ölüm kötü müdür

azrailin regl donemi
muhtemelen tüm insanlığın aynı cevabı vererek aslında yanıldığı sorudur.
çoğumuz ölmenin kötü bir şey olduğunu düşünüyoruz. yakın zamanda ölmek istemediğimden eminim. muhtemelen siz de böyle düşünüyorsunuzdur. eğer bugün ölseydim sevdiğim insanları üzerdim. onların iyiliğini düşündüğüm gibi, hayatta kalmak için kendi bencil nedenlerime de sahibim ve bu bana özgü bir şey değil. insanlar öldüklerinde onlar için üzülürüz ve bunu yalnızca kendimiz için, onları kaybettiğimizden dolayı yapmayız. özellikle ölüm onları gençken ve gelecek vaat ettikleri sırada aldıysa üzülürüz.

ardından berbat bir öteki dünya bizi bekliyor olsaydı eğer, ölümü anlamak kolay olurdu. ölüm bizim için bir son olmazdı. yalnızca bir varoluştan başka bir varoluşa geçiş olurdu. mezarda gerçekleşen çözünmenin ve çürümenin haricinde bilinçli halimizi bir şekilde ölümden sonrasına taşıyabilirdik. cehennemde ebedi ıstırapla lanetlenebilirdim. bu benim için kötü olurdu, şu an olduğumdan çok fena bir halde olurdum.

fakat ya öteki dünya yoksa? ya ölüm sadece bir son anlamına geliyorsa, bir yok oluşsa, geldiğimiz toprağa döneceksek ve her şey bundan ibaretse? o halde cehennemde yanacağımız halimizden daha kötü bir halde olmazdık. bu durumda ölmüş olmak tümüyle var olmamaktır ve tümüyle var olmamanın kötü bir yanı yoktur. sağlığımızın kötüleşmesinden, acılı ve onur kırıcı olan ve sonu ölümle sonuçlanan ölme sürecinden korkuyor olabiliriz. fakat ölümün kendisinden, hiçlikten korkmak bir hataymış gibi görünüyor. öldüğümüzde tohumlarımız atılmadan önce olduğumuz yerde olmalıyız ve birinci elden biliyoruz ki bunda herhangi bir sorun yoktur. ölmüş olmak rüyasız bir uykuda olmaktan daha fena bir şeymiş gibi görünmüyor.

eğer ölüm gerçekten bir yok oluşsa, o zaman ölmek nasıl olur da kötü bir şey olabilir ki? kötü bir şey olduğu oldukça açık gibi duruyor fakat niçin?
bana kalırsa ölüme duyduğumuz korku ve nefret tümüyle hatadır; ölüm geldiğinde, biz olanları anlamlandırma çabasına girişemeden varlık yerini hiçliğe bırakır ve biz bunu fark etmeyiz. bu yüzden yaşadığımız sürece ölümümüz bizi etkilemez(ölüme varan acı dolu hastalıklar bile). ölüm korkusu veya beklentisi bizi etkileyebilir fakat ölümün kendisi etkilemez. aynı şekilde öldüğümüzde de etkilemez. o zaman bizi hiç bir şey etkileyemez.

ölmek hiç bir zaman kötü olamaz. bunun nedeni ölümün faydalarının zararlarından fazla olması değildir. bunun nedeni ölümün bize herhangi bir zarar verecek güce sahip olmamasıdır.

ne kadar mükemmel de olsa hayatım, başarı ve sevgiyle dolu halde böyle sürecekmiş gibi görünse bile, eğer şu an bitecek olsa, herhangi bir açıdan benim için kötü olmazdı. bu konudaki tutum, ölümden korkmamak veya olabildiğince uzun yaşama arzusu değildir. kişinin yaşamının uzunluğu ve kişinin ölüm vakti ile ilgili olarak bütünüyle kayıtsız olmaktır.

