confessions

adini yavsak koydum taylan in yolu

1. nesil Yazar - Alıştı gibi sanki

  1. toplam entry 272
  2. takipçi 6
  3. puan 4683

izmir kitap fuarı

elfen lied
Yaklaşık 6 yıldır düzenli şekilde gidip kitap alıyor, imza günlerine katılıyordum. Sonrasında ise uzun vadeli düşündüğümde kitap imzalatmanın salakça olduğunu fark ettim. Evet evet 6 yılda bunu anca anlayabildim. 2 saat kurukta bekle, yazar kitabı imzalasın 20 sn falan bu kısım fotoğraf çekin ve bitti. Hadi söyleşi var ise yine katlanılabilir en azından bir şeyler öğrenme, yazarla sohbet etme şansın var. O yüzden bu yıl gitmiyorum. Neden bu kadar pragmatik bir insan olduğuma dair bir fikrim yok.

queen in bilinmeyen yozgat konseri

azrailin regl donemi
minik balığım leylinin şakacızade dedesi Şehmuz efendinin rivayetine göre bu adamların yolu anadoluya düşer ve anadolunun en sofistike ve fantastik şehrinde bi kaç şarkıyı , entel ve kültürlü yozgatlılara söylerler. dedemin imzalı fotoğrafı var. caps de veririm isteyene. sorun değil. yalan atmıyoz burda. evet.

bunları da kimse bilmez mesela.
evet.
hey gidi yozgat. sen neler gördün de anlatamadın bizlere...

biraz araştırdım engin ve asla burkulmaz merakımla, queen'nin son tur programı olan 1986 yılında verildiği tahmin ediliyor. freddie mercury'i dinlemek için bütün yurttan yozgat'a akın olduğu söyleniyor.
hatta ibrahim tatlıses ile megri megri düeti yapılmış. bi ara da freddie ı want to break free'yi söylerken Yozgatlılar aşka gelmiş ve hepsi soyunmuş. hey yavrum heeey bee. evet.



adventure island

ruzgara karsi iseyen adam
içerisinde 9999999999 oyun bulunduğu iddia edilen atari kasetlerinin vazgeçilmez oyunlarındandır.
Az önce vakit geçirmek adına retro oyunlara göz atarken tekrar karşıma çıktı.
Herhalde çocukluğumda en keyif aldığım platform oyunlarından biriydi. Yapraklardan kendisine don yapan beyaz şapkalı bir ada yerlisini, hoplaya zıplata ilerletir, bölümleri birer birer geçerdik.

zenginsozluk.com/foto

meb'in açıkladığı yeni nitelikli okullar

keskin nisanci
konuya değineceğim de önce başka bir şeyden bahsetmek istiyorum.

bir ülkede eğitimle ve eğitim sistemiyle bu kadar oynanmaz. her sene milli eğitim bakanı değişiyor ve her gelen bakan sistemi değiştiriyor. hal böyleyken ülkenin sağlam bir eğitim sistemine kavuşmasına imkan olabilir mi? zaten anasını sattığımın memleketinde hiçbir atamada liyakat aranmıyor, lan bari eğitimin başına işin uzmanlarını getiren. çünkü her şeyin başı eğitim. eğitim bozuk olunca ülkenin hali ortada işte.

konuya gelirsek, meb sınava dayalı yüzde onluk başarı oranıyla öğrenci alacak liseleri açıkladı. okulların yarısını imam hatip liseleri ve teknik liseler oluşturuyor ki bu bizi şaşırtmadı. geçen sene 490 lgs puanı ile öğrenci alan okullar bu sene listelerde kendilerine yer bulamadılar. o kadar puan alıp o okullara (çoğu anadolu lisesi) giren öğrencilerin akıbeti ne olacak belli değil.

canlı yayın kazaları

elfen lied
Favorim CHP İzmir milletvekilinin canlı yayın yaparken Kemal Kılıçdaroğlu'nu Gandalfa çevirdiği beni son derece güldüren canlı yayın kazasıdır. Siyasetten böyle şeyler bekliyorum beni güldürsün bir işe yaramıyor zaten.

