hastaneye gidince daha çok hasta olmak

bonnie
görülenler, yaşanılanlar ve kendinizden daha zor durumda olan hastalarla karşılaşmanız durumunda insanda moral bırakmayan zor, üzücü ve unutulmaz durum.

hele ki doktor peşinde koşarken yatan hasta bölümüne bir şekilde uğramak zorunda kaldıysanız. ne diyeyim ki sağlık çok değerli.
number eleven
Peyami safa'nın "dokuzuncu hariciye koğuşu'nda da muazzam şekilde betimlenen bir olaydır aslında.

"Beklemesini onlar kadar bilen yoktur.

Öğleye doğru muayene odasının önü doldu. Sıralarda oturacak yer kalmadığı için yeni gelenler ayakta durdular ve anneler, hasta çocuklarını dizlerine oturtabilmek için duvar diplerine çömeldiler.

Karanlık dehliz. Kapalı kapıların mustatil buzlu camlarından gelen soğuk ışıkların buğusu, yüksek ve çıplak duvarlara vurarak donuyor.

Saatlerce bekleyenler var. Fakat buna alışmışlar. Az kımıldanıyorlar, hiç konuşmuyorlar.

Dehlizin sonlarında, görünmeden açılıp kapanan bir kapının gıcırtısı. Muşambalara sürtünen bir ayak sesi. Köpüklenerek uçan ve uzaklarda kaybolan bir beyaz gömlek; ve, iyod, eter, yağ, ifrazat ve saire kokularından mürekkep, terkibi tamamıyla anlaşılmayan bir hastane kokusu.

Hasta çocuklar, yanlarında ailelerinden birer büyük insan, ki hastalarından daha endişeli görünüyorlar ve bir anne, pelerinini iliklemek bahanesiyle omuzu sarılı çocuğunun sırtını okşuyor. Onu biraz sonra çekeceği acıya hazırlamak için.”
singur
Hastaneye gitmek bir çeşit kabullenme oluyor. Elbette kimse güle oynaya gitmiyor ama hastalığa psikolojik olarak yenik düşmüş gibi oluyor yani en azından ben öyle düşünüyorum. Diş haricinde hastaneye gitmedim bazı belirtiler oluyor görmezden geliyorum bi müddet geçiyor sonra tekrar nüksediyor tekrar geçiyor. Öğrenmek istemiyorum.
Erken teşhis hayat kurtarır, bunun da farkındayım.
Başkası olsa hemen akıl veririz, git şöyle yap böyle yap. Kendimize yakıştıramiyoruz sanırım hasta olmayi.