confessions

arka dortluyu dagitmayan hoca

1. nesil Yazar - Havayı kokluyor

  1. toplam entry 186
  2. takipçi 4
  3. puan 2761

öabt öğretmenlik sınavı

zengin sozlugun fakir yazari
Anadolu yakasında kalabileceğim yer olmadığı için gece saat 6.30'da istanbul'a gelip, 75 dakika e-5 in uğultusu arasında odaklanmaya çalışıp sonunda sıçıp batırdığım sınav. Alanımla çok da ilgili olmayan bir alan sınavı hazırlamışlar. Çok yüzeysel öncüller verip bütün öncüllere uyan detaylı şıklar koyarak ölçme değerlendirme ilkelerini tamamen hiçe saymışlar. Okul öncesi öğretmen adayı olarak girdiğim sınavda çözdüğüm sorunun hangi derse ait olduğunu bile anlamadan işaretleme yaptığım sorular oldu.



Sonuç olarak galiba atanamayacağım. 2 hafta önce yüksek lisans başvurumu kabul ederek bana akademik kariyer yapabilirsin yani öğretmen yetiştirebilirsin diyen sistem bugün yok sen öğretmen olamazsın diyor cidden garip bir ülkede yaşıyoruz.

bonnie

kaptonur
Kafasına göre takılan yazardır. Kimseyle alakası yok yazıyor sadece. İşten eve evden işe gidiyor delillerim var doğru söylüyor xhsjhsjsjs. Şaka bir yana kimseyle alakası olamayan kafasına göre takılan yazardır. İşten eve evden işe gidiyor delillerim var doğru söylüyor shxhshshh nasıl yedirdim ama ikinciyi ahahahha

bonnie

bonnie
sıradan bir insandır. her sabah işine gider, her akşam saat 18 gibi evinde olur. burada yazdıklarının bazıları çok doğru, bazıları çok yanlış, bazıları çok yalan, bazıları da çok saçmadır. tıpkı günlük hayatta karşılaştığımız insanlar gibi. mükemmel olma derdi yok. "girdik bir alamete gidiyoruz kıyamete" modunda yazıp durur.

yalnızlığını, bildiklerini, bilmediklerini, atıp tuttuklarını, yalanlarını paylaşıp durur işte.

o değil de hepinize çok alışmış. :))

seni düşünmek

bonnie
bir nazım hikmet şiiridir ki insan düşüncelerini böyle 3- 5 mısraya nasıl sığdırabilir?

Seni düşünmek güzel şey, ümitli şey,
Dünyanın en güzel sesinden
En güzel şarkıyı dinlemek gibi birşey...
Fakat artık ümit yetmiyor bana,
Ben artık şarkı dinlemek değil,
Şarkı söylemek istiyorum.

sözlük yazarlarının söylemek istedikleri

bonnie
yanlış bir eğitim sisteminin kurbanlarıyız. nasıl ki bir tıp fakültesi öğrencisi doktor olmak hayalinde, bir inşaat mühendisi inşaat mühendisi hayalinde ise bir eğitim fakültesi öğrencisi de öğretmen olma hayalinde doğal olarak. bir ülkenin ihtiyaçları ile nitelikli eleman seviyesini dengeleyememek ne demek arkadaşlar? eğitim fakültelerine onca öğrenciyi alırken iyi, mezun ettikten sonra neden eğitimle ilgili bir iş düşünüyorsunuz ki demek bildiğin mahcubiyettir, bildiğin acizliktir.

bir ülkede arz ile talebin neler olduğunu hesaplayamamak o müsteşarların zavallılığıdır. herkes okumak zorunda değil. lise eğitimini düz her hangi bir lisede almak zorunda değil. bunu zorunlu kılmak bu ülkenin ihtiyaçlarının farkında olmamak demektir.

eğitim bu ülkenin en ciddi problemidir. istihdamdan tut, işsizliğe kadar pek çok sorunun çözümü eğitimden geçer. sürekli aranan ara elemanları, zanaatkarları, çıraklığa ihtiyaç duyanları görmezden geldiğin sürece ister finlandiya ister bilmem ne eğitim sistemini araştır bu ülkeye uymayacaktır.

kıt aklımla bunları düşünebiliyorsam sen nasıl olur da düşünemezsin?

herkes her hangi bir lisede okumak zorunda değil. ortaokuldan sonra öğrencinin gidebileceği okulları, eğitim öğretim kurumlarını bırak da öğrencinin akademik başarısı, ilgisi ve yetenekleri doğrultusunda öğretmenler tespit etsin.

ahmed arif

mars yolcusu
Şiirleri halk türkülerinden, ağıtlardan beslenen şiirlerdir.
Cemal Süreya, Ahmed Arif'in şiirini şöyle değerlendirir;
"İmge onda sınırlı bir öge değil. Bir bakıma şiirin kendisi, bütünü.
Özellikle imge konusunda yaptığı sıçrama onu bugünkü şiiri hazırlayanlardan biri yapmıştır."

