vampirlerin haçtan korkması

turuncu gemi
fright night isimli 1985 yapımı, herkese önereceğim muhteşem bir korku filmi vardır. baş rollerinde colin farrel ve david tennant'ın oynadığı 2011 yapımı bir yeniden çevrimi de vardır ama o harika havayı verecek bir iş çıkartamamışlardır.

filmde genç bir lise öğrencisi olan charley'in karşı evine 2 adet yakışıklı vampir dayı taşınır. genç charley bu vampir olaylarına epey meraklıdır. herkese bu eve yeni taşınan dayıların vampir olduğunu söylese de genç ve bekar anası dahil kimseyi ayıktıramaz.

tv'de mavra vampir avı hikayeleri programı yapan peter vincent diye bir dayı vardır. genç charley onun yardımına başvurur. peter'da bunu iplemez. ''ben gerçek vampir avcısı falan değilim yeğenim, trişkadan vampir olayları çekip evde çorba kaynatma peşindeyiz'' der.
ama charley, peter dayısının peşini bırakmaz ve onu vampirlerin evinde onları görmesi konusunda ikna eder.
vampir dayılar peter'ı sıcak karşılar. ''genç oğlan işte 31 çekmekten beyni yanmış, sen gerçekten bu otuz birciyi 46'lık olmaktan kurtarabileceksen gel neremizi muhayene ediyorsan et'' derler. peter vincent evde vampirlerin aynada suretini göremez. o da evden korkuyla ayrılır. makatını vampirlere kestirmek istememiştir.

genç charley, ulu bir imam yüceliğinde gördüğü peter'ın yine ağzından girer, burnundan fışkırır vampirlere bir gece vakti operasyona ikna eder.
öncesinde şu bilgiyi vereyim, bir vampiri haçla korkutmak istiyorsanız, vampirin haçtan korkacağına dair kalbinizde sağlam bir iman olmalıdır. vampir avcısı peter'la, vampir evin merdivenlerinde karşılaşırlar, peter çelikten hacını vampire doğrultur. ama vampir o çelik hacı ''olum senin kalbinde iman yok ki, puşt oğli, kime artiszlik çekiyseeen'' diyerek eritir.

not: bir vampir, siz evinize davet etmedikçe eşiğinizden içeri giremez.
miyesmikcih
sadece filmlerde olur. vampir inancım yok ama yine de boynumda günün 24 saati asılı duruyor. vampir varsa boynumdaki haç korkusundan bana gelmiyor. o kadar kutsal kitap (kuran dahil) ve apokriflerin vampire hiç mi hiç etkisi yok?
vampirden korkan boynuna haç assın. yahu hangi kutsal kitapta vampir var?
inanmayın.
ruzgara karsi iseyen adam
Vampir Müslümansa ne olacak peki? "Vay münafık!" diye haça sinirlenip daha çok saldırmasın sakın! Şaka bir yana haç figürü eski hikayelerde kaldı. vampir mitini değiştirdiler artık, güncellediler! Karizmatik, aristokrat vampirler yerlerini spor arabalarda turlayan ergenlere bıraktı. Alacakaranlık ve yeni nesil vampirlerden bahsediyorum. Güneş ışığına bile meydan okuyor bu gençler! bram stoker'ın kemikleri sızlıyor.
rene
Zaman içerisinde dönüşüme uğramış bir durumdur. Geçmişte sinema dünyası vampir mitini ele alırken daha doğmatik temelli işliyordu, daha şeytani işliyordu ve dinlere bağlıyordu. Vampir, geçmişte bir anlamda İsa'nın ona ihanet eden havarisinin laneti gibiydi, hristiyanlığın anti teziydi. Ancak popüler kültürle birlikte vampirizm ve vampir miti oldukça şekil değiştirdi. Artık günümüz vampirleri Cross dan korkmak yerine sadece bir an duraksıyorlar ve tutup fırlatıyorlar. Geçmişten bu güne doğmatizmin gücünü kaybedip pozitif bilimlerin ve aklın ön plana çıkmasıyla vampirler için kutsal su ve haç da old school ve etkisiz birer aksesuar oldular.

Bu geçişe en iyi örnek Dracula 2000'i verebilirim. Benim en sevdiğim vampir temalı filmlerden birisidir. 2000 yapımı bu film belki de doğmatik temellere oturtulmuş ve bunu izleyicinin gözüne sokan son dönem filmidir. Filmde vampirin laneti İsa'nın ona ihanet eden havarisinin yaşadıkları ile özdeşleştirilmiştir. Bir anlamda bu film, Vampir mitinin sanat ve sinema dünyasına girdiği ilk zamanlardaki konseptine sadık kalmıştır. Aynı şekilde Vampirle Görüşme filmi de old school vampir temasına sahip çıkan nadide bir örnektir.

Milenyumdan sonra vampirizm çığrından çıkarak, popüler kültürün elinde oyuncağa döndü. Bunun iyi yanları da var kötü yanları da. Eski versiyonların daha gerçeğe dokunur senaryolarının yerini gerçek üstü ve abartı vampir temaları aldı. Bu temalara aşkı, gençliği yani insanların izlemek istediği ne varsa onu oturttular. Daybreakers ile sistem eleştirisini, Dracula untold ile tarihin yorumunu, Vampire Diaries ile ergenliği, gençliği ve diriliği, gibi gibi. İnsanoğlunun kana, güce ve tüketime olan tutkusu ve bunlardan duyduğu şehvetin, kendi türünün gerçekliğiyle, aslında kendisiyle verdiği mücadelenin ete kemiğe bürünmüş temsilcileri haline geldiler.
hanc deil yolcu
hristiyanların hayal gücüne bağlıyorum bunu. yani adam haçın gücüne inandığı için vampiride bununla kaçırtıyor. ben hayal etsem filmdeki adamın dua okumasını beklerim. ama hala o sarımsak olayının mantığını çözemedim.