confessions

adini yavsak koydum taylan in yolu

1. nesil Yazar - Geleceği parlak

  1. toplam entry 0
  2. takipçi 14
  3. puan 1444

3 aralık dünya engelliler günü

mızrabımda ızdırap
Sayısız etkinlikler yapılacak ve masum yürekli insanlar da bunun bir parçası olmanın bir günlük mutluluğunu yaşayacaklar bugün. Çünkü bugün 3 Aralık Dünya engelliler günü. Peki sonra ne olacak dersiniz? Engelli otoparkları züppeler tarafından işgal edilecek, asansörler eli ayağı tutanlarca dolup taşacak, görme engelli sarı çizgiler üzerine yığılan kolilere, tabelalara toslayacak, tekerlekli sandalyedeki ise dimdik yokuşta çıkabilmek için bir yardım edeni gözetecek. O melek yüzlü insanlar bir günlük ilginin sevincini yaşarken bizler ise görevi yerine getirmenin rahatlığıyla başımızı yastığa koyacağız. Günlerden 4 Aralık. Aynı tas aynı hamam. Anlatsam insanlığın yüzü kızarır mı ki?

kızbıra

mızrabımda ızdırap
Mide ve bağırsak hastalıklarında, solunum yolu enfeksiyonlarında, lohusalık döneminde süt artışı için kullanılan kişniş'in bir diğer adıdır. Halk arasında "kizbere" olarak da bilinir. Neyse ki son anda 100 kişinin içine girdim, limonata istiyorum ben.

bütün kötülüklerin anası sekstir

magic mushroom
Bu adam bu cümleyi kurarken ne kadar ciddi idi çok merak etmekteyim. Çünkü sağlıklı bir insan seks yapmayı bırakamaz. Ara verebilir ancak bırakamaz.

Okan Bayülgen entelektüel bir sistem adamıdır ve maalesef bu ülkeye artık faydası yoktur. Okan Bayülgen gibi geniş kitlelere ulaşabilen insanların bir şey söylerken üç değil beş kez düşünmesi gerekirken, bu ülkenin en tehlikeli tabularından biri olan bir konuda böyle şeyler söylemiş olmasını gerçekten yanlış ve talihsiz buluyorum.

geceye bir şiir bırak

quares
beyoğlu'nda gezerim
gözlerimi süzmeden
şaraplarımı içerim
hiç doktora sormadan

beyoğlu'nda şarabi
hoş geldin feran'ağbi
yüreğim pek harabi
boşver be feran'ağbi

şarap verin hanıma
orda hanım yok ağbi
...hassiktir be sezai

beyoğlu'nda gezerim
burda geçmiş hayatım
şarapları içerim
hiç elimde olmadan

beyoğlu sakinleşti
sıyrıldı maskesinden
tramvay bomboş geçti
istiklal caddesinden

boş masada hayalin
kimseye görünmeden
şarap verin hanıma
orda hanım yok ağbi
...hassikter be sezai

balo sokağa sızarım
hiç kimseyi üzmeden
bir intihar biçimi
hiç de faça vermeden

beyoğlu'nda gezerim
burda geçmiş hayatım
şişe aç be sezai.!
burda bitsin hayatım.

Ferhan şensoy

felç

dud
ilginç bir biçimde her yerde arapça kökenli olduğu söylenen kelime. halbuki ispatlar bir nakıs fiil örneği bile yoktur.

eski ahit'te üç kere geçer "felgo" şeklinde.

t: eski ibranice kelime.

askerlik

icgqhs
asker olma hali.

o kadar garip şeyleri özlersiniz ki, bir nevi yaşadığınız hayatın ne kadar güzel olduğunu anlarsınız askerde iken.
zordur, bulunduğunuz yerin önemi vardır ama yaptığınız görevin çok önemi vardır.

halıya basmayı özlersiniz, küfür edilmeyen mekanlar olduğuna inanmak istersiniz.
şehrinizin plakasını gördüğünüz zaman içiniz ürperir gariptir gerçekten.

bunun yanı sıra en ama en güzel dostlukların olduğu yerdir.

