patlıcan pahalıysa yazın yeriz

miyesmikcih
batının en küçük en yoksul ili bilecik'te yerel seçim çalışmalarını başlatan mhp lideri devlet bahçeli'nin mizah dergilerine konu söylemi: "patlıcan pahalıysa yazın yeriz."
bu buruşuk adam halkı aptal mı zannediyor.?
sen patlıcanı hala tarlada mı ekiliyor sanıyorsun?
köylüde ne tarla kaldı ne gübre ve tohum alacak para.
muz mevsiminde 15 lira.
sebze meyve artık lüx işi. şimdi erik çıkar kesin 50 liradan hatta 80 liradan kapı açılır. mevsiminde 20 liradan yersek amenna.
kiraz mevsimi kapıda. çocuklar annelerinin eteklerini çok çekiştirecek.
turuncu gemi
sayın bahçeli mesele bu kadar basit değil sen hala anlamadın mı? son 17 yılda ekecek biçecek vatan toprağı bırakmadınız. her yere şekilsiz, biçimsiz birbiriyle aynı binalar diktiniz. bütün istihdam olayını tek bir sepette topladınız. biz 10 yıldır, ekolojik denge ölüyor, yakında piyasa bu maliyet esasına değil, tutturanın tutturduğuna tutturduğu zamanda ekonomisine yaslanan inşaata doyacak o zaman ne bok yiyeceğiz? diye sorduğumuzda bizi akılsız avanaklar olmakla suçladınız.
kendi nüfusumuzun artış hızı bir yana, sanki neredeyse bir gecede biten 4 milyon suriyeli kardeşimiz eklendi bu nufusa. maşallah allah yarattı demeden de çoğalıyorlar. bu çoğalmaya patlıcan biber dayanır mı?

bunların cevabını ver bahçeli. bir cevap yok mu? özür dilerim ama sizin adınıza ben utanacak değilim. biliyor musunuz ki, patlıcan olmayınca bir süre sonra bebelere içirilecek sütte olmaz. toprak kalmadı kalmıyor zira. toprak olmayınca canlılık biter. canımızın içinde gün kalmadı bahçeli, bırak şimdi sen patlıcanı yazı, kışı. varsa bunlara bir cevabın ver. kusura bakma, cevabın yoksa ben senin adına utanacak değilim.
bonnie
tuvalet kağıdı hakkında ne düşündüğünü merak ettiğim bir beyan.
mesele yazın mı kışın mı yenmesi veya kullanılması gerektiği değil neden bu kadar pahalı olduğudur.
bouii
Bir insan nasıl bu kadar omurgasız olabilir, nasıl dün ak dediğine kara demekten utanmaz merak ediyorum. Hepimiz siyasetin bolca kaypaklık içerdiğini az çok biliyoruz ama bu bambaşka bir boyutu. Sadece kaypak olmakla açıklanabileceğini zannetmiyorum.Bir insan koltuk sevdası için bu kadar alçalmamalı...
Gelelim fantastik beyanına, insanın ar damarı çatlayınca böylesi pervasız olabiliyor. Beni hiçbir dediği artık şaşırtmaz ki kendisi sürekli pisküviti çaya bandırıp bandırıp yediğinden olsa gerek sebze, meyve pek de umrunda değildir. Malum mahalle yanarken orospu saçını tararmış bahçelinin durumu da o hesap. Biz taşı kemirsek yazı beklesek de olur yeter ki o koltuğunda çayı, pisküvitiyle rahatça ülkenin boka batmasını seyredebilsin.