hafta sonu

chivalric
ömrün özeti adeta : umutlarla, planlarla, enerjiyle başlayan cumartesi, akşamı sosyal geçecekse arkadaşlarla eğlenmek, belki sevgiliyle plan, yeni tanışılan biriyse seçilen gün olur hep, belki yemek belki kahve, belki sinema, belki sevişme düşüncesi, sonuçta hareketli ve uykusuz. yalnız geçecekse düşünceler, araştırmalar, film dizi izlemeler kitapların içinde kaybolmalar ve yine uykusuzluk. pazar sabahına duyulan güven. ömrün ilk yarısı gibi.

sonra pazar sabahı, sakin dingin, az hareket etmek, cumartesiyi öyle veya böyle harcamış olmanın hissi, akşamın gelişini huzursuzca beklemek, kalabalıklardan kaçmak, gürültüden kaçmak, yorulmamaya çalışmak. ömrün ikinci yarısı gibi.
bonnie
başlık üzerine düşündüm. kısaca ben hafta sonları napıyorum diye? sonunda şuna vardım. sürekli düşünmekle geçen 2 gün. resmen hindi gibi düşünüyorum. olanları, olmayanları, gelenleri geçenleri... bu arada günlük hayatta eğer yapmazsam bana sıkıntı yaratacak sosyal ve fiziksel eylemleri de gerçekleştiriyorum. ev temizliği mesela. yemek, bulaşık, alışveriş,

film veya dizi izlersem ve bu arada kahvedir, çaydır, içkidir içiyorsam kendimi mutlu ettiğimi ve kendime zaman ayırdığımı düşünüp mutlu oluyorum.

bu bence ömür işte. her ne kadar böyle olmasını istemesem de.
parody
haftanın bütün yorgunluğunu atmaya çalıştığımız, bazıları için iki günden bazıları içinse tek günden oluşan tatil. sinemaların, avm'lerin ve toplu taşıma araçlarının hınca hınç dolup taştığı zamanlardır.