türk erkeğinin romantizm anlayışı

azrailin regl donemi
genel yargılar barındıran ve standart olan romantizm anlayışıdır. 20 erkekten sevgilisi hakkında yazı yazılması istense eminim hepsi de aynı kelimeleri ve aynı tarzı barındıracaktır. ya hem marjinal bir şey yazılsa ne olacaktı ki? kadınlar da stabil duruma alıştığından sizin o mükemmel romantizminizi anlayan olmayacaktır. işin özünde dillere pelesenk olmuş bir kezbanlık var bir kere. en aklı başında duranı bile bazan anlamaz ne demek istediklerinizi. siz saatlerce kafa patlatıp en özel kelimeleri seçersiniz hatta ezoterik şeyler yazar ve söylersiniz ama kadın bunu maalesef anlamaz.

hülasa bebeğim kime faydası voaarr?

damadına aşık olan kayınpeder

azrailin regl donemi
benimdir.


ben tosunumu ararken mutluydum. onu ararken mutluymuşum.

ansızın beliren mutlulukla sıçradım yerimden, sevinç gözyaşlarımın hakim olamadım. aşkın peşine düşünce mutluluğum artık iki katına çıkmıştı. ellerimin belirli yerlerinde titremeler başlamıştı. düşündüğümden beri hep aklımda bir tek sen varsın tosunum.

yiğidim.. damadım.. yasak aşkım.

ben sana, ben mavi gökyüzüne, ben yıldızlara razıyken peşi sıra getirdiği tüm sevinçleri,
aşkından uzak kaldığım kışı gözlerinde sonlandırmak istiyorum tosunum.

her "tosunum gel bi çay içek senle" deyişimde kızımı da alıp geldin evime.. seninle mutlu mesut yaşamam gereken bu evde içimi soğutan kaynanan yerine keşke sen olsaydın ve içimi ısıtsaydın..

şimdi gidiyorsun ya tosunum, ben hep üşüyeceğim. sevdim be seni tosunum.

ahhh ahhh. aşk kayınpederlerde bir başka yaşanıyor...


hülasa bebeğim insanın yüzünde tarık akan kararlılığı.

seni seviyorum

bonnie
bir insanın hayatını, duyulduktan kısa bir süre sonra bile karmakarışık, mutsuz, güvensiz yapabilecek şekilde etkileri olan, oysa ki ne kadar da basit bir yapısı olan cümle.

bunu söyleyen bir insanın karakterini test etmede çok işe yarar. ancak siz bir kere inanmış ve geç kalmışsınızdır. ağlayabiliriz artık...

zengin itiraf

hunyadi
insanların çoğunlukla hayattan istediklerini alamaması beklenti ve gerçekleşen arasındaki uçurumdur. tabi bunu burada yazar olan herkes biliyordur. asıl mesele hayatın içindeyken, olaylar, insanlar karşımızdayken bunu hatırlayabilmek. beklentilerime aldırmadan karşıma çıkan insanlarda farklı dokunuşlar, görülmeye ve gösterilmeye değer ayrıntılar görüyorum. hepsini ayrı ve özel yapan bu ayrıntılarda saklı her şey. bu yüzden gerçekleşen her şeyde farklı bir amaç sizi hayata ve olacaklara karşı sürekli hazırlar.

bir yolculuğa ( yaya durumda ) çıkacağınızı varsayalım. hava şartları kapalı olsun. yağmur yağacağını tahmin etmek için kara bulutlar gerekir. bu kara bulutların gelişini ilk yolculuğunuzda anlam veremeyip, yağmura hazırlıksız yakalandığınızda bilirsinizki kara bulutlar yağmurun yağacağına işarettir. ilerleyen zamanlarda gerçekleştirdiğiniz gezilerde bulutların rengi, yoğunluğu, yerden yüksekliği, şekli size yağmurun ne süreyle yağacağını, şiddetini, kar yağma ihtimali gibi bilgileri eğer yolculukta bulutları ve yağmuru yani etrafınızı gözetlemeye başlarsanız edinebilirsiniz.

