köpek

mechul amca
öyle bir hayvan düşünün ki;
doğuştan insanlara karşı karşılıksız sevgi ile yaratılan,
ona övgüler söylediğinizde anlayıp sevinen,
kızdığınızda hatasını anlayıp özür dilercesine telafi etmeye çalışan,
ilgilenmediğinizde veya çok istediği bir şeyi yapmadığınızda küsen ama gönlünü alması çok ama çok kolay olan (ismini söyleyip gülümsemek bile yetebiliyor).

ihanet etmeyeceğine canı gönülden inandığım insan dostu bir hayvan.

yeri gelmişken buradan köpek severlere / köpek sever olduğunu düşünenlere bir şey söylemek istiyorum..

lütfen bakamayacağınız, bir süre sonra bakmak istemeyeceğiniz veyahut yaşlandı diye bakmayacağınız köpekleri sahiplenmeyin, satın almayın.
halihazırda bakmakta olduğunuz köpeğin yavrularına siz bakmayacaksanız üretmeyin. köpeğim bir kerecik olsun anne, babalık duygusunu yaşasın diye düşünüyorsanız bu yanlış. çünkü anneleri yavrular büyüdükten sonra tanımaz bile. babaları ise yavrularını hiç bilmezler..

bakamazsam sokakta kalacak değil ya! barınaklara veririm düşünceside çok yanlış. zira barınaklar sandığınız gibi bir yer değil. ve büyük olasılıkla köpeğiniz barınakta kısa süre içerisinde bir sahip bulamaz ve sonu ölüm olur.
her neyse anlatmak istediğimi anlattım sanıyorum ve bu girinin cevabına bir barınak yöneticisi tarafından yazılmış yazıyı ekleyeceğim.. okumak isteyen okuyabilir.

frante
belli başlı araçları düşman belleyip peşinden koşan arkadaşlarımız.

bizim mahallede de var böyle birkaç tane. at arabası, seyyar satıcı, traktör vs hiç şansı yok. hepsinin peşindeler. sedan geçiyor tık yok. doblo'ya da ayar oluyorlar. dün sabah yine bir doblo'nun peşinden koşarken bir tanesi.. ama nasıl koşmak, nasıl havlamak. yarın yokmuş gibi, bu sonmuş gibi, müdafaa aşkıyla kavruluyor gibi.

-şişşşşşt.

bi de elimle "sakin ol" hareketi yaptım. "sakin ol sarı kartın var" der gibi doblo ile köpek arasına girdim. anlamış gözüktü. kendini ne paralıyorsun? bırak o senin peşinden koşsun.
monster degree
Bu kutsal sözcüğü o mikroskobik beyinlerince küfür olarak kullanan birilerine denk geldiğimde bütün küfürlerini tüm deliklerine tıkıyorum. Şimdiye kadar hiçbir tıkayışımdan da pişman olmadım. Her kim olursa olsun.
bonnie
gözleri bana daima tatlı ve hüzünlü gelen hayvandır.
hiçbir hayvana dokunamayan ben ilk kez geçen gün önüme gelen bir köpeğin bakışlarına dayanamayarak dokundum. o anki korkum, çelişkilerim, kalbimin atması, saatler kadar uzun süren saniyeler filan. benim için olağanüstüydü. bir daha yapabilirsem tamamdır bu iş.
diko
Bir zamanlar erkan petekkaya'in başrolünde oynadığı dizi. Yanılmıyorsam atv' de oynardi. Kisa sürdü diye hatırlıyorum. Güzel bir diziydi. Neden tutulmadı ki acep.
turuncu gemi
biz de bir maymun türü olan insanlar olarak evrimi üzerinde direk hükmettiğimiz muhteşem varlık türleridir. belki de doğada yaptığımız bir kaç iyi şeyden biridir bu durum.

bundan on bin sene önce artıklarımızla beslenmek için peşimize takılan kurt, çakal ve tilki hayvanları bizim artıklarımızdan beslenip avlanma yeteneklerini kaybetmişlerdir. zamanla aramızda ortak iş birliği sonucu da günümüzde çeşit çeşit köpek türüne evrimleşmişlerdir.