şafak doğan güneş dediğiniz gün içinizi hazin bir korku salar, ne yapacağım lan ben? gibi sorular sorarsınız ama mutlusunuzdur.bir yandan çok gariptir birden fazla hissi aynı anda o gece yaşarsınız..
460 gün aynı anda uyanıp aynı anda yemek yeyip aynı anda yattığın ve daha fazlasını yaptığın yeri ve insanları bir sabah bırakıp gidiyorsun ve bir daha görmemek üzere.
askerden sonra kimse kimseyi aramaz ya da az insan aranır,arar.
ilk günler aranır, 1hafta arayla sonra 1ay arayla sonra özel geceler, günler sonra yavaş yavaş azalır telefonlar.
doğaldır zaten herkes kendi derdindedir ve seni bir daha görmeyecektir.
gariptir ama güzel olan çok yönü vardır

apolet

mızrabımda ızdırap
Askeri bir terim olup subayların üniforma omuzlarında bulunur. Rütbe temsilidir. Manevi bir anlam taşımakta, omuzumda bir yük var sözü minnet babında değerlendirilmektedir. Görevini hakkıyla yerine getirenlere selam ederim.

farenjit

icgqhs
bademciklerin iltihaplanmasıdır, genel olarak bunalıma sokar insani.
sigara, alkol, asitli içecekler ya da düzensiz ve yanlış beslenme yüzünden karşınıza çıkabilir.
boğazda ciddi ağrı, yutkunmada sıkıntı gibi dertlerle çıkar karşınıza.
propolis olukça iyi gelir, hatta en iyisidir.

raif efendi

magic mushroom
neyse ki kürk mantolu madonna'yı popüler kültür kurbanı, kahve-kitap-yağmur üçlemesi fotoğraflarının öznesi olmadan çok önce okudum da bu güçlü eser ve bu muhteşem karakterden mahrum kalmadım. eğer bu kadar popüler olmadan önce okumamış olsam, çok itici bulur ve kesinlikle okumazdım çünkü.

neyse efendim, raif efendi beni güldüren, ağlatan, aşka, koşulsuz sevgiye ve güzelliğe inandıran, en sevdiğim roman karakterlerinden. çok gerçek, çok doğal, az "insan" çünkü çok "çocuk".

ölüm çemberi

magic mushroom
karıncalar yönlerini bulmak için feromon salgılayan canlılardır. Böylelikle bir kolonideki her bir karınca bu yolla yuvasına ya da besin kaynaklarına ulaşır. normalde işleri çok kolaylaştıran bu yöntem nadiren de olsa bir felakete dönüşebilmektedir.

Şöyle ki, bazen yolunu kaybetmiş olan bir karıncayı izleyen diğer karıncalar bir çember halinde kendi etraflarında dönmeye başlar ve karınca sayısı arttıkça da içinden çıkılmaz bir döngüde bulurlar kendilerini. birbirlerine olan ölesiye(!) güvenleri sebebiyle çemberden çıkamayan karıncalar sonunda yorgunluktan ölmeye başlarlar ve bazen bütün bir koloni bu şekilde yok olur ne yazık ki.

Bizler de bazen istemsizce kendi ölüm çemberimizi yaratırız sevdiklerimiz için. Değer mi, ne kadarına değer, bir ölçüp tartmak gerek sanırım.

karbon ayak izi

magic mushroom
en genel tanımıyla bir bireyin yaşamı boyunca yaptığı tüm aktiviteler sonucu doğada meydana getirdiği karbondioksit miktarıdır.

karbon ayak izimiz büyüdükçe doğaya verdiğimiz zarar da o ölçüde büyür. dolayısıyla amacımız karbon ayak izimizi mümkün olan minimum seviyeye çekmek ve doğayı korumak olmalıdır. bunu başarmanın temelinde ise doğallık, doğal yaşam yatmaktadır haliyle.

- daha az tüketmek, ihtiyacımız olan kadarını tüketmek, aşırı ve lüks tüketimden kaçınmak,

- enerji ve su kaynaklarını doğru kullanmak,

- ulaşımda mümkünse toplu ulaşım ya da bisiklet gibi doğa dostu araçlara yönelmek,

- teknolojiden mümkün olduğunca uzaklaşarak doğal ve ilkel yaşama yönelmek,

karbon ayak izimizi küçültmek için uygulayabileceğimiz temel ve oldukça basit önlemler.

işin özünde ihtiyacımız olmayanı tüketmemek ve mümkün olduğunca doğal yaşamak var.

ne kadar çok tüketirsek o kadar çok ürün arzı olur. insan üretirken doğaya zarar verir. dolayısıyla endüstri bizim tercihlerimizle şekillenir ve dünyaya verdiği zarar aslında bizim tüketim eğilimlerimizin bir sonucudur.

