confessions

azrailin regl donemi

1. nesil Yazar - Yorulmak bilmez

  1. toplam entry 668
  2. takipçi 22
  3. puan 9319

millet ittifakındaki mantık hatası

azrailin regl donemi
yaptıkları ittifakın amaçları ile çelişmesidir.

bölge millet vekili seçiminde MHP ve akp cumhur ittifakını oluşturdu. 2 farklı parti tek aday çıkardılar.. yani recep tayyip erdoğan'ı. buna karşılık olarak chp, iyi parti ve saadet partisi millet ittifakını kurdu. ama bu 3 farklı parti 3(yazıyla üç) aday çıkardı başkanlık seçimine.

bu ne şimdi? amacınız akp ve rte'yi indirmek değil mi? neden tek bir aday çıkarmazsınız? merak Akşener de muharrem ince de oy alacak. güzelim ittifak oyları da bölünecek? temel Karamollaoğlu'na gidecek oylar da cabası.

muharrem ince son dönemde reklamını çok iyi yaptı. sadece o aday olarak çıksaydı ülke pazartesi gününe yeni reisiyle uyanabilirdi. ama bu şekilde çok zor bence.


işte bunlar hep "benim de borum ötsün" zihniyetinden kaynaklanıyor. ülkenin iflah olmaz hali de.

yazarların başlarına gelen absürt olaylar

azrailin regl donemi
hatırladıkça tebessüm ettiren anılardır.

başlığı ve yeri burası değil ama anlatayım. gelin şöyle yamacıma..

2011-2012 kışı. meyhane-bar karması bir yerde çalışıyorum. tabi o zamanlar toyum ve deli gibi içiyorum, önemli bir ayrıntıdır bu. çalıştığım yere de genellikle demirbaş adamlar geliyor. hep aynı tipler yani. arada bir de ayının teki geliyor. hani öyle hakaret gibi algılamayın beyler bildiğin ayı bu adam. kış günü(ki 2011-2012 kışı ankara için son yılların en sert kışıydı) düğmeleri yarıya kadar açık gömlek ve incecik bir deri ceketle geziyor. adı aydın. Ankara'da yaşayanlar bilir, itfaiye meydanındaki enebey hamamı var. oranın sahibiymiş. yani adam bildiğin yürüyen banka. sıhhiye-Bahçelievler hattındaki dolmuşları saymıyorum bile.

neyse işte bu hamamcı aydın her geldiğinde elemanlarından birkaçını da getiriyor. yine bir gün genç bir çocukla gelmiş, içiyorlar. ben de bunlara servis yapıyorum. hep alt kata otururlardı ve alt kattan ben sorumluydum. bir gün yanındaki eleman beni çağırdı.. kardeşim numaranı ver de bi ara seninle içelim ne dersin? o dönemler alkol nerede ben oradayım kafasındayım. her gün içiyorum. yani böylesine muazzam bir teklife balıklama atlamam gerekirdi ama nasıl olduysa "yok kardeşim ya boşver" deyip geçiştirdim. bunlar kalkarken genç eleman yanıma gelip, kabul etseydin iyi takılırdık kardeşim ya deyip cebime 100 lira sokuşturdu ve çıktı mekandan. noluyor lan? oldum bir anda. bahşiş niyetine hesabı ödediler sandım amk. biri duysa bu olayı "olum neden kabul etmedin lan bunlar çok manyak kafalar yaşıyor, sülaleni satın alır amk fakiri" derdi, bunu sonradan fark etmiştim.

derken bu hamamcı aydın bir gün yine içerken Azrail, aydın abinle bir gün içmek istemez misin? deyince bu sefer atladım. olur tabi içeriz.. telefonlar alındı felan.. işte olay burada patlak vermişti.. ertesi gün mesaj atmaya başladı bu "gay hamamcı" aydı abi.


-aşk nasılsın?
+...…..?
-cano n'ediyon?
+iyidir abi. sen nasılsın?