hayat da buna benzer. başımıza gelen kara bulutlardan bir şeyler öğrenmediğimiz, o bulutları anlamlandırmadığımız sürece sürekli olarak yağmura kalırız. ne zaman çevremizde gerçekleşen her şeyi anlamaya çalışırız o zaman gelen bulutların, yağan yağmurun, açan güneşin, gelen baharın, dökülen yaprağın bir anlamı olduğunu görmeye başlarız. bu gerçekleşen olayların hepsinin birleştirdiğimizde birbirinden ayrı olmadığını, birbirini tamamladığını görürüz.

burada insan olarak asıl ulaşmamız gereken şey o güneşi elde etmek yerine bu döngüdeki gerçek gezgin olmaktır. peki bu kadar sözcükten sonra "sen nereye ulaşmaya çalışıyorsun Hunyadi bey?" derseniz,

ben artık yürümekten yoruldum.

sadece yukardaki cümleyi bu şekilde yazsam anlamsız olurdu. böyle bir hikaye en azından birazcık da olsa yardımcı olmuştur hissettiklerimi tarif etmeye.

oz

ruzgara karsi iseyen adam
Yıllar önce cine 5 ekranlarında şifresiz yayınlanmış olan hbo dizisi. Etkileyici Hikayesi, derinlikli ve nitelikli karakterleri ile bir döneme damga vurmuştur.

Düşünüyorum da, Oz gibi bir diziyi televizyonda izleyebilmek günümüz koşullarında pek gerçekçi görünmüyor. Şanslıymışız!

fanatizm

monster degree
Zekâ yoksunu insan işi. Bakın geri zekâlı demedim çünkü çok kibarım.

Aslında fanatizm hakkında çok daha sert yorumlarım var ama burası onları kusmanın yeri değil, ayıp.

Bir yandan da acıyorum bir şeyin fanatiği olmuş insanlara. Düşünsenize; hayatınızda bir tane bile gerçekçi amacınız, değer vereceğiniz gerçek sahiplikleriniz yok ve huzuru kelalaka bir konunun fanatizminde buluyorsunuz. Yazık bee.

anı yaşamak

monster degree
Geçmişi ya da geleceği düşünmeden sadece şu anın getirdiklerini almak.

Her insanın özgürlüğüdür ancak bildiğimiz üzere bir insanın özgürlüğü, diğer bir insanın özgürlük alanını dürtmeye başladığı yerde biter. Bu yüzdendir ki "Ben anı yaşıyorum yeauuu, bir daha gelmeyeceğim dünyaya." diyerek size iti köpeği muamelesi yapanlara yaşadıkları anı zehir etmek caizdir, çekinmeden edebilirsiniz. Hatta lütfen edin.

fırın torbası

monster degree
Müthiş lezzet illüzyonisti!

Şöyle ki; bir adet fırın torbası alıp içine birkaç tavuk budu, bütün olarak birer adet patates, havuç, soğan, bir de sevdiğiniz tüm baharatları gelişigüzel atıyorsunuz ve ağzını kapatıp fırına veriyorsunuz. Fırından çıkardığınızda elinizde muhteşem bir sosla lezzetlenmiş tavuk butlarınız ve garnitürleriniz oluyor.

Aynını etle de yapabilirsiniz ama etin pişme süresi tavuğa göre daha fazla olduğundan patatesle havuç macun kıvamına gelip murdar oluyorlar.

Sanırım pavlov'un köpeğine bağladım şu an, akşam yemeği saati geldi ya.

insanın mutlu olmadığı yerde bulunmama lüksü

monster degree
Aslında çok basit bir kişisel tercihtir fakat ne kadar sövsek az gelecek hayat şartlarında bunun adı tam olarak 'lüks'tür.

İşini severek yapan insan sayısı çok az ama para kazanmak zorundayız. Çevresinde sadece bayıldığı insanları biriktiren insan sayısı çok az ama sosyal bir varlık olduğumuz gerçeğini dikkate almak zorundayız. Muhteşem ebeveynlerin elinde büyümüş insan sayısı çok az ama memnun olmasak da ailelerimizin yanında olmak zorundayız.