kışın domates yeme tercihinden tutun da aldığımız ilaca kadar (bunlar en masum görünenleri oysa ki) tüm tüketim tercihlerimiz karbon ayak izimizi büyütüyor. o yüzden ilkel değilse bile biraz daha doğal yaşamak hepimizin elinde.

biz doğayı seversek, o bizi daha çok sever.

istanbul havalimanı

frante
yaklaşık 2 yıl boyunca belli aralıklarla şantiyelerden bir kısmında dolaylı olarak çalıştığım havalimanı. gelip giderken "burası bitmez" diyordum sürekli. bitirmişler.

her gidişimde birilerinin öldüğünü/yaralandığını duydum. "bu kadar riskli bir iş ise siz neden çalışıyorsunuz?" diye sorduklarım genelde işsizlikten, maaşların yüksekliğinden, kalacak yerlerinin bile olmadığından bahsediyordu. inanılmaz bir personel sirkülasyonu vardı zaten. yabana atılmayacak miktarda arap, gürcü de çalışıyordu şantiyelerde. hatta zaman zaman konuşup anlaşabileceğim birini bulmakta zorlanıyordum. o derece.

askerde o yaratığımsıları dahi yemiş pis boğaz bir insan olarak ben bile buradaki yemekhanelerin kokusu, pisliği ve yemeklerin kötülüğünden dolayı yemekhanede doğru düzgün yemek yemedim. ha şimdi diyeceksin ki "ulan adamlar ölmüş sen iki tas çorbanın peşindesin!!" öyle değil. buradaki çalışma şartlarının elle tutulur hiçbir tarafı yoktu. hiçbir insanın mecbur kalmadıkça çalışacağı bir yer değildi.

keskin bir doğal katliam da yaşandı havalimanı inşaatında. karadeniz'e uzanan köylerin çevresinde tıraşlanmış araziler, kaderine terk edilmiş köpekler.. korku filmi gibiydi. şimdi düşündükçe aklıma çakıyor teker teker. hani kimsenin ölmediğini bilsen ve bu tabloyu görsen dahi "yere batsın uçağı da dünyanın en büyük havalimanı da kapatın gidelim burayı" dersin.

konumu zaten istanbul'da yaşadığını iddia eden insanların yüzde doksanının gitmek istemeyeceği bir uzaklıkta.

çok tuhaf. bununla övünülmesi nasıl bir sirkin içinde yaşadığımızı gösteriyor. normal bir adalet düzeninde cumhurbaşkanı falan götürürdü şurada dönen işler.

zengin sözlük roman

kirklarelili lili
taylan ve fiorabella nın taktikleri ile yorgan mafyasına bir adım daha yaklaşılmıştı. Taylan bir ajan gibi sesini programla değişitirerek bir video yayınladı. yorgan mafyasına askerlerin bulunduğu binayı söyledi. bu yayından 30 dakika sonra yorgan mafyası, söylenen binadaki herkesi kurşuna dizmişti. Lakin bir sorun vardı. Taylan'ın söylediği bina aslında askerlerin değil otomat mafyasının karargahıydı ve bu yayını sadece istanbul bağcılar'da yaşayanlar izleyebilirdi. Taylan böylece hem yorgan mafyasının yerini tespit etti hem de uzun süredir şehirde terör estiren otomat mafyasına büyük bir darbe indirmiş oldu.

yerel seçimde partilerin alacağı hazine yardımı

keskin nisanci
2019'un mart ayında yapılacak mahalli idareler seçimlerinDE PARTİLERİN alacağı hazine yardımları üç aşağı beş yukarı belli oldu. liste şöyle:

akp 335 milyon 526 bin tl
chp 178 milyon 564 bin tl
hdp 92 milyon 238 bin tl
mhp 87 milyon 508 bin tl
iyi parti 78 milyon 520 bin tl

ülkede kriz varmış, maaşlar dolar ve enflasyon karşısındA ERİMİŞ FİLAN, SİYASETÇİLERİN UMURUNDA DEĞİL. ONLAR CUKKALARINA BAKIYORLAR AMA DERLER Kİ HER TOPLUM HAK ETTİĞİ ŞEKİLDE YÖNETİLİRMİŞ, BİZİM MEMLEKETE YAPILANLAR AZ BİLE.