----------------

aşk nassın?
- abi böyle şeyler deme bana ya.


yaklaşık 1-2 hafta böyle devam etti. sonraları mesajına cevap vermeyince de mekana gelince sordu hatta neden cevap atmıyorsun bana diye.. 'sms'im yok! para veriyordu kontör alıyordum. abi sen bira iste sonra gizlice bana ver, barın içinde içeriyim diyorum hemen çalıştığım iş yerinde bira ısmarlıyordu. çok saçma şeyler oluyordu amk. derken bir gün "perşembe içelim. hayır deme sakın" gibi bir mesaj attı. hemen aldım izni ve perşembe gününe çok farklı uyandım.

ulan diyorum bu adam gay, o bir gerçek. ya bu adam beni s*kecek ya da benden bir şey yapmamı isteyecek? gün boyu bu kafadayım. buluşmak için evden çıkmadan önce evde 2 bira içtim biraz gevşemek için. buluşma yerine giderken de güvenlik amacıyla biber gazı aldım. sonuçta bu hamamcı gaydı. sonuçta bu adam hamamcı bir ayıydı. gecenin sonunda hamamın ortasında o kocaman elleriyle bana kese atarken bulabilirdim kendimi. can güvenliğimi garantiye almam şarttı. biber gazı en iyi tercihti bunun için. bu işi de hallettikten sonra beni Sıhhiye'de köprü altından aldı. cipi de kendisi gibi, ayı gibiydi amk. içinde kayboldum bindiğim anda. nereye gidelim Azrail? kafana göre abi ya. kızılaya vardık park ettik aracı ve eski yeniye girdik. hamamcı ısmarlıyor nasılsa diyerek viski içiyorum. bu ayı da paso bira içiyor. öyle bir içiyor ki ben 2 duble viskiyi bitirene kadar bu lavuk 5 bira içiyor. yaklaşık 1 saat sonra sıkılmaya başladım. dedim başka mekana mı gitsek? bir önceki yaz arkadaşımla fiestaya gitmiştik ve umduğumuzdan çok daha fazla hesap gelmişti. onun hıncını almak için oranın ismini verdim. kabul etti ve oraya gittik. fiestanın sahibi de eski pavyoncu. her şey pavyon usulü. hemen abuk subuk şeylerle donattılar masayı. aydın ayısı da ters adamdır dedim kesin korkunç bir hesap gelecek bu da itiraz edecek. bir de bunun korkusunu yaşıyorum çünkü yanımda pek para da yoktu. 1 saat bile durmadan hadi abi kalkalım yarın işe gideceğim biliyorsun dedim ama nafile.. her bunu söyleyişimde aydın ayısı "sus ısırırım, yerim" felan diyor. abi 10da eve gitmem lazım diyorum "kes! gece 1e kadar benimsin" diyor. lan neyin içine düştüm ben? baktım kestaneyi çizdireceğiz, sürekli lavaboya gidip gelmeye başladım kendimi kontrol etmek için. yanlış anlaşılmasın, ayık mıyım diye kontrol amaçlı gidiyorum sürekli. yine lavaboya gitmiştim ve döndüm ki aydın yok! lan hesap? sordum ödemiş ve çıkmış gitmiş. bir ohh çektim. tam aşağı indim Sakarya'ya doğru yürüyorum telefon çaldı. "hamamcı aydın". abi neredesin ya? "otoparka gittim arabayı almay.." cümlesini bitiremeden telefonumun şarjı bitmişti. ilk defa buna sevindim lan sözlük. hemen olay yerini terk ettim.

adam resmen beni paket edecekti sözlük. belki de hamamına götürecek ve kese atacaktı o kocaman elleriyle..

birkaç gün sonra çalıştığım yere gelince kıvırdım ve sıyrıldım mevzudan. sonraları patron ve diğer çalışanlar "olum Azrail bu aydın sana yürüyor, gay lan bu aydın, parayı kırarsın nihohahoha" diye dalga geçmişlerdi hatta ve ben de salağa yatmıştım "ohaa öyle mi ya cidden?" diyerek. bilmiyorlardı ki ben adamla içmeye gitmişim hatta kestaneyi son anda kurtarmışım.