Tüm bu aptal saptal zorunlulukların ağızlarımızı burunlarımızı tıkayıp bizi nefessiz bıraktıkları bir hayatta en azından bizim için çok da mühim olmayan insanların arasında bulunmama lüksümüzü dibine kadar kullanalım bence.

kimse sınanmadığı günahın masumu değildir

monster degree
Kınadıkları insanların bulundukları şartları bilmeden, içinde oturdukları cam fanuslarından bikbikbik konuşanlara cevaben söylenecek söz.

Kendilerine altın tepside sunulsa üzerine kurbağa gibi sıçrayacakları günahları sırf sunulmadı diye işlemedikleriyle övünenler er ya da geç o tepsiyi burunlarına dayanmış hâlde buluyorlar ve öngörülen sıçrayışı yapıyorlar zaten.

zengin sözlük projesinin battığı gerçeği

kozmos
son girdisinin üzerinden aylar geçmiş, allah bilir bir ara zengin sözlüğün varlığını bile unutmuş, bir anlığına aklına gelip ''lan dur bir ya, gireyim öyle bir yer vardı hakkaten ya'' diyerek sözlüğe girmiş, cuma akşamı gecenin kör saati sözlüğü sakin görünce de yalama yapıştırma işlemine başlamış yazar cümlesi olabilir. birader ekşide bile bu saatlerde gündem başlıklarındaki girdi sayısı yarım saatte birer birer artıyor. milyonlarca okuru, on binlerce yazarı olan bir yer bir de ekşi.

sözlüğe katkı temelinde hiçbir faydası dokunmamış, sözlüğü daha iyi bir yer haline getirmek, yazmak, yazmaya teşvik etmek yerine içi boş argümanlarla ''sözlük bozdu yiaaa, biti yea, abi orası öldü yea'' gibi, her klasik sözümona yazarın eleştiri adı altında sıraladığı saçmalıklar da olabilir. hatta tecrübelerim sonucu kesinlikle budur diyebilirim.

sen yaz kardeşim o zaman, sen şenlendir ortamı, tutan mı var? illa ağzına mı verelim lokmayı? ellerin var, parmakların var, beynin var. bir akıllı sendin zaten. öyle bir şey yaz ki, eleştirine kimse bir şey diyemesin, alabileceğin küfür veya tepki, aldığın artıya yaptığın şova değsin. hem sözlüğün bittiği kararını bir insan tek başına nasıl verir anlamıyorum. ne kudret be baba. helal.

''sen misin bu semtin zaptiyesi?'' derler adama. ben demiyorum ama derler. ayrıca;
(bkz:karanlığa küfür edeceğine bir mum yak)

çok kıl oluyorum böyle içi bomboş ziyan cümleler kuran insanlara çok.

19 aralık 2016 rusya büyükelçisi suikastı

kozmos
geçen yıl bu ayda gerçekleşmiş suikast. bilindiği üzere yarrrrak gibi bir yıl olan 2016'nın bir diğer üzücü olayıdır. ancak o dönem benim de hayatım yarraktan hallice olduğu için, hatta aynı elbiseyi günlerce giydiğim için konu hakkında pek bir şeyler yazamamıştım. olayın sıcaklığı falan da kalmadı ama olsun.

19 aralık 2016 tarihinde Rusya'nın Türkiye Büyükelçisi Andrey Karlov çevik kuvvet polisi mevlüt mert altıntaş tarafından suikaste uğraması olayı idi. beni daha üzen, bu vahim olayın videosunun hala şu an bile internette olmasıdır. büyükelçinin hanımı, çocukları hala ulaşabilir o videoya. bir insanın babasının, kocasının suikastinin internette olması hakikaten başka bir olay.

hala mesela putin'in cenazeye bakışı, çocuğun cenaze sırasındaki duruşu aklımdan çıkmıyor.

zenginsozluk.com/foto

zenginsozluk.com/foto
ulan 2016, senin ben geldiğin yere bacağımı sokayım.

süleyman dilbirliği

monster degree
Ölümünden bir gün sonra, bu sabah eşi Nimet Dilbirliği de yaşamını yitirmiş.

