çoğunluğu- müslümanlığın tek ve gerçek hak din olduğuna inanır. işte gerçek islam budur.
başka sözüm çok ama buna inanan gerçek müslümanlara yok. zira duvara konuşmak daha iyi.
belgarion
gerçek denen şeyin anlamını bilmemekle alakalı durumdur.

örneğin.

kırmızının 7000 tonu vardır. bu tespit edilebilen sayıdır. aslında daha fazladır. lakin kimse daha koyu diye kırmızıya kırmızı demekten vazgeçmez. bu gerçek kırmızı değil demez. o kırmızıdır.

koyu da olsa açık da olsa kırmızıdır.

gerçek kırmızı sorusunun cevabı yoktur. gerçek kırmızı nedir diye sorulan soru mantıksızdır
hunyadi
renk kavramını ve din kavramını birbirine karıştıran insanları görmemizi sağlamış başlık.

-buraya sağlam bir edit gelecek canım istediği zaman. belki bu akşam veya yarın akşam.-

edit başlıyor 18:45:

"gerçek Islam'ın ne olduğunun bilinemeyeceği veya tartışılamayacağını" baz alan bir tez hakkında birkaç şey karalamak isterim. bir yaşayış, inanç, düşünce sistemi düşünün. bilimsel bir dayanağı olmamasına rağmen yüzlerce yıl üzerine bir şey katılmadığı, değiştirilmediği iddia edilsin ve bunu doğru kabul edelim.

hayata bu denli nüfuz eden ve içinde size kesin çizgilerle bazı şeylere yasak koyan bir sistemin 7000 farklı rengi yoktur. yorumlanmasını dışarda tutuyorum tabiki. yoksa bitcoin haram mı değil mi tartışması yapmak için gelmedim buraya.

7000 farklı rengi olduğu iddia ediliyorsa bu sistemin, şu an dünyada müslüman coğrafyada müslümanlar tarafından yapılan her işkence, pislik bu 7000 farklı renkten birinin içerisine giriyordur. ırak şam islam devletinin yaptığı şeyler bir kitle müslüman tarafından sempati ile karşılanıyorsa bu gerçek Islam'dır. çünkü o da Islam'dır ve yorumlanış biçimi böyledir.

ama ben ne diyorum? sistemin her şeyi o kadar açık ve ortadadırki bırakın 7000 rengi 2 farklı renk bile yoktur. çocukları taciz etmek günahtır, bunun rengi yoktur. Türkiye'de 2 ton farklı renkli Islam'da ise bunun çok daha farklı uygulamalarını görmek mümkündür. islam'ı uygulama ve yaşatma çatılarının altında bile bu tarz şeyler oluyorsa bu o kurumlardaki insanların vicdanı değil, Islam'ın zayıflığıdır. o insanlar kendini bu sisteme adamış, teslim etmişlerdir. vicdanları ve muhakeme edecek akılları olsa bu pislikleri, iğrençlikleri yapmazlar.

şimdi gelelim Müslüman'ın yaptığına bakma Islam'ın mükemmelliğine bak diyen insanlara. ait olunan cemiyetten insanların birbirine benzemesi olayını biliyorsunuz değil mi? toplulukların amacı bellidir. ocaklarda nasıl kürt milliyetçisi göremezsiniz camilerde de ibadet için hrıstiyan veya musevi göremezsiniz değil mi? camilerde hep müslüman vardır ve allah için ibadet eder. kur'an kurslarında hocalar vardır ve çocuklara Kur'an okumasını öğretirler. bu böyle olması gerekirken oralarda neden siyasi propaganda, zihin yıkama yapılır ben bilmem de bunu da islam'a sığdırırlar.

ve evet, türkiye'de herkes islam'ı yanlış algılar ve gerçeğini uygulamaya kimsenin gücü, nefsi izin vermez. bu bir çıkmazdır. Islam'ın türkiye'de ne konuma geleceği bir çıkmazdır. şuraya kadar yazdığım sistemin gerçek olup olmadığı sonucunu ben dahi yukarda tek renk olarak tanımlasam da bilemem, yazamam. herkesin farklı yorumlayabileceğini düşündüğü bir sistemin parçası olmak ve bu parçalar arttıkça blok zincirlerinin oluşması, oluştukça hantallaşması, ağırlaşması, ortadan kaldırılamaz bir yüke doğru evrilmesi... oturmamış, yorumlanabilen, 1400 yıllık hantallaşmış bir sistemi ancak bilim ortadan kaldırabilir. ve herkes böylelikle gerçek islam'ı, inandığını içinde yaşayabilir, kemikleşmiş toplumsal kuralları kendi kafasına göre yorumlayamaz, kanun karşısında kendi kurallarını savunamaz. inandığı dinin istediklerini ( daha çok farz ibadetlerini ) böylelikle daha rahat bir şekilde görebilir.

gördüğünüz üzere bizim tek sorunumuz herkesin kendi kafasına göre toplumsal sözleşmesi var. ondan bütün tantana.

edit bitti 19:12