vay anasını lan sözlük! bir zamanlar ne cesaret varmış be. şimdilerde bırak hamamcı aydını bir kadın evine davet etse tedirgin oluyorum böbrekleri avuçlayarak gidiyorum. tam macera adamıymışım bir zamanlar. amaan sıçarım böyle maceraya. ya beni silkseydi?

seri eksileyen tip

azrailin regl donemi
amaçsız ve işsizdir. hani tartışmaya açık bir başlık ve entryde eksilesin, sorun değil. ama canlılara zarar veren bir şerefsize küfür ettiğim entryi hangi mantığa dayanarak eksiler anlamak imkansız.

söz konusu entry tartışmaya açık değildir. kendi türü dahil canlılara zarar verenlerin canlılar dünyasında hiç bir türde yeri yoktur. eksileme sebebi neydi ki? kendisi komidin felan herhalde.

ensar vakfı ablasının akp'ye oy istediği ses kaydı

azrailin regl donemi
olum kafayı sıyıracağım çıldırıyorum şu an bunlar gerçek mi? bu insanlar var mı cidden ya ahahahaha.

güldürü amacıyla yayımlanmış ses kaydı..

açık açık, güze güzel. tatlı dille ve uzlaşmacı bir yaklaşımla her söylediklerine karşıt koz döküyorum donup kalıyorlar ama halen bitmiyorlar. bu tarz insanları gördüğünüz yerde beyin nöronlarını silkin. çoğalsınlar.

2018 senesinde yol yaptık diyerek oy istemek

azrailin regl donemi
sanki cebinizden bütçeden çıkıyor masrafları amk bebeleri' diyerek cevaplanası saçma övüntü.

amk beni hasta ettiniz be yavşaklar! ulan yabancı şirkete yaptırıyorsunuz bedavadan. işi üstlenen şirkette maliyetini çıkarmak için 15-20 sene işletiyor inşaasını üstlendiği yapıyı. bu yüzden yollar ve köprüler paralı.

sırf bu yaptıklarına tav olan seçmenin de beyin nöronlarını sikeyim. çoğalsınlar.

bir kadının temizlikte kontrolünü kaybettiği an

azrailin regl donemi
kör noktaları bile bal dök yala yapacağını işaret eden andır. bir de bunun erkek versiyonu var. yani ben. çok dağınığım genelde. ama olur da bir yeri temizlersem o işin sonu gelmiyor.

olay aynen şu şekilde gerçekleşiyor;

günlerce silinmeyen masayı sonunda silmeye karar verdiğim an,

-dur ya şu masayı sileyim bi. lan masadaki kırıntılar yere düştü? yerleri de süpüreyim en iyisi. ya süpürmüşken paspas da mı atsam. lanet girsin en iyisi bütün kilimleri toplayayım, masalardaki ve dolaplardaki eşyaları da indireyim de her yeri rahatça silip süpüreyim..

işbu mevzu tam 1 saatimi alır. gerçi ben kısa sürede yapıyormuşum aslında. bazılarından duyuyorum da evdeki haftalık temizlik 3-4 saat sürüyormuş. evi komple iç-dış oto yıkamaya veriyorlar herhalde.

zengin sözlük elit tabaka

azrailin regl donemi
bugün yine zengin olarak yatağından kalkmış, dolar suyu ile yüzünü yıkamış, dolar soslu kahvaltısını edip zengin vitaminler kazandıktan sonra zengin sözlüğe giren yazarlardır.

daha önce seviyemde olmayan kültürsüz, cahil, fakir ve sefil arkadaşlar ile girdiğim muhabbetlere zengin sözlük'te girmeyeceğim.

ayrıca azrail'e bulaşmak akıl işi değildir. azrail parasal akımın öncüsü, kültürizm ilahı, yorgun bir savaşçıdır. azrail bu dünyanın görüp görebileceği en zengin mantıksal doğrudur. azrail yaradılışın simgesi, tüm elitlerin kralıdır!

krala sahip çıkın.

