tesettürlü kadının başörtüsünü çıkarmaya çalışmak

ruhunusatanzengin
tesettür kavramının ve bakış açısının artık türkiye'de doğru bir noktaya evrildiğini düşünenlerdenim. Akp'nin iktidarı ile bize sıradışı gibi gelen tesettür giyim tarzı artık 11 senede normalleşmiştir. Hatta tesettür giyim o kadar modern bir çizgiye geldi ki abiye elbiselerde en çok talep gören kıyafetler oldu bile. Bu giyim tarzı artık kimseye anormal gelmemektedir ki olması gereken de budur. Bunun bir din sembolü değil bir giyim tarzı ( islamiyet ile ilgili olsa da ) olduğu unutulmamalıdır.
kombiwankenobi
tesettür kullanmayan bir kadını tesettüre zorlamak ile aynı şeydir.
etik kurallara uygun olduğu sürece bireyin giyimine karışmak anlamsızdır.
boku çıkmıştır.
indolentexistence
Kadın Bedeninin Giyim Üzerinden Politik Bir Araç Olarak Manipülasyonudur —politik sözcüğünü burada hayatın her alanına yayılan geniş anlamında değil, parlamentolarda kısıtlı bir kelime dağarcığı ile icra edilen dar anlamında kullanıyorum— ama kimse kazanmadı. kadının giyimi ve bedeni üzerinden yapılan politik güç gösterileri her zaman gündemimizde. Bazıları kendi tuttuğu takım maç kazanmış gibi sevinmekte.Giyimin politik güçler tarafından bilinçli bir toplumsal kimlik oluşturma mekanizması olarak kullanılması ise, coğrafyamıza has bir durum değil; Çin'de de belirgin değişikliklere rastlanıyor.

edit: giyim konusu etik kuralllari ile bağdaştırılmaz. Estetik ile ilgilidir. belirlenmiş etik kuralları da yoktur zaten. Siz bu konuya etik üzerinden yaklaşırsınız bu da şu demek vuku bulan olay süresince geliştirilen davranışlara, onları yargılamadan, yönelmek. yani etik kurallarına göre giyinilmez!
keskin nisanci
kelimenin tam anlamıyla saygısızlıktır hatta terbiyesizliktir. hayır bunu yapan zavallılar kendilerini atatürkçü ve aydın olarak görüyorlar ya ağızlarına kürekle vurasım geliyor. kimse kimsenin giyimine karışamaz ve giyim etik kurallarla da açıklanamaz. minik etek giyen erkekleri tahrik eder diyenle başörtüsünü zorla çıkarmaya çalışanlar aynı bozuk zihniyeti taşır.
rene
türban, merve kavakçı rahmetli bülent Ecevit tarafından meclisten sepetlendiği günden itibaren siyasi ve politik bir aksesuar olmuştur. İktidarın bunca yıldır tek adam rejimiyle ülkede ağırlığını yaymasında da bir numaralı siyasi silahı olmuştur. Bunu kimse inkar edemez. Tabi ki bu hanımın yaptığını onaylamıyorum fakat kimse eski günlerdeki algıyla bu konuda tatlı su özgürlüğü yapmasın. türban siyasi ve politik bir kıyafettir bir anlamda üniformadır. ve ben türbanlıya karşı bunu bilerek ve bu yargılarla yaklaşırım, iletişim kurarım. Bu ne zaman değişir derseniz bu hükümet değişir gider, yerine daha birleştirici insanları ötekileştirmeyen ve geçmişteki hataları gelecekte iktidar olmak için kaşımayan bir ekip gelir o zaman bendeki bu algıda doğal olarak kaybolur. Kimsenin giyimine karışmam umurumda da olmaz. Ama kendi bireysel özgürlüğünü dogmalar üzerinden kısıtlayan bir insanın ki bu özellikle bir kadınsa, kadını cinsiyetçilik olarak algılamayın bir ülkedeki sosyal özgürlüğün ve medeniyetin simgesidir bir anlamda kadın. Dünya'da kadına seçme hakkını vermiş ilk ülkelerden birisinde sıkma baş kültürü beni her gördüğümde incitir ve yaralar.