confessions

bonnie

1. nesil Yazar - Müdavim

  1. toplam entry 3275
  2. takipçi 49
  3. puan 61561

karnıyarık

bonnie
patlıcanların kızartılarak, ortasının bıçakla yarılması sonucu oluşturulan yarığa hazırlanan kıymalı soğanlı harcın doldurulması sonucu hazırlanan fırın yemeği.
üzerine dilimlenmiş domates ve biberle birlikte yanına cacık. yeme de yanında yat.
ukde: monster degree

sivrisinek

bonnie
psikolojik bir harpte kullanılabiilecek en büyük ama en küçük işkence yöntemi.
salıcan bunlardan üç beş tane bak bakalım şahıs uyuyor mu uyuyamıyor mu?
lanet olsun içimdeki işkence yöntemlerine.

güzel insan

bonnie
olmuş, aşmış, egolarından sıyrılmış, bir şeyler üretebilmiş, bu dünyaya güzellikle katkıda bulunabilmiş insandir.
şu anda beni artılayıp motive eden güzel insana teşekkürler.

the color purple

bonnie
mor yıllar olarak çevrilen ve yönetmenliğini steven spielberg' in yaptığı 1985 yılı filmi.
Olaylar 1900 lü yılların başında başlar. İki zenci kız kardeşin başından geçenlerin anlatıldığı filmin arkasında aslında zenci kültürü ve o yıllara genel bir bakış vardır.
geçen deli gibi ağlayıp rahatlamamı sağlayan film.

günahkar

bonnie
dini anlamda kullanılan ve her hangi bir şekilde dine aykırı davranmış kimsenin durumu.
hangimiz değiliz?
sıradaki günah hep günahtan bahsedip en çok günah alanlara gelsin.

muhacir

bonnie
Mekke'den medine'ye göç etmek anlamındaki Arapça sözcükten türkçeye geçen ve Osmanlı devleti sonlarından balkanlardan göç eden insanlar için kullanılır. Aynı zamanda Osmanlı- rus ve Kafkasya savaşları sonucunda da anadoluya göç eden Kafkaslar için de kullanılır. macır beya.
"söyle söyle göçmen kızı.."

göçmen

bonnie
yaşadığı yeri bırakarak başka ülkeye göç eden kişi.
Eğer göçmen son göç ettiği yerden bir daha ayrılmayarak o topraklarda yerleşmeyi düşünüyorsa uzun sürecek olan kendini kabul ettirme durumlarında yaşayacağı her türlü ezilmeye veya dışlanmaya karşı hem kendisiyle hem de yerleşik halklarla mücadeleye hazır olmalıdır.

sığınmacı

bonnie
ülkesindeki ırk, din, sosyal durum, siyasal düşünce, afet ya da ulusal kimliği nedeniyle kendini baskı altında hissederek başka bir ülkeye sığınma talebinde bulunması, ancak baş vurduğu ülkenin isteğini soruşturma kapsamına alınan kişi.

mülteci

bonnie
kişinin ülkesindeki ırk, din, sosyal durum, siyasal düşünce, afet ya da ulusal kimliği nedeniyle kendini baskı altında hissederek başka bir ülkeye sığınma talebinde bulunması ve bunun kabul edilmesi durumundaki tanımı.
119 /