yaran olaylar

diko
bir sözlük gerçeği.
az önce basima gelen olayı yazmak istiyorum.
anami babamı ziyarete köye gidiyorum. trende tekli koltukta oturuyorum. yüküm de bir çanta. Ayrıca babamla içeriz diye 3 litre boğma rakıyı bir poşete koydum. çantanın içine dökülmesin diye de ayağımın dibine bıraktım 2 tane 1.5 litelik pet siseyi öylece. neyse bir ara tuvalete kalktım. döndüğümde koltugumda 30'lu yaşlarda bir oğlan kafasında takke namaz kılıyor. elemanin ayağının dibinde 3 litre boğma kafasında takke ağzında dua. ulan dedim eleman boğma rakıya tapıyor ya la. adamın anlı boğma rakıya değdi desek yeridir. şaka gibi.
başında bekledim öylece. bitirdi namazını. kusura bakmayın yerinizi işgal ettim dedi. asıl siz kusura bakmayın amk. şeytana taptin demedim diyemedim. allah kabul etsin dedim.
sos
bizim arkadaş üniversitenin bahçesinden bir tane gül koparmış. o sırada üniversitede bir dekan onu görünce tepki vermiş şöyle bir diyalog geçmiş aralarında.
-sen napıyorsun ya?!! niye kopardın o gülü?
+ne oldu ki hocam? bir tane gül kopardım alt tarafı...
-koparamazsın!!
+iyi al geri yerine koyuyom gülü...
cisi gelen sanat tarihcisi
az önce eve geldim, pantolonu çıktıp fırlattım bir kenara içliğimi giydim. sonra oasis açtım, "sılaaaaayd üveeeeeeeeeeeeeey" diye geziniyordum, çişim geldi, tuvalete ilerliyordum, o sırada baktım salondan sesler geliyor.

"ulan bu ne böyle?!" dedim, salona ilerledim, kapıyı açtım, ev arkadaşım, kız arkadaşı ve arkadaşları vardı. "aa erk burada mıydın?! gelsene içeriye?!" falan diye sordular, "sağ olun ya, ben de dışarıya çıkıyordum, bir şey ister misiniz?" diye sordum. "evet! su alır mısın?!" diye sordular.

giyindim, su aldım, geldim bıraktım, iyi geceler dedim odama çekildim. hala pantolonlayım, olur da çişim gelirse diye.

yalnızlıgımı en derin şekilde hissettim şu an arkadaşlar, bu arada can içlik, yalnız, bugün de sevişmeyecek ve sarılıp uyumayacak olanların en kadim dostu.