ülkücü

ruzgara karsi iseyen adam
Bir araya geldiklerinde izlemesi eğlenceli olan topluluk.
size yıllar öncesine ait bir anımı anlatayım.
Üniversitenin ilk yılında yurtta kalmıştım. Yurdun büyükçe bir internet kafesi vardı. bir gün burada takılırken içeriye yurdun ülkücü tayfası girdi. Yaklaşık 8-9 kişilik olan bu grup başladılar dönemin popüler bilgisayar oyunu olan counter strike oynamaya. Neyse bunlar hem oynuyor hem de sohbet ediyorlar. Bende sanal dünyada gezinirken bir kulağım bu arkadaşların konuşmalarında...

"counter oynayanlar bilir, oyunda kullanılan mühimmatlardan biride sistir. Sis atarsınız ve sis dağılana kadar ortalık bembeyaz olur ve kimse bir şey göremez."
Neyse, oyunda elemanlardan birisi herhalde epey bir sis atmış olacak ki, grubun alfa ülkücüsü birden ayağa kalktı "beyler sis yok, bir şey göremiyom, sis atmak yasak!" diye bağırdı. Ardından bir kaç ülkücü daha ayağa kalktı, "arkadaşlar sis yok, reis yasakladı, kimse sis atmayacak!" Diye bağırdı.

Ulan alt tarafı bilgisayar oyunu oynuyorsunuz. Ne demek "reis sis atmayı yasakladı!" Emir komuta zincirinizi oyuna niye yansıtıyorsunuz? Aradan bir kaç dakika geçti ve alfa ülkücü tekrar bağırdı. "Sis yasak demedim mi, atmayın lan!"
Bu uyarıdan sonra bir daha sis atılmamış olacak ki, başka bir uyarı gelmedi. Ben ise gülmemek için kendimi nasıl zorladığımı anlatamam.
Aradan yıllar geçmesine rağmen counter oynayan bir topluluk gördüğümde aklıma direk o ülkücü grup geliyor.
hamlet
Bir türlü anlam veremediğim kitle. Ülkücü ne demek amk? Yani hakikatten ne demek?

Bütün yaptıkları biat etmek ve saçma sapan kavgalarda birbirlerine destek olmak. Ne gibi bir ülküleri olduğu ya da bu ülkü doğrultusunda gerçek anlamda ne yaptıkları hakkında hiçbir fikrim yok. Bu da böyle bir itirafımdır.

Bir ülkücünün sahip olması gereken nitelikler nelerdir mesela? Ya da gerçekten ülkücüler kendi başlarına ideolojileri yorumlayabiliyorlar mı? Yoksa hepsi mi aralarında seçtikleri reisin sözüne sonsuz bir itimata sahipler? Böyle boyun eğmeyi nasıl başarıyorlar çok merak ediyorum. Ömür boyu askerlik gibi... Hem de neye göre seçildiği belli olmayan bir komutana askerlik...

İçinizde ülkücü varsa beni aydınlatsın.
keskin nisanci
bayılıyorum böyle eline klavye geçince delikanlı kesilip ona buna sallayanlara.

vatanını ve milletini seven insanlardır. vatanını ve milletini seven insanlara karşı beslenen bu kinin sebebini anlamıyorum. ömrü hayatında oturup bir ülkücü ile konuşmamış tipler kalkıp ülkücülerin zekâlarına laf ediyorlar. sanki kendileri mütemadiyen atomu parçalıyorlar. hayır ben anlamıyorum bu boş beleş kendini beğenmişliğin sebebi ne? yani insan neyine güvenip başkasının zekasını aşağılar?

sos
falaka diye bir şey var bunlarda. evet bildiğin falaka... zaten buna şahit olduktan sonra nerde ülkücülük varsa ben oraya uzak oldum. bu başlığa bile ısrarla yazmayacaktım ama yazmak istedim bunu.

evet falaka var. şahit olduğum olayı anlatayım. lisede okurken bir sınıf arkadaşım (ve aynı zamanda en yakın arkadaşım olurdu kendisi) ülkücüydü. ülkü ocaklarına giderdi. ara sıra beni de davet ederdi beraber giderdik. tabii ben hatır için giderdim yoksa gitmek istediğimden değil. hatta orda kendisi bi şeyin de reisiydi. zaten orda reisten daha bol şey yok...

toplantıları olurdu oraya giderdik genelde. aradan epey zaman geçmişti ve artık sadece toplantılara değil ara ara gidiyordum onunla ülkü ocağına.

bir gün yine gittik. (son gidişim) ortama girdik... baktım bir tartışma bir curcuna hali var. birine sordum ordan, dediğine göre ocaktan iki kişi kavga etmiş. kavga edenler ocak başkanının odasına geçtiler. (ocak başkanı dediğim o teşkilatın genel sorumlusu) yarım saat falan kaldılar orda. sonra biraz ses yükseldi... bir karambol hali oldu. son olarak arkadaşım bana kavga edenlerden birinin falaka cezası aldığını söyledi. şaka sandım ama bir süre sonra o çocuğa odada falaka atılırken gelen seslerle olayın gerçekliğini ve vehametini anladım. çocuk acıdan bağırıyordu avazı çıktığı kadar. falaka bitti çocuk ayağa kalkamadı kollarına girdiler...

bu olay ben lise 3'teyken (2011) oldu. 7 yıl geçmiş aradan. belki şimdi medenileşmişlerdir kim bilir...
fag
Ülkü ardından koşulan, uğruna çalışılan, ulaşılmak istenen yüce erektir.
Ülkü, insanın kendi ulusu veya bütün insanlık adına varılmasını şiddetle arzu ettiği nihai hedeftir. Ülkü insanların ve insan toplulukların kendileri için varılması mutluluk sağlayacak, varılmasıyla en gelişmiş, en yükselmiş bir durum sağlayacak, bir hayalin düşünülmesi ve insan beyninde tasarlanarak şekillendirilmesidir. Ülkücü de bu idealizm ile yaşayarak inançları ve Allah rızası doğrultusunda ülkesine, milletine, davasına en iyi şekilde hizmet edip; yaşayışıyla duruşuyla ve fikirleriyle herkese örnek olan kimsedir. Gösterişten uzak olan, yıkıcı değil yapıcı olan ve değerlerine sahip kimsedir. Ülkücü zulüm eden değil zulüme karşı dik durandır, kimsenin adamı değil milletinin ve davasının adamıdır.
Ülkücülük günümüzden gözlemledikleriniz değildir... Ülkücü gibi görünmek,ülkücüyüm diye geçinmek ile ülkücü olarak yaşamak çok farklı şeylerdir ve hala böyle düşünüp böyle yaşayan gerçek Ülkücüler de bulunmaktadır..