confessions

azrailin regl donemi

1. nesil Yazar - Lamba cini

  1. toplam entry 720
  2. takipçi 25
  3. puan 10021

leon

azrailin regl donemi
beğenmediğim filmdir. aslen yönetmen bu filmde çelik kapının öneminden bahsetmiş. ayrıca ufukta gözüken bir adam sadece bir adam değildir. yolun dikey olay ufkuna vardığında yanında bir sıçan da belirebilir. bir de çalan her kapıyı da açmamak gerekmiş. bırak ölsün olum zaten sıçan kadar boyu var hayatı farklı bir atmosferde yaşayıp neye faydası olacak o veletin?

harcadılar lan leon'u! yazık oldu dağ gibi adama. ne güzel kaslı felandı da. silahının yivine kurban abicim.

avratlar öksüz, avratlar perişan.

sos

azrailin regl donemi
sözlüğün en güzel kızıdır. kesin bilgi, yayalım.

son günlerde buraya geldiğim anlarda ilginç bir biçimde bu yazara sempati duyuyorum. iyi bir arkadaş. sanki eskilerden beridir dostmuşuz. eski bir dost gibi. yahu cidden acayip duygulardayım sözlük bu adamın nickaltına da ağlayasım geldi. işin ironik kısmı da ağlama duvarında da gülesim gelmişti. bu da kel alaka bir şey. ulan hani regl da değilim ki nedir bu haller? neyse..

neden bir türlü anlam veremedim, her entrysi beni güldürüyor. doğal bir insan kendisi. insan!

bu tükürdüğüm bize öğretilmiş kalıplar içinde yaşayan bizler! size ait olmayan neye sahip değilsiniz ki? hiç birimiz tam olarak biz değiliz. birbirimizi taklit ve tekrar ediyoruz. buradan anlamak elbette zor ama insan yazılarına da mı doğallığını bu kadar güzel işler?

sen hep buralarda ol. ben zamanı geldikçe seni bulurum zaten.

iddaa

azrailin regl donemi
maç tahminleri yaparak para kazanmaya çalışanların umut kapısı. insanlara çok güzel hayaller satıyorlar tahminlerle, uzmanlarla ama nedense kimse bu yolla zengin olamıyor. olanlar da çok az. yıllardır oynayanlar tanıyorum, ben de oynarım; bir türlü muvaffak olamadılar.

çünkü 3 lira yatırıp 100-200 hatta bin tl ve üzeri almayı isteyenler var. hep böyle oynuyorlar "ya tutarsa" diye ama hep hüsran. 2011 yılında kendimce bir stil geliştirdim. pek bir numarası yok aslında. sıradan bir tarz ama ince bir olayı var. 2011 ekiminde 2 günde paramı 3e katladım ilk olarak. biraz da şanslıydım tabi. ama bir hata yapıp o parayı harcadım. hata diyorum çünkü bu kurguladığım sisteme ters bir hareketti. olay çok basit..

en az 100 tl ayırın. hatta 500 tl daha iyi iş görür büyük için.

adım adım gideceğiniz için minimum kayıpla kurtulabilirsiniz. ve önemli birkaç kural var; kasanın en fazla 5te biri ile oynayın, kesinlikle bu iş için ayrılan havuzdan harcama yapmayın bir süre ve asla kupon yaparken işin prensibinin dışına çıkmayın.

olay şu;

en fazla 3 maç yapacaksınız. ve kesinlikle ama kesinlikle banko oynayın. kupon 1 liraya 1,5-2 tl verse bile.
örnek;
1- var-yok
2- 1-2 çifte şans
3- 1-2 çifte şans

bu tarz bir kupon genellikle tutuyor ama insanlar parasını beğenmiyor.

