metrobüste öpüşme tartışması

fiorabella
gündemi meşgul eden tartışmadır.
kimse kimsenin ahlak bekçisi değildir. herkes kendi ahlakından sorumludur. lakin öpüşmenin yeri de metrobüs değildir. toplu taşım araçlarında her yaş grubundan insan var. çocuklar var saygısızlık yapmaya, kötü örnek olmaya gerek yok.
kaynak

hamlet
İlginçtir. Sadece başlığa bakarak düşünüyorum da çok tuhaf tartışma konuları bulabiliyoruz sanırım. Böyle şeylerin tartışılması anormal değil tabi... Tartışılsın fakat aklı ve mantığı ön plana alarak olsun. Kişiden kişiye değişen ahlaki değerleri değil. Birilerinin metrobüste öpüşmesinden bir başkası neden rahatsız olur? Sorulması gereken soru bu ve cevaba göre değerlendirilmeli bu davranışın mekana uygunluğu.

Ben düşünerek bir rahatsızlık sebebi bulamıyorum açıkçası. öpüşmenin ahlak dışı bir tarafı olduğunu da düşünmüyorum. Yurdum insanı, toplum içinde el ele dolaşmaya bile takılabiliyorken; elbette öpüşmeyi garip karşılayanların, rahatsız olacak olanların var olması tuhaf değil. Fakat sokak ortasında kavga görüp müdahale etmeye korkanların, dayak yiyen bir kadını/erkeği kurtarmaya yeltenmeye bile cesaret edemeyenlerin, öpüşen bir çifte tepki göstermesini haksız bir iki yüzlülük olarak görüyorum. Bu tip insanlar abdestliyken müslüman, abdesti bozulunca tecavüzcü olabiliyorlar. Kafa yapısıyla alakalı. İnsan biraz düşünmeli. Kavgayı görmek istemiyorken kafasını başka tarafa çevirenler, öpüşmek kadar sevgi dolu ve masum bir eyleme sesini yükseltmemeli.