itirazım var bu nikah kıyılamaz

azrailin regl donemi
tokatta bir çift nikah masasında evet demeyi beklerken gelinin bir akrabası içeri girip "itirazım var" diye haykırmış. aslında damadın doğum günüymüş ve doğum günü pastasını içeri getirirken troll amaçlı yapmış. ciddi bir durum yokmuş.


benim ilgimi çeken mevzu da salondan biri çıkıp da "itirazım var!" deyince nikah memurunun defteri kapatması. yani var mı böyle bir şey? lan ben bilseydim çağrıldığım bütün nikahlara gider trollük yapardım. bunu öğrendim ya bittiniz lan evlenecek olanlar. bu yaz evlenecek olan kuzenime troll atmazsam adam değilim.

kaynak; https://www.msn.com/tr-tr/haber/gundem/nikah-salonu-buz-kesti-itirazım-var-bu-nikah-kıyılamaz/ar-AAyZDKK?li=AAatXwc&ocid=spartanntp

uyarı: evlenmeyin lan geri zekalılar!



azrailin regl donemi

azrailin regl donemi
hakkında söylenenleri kabul eden ve bu söylemlere saygı duyan ve sahiplenen yazardır.

elbet hata yaptığımı biliyorum. ama ne kadar sakin bir insan da olsam da benim de deli dönemlerim oluyor. benim de sinirlenmeye hakkım var. bu sinirden kaynaklanan fikirlerimdeki fanatizm ve davranışlarımdaki faşizm ile bu halimi dibine kadar yaşayarak uzun zamandır aç kalmış duygularımı doyuruyorum. deşarj oluyorum bir nevi. duygular her insanda eşittir; sakin insanlar sinirlenmez, otoriter insanlar eğlenemez vb. genellemeler yanlıştır bana göre. her insan her türlü davranışı sergileme potansiyeline sahiptir. buradan "herkesten her şey beklenir" gibi bir ders çıkarılabilir. evet sinirlenmek bir yana bu sinirlilik halinde diktatörce davranışlarım saçma. sinirli anlarımı bu şekilde zirvede yaşayarak saçma davranışlar sergilemem de ergenlik döneminde hatalı uygulamış olduğum bir terapiden kaynaklanmaktadır. bipolar ile karıştırılmasın.

hepinizi seviyorum ve iyi geceler diliyorum. düşüncemin yanlış olduğunu güzelce açıklayan dostum, seni de unutmayacağım.

feminen

azrailin regl donemi
ortalığı karıştırıp giden yazar.

üstat haklısın, linç iğrenç bir şey. ama her defasında olay çıkaran; burayı küçük ölçekte toplum varsayarsak, toplumda huzursuzluk çıkaranlar, barış karşıtı davranışlar yapanlar benim gözümde ve tüm hakkın önünde çürümeye yüz tutmuş bir insan bedeni gibidir. bu yaptığım fanatizm değil! arkadaşları savunmak ve kankacılık oynamak da değil. güzel dünyamızı huzurlu bir şekilde güllük gülistanlık yaşamak varken anlamsız savaşlar yaratmayı tercih eden organizmalara karşı bir tepkidir.


nasıl fiorabella hayvan hakları konusunda fanatik ise ben de barış konusunda fanatiğim. insanca barınmayı duyumsayamamış ve huzuru bozan organizmalara da şiddet haktır. şiddet bazıları mecbur bıraktığından iyi yönde kullanılabilir.

feminen

azrailin regl donemi
yanlışa yanlış yaparak cevap veren yazar.


haksızlık yapmadan sözlük yazarı olarak yargılayacağım, yargılayacağız. en azından yazar olarak buna hakkımız var. her ikisini de.

ontolojik hakaret ederek sözlük kurallarınca çaylaklığı hak etmiştir. öyle başlık felan açıp da çaylaklığı kaldırılsın diyerek yönetimin otoritesini sarsarsınız ve bu resmen hakarettir. olan olmuş, bitene kadar bekleyecek. tamam sözlük "yazarları önemsiyoruz" mottosuyla kuruldu ama siz de şurada 5-10 kişiyiz diye her durumda yönetimi rahatsız edemezsiniz. buna kimsenin hakkı yok. böyle yaparsak her kafadan bir ses çıkar! herkesin dediği de maalesef olmuyor şekerim.