bu işi ticarete dönüştüreceksiniz. şirket havuzu misali bu paraya asla dokunmayarak ticaret yaparcasına hareket edeceksiniz. ayırdığınız 500 liranın 150 lirasını ilk hafta için ayırın. o haftanın bütçesi 150 tl! böylece kaybınız sınırlandırılmış olacak. hafta sonu 2 kupon yapın ve haftayı kapatın. tuttuysa o kazancı tutan toplam tutarla beraber kenara koyun. geriye 350 tl kaldı. 2. hafta bir önceki kazancınıza güvenerek 200 tl ile girin. ama asla bir önceki kazancınızdan çok yüksek bir miktarla kupon yapmayın. aksi halde kupon yatarsa bir önceki kazancınızı da öldürürsünüz. 2. haftanın kazancını da (ki büyük olasılıkla tutmuştur) kenara koyun. 3. hafta 150 lirayı da oynadıktan sonra giriş paranızın tamamını oynamış oldunuz ve kasanız şekillendi. toplam cironuz 1000 tlyi geçmemiş olsa bile sorun yok. iyi iş. sonraki haftalarda artık haftanın bütçesini kasanın max 5te birini, kasa büyüdükçe 10da birini koyarak ilerleyin. ilk başta 50 liraya 120 tl gibi bir kazan vermesi az gelebilir ama sonraları 500 liraya 1200 tl vermesi cazip gelecektir. 700 tl iyi bir kazanç.


işte bu yöntem tutuyor! yeter ki açgözlü ve hırslı olmayın. ben geç yıla kadar yıllarca böyle kazandım hep ama maalesef kilit havuz sistemi prensibine uymadım. kazandığımı cebime koydum.

saçma gelebilir hatta hayal satıyor gibi de gözükebilirim ama 2016nın baharında 50 lirayla girip 7 haftada 600 liraya ulaşmış biri olarak söylüyorum bunları. eh haliyle paraya sıkışmıştım, harcadım o parayı ve bu yükseliş de o seviyede kalakalmıştı.

ince ince bu yöntemi uygulayın. cidden çok güzel işliyor.

ha ben mi? 2 hafta sonra 1000 tl ile girişmeyi planlıyorum fakat iddaa da eskisi kadar güvenilir değil. bakacağız.

tıp ve mühendislik okuyanların zeki sanılması

azrailin regl donemi
başlığa girilen 2 entryi eksileyen mühendislik öğrencisi arkadaşın düşüncesi kadar saçma olmayan konudur artık.

eksi almak umurumda değil. hatta siktir edin eksiyi mesele tamamen farklı.

şimdi biz dedik ya hani, zeka demek tıp okumak ya da mühendis olmamak diye hemen bir mühendislik okuyan vatandaş bunu o çok özel gördüğü "ben" kişisine bir hakaret saydı ve bastı eksiyi. kabul et evlat bırak bilinç altını üst bilincinde bu var! kendini çok zeki görüyorsun muhtemelen ve eminim öylesindir de. bunu yargılamak kimseye düşmez. neler başarabileceğini senden başka kimse bilemez ve belirleyemez. bu tartışmaya kapalı bir konudur.

ama sapla samanı ayırmak gerek değil mi?

ne demek istediğimizi salağa anlatır gibi anlatayım..

burada kastedilen çalışarak yapılacağıdır her şeyin her zorluğa ve her koşula rağmen. ineklersin ve odtü makine mühendisliğini bile kazanırsın. fakat o bölümü okurken sadece diplomaya odaklanırsan ve yenilikçi olmazsan sen sadece ezbere eğitim almışsın demektir bu. ki ben bu tarz bir şeye eğitim değil! öğretim derim. çünkü ezbere bilgiyi alır ve mezun olursun. yaptığın sadece budur. işte bu yüzden ben üniversitelere ün-veren-site derim! ezbere bilgi ile bir diploma alırsın ve adın "mühendis" olur. fakat kendini geliştiremediğinden 1-2 yıl iş dilenirsin. çünkü hak ediyorsun evlat!

peki zeka nerede devreye girer? çok çalışarak iyi bir bölüm kazanmış olmanın yanında bir de zeki, yetenekli, hayal gücü yüksek bir insan isen yeni ürünler tasarlarsın. bu gelişmeler okuduğun bilime katkı sağlar ve üniversitelerin ve de senin oradaki bulunma amacın doyuma ulaşır. çünkü üniversitenin amacı oraya gelen öğrencilerin eğitimini aldıkları bilimi edindikleri bilgi ile bir adım ileriye taşımaları sayesinde mezun olmaları ve üniversitenin de o bilimi bu sayede geliştirmesidir. asıl amaç budur!

bakın lan türkiye'ye! ülkede bu bilinç var mı? herkes diplomaya odaklanmış. işte bu yüzden her genç mezun olduğununda mesleği hakkında bir bok bilmediği için elindeki bir halta yaramayan kağıt parçasıyla iş arayıp duruyor. neyse bu konu uzar.

