confessions

bonnie

1. nesil Yazar - sakin

  1. toplam entry 3400
  2. takipçi 50
  3. puan 63616

bosch

bonnie
ne bulaşık ne de çamaşır makinesinden memnun kaldığım firma. hele bulaşık makinesi silence plus serisi. serie 6. ayrıca bozulmaya görsün yedek parçaları oldukça pahalı.

instagram

bonnie
uzun zaman sonra zorla ve baskıyla hesap açtım. günlerce aynı şeyleri okuyup, aynı fotoğraflara baktım. sonra bir arkadaşım uyardı dedi ki sevdiğin kim varsa ünlü ünsüz takip et. ünlülerden fırat tanış aklıma geldi o an. lan 3 aydır bakıyorum bakıyorum ortada bir şey yok. anca reklam anca foto. öğrendiğim, öğrenebileceğim hiç bir şey yok. bu ne lan deyip kapattım.

direk

bonnie
annemin izmir'e ilk gidişinde köyden indim şehire gerçekliği sonucu ona buna bakarken kafasını çarptığı ve hastanelik olduğu ağaç kütüğü. hep anlatır kadın anam bunu. yolda yürürken de hep önünüze bakın deyip durur hala.
eskiden ağaç kütüklerinden olan ancak günümüzde betondan olan aydınlatma araçlarının aracı.

izmir marşı'nı okuyan gencin boğazını sıkan adam

bonnie
daha düne kadar herkesin büyük bir gururla söylediği izmir marşı ve onu söyleyenler neye dayanarak dışlanıyor, lanetleniyor anlamış değilim. kaç yılda bu hale geldik. onu da eminim herkes biliyor? 15 temmuz'la 19 mayıs ilişkisi nasıl kuruluyor onu da anlamıyorum zaten. hele de bu tür fiziksel saldırıları hiç de hoş görmüyorum.

yağmurlar dinmeden gel

bonnie
söz ve müziği ferda ereren'e ait şarkı. üç deniz topluluğu olarak da geçer. bu bahar oldukça yağmurlu geçti. mayıs ortası ama hala yağışlı buralar. yağmuru sevmeyen nadirdir elbette hele de hava ılık ise.



nasılsın aşkta

bonnie
"ısındı kalbim senleyken" mısrasından başka kayda değer bir sözü olmadığı gibi ezgide de iş yok. ne kadar soğuk, mekanik ve duygudan uzak. bu arada ilk kez dinledim. bi de bu tür şarkıları yüzlerce binlerce defa dinlediğinde farkında olmadan beğenmeye başlıyorsun. asosyalleşin demiyorum ama kulaklarınızı da kapatın diyemem elbette. ben bi şi demiyorum. naparsanız yapın diyorum.

bütün gün ağlamak

bonnie
hassas bir günün sizi dört bir yandan kuşatması sonucu gerçekleştirilen eylem.

malum bugün anneler günü. güne gözlerimi açtığımda saat 11'di. abovv 99 mesaj var whatsappta. herkes ne kadar güzel şeyler bulmuş vay anasını dedim. daha ben bunları okurken damlalar hazırdı zaten. dedim ben de güzel şeyler bulayım da atayım gruplara. 40 tane grup var anasını satıyım. dedim ne yapsam da değişik bi şi ben de atsam; reklam filmleri hep güzel ve duygusal olur diye youtube a yazdım. ardı ardına anneler günü ile ilgili çıkmaya başladı filmler. milli takıma sürpriz çekimler mi dersin, metroya anne eli değince neler olurun çekimleri mi dersin. ben hüngür hüngür ağlıyorum tabii.

youtube bu bin tane anneler günü videolarından sonra geçti mi babalar günü videolarına. hoppala burnum balon gibi oldu ağlamaktan.
sonra akşamüstü oldu whatsapp grupları çoştu. 2, 5 yaşındaki kızının ses kaydını gönderenden tut, kendi annesiyle çekilen kısa videoları atanlara kadar. allaım ağlamaktan delircem.

dedim biraz uzaklaşayım bu ortamdan. ekşide yararlı web siteleri mi ne öyle bir başlık takibimde. bir film blogu atmış adamın biri. ona tıkladım. bir film izleyeyim dedim. sandra bullock u görünce açtım filmi. film the blind side. anam ağla ağla.

sonra akşam oldu. anneme telefon açtım. olanlar oldu. karşılıklı bir ton ağlaştık işte. buraya kadar okuduysanız diyeceğim şudur ki... bu nasıl bir gündü yahu. uyumak gerek artık.

cami bahçesi

bonnie
teravih namazı boyunca çocukların oyun oynadıkları bahçe. kocaman beton bir alanı var. yeni bir cami bu.

oysa çocukluğumdaki kasaba camisi mezarlık gibiydi. ulu ağaçlar ve eski şapkalı mezar taşları olan mezarlar vardı bahçede. onun için cami içine girmek bizim için daha keyifliydi.

az buçuk pezevenk

bonnie
"arkadaş arkadaşın pezevengi değil midir?" diyerek "az buçuk pezevenklik" durumunun tanımını da yapmışlar.

sanıyorum az çorba, az pilav gibi bir durum. şöyle ki biri paradan kısılması gereken durumlarda kullanılır. az pezevenklik de sosyal ilişkilerde hatır meselesinden kaynaklı istenmeyen durumların kısılarak yapılması. sanki.

buğu

bonnie
bu yaşıma geldim hala camlarda gördüğüm zaman kendimi tutamadığım suya yazmanın, çizmenin, içini dökmenin bir süreliğine görülme hali.

sirk

bonnie
cambazların, tehlikeli gösteriler sunanların, palyaçoların ve en çok da eziyet edilerek kendilerine öğretilen hareketleri sunan hayvanların izlendiği daire biçimindeki gösteri çadırı.

hayvanseverlerin sirklerdeki hayvanlara yapılan eziyet ve işkenceleri ortaya çıkarmaya başlaması ile sirkler de tamamen insan gösterilerinin sunulduğu yerler haline gelmeye başladı. umarım.

pideyi ucuza sattığı için azarlanan fırıncı

bonnie
o zaman her şey tek fiyat olsun. ben neden aynı marka bir çamaşır deterjanı için, aynı marka atıyorum yumurta için market market dolaşayım.

bazı şeylerin önüne geçemezsiniz; tıpkı avm'lerin küçük esnafı bitirmesi, internetten alışverişin bırakın küçük esnafı avm'leri bile bitirmeye başlaması gibi.

gramajı düşük pide satıyorsa doğal karşılarım cezayı. ancak bunun dışındaki sebeplerden dolayı ceza yemeyi bırak en çok o azarlanma olayı canımı sıkan fırıncıdır. .
0 /