ölmek hiç var olmamaktır ve var olmamakla ilgili kötü bir şey olmadığı gibi hoş olan bir şey de yoktur. kimse ölü olmaktan keyif almaz veya var olma yükünü üzerinden attığı için rahatlamış hissetmez. ölüler hiç bir zaman yakınmaz fakat keyif de almazlar ve aynı nedenden dolayı artık yoklardır. eğer bu, ölümün bize herhangi bir zarar vermeyeceği anlamına geliyorsa ve ondan kaçınmamız gerekmediği anlamına geliyorsa, aynı zamanda ölümün bize herhangi bir iyiliğinin de dokunmayacağı ve onu amaçlamak için herhangi bir iyi nedenimizin hiç bir zaman olmayacağı anlamına da geliyor.
peki ölüm kötü müdür? bana kalırsa kötü olan sonuçlarıdır. yanlış zamanda uyuyakalmak iyi değildir. en huzurlu uyku bile partiyi kaçırmanıza neden olarak kötü olabilir. ölüm yaşamımızın geri kalanını kaçırmanıza neden olarak kötü olabilir.

ölüm günlük yaşamda her ne kadar insanlarca görülüp duyulsa da onu başkaları üzerinden anlamak oldukça güçtür. insanın kendisi bu olayı tecrübe etse de anlayamaz. geldiği anda sonsuz bir yokluğa ansızın geçiş yapar. artık olmamaya geçeceğimiz bilinmezlik eşiği halen orada ve bizi bekliyor. işte asıl korku da bundan kaynaklanır ki bir başka hayat yok ise bu basit bir olaydır. bir "an öncesi" ve bir "an sonrası" vardır. fakat sonrası bir bilinmez, bir hiçliktir. buradan da anlamalıyız ki korkulacak bir olay da yoktur ortada. zira korkmak için var olmak gerekir.

ölümlü olma farkındalığı yaşamı yaşanabilir yapar. insanın hayatta oradan oraya savrulmasını önleyen bir çeşit koruyucu gibidir. bu bilinç, bir gün öleceğini bilen insanın varoluşunun anlamını sorgulayabilmesini, bu hayattaki amacının ne olduğunu ortaya koyabilmesini ve bir yol çizmesini sağlar. eğer ölümsüzlük olsaydı hayat içinden çıkılmaz bir distopyadan başka bir şey olmazdı. çünkü doğadaki tüm düzen ve insan yaşamının işleyişi insanın ölümlülüğü üzerine kurulmuştur. ölüm yaşamı toparlar, yaşama ve yaşamaya anlam katar. aslında ölümlü olduğumuz için varız da diyebiliriz. evrende ve insan bedeninde bir hiç olma durumu olduğundan varlık vardır. bu iki kavram birbirini besler ve birbirine sıkı sıkıya bağlıdır. bu ilişki varlığın anlamlandırılması için gereklidir. varlık geri çekildiği anda hiçlik yüzünü gösterir, ortama hakim olur, dolayısıyla ölüm kapısından geçmiş oluruz. artık varlık ve ölüm değil, hiçlik ve ölü vardır.

sonuca gelirsek ölüm yakınlarımız ve diğerinin ölümüne tanıklık edip üzüldüğümüz sürece kötüdür. fakat bizim kendi ölümüz ise söz konusu, kötü değildir. iyi olmadığını da biliyoruz. ölüm geldiğinde bir hiç olacağımızı ve " bu muymuş?" bile diyemeyeceğimizi, bir hiç olacağımız gerçeğini kavrayabildiysek eğer; ölüm yoktur!

ölüm sadece yaşadığımız süre boyunca vardır. geldiğinde de olmayacak. o ana dek tadını çıkarın yaşamın. elbette ölümü de anarak.
mudaran
bak şimdi zat-ı muhterem okur sevmediğin bir işi yapıyorsun, nefret ettiğin insanların yüzüne bakmak zorundasın, istemediğin bir hayatı yaşıyorsun. ama ölünce hepsinden kurtuluyorsun.


şimdi söyle ölüm kötü müdür?
miyesmikcih
çok sık ölen biri olarak diyorum ki; gel de bana sor.
hrıstiyana göre mesihe kavuşmak, yani vuslat.
müslümana göre hurilerle oynaşmak.
yahudiye göre, kuzum bir güncük daha, hesapları toplamadiiim.
ateiste göre elinden geleni ardına koma.
devrimciye göre: ölüm adın kalleş olsun.
biz ölümü iyi biliriz.