zekaya gelirsek.. bana göre zeka veya ıq diye bir şey yoktur. yetenek vardır. çünkü bakarsın adama temizlik işçisi ya da basit bir güvenlik görevlisidir ama sen onu alıp kendisinin bile bilmediği yeteneği olduğu bir alana koysan belki harikalar yaratacak. kendimden örnek vereyim.. ağır geri zekalı biriyimdir. çoğunluğun zekanın mihenk taşı olarak nitelendirdiği matematiği bu yaşıma kadar bir türlü öğrenemedim anlayamadım. fakat müzik konusunda başarılıyım. bir şarkıyı kırka böler de öyle dinler yalar yutarım ve kulağım keskindir. güzel de gitar çalarım. kısa sürede iyi bir seviyeye gelmişliğim vardır. yıllar matematikten uzakta geçti ve en sonunda 5 ay önce öğretmeyi bilen bir insan bana matematiği öğretti. demek ki ilgili olmak gerekmiş ve öğretenin de büyük payı varmış bu işte. demek ki matematik de zeka gerektirmiyormuş; benim yapabildiğim her şey basittir. eğer ben yapabiliyorsam o iş basittir benim için ve bunu başarı olarak görmem. çünkü mükemmellik yapmış bitirmiş veya yapabiliyor olmakla ilgili değildir. mükemmellik sınırları zorlamaktır. her gün 2 kilo pilav yemek değildir.. her gün 200 gram daha fazla yiyebilme çabasıdır.

zeka zeka diye yeyip bitirmeyin kendinizi. hepimizin aklı var. hepimizin de beyni nöronlara sahip. beyin için yazılım ile piyano çalmak arasında hiç bir fark yok! bu hayata bir kere geliyorsunuz ve gelmişken en iyisini yapın da öyle gidin.

iyi geceler interneti fakir gönlü zengin sözlük yazarları.

tıp ve mühendislik okuyanların zeki sanılması

azrailin regl donemi
saçmalığın önde gidenidir. zira iki kesimde ve bu tip diğer bölümlerde okuyan tüm öğrencilerin hepsi sürekli kitap okuyup ezber yapan, sayısala da çok abanan insanlardırlar. bunlara bakıp 'ben zeki olamadım' demek yanlıştır. zekanızın farkına varın.

mesela ben harvard'ta okudum, neden? çünkü param var. yani param olmasa da okurdum zaten ki eve mektup geldiydi yaa ne kadar zekisin comingsene bizim okulla diye. gittik işte sonra, halkla ilişkiler okudum orada. inanır mısınız? tam 5421 kızla çeşitli ilişkilerim olmuştu, ah harvard.

kısacası; ders çalışan insanlar ve bu kabiliyetleri ile bir yere gelmiş insanlar zeki değil, çalışkan ve akıllıdır.

gerçekliği sorgulamak

azrailin regl donemi
bir evrendeki zamanın varlığını sorgulamak değildir. ve zamanı sorgulamak kadar gereksiz biçimde saçmadır. sadece hayatın kendi açımızdan bir ilizyon olduğununu ve yakınımızdaki diğer yaşam formlarının bizim davranışlarımıza verdiği reaksiyondur hayat. mesela her yıl yeni bir tecrübe kazanırız ve bir sonraki yıl bu tecrübe ve bilinçle hareket etsek bile işler yolunda gitmeyebilir. bu sefer de yeni zorluklar türemiştir hayatta. çünkü 7 milyar insanla ve bu insanların kendi açısından gelişiminin yeni tecrübelere gebe olması ve bu vesileyle yeni reaksiyonlar her yeni dönem farklı formlarda zorluklar bize geri bildirim yaratır. bizim de kendi yeni bilinçlerimiz ve bu bilince dayalı eylemlerimiz başka hayatlara etki eder. evrende kum tanesi büyüklüğündeki o basit küçük yaşamlarımız gezegenin öbür ucundaki adamın hayatına kelebek etkisi yapar ve yaşam hangi kulvardan ilerliyorsa o yönde giderek daralır ve zorlaşır.

bu denli güçlü bir şeye sahipken halen insanlık bunu bilinçli ya da bilinçsiz bir biçimde kötüye kullanmaktadır.

işte asıl gerçeklik budur!

