güven

ontolojik sancilarimin merhemi
bir şeye güven duyabilmeniz için, onun sizin kontrolünüz dışında olması gerekir. güven böyle oluşur; bir ayaktan yoksun, sakat bir şekilde doğar. eğer bir çocuk denizde fazla açılamıyorsa, bu, onun kendine değil, denize olan güvensizliğinin bir sonucudur. kişinin kendisi kendi kontrolü dışında olmadığına göre, öze yönelik güven şeklinde tanımlanan hilkat garibesi şey de tamamen bazı dışsal kaynakların (makam, para, ruj markası vb.) getirdiği kaygısızlığa karşılık gelir.
ontolojik sancilarimin merhemi
uzayımız. şöyle söyleyeyim: eğer çayı şekerli içiyorsan, şekeri çayın yanında bırakmazsın içine atarsın, somut varlığını makro düzeyde yok edersin. geriye sadece tadı kalır güven ve diğerleri de böyle onu dile pelesenk edip konuşmamalıyız, tadını bırakalım yeter.
kozmos
Gerçekten de tek canı vardır bu meretin. Göz göre göre aptal yerine koyan ve sözüm ona kendini zeki sanan insanların ben o götünü sikeyim.

nefes alarak uyandığınız her gün babanız annenizin boynuna boşalmak yerine içine boşaldığı ve yarınınıza hayat verdiği için ona minnetlerinizi sunmak adına teşekkür kartı hazırlamalısınız.
kutadgu bilig
Bayan kisilerde mevcut olmayan "acima yetime doner koyar gotune" duygusudur. Erkeklerinkine de pek guven denmez iste icinde biraz "amaan koy gotune" seklinde bir vurdumduymazlik, "la noolcak amk" tarzinda bi tenperverlikdir aslinda. Dolayisiyla uydurulmus bir his ismidir, yoktur boyle bir his.