Süleyman Dilbirliği için bugün cuma namazından sonra düzenlenecek olan cenaze töreni, eşiyle birlikte yapılabilmesi için ikindiye ertelenmiş.

Ne aşk...

sigarayı bırakmak isteyenlere tavsiyeler

kozmos
sigarayı bırakmış veya uzun yıllardır kullanan birinin vermesi gereken tavsiyelerdir esasen.

-sigarayı bırakma kararınızı asla sorgulamayın.
-sigaraya bir dost, destek gözüyle bakmayın. sigarayı, esasen içmeyen insanlarda olan kafa rahatlığına erişmek için içiyorsunuz, yani ilk sigaranızı yakmadan önceki halinize dönmek için. sorunu, sorunla çözemezsiniz.
-nikotin sakızı, bandı, e-sigara gibi pazarlama taktiklerine aldanmayın. hiçbiri aklınız kadar işlevsel değil. gripten kurtulunca yerine başka bir hastalık koymazsınız değil mi?
-Sigara, sağlık, enerji, para, huzur, öz saygı, güven ve özgürlükten ödün verdirir. O yüzden bırakma kararınıza hüzünle değil, tam tersi şevk ve hırs ile yaklaşın.
-önünüzde koca bir hayat var, bu kararınız için kendinizle gurur duyun.

ayrıca;
sigarayı bırakmak/@kozmos.

süleyman dilbirliği

monster degree
'ayla' filmiyle hikayesi beyaz perdeye aktarılan Koreli Kim'in manevi babası Kore Gazisi.

12 kasımdan bu yana yoğun bakımda gözetim altında bulunan 91 yaşındaki Süleyman Dilbirliği bugün çoklu organ yetmezliği nedeniyle yaşamını yitirdi. Işıklar içinde uyusun.

yunanistan'a tarihi ziyarette lozan restleşmesi

yeni nesil
Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarihi Yunanistan ziyaretinde Atina'da Yunan mevkidaşı ile ortak açıklama yaptı. Yunistan Cumhurbaşkanı Pavlopulos'un Lozan ile ilgili sözlerine Erdoğan sert yanıt verdi. Tarihi ziyaret, son dakika açıklamalara sahne oldu.

Yunanistan'a 65 yıl sonra gerçekleştirilen en üst düzey ikinci ziyarette Eleutherios Venizelos Havaalanında Yunan Dışişleri Bakanı Nikos Kotzias tarafından karşılanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Meçhul Asker Anıtına çelenk sunduktan sonra Cumhurbaşkanlık Binasında mevkidaşı Prokopis Pavlopulos ile bir araya geldi.


Görüşmenin basına açık yapılan ilk bölümünde iki lider açıklamalarda bulundu.

Pavlopulos'un açıklamaları:

"Lozan Antlaşması'ndan bahsetmek istiyorum. Antlaşma ikili ilişkilerimizi belirlemektedir ve sınırlarımızı belirlemektedir. İkili ilşkiler açısından hiçbir boşluk bırakmayan, muğlak bölge taşımayan bir anlaşmadır. Bunun tartışılacak, gözden geçirilecek bir antlaşma olduğuna inanmıyoruz. Bu anlaşmada iki ülkede yaşayan azınlıklar belirlenmiştir. Bu anlaşmayla Yunanistan'daki azınlıklar dini temelde belirlenmiştir. Yunanistan bu anlaşmadan doğan tüm haklarını korumaktadır."

"İkili ilişkilerden söz ederken, ikimizin de ortak meselesi olan Kıbrıs meselesine değinmeden de geçemeyeceğim. Bu konuda Yunanistan'ın çözüm arayışında olduğunu ve adil çözümün en kısa zamanda gerçekleşmesini umuyoruz. Kıbrıs meselesine değinirken, her bir AB üyesinin başka bir AB üyesinin egemenlik hakkına giremeyeceğini unutmamız gerekiyor."

