survivor

monster degree
gerçekten bağımlıları ve fanatikleri hariç çok da itin götüne sokamıyorum ben nedense bunu izleyenleri, çok acımasız olamıyorum.

bazı zamanlar, özellikle de aşırı derecede yoğun ve kafa mıncıklayıcı günler geçirdiğimde, boş -ama gerçekten bomboş- aktivitelerle kendimi şarj etmek istiyorum. işte böyle zamanlarda yaptığım birkaç vasıfsız aktiviteden biri bunu izlemek. oturuyorum, açıp boş boş bakıyorum survivor'a. yarışlarda taraf tutuyorum, ada gıybeti sahnelerinde "vay ikiyüzlüye bak!" falan diyorum.

yani demek istediğim, "survivor izleyen cahilin, boş adamın, çevresini umursamazın tekidir." genellemesini hiç yapamayacağım şimdi.

neptune
ingilizcede, özellikle doğal afet, kaza vb. şeyler sonrası, sağ kalmayı, hayatta kalmayı başaran kişiler için kullanılan bir sıfat.

bu tanımlama dahilinde, hayatta herkes potansiyel bir survivor adayıdır aslında. yine de ben, kimsenin bu sıfat ile anılmasını gerektirecek olaylar ile karşılaşmamasını diliyorum tabii.


mavera
gereksiz bir yarışma. bizim 60lıkları bile yerinden zıplatıyor + beni de tabi.
maalesef ki yarışmacılarından biriyle aynı isimdeyim, daha doğrusu isimdeymişim. acı bir tecrübe ile öğrendim.
o ses babamdan nasıl çıktı bilmiyorum ''allah seni bildiği gibi yapsın ulduz!'' diye bir bağırışı var aha dedim noldu? odamdan oturma odasına nasıl fırladım bilmiyorum. bu arada deli gibi ağlıyorum ki ikisinin de yaşı var! bişey oldu sandım!
+noldu ya noldu?
-(ikisi birden)...??!?1!?
+ne bağırdın baba ulduz diye?
-sana değil be kızım şu kıza bağırdım.

yani ben ne diyeyim? kuzu kuzu geri döndüm odama, şu an klavyeyi kırıyorum yazarken!
monster degree
Bu program yüzünden az önce oturduğum koltukta 'allah allah!' nidalarıyla verdim mehteri!

Türkler olarak kaslı kuslu döşü baklavalı yunan takımını çivi gibi çakıyoruz.
uykusuz
Türkiye'de insanları televizyona bağlamak suretiyle yayınlanan yarışma programı. İzleyicisi çok olmakla birlikte çevremizde olan biteni rahatlıkla unutturabilen bir yarışma da diyebiliriz.