tabi bana göre.

su kaçağı

azrailin regl donemi
ben çok küçük bir bebe olduğum zamanlar bu vakayla korkunç bir şekilde karşılaştığımdan büyüyene kadar bende bir nevi fobi oluşturmuş olaydır. aslında halen de korkarım. itiraf ediyorum 23 yaşıma kadar da denize giremedim bu yüzden.

sütyeni çıkarıp hell yeah diye bağırmak

azrailin regl donemi
bütün zorluklar üstüme geldiğinde; evde yiyecek bir tek lokma kalmadığında "gel yavrum seni artist yapayım" diyen nuri alçoya kanan geri zekalı kızlar gibi bohçamı alıp annemden gizlice gece yarıları dışarı çıkıp bohçamdaki peruğu, eteği, fileli çorabı, sütyeni ve 2 el portakalı kendime taktıktan sonra trammessi olduğum zamanlar olur da işler iyi gitmezse olaya farklı bir vizyon katmak amacıyla yaptığımdır. bu akşam kalp gözlerimi açtığımda beyaz bir torosun içinde cinler alemine kaçırılmakta olduğumu fark ettim. belli ki beni alıkoyması için gönderdikleri cin hakkımda yeterli istihbarata sahip değildi. çünkü yalnızca gözlerimi kapatmıştı, oysa kalp gözümle her şeyi görebilirdim.

işte tam da bu anda malum yere götürüldüğümü anladım ve madem kaçış yok zevk alayım dedim ve bir kez daha hell yeah benim için kaçınılmaz olmuştu. aman tanrım o da ne? yatağımdaydım ve sanırım erkek kardeşim altıma işedim sanayım diye su dökmüştü. yoksa ben altına işeyecek adam mıyım ulan! değil mi ama?

bu neydi şimdi? sebebi neydi ki?

iyi geceler acı dolu yaşantıları içinde tutunacak bir meme arayan fakir kardeşlerim.

azrail prodüksiyon sundu..

siyah nokta

azrailin regl donemi
bildiğiniz ben işte yahu. ne siyah noktası ayol! ha ben haricinde sürekli siyah noktalar adını verdiğiniz şeyler hortluyorsa tipinize küfredercesine, yeniden doğun. hatta annenize söyleyin de sizi aldırsın, henüz geç değil bebeklerim.

iğrençsin ve korkunç bir erkeksin

azrailin regl donemi
yaptığınız iş yüzünden bir kadın tarafından söylenendir.

-ne iş yapıyorsun?
+alım-satım yapıyorum.
-ne alıp satıyorsun?
+at alıp satıyorum.
-ya atlar satılır mı hiç! en sevdiğim hayvan.
+napiyim kızım çok para ediyor.
-iğrençsin ve korkunç bir erkeksin!

olay 10 dakika önce gerçekten de yaşanmıştır.

sanırım izdivaç teklifimi kabul etmeyecek. beyaz kadın ticaretine mi başlasam acaba.. o zaman sever mi beni?

edit: bir at sever eksiledi. ben de severim atları öyle önyargılı olmayın canım.

pazar günü kaldırılsın

azrailin regl donemi
bir istek. yılların bunalımının dışa vurumu. artık içgüdüsel bir çağrı olması da elzem olmuş korkunç bir şey!

yahu arkadaşlar bu pazar günleri ne kadar sıkıcı değil mi ya? kaldırılsın bence. 6 gün olsun haftada. en fazla takvimler yenilenir. cumartesi günleri tatil olur herkese. garibim memurlar da haftada 1 gün tatil yapar eheheh. cumartesiden direkt pazartesiye atlarız ne güzel olur ya. bence hemen yapılsın kankiler bu. çok güzel fikir bence.

yine çok zekiyim lanet olsun! ıq'um 99 sınıra dayanmış arkadaşlar. pantegon felan kaçırabilir o derece. böyle bir zekayı taşımak zor olsa da arkadaşların yardımıyla yürüyorum.




gaz yağına yumurta kırmak

azrailin regl donemi
zeytinyağı bulunmadığı zamanlarda mecburen yapılandır. fakirlik belirtisidir.

gaz yağı 1 litre: 25 tl
zeytinyağı 1 litre: 10 tl

bu nasıl fakirlik amk?