Yangınlar,
Korku çığlıkları
Ve irin selleri, aç yırtıcılar,
Suyu zehir bıçaklar ortasındasın.
Bir cana, bir başa kalmışsın vay vay!
Pusatsız, duldasız, üryan
Bir cana, bir de başa
Seher vakti leylim leylim
Cellat nişangahlar aynasındasın.
Oy sevmişem ben seni.

Ahmed Arif - uy havar

ahmed arif

bonnie
hasretten prangalar eskiten, "terk etmedi sevdan beni"diyerek dayanma gücünü, sevdayı, yokluğu, neden ve sonuçlarını mükemmel şekilde dizelere sığdırabilmiş bu şairin uyduruktan bahaneler üreterek aşkları bitiren şimdiki zaman insanlarına örnek olması gerekmektedir.

bugünlerde yokluk edebiyatı yapıp terk eden sevgililerin hatmetmesi gereken şairdir kendileri. sevgi ve saygıyla anıyorum.

kitap alıntıları

quares
Bir tarafta en iyi eğitimi alan çocuklar, diğer tarafta gidecek bir okul bulduğunda, hatta aynı derslikte 5_6 sınıf aynı anda ders görebileceği bir okul bulduğunda sevinen çocuklar vardı. Aynı ülkenin minicik çocukları arasında bu kadar derin bir uçurum olması normal mi?

Levent gültekin - ideolojik mahalleden türkiye'ye onurlu çıkış

veysel'in dizeleri

mars yolcusu
-Talih çile kadar sözü bir etmiş-

"Gülmedim dünyada gülenler gülsün
Derdim yüreğimde eller ne bilsin
İsterse dünyası ziynetle dolsun
Ayrılık gözümde ölüm kaşımda"

Halk ozan'ı âşık Veysel'e ait olan dizelerdir.

çocuklar

number eleven
dünyada bitki ve hayvanlardan sonra sadece kendisi olarak yaşayamayı başaran canlılar. sadece oldukları gibi olan, zamanı unutan, yaptıkları şey ne olursa olsun, arkasında anlam aramadan sadece canları istediği için yapan ve keyif alan, yaparken her şeyi unutan masumlar. yetişkinlerin o kadar çok öğrenecekleri var ki onlardan, anı yaşamak ve zamanı unutmak konusunda. ancak ne yazık ki, büyüdükçe, onları yetiştiren aile ve toplumun kalıplarına girip, kendileri olmaktan uzaklaşıyorlar.

zengin sözlük

icgqhs
Bilgi En büyük Zenginliktir sloganı ile yola çıkıp, bünyesindeki yazarlara değer veren ve onların istekleri doğrultusunda şekil alan ve alacak olan sözlüktür.zira sözlüğü sözlük yapanın, yazarlar olduğunu benimseyen bir anlayışı asla unutmayacaktır.

zengin sözlük

azrailin regl donemi
yönetimin yok olduğu sözlük.

neredesiniz moderatörler? bir avuç yazar elinden geleni yapıyor siz de bir el atın. mesela şşşt! kısmından bize seslenip bir şeyler anlatın yahu. sövseniz de olur kırılmayız.

arka dortluyu dagitmayan hoca aylardır yazıyor ama maaşı yatmamış. kek kurabiye, şerbet bile verilmemiş. yoksa sanıldığı gibi zengin değil mi la buralar?

insan hayret ediyor.

vay anasını lan sözlük!

19 nisan 2018 fenerbahçe beşiktaş maçı

keskin nisanci
hem skor hem de futbolcu sayısı olarak geriye düşen tinerciler, seyirciyi tahrik etmek için ellerinden geleni yaptılar. şenol güneş denen komedyen soyunma odasına giderken kafasında yara bere yoktu ama ne hikmetse kafasına 5 dikiş atıldığı söylendi. fenerbahçeli taraftarların yaptıklarını tasvip etmiyorum ama bu ülkedeki her statta sahaya yabancı maddeler atılıyor ama kimse tinerciler kadar bu olayı provoke etmeye çalışmıyor.

şuna da çok güldüm: şenol güneş denen provokatör, göğsüne gelen su şişesine, kafasından kurşun yemiş gibi tepki veriyor.

ölümü düşünüyorum

peho
cahit sıtkı tarancı'nın şiirlerinden biridir.

ölümü düşünüyorum
o büyük yalnızlık içindeyim
kulaklarımda duymadığım bir musiki
kaskatı kesilmişim, kalbim durmuş
artık hiç bir şeyi görmüyor gözlerim
içimde ne bir umut, ne yaşama zevki
elim, ayağım buz gibi olmuş
ölümü düşünüyorum
kulaklarımda duymadığım bir musiki

ölümü düşünüyorum
laleli'de bir sokaktan tabutum geçiyor
saygı duruşunda bilmediğim insanlar
bütün pencereler açık biri kapalı
kederlerim, ümitlerim, hayallerim
ve gelen bir iki dost mezarlığa kadar
sonra kadınlar kadınlar gözleri yaşlı
ölümü düşünüyorum
bütün pencereler açık biri kapalı

