lev nikolayeviç tolstoy

kutadgu bilig
ibrahim (a.s.) a indirilen ayetlerde geçen bir temsili kitabına taşımış, hayattan keyf almadığını ve her lezzette bir elem hissettiği gerçeğini harika bir tarzda ifade etmiş bir yazar. aynen şöyledir;

Seyyah, çöldeki yırtıcı bir hayvandan kurtulmak için susuz bir kuyuya atar kendini. Kuyunun içine düşerken can havliyle bir dala yapışır. Orada, kuyunun dibinde bir ejderha görür, onu yutmak için ağzını açmıştır. Yırtıcı hayvan tarafından parçalanmamak için yukarı çıkmaya cesaret edemeyen, ama ejderha tarafından da yutulmamak için aşağıya atlayamayan bu zavallı, kuyunun duvar taşları arasında yetişen bir dalı yakalar ve ona sımsıkı tutunur. Elleri uyuşur... O sırada biri beyaz diğeri kara iki farenin, onun tutunduğu dalın çevresinde dolaşıp, dalı kemirmekte olduklarını görür. Havada debelendiği sürece, çevresine de bakınmaktadır. Çalının yapraklarında bal damlaları görür, dilini uzatıp bunları yalamaya koyulur... İşte ben de aynen öyleyim...; ölüm ejderhasının kaçınılmaz bir şekilde beni beklediğini, beni parçalamaya hazır olduğunu bildiğim halde, hayatın dallarına tutunuyorum ve bu azaba niye düştüğümü bir türlü aklım almıyor. Ve şimdiye kadar bana teselli vermiş olan balı emmeyi deniyorum.

LEV TOLSTOY - Confessions 1880 (İtiraflarım) adlı kitaptan...
bu başlıktaki tüm entryleri gör