Çocuk konusunda da düşüncem biraz farklı. Bir çocuğum olsa ona öpüşmeyi öğretebilirdim belki de. Öpüşmek çoğu zaman seks ile ilintili olmayabiliyor. Gayet güzel ve masum bir eylem. Fakat bir büyüğünün elini öpmeyi öğrenmeden evvel karşı cinsin dudaklarını öpmeyi öğrenmesinde bir sakınca görmüyorum. Güzel duyguları ve o duyguların fiziksel etkilerini hissetmesi çocuğu seksist bir sapık yapmaz. Tam aksine, öpüşmeyi merak eden bir çocuğun, sikindirik ahlak kuralları dolayısıyla, o merakını gidermesine engel olmak, çocuğun bilinçaltına gereğinden fazla yüklenmek olur. Çocuk öpüşmenin ne olduğunu anladığı yaştan itibaren öpüşen çiftleri izleyebilmeli ve hatta mümkünse karşı cinsiyle öpüşebilmelidir. Bunda garipsenecek bir şey yok bence. Hatta en masum ve temiz olanı onlarınki olacaktır muhtemelen Yetişkinler müdahale etmediği sürece.
Sağlıklı bireyler, doğal dürtülerini bastırmayan çocukların büyümesiyle ortaya çıkar. Reşit olana kadar çocuklara cinsellik ve karşı cins hakkında fikir edinmeyi yasaklasanız, o çocuklar büyüdüğünde memleket sapıktan geçilmez. Sağlıklı kararlar alacak yaşa gelene kadar, bir takım pervasız davranışlarının yasaklanması gerekir elbette. fakat öpüşmek o davranışlardan biri olmamalı bana göre.
avni
yurdum "eller gider mersine, biz gideriz tersine." tartışmalarından bir örnek. ha pardon ya hu; saçın telinden libidosu coşan, 12-13-14-15-16-17 yaşındaki çocukların evlenmesinde artniyet görmeyen ya da aramayan, hatta evlenebilir diyen, köpeğe, eşşeğe, onu bulamayınca damacanaya bile hallenen insanların bolca bulunduğu bir memlekette olduğumuzu unutmuşum. "iyi" ailelere, vatandaşlara, çocuklara kötü örnek olmayalım evet. öpüşmeyi falan öğrenirler maazallah. herkes toplu taşıt araçlarında öpüşmeye falan kalkarsa nice olur bu memleketin hali...
siz hepiniz ben tek
Kız kardeşinin metrobüste erkek arkadaşı ile öpüşmesini normal karşılayan zihniyet için sıkıntı olmayacak öpüşmedir.
Büyük bir çoğunluğu müslüman olan ülkede tartışma konusu olacaktır.
Sadece islam'a göre değil örf adet gelenek göreneklerimize ve hatta TCK madde 225 göre de eşinle bile olsa sokak ortasında, toplu taşıma araçlarında öpüşmek ahlak dışı bir davranıştır.
İnsanların hayvanlardan farkı olmalı diye düşünüyorum.
avni
kafalar feodal olunca ekonominiz istediği kadar liberal olsun. bir ülkede yasal faiz haramsa sokak ortasında "öbüşmek" de haramdır. kafa bu...
türkiye cumhuriyeti merkez bankası yasal faizi görünürde yıllık yüzde 8 (sekiz). peki ya realitede. elbette devlet zoruyla ittire kaktıra yüzde 11 (on bir) civarında gösterilen enflasyon oranının üzerinde. peki kim istiyor düşük faizi ve baskı yapıyor. malum. bazılarınız diyeceksiniz ki faizin düşük olmasını istemekte ne kötülük var. ancak realitede işler öyle yürümüyor. risk faktörüne göre belirleniyor o faiz oranı ve dış alımınızı karşılamak yani ekonominizi yürütmek için için sürekli borçlanmak zorunda olduğunuzdan sizin belirlediğiniz oranlarla size borç vermiyorlar ve mecburen ortayı bulmak zorunda kalıyorsunuz. sistem ve düzen gereği bir finans kuruluşundan borçlanma ihtiyacınız varsa finans kuruluşunun şartlarına yakın bir maliyetle borçlanırsınız. bir finans kuruluşu size borç vereyim diye kapınıza geliyorsa pazarlık payınız yükselir. nitekim bazı ülkeler de finans kuruluşları faiz vermez paranı saklıyorum diye üste para alır. borç verirken de borç alabilecek durumda olanların şartlarına uymaya çalışır. bu ülkelerde de sokak ortasında "öbüşme"nin lafı falan olmaz.
bu kadar alakalı.
hıhı ekonomimiz çok iyi olduğundan böylesine sikindirik dertlerimiz var.
hunyadi
Başımıza ne geliyorsa hep sevgisizlikten, saygısızlıktan, hoşnutsuzluktan geliyor. Halk mutsuz çünkü toplumca dayatılan kurallar var, bu kuralların sürekli her nesli etkilemesi ve o neslin sonraki nesle aynı işkenceyi dayatması var. Zamanında kültürümüzde ayıp olarak karşılanmayan şeylere artık alerjimiz var.

Bu kurallar havadan gelmedi tabiki, arap-fars kültürünü kopyalamamızla geldi. Günümüz en modern toplumlarına taş çıkartacak geleneklerimiz varken bugün açık alanda öpüşmeyi ayıplamayı, el ele tutuşan insanlara laf atmayı, dinimizden ve ırkımızdan olmayanları öteleyen, turistlere ticari bir nesne olarak bakan, alışveriş ahlakı olmayan, hileci, somurtkan, terbiyesiz insanlara dönüştük.

Bu durumun çözümü eğitim sistemini ağırlaştırmak yerine hafifleştirip hayat dersleri konularını zenginleştirmektir ve biz bireylere düşen görev de çocuklarımızı iyi yetiştirmektir.