"Bu ziyaretinizin altın harflerle tarihe geçmesini umuyoruz. Aramızda hemfikir olmadığımız hususlar olabilir. Ancak o hususlara samimiyetle eğilerek çözüm bulabiliriz. Sizler için de çok iyi bir ziyaret olmasını diliyorum, bunun böyle olacağına inanıyorum"



Erdoğan'ın sözlerinden satır başları:

Bugün ülkelerimiz adına çok çok önemli bir gün. Son olarak Celal Bayar'ın ziyareti, sonrasında ilk defa böyle bir ziyareti gerçekleştiriyoruz. Bunun bana nasip olması dolayısıyla mutluyum. Bu anlamlı ziyaretin iki ülke arasında yeni bir dönemin başlangıcı olmasını ayrıca diliyorum.

Bazı gerçekleri sizler ortaya koydunuz, ben de ortaya koyacağım. Özellikle hala anlaşılmayan bazı incelikler var. 94 yıl önce yapılmış bir anlaşma ve bu anlaşma sadece Türkiye ile Yunanistan arasında yapılmış bir anlaşma değil. Bu anlaşmada Japonya, İngiltere, Portekiz bile var. Hepsini kapsayan bir anlaşma. 94 yıl içerisinde dünya adeta yeniden inşaa edildi. Türkiye ile Yunanistan arasında da bu arada birçok şey gelişti, değişti. Mesela Lozan'da, buradaki Türklerle ilgili Müslüman ifadesinin geçtiğinden bahsediyorsunuz. Doğrudur, aynı zaman AİHM'de Türk ifadesi orada geçmektedir. Bu kararlarla orada vardır. Mesela bir başka özelliğe geleceğim. Oradaki insanların yaşam koşullarının ne noktada olduğu konusuna da iyice bir göz atmak lazım. Batı Trakya'da yaşayan Müslümanlar inandıklarını Lozan'a göre yaşayabiliyorlar mı? Batı Trakya'daki Müslümanlar bugün, kendi seçtikleri başmüftüyle değil atanan bir başmüftüyle yönetilme gayreti var. Türkiye'de patrik, atanan bir patrik değil, seçilen bir patrik. Sensinot meclisi tarafından seçilir, meclis üyelerinin Türk vatandaşı olması gerekir. Sayı azaldığı için, biz patrikin bize verdiği isimleri meclis üyeleri olması için vatandaş yaptık. Patrik'i bu meclisi üyeleri seçmektedir. Ama Yunanistan'da, Batı Trakya'da Müslümanların başmüftüsünü hala oradaki din adamları seçememiştir. Bu nasıl oluyor da Lozan'ın uygulamada olduğunu söylüyoruz. Demek ki Lozan uygulamada değil. Lozan'ın uygulanabilirliğini bu şekilde ortaya koymamız lazım. Bunu birçok Yunan başbakanıyla görüşmüşümdür.

Batı Trakya'da ayrımcılık söz konusudur. Oradaki halka gerekli destek verilmemektedir. Türkiye'de benim Rum vatandaşlarıma yönelik böyle bir uygulama göremezsiniz. İbadethaneleri konusunda en ufak bir ayrımcılık göremezsiniz. Ancak Batı Trakya'da Türk kelimesini bile hazmedemiyorlar. Bence bizim bir defa bunları aşmamız lazım. Benim güncellenmesi gerekir dediğim konu, işte bunlardır. Tabi askeri konularda sıkıntılar yaşanıyor. NATO'dan siz çıktınız, tekrar NATO'ya girişinizi biz sağladık. Biz engel olsaydık siz NATO'Ya giremezdiniz. Ama biz öyle bakmadık, komşu diye baktık. Bugün de öyle bakıyoruz.