ölümü düşünüyorum
şimdi beni gömüyorlar bak
ağlıyorsun, ellerinde dağ menekşeleri
hazin bir parıltı gözbebeklerinde
için izyanla doluyor, kahroluyorsun
hatırladıkça geçmiş günleri geceleri
bir acı ki öyle büyük öyle derinde
ölümü düşünüyorum
ağlıyorsun, ellerinde dağ menekşeleri

ölümü düşünüyorum
dediği çıkmıyor cahit sıtkı'nın
otuz beş duvarını aşamıyorum
üzülme sevdiğim artık ayrılıyoruz
inan yokluğuma ben de bir ölüyüm
o yalan dünyanızda yaşamıyorum
yıl 1961, ya haziran ya temmuz
ölümü düşünüyorum
üzülme sevdiğim artık ayrılıyoruz.

güzel bir sesten dinlemek isterseniz;

halil inalcık

olacak o kadar
bugün gerek sözlükte bir eserinin paylaşılması gerekse yazılı basında hakkında çıkan anıt mezar haberiyle kendisini akıllara düşüren, hocaların hocası olarak anılan, türk tarihinin en büyük tarihçisi olarak kabul edilen "geçmişe dairin" duayeni.

dünyanın çoğu önemli üniversitesinde en az bir eserine rastlamak mümkündür. birkaç ay önce, hakkında trt tarafından çekilen belgeseli izlediğimde esasında ne kadar kıymet bilmez olduğumuz tekrar hatırıma düştü. özellikle osmanlı devletinin, saray, kültürel, siyasi ve ekonomik hayatlarının cozumlenmesinde çilingir görevi görmüştür. tabiki kuruluş ve yakın dönem türkiyesi ile ilgili çokça kitap ve makalesi mevcut.

25 temmuz 2016'da 100 yaşında vefat eden inalcik hocanın yarın ölümünün ilk yılı olması sebebiyle, kendi kendime bu girininde zamanlamasını manidar buldum.

ruhu şad mekanı cennet olsundur.

hayvanlardan öğrenilen hayat gerçekleri

number eleven
anı yaşamak. geçmişi ve geleceği düşünmeyip sadece içinde bulunulan o anı yaşamak. jiddi krishnamurti de şöyle bir şey söyler hatta:

"sizce yere düşen bir yaprak ölümden korkar mı? bir kuşun ölümden korkarak yaşadığını düşünür müsünüz ? kuş ölüm ne zaman gelirse ölümle o zaman tanışır. ama ölümden endişe duymaz. böcekleri yakalaması, yuva yapması, şakıması, uçmanın tadını çıkara çıkara uçmasıyla, daha çok yaşamakla ilgilenir. hiç kanatlarını çırpmadan rüzgar tarafından taşınarak gökyüzünde süzülüşünü izlediniz mi ? ne kadar ebedi bir zevk içinde görünüyorlar. ölümden endişe duymuyorlar. ölüm gelirse problem değil, yok olurlar. ne olacağı ile ilgili endişeleri yoktur, bir andan diğerine doğru yaşarlar. değil mi ? biz insanoğlu, bizler her zaman ölümden endişe ederiz. çünkü biz yaşamıyoruz. sorun bu. biz ölüyoruz. yaşamıyoruz..."

mesafeler

azrailin regl donemi
bazan iki güzel insan arasına giren, askerdeki oğula, uzaklardaki sevgiliye duyulan özlemi diri tutan bir yara gibidir.

Mesafeler sorun değilmiş gibi davranırız çoğu zaman. Ama bizi asıl yıpratan mesafelerdir. Özlem gece gibi çöker duygularımızın üstüne, bulamayız karanlıkta sevgimizi, aşkımızı, sevincimizi...

Siyah hep üstündür beyazdan, içine çeker her şeyi beyaz masumdur koruyamaz kendini, siyaha dokunduğu an kirlenir.

Özlemek siyah gibi kirletir içimizdeki bütün beyazı.

Nefesimiz kesilene kadar koşsak da kapatamayız mesafeleri, ulaşamayız ucunda bizi bekleyene. Çünkü siyah araya girmiştir. bu yüzden mesafeler en büyük sorun, o yüzden sımsıkı tutunun yanınızdakine. Hep birlikte olacağınızı umut edin çünkü umut bembeyazdır.

umut sevdanın lokmasıdır..

yine de siyah asildir her daim. çünkü bir insanın her halini içinde barındırır.

14 şubat 2018 sevgililer günü

azrailin regl donemi
yılın kutlanan en saçma günü. en aptalcası. insanların kendisiyle o biçim çeliştiğini kanıtlayan gündür.

yıl boyunca birbirinizi yiyip, her anı süper yaşanmalı dediğiniz o ilişkinizi bok edip, karşınızdakinin değerini karşılıklı olarak bilmeyip ve aranızdaki o kadar özel gün varken, her daim güzel yaşamanız gereken o güzel anları başkalarının belirlediği bir güne sığdırıyorsanız aklı başında bir insan olmadığınızı da bilin isterim.

dağılın.