sözlük yazarlarının söylemek istedikleri

ontolojik sancilarimin merhemi
kalabalıkların içinde ol, çokluğun içinde yüz, gürültünün içine gömül ve fakat her halukarda kendinle baş başa kal. kalabil. kalmayı bil. kendinle, kendi kendine, içinin sessizliğini duy. ne yapıp edip içindeki sessizlikte uyu..
monster degree
Bugün kendime sözüm var, sabah uyanır uyanmaz verdim. Bugün yaşayacağım hiçbir olayın keyfimi kaçırmasına izin vermeyeceğim.

Sözünde durmayanı da çaylak yapsınlar!
ontolojik sancilarimin merhemi
eksi oy olağan bir şey artı oy kadar, birilerini ısrarla eksilemenin genel olarak kötü görülmesi kişisel bir yıldırma politikası güttüğü içindir. artı oylarda enflasyon olabilir yönetimler bunu çok takmaz çünkü insanlar artı oy almak için yazıyor, yazdığının niteliğini ölçmek için ya da karşılığını. az artı oy zaten bir şey ifade ediyor, eksi oy ise saldırı amaçlı kullanılıyor. aksi olsaydı, oylama değil 10 üzerinden notlar verilirdi girilere.

benim açımdan yaptığım şey yazmak ve okumak. kimseyi bilinçli kötü oylamam, beğendiğimi oylarım. kadim dostlarım varsa onlara jestler yapabilirim, bu kadar. ama durduk yere girilerim altında bitip kişisel olarak bana yönelen bir huzursuzluğu üzerime kusmaya çalışan tipler var. kavga yok tartışma yok bu tipler anlamsız kaynağı belirsiz bir sinirle dikkat dağıtıp yıldırma politikasi izlemeye çalışıyor.

yani, herkes kendi kapısının önünü süpürürse çok şık olacak.. habis olandan değil de habisliği şikayet edenden rahatsız olmak, huzursuz emekli apartman amcaları tribine girmek ne garip..
keskin nisanci
interaktif sözlüklerde onaylanma ihtiyacı hissedenlere anlam veremiyorum. Yani bir insanın yazarken ki ilk amacı birilerinin takdir etmesini beklemek olmamalı. insan içinden geçeni yazabilmeli. kim ne oy vermiş umursanmamalı. Bir de ortaya yazılmış bir eleştiriyi üzerine alınıp ben böyle değilim savunması yapanları anlamıyorum. Zaten savunmaya geçmek yazılanları kabul etmek demektir. Madem söylenenler asılsız üzerinde durmamak gerekir. Hem söylenenleri üzerine alınıp hem de mevzuyu olabildiğince uzatıp sonra da başkalarını kaos istemekle itham edemezsiniz. Sonra insanlar kimin kaostan beslendiğini karıştırılabilir.

Ve son olarak insan eleştirileri kaldırabilme her eleştiri yıkıcı değildir, bazıları yapıcıdır. Bu yüzden her eleştride taarruza geçmeye gerek yok.

olacak o kadar
bağıra bağıra şarkı söylemek sanırım şu an söylemek istediğim iki şeyden bir tanesi. diğeri ise milyonlara hitaben böyle birkaç okkalı kelam etmek lakin toplum buna hazır değil.

hazır oldukları zaman ise muhtemelen ben bunları üç beş kişiye fısıldıyor olacağım.

bugün böyle.
blackandwhitememories
günlerdir bir sürü meseleyle uğraşmaktan sözlüğe uğramaz oldum ve evet, özledim lâkin meseleler meseleler. bi de omzum ağrıyor, ağrı kesici şart. son olaraksa kış hiç gelmesin. :d
adreanna
Yetişemiyorum abi sizin şu hızlı rol değişmelerinize, ilişki geçişlerinize. Atarınızı giderinizi siksinler. Evire çevire hem de!
Mecbur değilim hayatınızla alakalı detayları bilmeye, bunun üzerinden daha dikkatli ve hassas davranmaya mecbur değilim.
sos
kuruşun dahi hesabını yapan insanlardan nefret ederim. gördüğüm yerde uzaklaşmaya çalışırım mümkünse. hatta onlara karşı fobim var diyebilirim.

karşılaştım bu tür insanlarla. insan kuruşun hesabını yapar mı ya? kuruş, kuruş... büyük şirketler küçük hesaplardan batar dicem de şirket de değilsin yani letede şetein bile yok kardeş...

tabii ki de maddi durumu çok kötü insanlardan bahsetmiyorum. hali vakti yerinde insanların kuruş derdine düşmesi beni delirtiyor.
frante
üç çeyrek.

yemek disiplini üst düzey olan bir ailede büyüdüm. yemek saatleri bellidir ve iştirak etmemenin cezası büyüktür. şu an babamın yanına yarım kilo otla gidip "sar da içek be kanka" demem, eve üç çeyrek kokoreç söylememden daha kolay görünüyor.
mia
bir gereksizi eksilediğim için çarptırılmış olduğum oy verme cezası kalktı! herkese benden sonsuz artı!

nedense herkesi çok özlemiş gibi hissettim bir an. gelin sarılalım, herkese inat!

*edit: eğer bildirim aldıysanız büyük ihtimalle benim hasretimdendir :)
ontolojik sancilarimin merhemi
Tespitlerimde hiç yanılmıyorum. X bir yazar hakkında varmış olduğum kanaat için bir kaç hafta içinde " bingo" diyebiliyorum. Bir yazarımsı düşünün; "Şiir yazmayın komik. Bu tanım çalıntı. en çok ben müslümanım. Beğenmedim düşünceni bundan sonra senin adın Tolga hıh" diyerek yazarları demoralize edip dursun. Bu işler için ideal olan kötü sözlükte bile barınamasın. Düşünün işte bu kadar başarısız bir troll. Sanki İdeal yazarlık yapıyor, süper bilgi içerikli, fikir yoğunluğu yüksek entryler giriyor da her konuda " sorun ki yüce bilge size gerçeği bulmakta yol gösterici olsun " modunda dolaşıyor. Özetle; aşırı yalnız. hem fiziksel hem ruhsal. Acıdım.
monster degree
Arkamdan çok pis işlerin döndüğünü hissediyorum sözlükçüğüm, bir şekilde ortaya çıkacak ama zaten sonunda. Şu an için herkes sorumluluğunu bildiği sürece hiç sıkıntı yok.
ontolojik sancilarimin merhemi
hatırlamaktan ibaret her şey. sokrates'i yerden yere vurma geleneği nietzsche'yle başlasa da benimle bitiyor. ne sen beni tutmayı biliyorsun ne de ben seni. bu cehalet değil mi ikimizi bir araya getiren bir şekilde? rüyada bir araya gelmiş olanların gerçeğe ihtiyacı kalır mı?
0 /