benim gibi dolarla totosunu silenlerin fakirliği de böyle işte azizim.. gaz yağında sucuk pişirip o yağa ekmek banmıyorsan neden yaşarsın be fakirim? gaz yağı bunların neyine yahu! motor yağına ekmek banın siz.

kadınlar tuvaleti

azrailin regl donemi
bundan 2 ay önce komik bir anımın geçtiği mekandır. çok sıkı takıldığım ama sevgili boyutunda olmadığım bir kadın var. çok da güzel eğleniriz bir araya gelince. iş çıkışı buluştuk ve ankaranın en büyük parklarından birinde 2şer bira aldık içiyoruz. biralarımız bitince haliyle tuvalete gitmem gerekti. o kadınlar tuvaletine ben de erkekler tuvaletine girdim normal olarak. ben çıktım bu arkadaşı bekliyorum. bana seslendi..

-azraiiiiil!
+efendiim?
-pantolonumu çekemedim. yardım etsene.

girdim içeri ve normal bir şekilde pantolonunu çekip düğmesini ilikledim. gidelim anlamında hadi! dedim ama bana mal mal bakınca içimden peki diyerek duvara yasladım ve öpüşmeye başladık. bir gadının sekis çağrısını 10 km öteden alırım ayıptır söylemesi. tam işlerin boku çıkmak üzereydi ki bir kız girdi içeri ve ahahahahahapardon pardon deyü gerisin geriye çıktı dışarı. biz de toparlanıp arkasından tazı gibi koşarak dışarı çıktık. asıl utanç dışarıdaydı. annesi ve babası karşımızdaydı bu sahneye şahit olan kızcağızın. bir de 8-9 yaşlarında da kız kardeşi var, "ablaaa ne yaptılar sana içerde ya nereye kaçıyosuuun!" demesi de ayrı bir makaraydı.

hayatımda belki de ilk defa girdim onda da en saçma sapan olayı yaşadım. özetle arkadaşlar
bu tarz şeylerin spontane gelişmesi güzel ama bu ani şeylerin sizi kadınlar tuvaletinde yakalaması facia ile sonuçlanabilir. yapmayın.

öğrenci evi

azrailin regl donemi
kimin kim olduğu belli olmayan evlerdir. odtü'den yeni mezun türkmenistan vatandaşı bir arkadaşım var. burada kalmayı planladığı için en yakın arkadaşıyla yeniden bir hayat kurmak için 2 hafta önce yeni bir eve taşındı. asıl olaylar ise eski evdeydi ya zaten. misafir oldum birkaç kez. elemanın teki var ve bizim ilyas bu vatandaşı da pek tanımaz, elemanın odasına giren çıkan belli değil. aylar önce en son gittiğimde eleman evde yok ama odasında 2 tane kız çıplak bir şekilde uyuyordu. olum siz ne ayaksınız lan? bazan kızılayda geç saatlere kadar içtiğimde bu ev dikimdevinde yani yakın olduğundan kendi evim uzak olduğu için buraya giderdim. gittiğim her seferde ilyas hariç herkes olurdu. kimseyi de tanımıyordum ve hiç kimseyi 2. kez görmedim. seks mi la burası!

aklıma gelmişken önümüzdeki günlerde bir daha gideyim. bakalım bu sefer nasıl bir manzarayla karşılaşacağım.

ha bu arada.. asla öğrenci evine çıkmayın. biraz fazla çalışın da tek başınıza ev tutun. ha arkadaşlarınız felan gelir arada size olur o kadar da ama evin yönetimi tekelinizde olsun. yoksa evin dağınıklığından tutun da eşyalarınızın 2. kez görmeyeceğiniz kişiler tarafından kullanılma ihtimaline kadar bin türlü saçmalıkla karşılaşırsınız. yeaagg hayali bile korkunç!

avratta sahtecilik

azrailin regl donemi
bir kadının üremeyi planladığı erkeği makyaj ile yanıltma hilesidir. özünde esmer olup kendisini beyaz tenli gösteren çok fazla kadın var. avratta sahtecilik çok sinsi bir şeydir arkadaşlar. evlenmeden önce sevgilinizi fıskiyenin altına sokun ve gerçekleri görün. aksi halde bir tek imza ile ertesi sabaha evinizin yarısından olabilirsiniz. bende söylemesi. ömür boyu ödenecek nafaka da cabası.
0 /