türkiye

godisnowhere
mahalle baskısının tavan yaptığı ülkedir.

kadını ayrı, erkeği ayrı, yaşlısı ayrı, akrabası ayrı, arkadaşı ayrı, o kadar çok bastırmışız ki kendimizi, o kadar çok kasmışız ki sınırlardan uzaklaşınca afallıyorsunuz. kime ne söyleyeceğinizi, nasıl tepki alacağınızı kestiremiyorsunuz. insanlar o kadar özgürler ki " biz neden böyle değiliz? " diye düşünmeden edemiyorsunuz.
kozmos
içinde bulunduğu sosyolojik çöküş ve yalnızlaşma sürecinin kritiğini ve çözüm önerilerimi sunacağım bir yazı yazacağım. biraz sürecek gibi, o yüzden rez.
peho
(bkz:payitaht abdülhamid)
insanların bir şeylere uyanmasını istemiyorlar. halk ne zaman ki biraz uyanacak gibi olsa gündemle harika oynuyorlar.
algı operasyonu dedikleri şeyi bu kadar ustalıkla kullanıp halkı böylesine yönlendiren pek az devlet görürsünüz.

bakıyorlar ki halk mızmızlanmaya başlıyor taak diriliş ertuğrul, rating düştü halkın gazı söndü mü? taak payitaht koy, hadi canım halkın gazı yine mi bitti, dur dur bi kurtlar vadisi çıkaralım da halkımız azıcık kahramanlık görsün. 15 liralık sinema biletiyle vatan kurtaranlardan ah ne umut bekliyorsak!

sevdiğim bir filmde şöyle bir söz geçmişti;
birileri gerçeği gösterdiğinde zorumuza gider, hadi ordan deriz, vatan haini ilan ederiz. vatan haini ilan ettiklerimiz gün gelir haklı çıkar, olsun biz yine vatan haini ilan ederiz çünkü kandırılan biziz, mağdur taraf biziz.
siz siz olun gerçeği görmeyin dostlar, bu ülkede var olmak gerçekleri inkar etmekten geçiyor.

bilirsiniz duygusal milletiz. mazlumu, ezilmişi pek korur kollarız. birileri her gün kandırılabilir, ki kandırılan devletin kendisi olsa bile, ah canım der bağrımıza basarız.

bir gün kaybederiz demiyorum, ki şu an zaten kaybedişin içindeyiz, telaş yaptığım mesele şu; bir gün biri çıkıp bizleri kurtarmak istediğinde umarım elinde hâlâ kurtaracak bir şeyler kalır.

gerçeklerle kalın dostlar.
shaman
Çok değişik bir ülke. Bu ülkede kuralların bir anlamı ve değeri yokken kuralsızlığa rağbet ve anlayış gösteriliyor.

Ülkenin huyundan mı suyundan mı bilmiyorum ama bu ülkeye gelen diğer dünya ülkelerinin insanları da kuralsızlığı kural edinmiş gibi görünüyor.

Az önce yaya geçidinden yolun karşı tarafına geçmek için yayalara yeşil ışık yanmasını bekliyordum. Taşıtlara kırmızı ışık, yayalara yeşil ışık yandı ve adımımı yola attığımda yeşil beyaz cd plakalı büyükelçilik taşıtlardan biri kırmızı ışık ihlali yaparak tam önümden geçti. O sırada “ne yapıyorsun” anlamında elimi kaldırdım. Şoför bunu gördü ve “oldu bi kere. İdare et” anlamında elini kaldırdı.

Bu ülkeye sonradan gelen bile böyle oluyor. En çok uyulması gereken trafik kurallarına hiç uyulmuyor.
azrailin regl donemi
dingonun ahırı. akıl dağıtılırken şemsiye açanların ülkesi. olur da bir gün klas bir adam çıkarsa sikertmek için tetikte bekleyen it sürülerinin bulunduğu memleket. Suriyelilere kapıyı açan ama nasıl olduysa Suriyelilerden çok iran, ırak ve Afganistan vatandaşlarını ağırlayan "kandırılmış" yurt. olur da bir gün kendi arabamızı üretirsek sırf benzini yok diye seri üretime geçilmeyen ve bunu kayıtlara "başarısız" diye geçen zihniyetine sıçtığımının çok olduğu ülke.

ne diyeyim ki amına koyayım. bokunda boğul aptal çoğunluk.


yurdumu ölesiye seviyorum.. ama insanlarının çoğunluğu boktan hayata dibine kadar özeniyor. bunun en büyük suçlusu da 100 yıldır başımıza gelen iş bilmez stratejiden gram çakmaz ama sözde yaşını başını almış olgun sikko liderlerimizdir.

ama yine de umudum var.. ne de olsa umut sevdanın lokmasıdır. hadi hayırlısı diyelim.