söz konusu yazar ise yapılan bu yanlışa karşılık olarak özel mesajı ss alıp paylaşmış. bu eylem sözlük kurallarına aykırıdır. ve derhal silinmelidir. hukuktan bahsedip de hukuka aykırı şeyler yapmak da nasıl bir kafa anlamış değilim. hem zaten söz konusu yazar bütün entrylerini silmiş. eee? ne işin var burada o zaman? hem enteyrleri sil hem de burada hak ara. hani bunu gitsen uludağ sözlükte felan yapsan yönetim dahil kimsenin umurunda olmaz. ama burada entry silip de hak ararsan sıçmakla kalmaz sıvarsın. işte bu yüzden burada bulunma hakkına sahip değilsin. buraya hiç emek vermeyip bir de üstüne entry silerek buraya ciddi anlamda emek vermiş yazarlara karşı hak savunamazsın. suça suç ekleyerek hak savunulmayacağını öğrenememişsin aldığın eğitim bu yüzden kimsenin umurunda değil.


feminizm adı altında döktüğün saçmalıklara girmiyorum bile. daha insan olmayı öğrenememişsin neyin çığırtkanlığını yapıyorsun. yahu eğitimliyim kariyer sahibiyim diyorsun da 26 yaşındaki bir insan ne gibi bir kariyer ve eğitime sahip olabilir ki? he bu arada senin o eğitim dediğinin asıl ismi "öğretim" arkadaşım. eğitim başka şeylere deniyor. neyse kişisel olarak sövme ayinimi bu kadar.



onto sövmüş ama vardır bir sebebi. ama yine de haklısın, çaylak olduğu konusunda sadece. senin gibi gereksizler varken buradaki hiç kimse hak etmiyor silinmeyi. ama iyi de yapmış. buradaki yazarlara saygımdan sövmeyeceğim. çaylaklık veya silik yemek umurumda değil.


ama onto ne kadar küfür etmişse 10 katını ben de etmişim gibi say. hem de her haliyle her şekliyle. iç dünyamdaki bdsm çılgınlıklarım da dahil!

git buradan!

edit: paylaştığı foto mesaj değil entry fotosuymuş. umurumda değil ama. böylesine böyle hak!


sokak köpeğini vahşice katleden müezzin

azrailin regl donemi
ahahahahahahahahahahaa oçlar!!!

demin bir yazarın entryi artılamasıyla aklıma geldi ve aradım. dedim hayırdır lan? hemen savunmaya geçti gerizekalı "o sade vatandaş, müezzin değil" diye. he amk oldu! ben de gideyim lisede öğretmenim diye öğrencilere eğitim vereyim bir öğretmenin yerine mümkün mü lan böyle bir şey? polis zaten müdahale etti blaa blaa konuşmaya başlayınca hassiktir çektim! herkesin polisi kendisi amk artık bu ülkede. gerekirse siz gidip cezasını vereceksiniz! hemen şefime aktarayım felan çekti göt. tabi buna da izin vermedim.


o kadar çok kişi aramış ki baya korkmuş yavşak. arkadaşlar siz de arayın saldırın. bu gidişle akşama içine doğru sıçar telefondaki lavuk. iyi oldu amk.

özlemek diye bir şey var

azrailin regl donemi
evet özlemek diye bir şey var.. artık hissedemediğin ama rüyalarına girdikçe diri kalma çabasında olan. bir an'a ait olan ve sonrası olmayanı özlemek. yıllar geçer ve sadece aptalca bir hata olarak gördüğündür özlenen şey. ya da belki de hem nefret ettiğin ama yine de güzel an'ları hatırlayarak hüzünle karışık tebessümle yüzünde beliren ifadedir..

özlemek artık salt haliyle sevdadır. sevda da annedir.. gerisi genele baktığında boştur.

not: ilk entryi artılayan her kimse sensin bu entrye neden olan. söyle. kimsin sen?
2 /