sevmek bir zamirdir

avni
Bir önerme, bir aforizma, bir çıkarım, bir sebep, bir sonuç, bir kitap ya da şiir adı veya her ne ise işte. Adı demişken Zamir ad yerine kullanİlan sözcüklere dendiğinden bir adı da adıldır. O değil de zamirin ne olduğunu tam olarak bilmeden üniversite bitiren yığınla insan var bu ülkede. Sorsan bu cümlede zamir hangisi. Sanki sorgu zebanisi imişsin gibi Tuhaf tuhaf yüzünüze bakarlar asıl garipliğin kendilerinde olduğunun ayırdına varmadan.
Öyle işte ismin yerine kullandığım zamanlar aklıma gelir böyle eylemleri nitelemek. Bazen değil çoğu zaman abartıyorum nefret sıfatım oluveriyor mesela.
mızrabımda ızdırap
Sevmek duygusuna biçilen adıllık bu hissiyata vurulan prangadır. Zira sevda sokağı sakinlerine bir sorun sevmenin hangi bab olduğunu. Size edebiyat diyeceklerdir; ebedî bir yazım sanatı olduğu için. Şiir diyecektir; satır satır gönüle nakkaş olduğu için. Felsefe diyecektir; varlıkta yokluğu, yoklukta varlığı sorgulayıp vuslat ile sılayı harmanladığı için. Ve bu sözlü sunumlar uzayıp gidecek, beyanlar; "kainattır" sözüyle sonlanacaktır; alemler içinde bir deli alemi teşkil ettiği için.

Şimdi soruyorum, sizce sevmek zamir midir? Yoksa zamirler silsilesinde hissiyata amir midir?