Kıbrıs'la ilgili görüşmede siz yoktunuz ben içerisindeydim. Yunanistan gibi Türkiye de garantör ülke. Final görüşmelerinin bizzat içerisinde oldum, Koffi Annan'la beraber süreci birlikte yürüttük. Oradaki görüşmelerde, çözüme gitmek gerekirken, orada alınan kararlar yürürlüğe girmedi. Kıbrıs'ta Türkler referandumda yüzde 60 evet oyu verdiler ancak Güney'de Rumlar hayır oyu verdiler. AB'nin verdiği sözler de yerine gelmedi. Verecekleri desteklerin hiçbirini uygulamaya sokmadılar. Bugün bile bunlar yerine gelmiş değil. Bizler bu noktadaki sadakatimizi aynen sürdürüyoruz. Bizim hedefimiz Kıbrıs'ta kalıcı, adil bir çözüm bulalım. Aynı şeyi Ege'de bulalım. Biz olması gerekenleri bir an önce yapalım. Kolay değil, Lozan'ın üzerinden 94 yıl geçti. 94 yılda birçok şey değişti.

Bizim özellikle arzu ettiğimiz şeylerin başında, Batı Trakya'daki soydaşlarımızın hakkının korunması gelmektedir. Biz 65 yıl sonra buraya farklı bir heyecanla geldik. Batı Trakya'ya bir ziyaret yapmayı da uygun gördüm. Birileri de bunu provoke etmeye çalıştı. Her toplumda artılar, eksiler vardır. Ama bunların 65 yıl sonra buraya bir Cumhurbaşkanı geliyorsa, bunun kontrol altında tutulması gerekir diye düşünüyor. Bunları aramızda çok daha detay görüşme şansımız da olabilir. Bu ziyaretimiz çok çok daha farklı, çok çok daha zengin, çok daha barışa yürümesi tarafların özel gayretlerini gerektiriyor. Aramızdaki tüm ilişkileri süratle yoğunlaştırıp, güçlendirmemiz lazım. Turizmdeki gelişmelere baktığımızda, sizden bize gelenler, bizden size gelenler hatrı sayılır şekilde çoğalıyor.

Aramızdaki yüksek düzeyli stratejik konseyi güçlendirerek devam ettirmemiz lazım. Benim arzum, biz bardağın boş tarafıyla uğraşmayalım. Bardağın dolu tarafına bakıp, münasebetlerimizi güçlendirelim. Bu ziyaretimizde inanıyorum ki 65 yılı bir kenara koyup, ileriye bakma ziyareti olacaktır.

Erdoğan'ın konuşmasının ardından Yunanistan Cumhurbaşkanı tekrar söze girdi:

"Sayın Cumhurbaşkanı Kıbrıs konusunda, cumhurbaşkanı kıyası yaptınız. Ancak Yunanistan'da anayasa gereği cumhurbaşkanı sizin yetkilerinze sahip değildir. O yüzden katılamadım görüşmelere. Bu karşılaştırma için şeref duydum tabiki. İlişkilerimizin samimiyet ilkesi üzerinde ilerleyeceğine inanıyorum. Dışişleri Bakanımızın da söyleyeceği gibi ben hukuk profesörüydüm. Bir anlaşmanın, hukuk ilkesinin güncellenmesi mümkün değildir. Var olan sözleşmeye yeni bir metin ekleyebiliriz fakat anlaşmayı güncellemek veya reform etme gibi bir kavramı kullanmıyoruz. Bu konuda da sizin samimiyetinize inanarak, bunun altını çizmeyi arzu ediyorum. Aynı zamanda bu ziyaretin tarihi öneminin altını çizmeden edemeyeceğim."

Pavlopulos'un sözlerine Erdoğan'ın cevabı:

Bunu cevapsız bırakmak da kendime saygısızlık olur. Ben tabi hukuk profesörü değilim ama siyaset hukukunu iyi bilirim. Siyaset hukukunda da, anlaşmaların güncellenmesi diye bir şart vardır ve bunu da biz yaparız. Yeterki ülkeler bu konuda mutabık kalsınlar, bunun dünyada çok örneği var. Sizler bu konuyu açtığını için bu konuya girdik. Açmamış olsaydınız, sayın Çipras'ın kabulünde bu konulara girerdik. Biz de çok sıkıntılar yaşadık, o yüzden sistem değişikliğine gidiyoruz. 2019'da Cumhurbaşkanlığı sistemine geçeceğiz.