confessions

bonnie

1. nesil Yazar - sakin

  1. toplam entry 3403
  2. takipçi 50
  3. puan 63616

hasan hüseyin korkmazgil

bonnie

1927 de Sivas gürün ilçesinde doğdu. 1950 de Ankara gazi eğitim enstitüsünü bitirdi. Siyasi eylemleri nedeniyle öğretmenlikten atıldı. Lise yıllarında şiir yazmaya başlayan Hasan Hüseyin'in ilk şiiri 1959'da Dost dergisinde çıktı. Bu yıllarda mizahi hikâyeleri de yayınlandı. Kavel (1963) adlı kitabı ile 1964 Yeditepe Şiir Armağanı'nı, Kızılkuğu (1971) ile TRT'nin 1970 Sanat Başarı Ödülü'nü, Filizkıran Fırtınası (1981) ile 1981 Ömer Faruk Toprak Şiir Ödülü'nü ve Nevzat Üstün Şiir Ödülü'nü aldı.

hasan Hüseyin 1983'te beyin kanaması geçirdikten sonra bir yıl bitkisel hayatta yaşadı. 26 Şubat 1984'te evinde yaşama gözlerini yumdu.

- demedim ki-
Bu kenti sevdim dedim
Benim olsun demedim ki
Sevdim dedimse akşam kızıllığını
Gönlüm gibi akıp giden şu çayı
Şu ormanı şu denizi şu dağı
Benim olsun demedim ki
Vuruldumsa gözlerinin gül bahçesine
Yürek çizen şimşeklerse kaçamak bakışları
İşte buna sevmek derler dedimse
Çattımsa acıların en güzeline
Yedirdimse uykuları o tatlı kuşa
Benim olsun demedim ki
Bu akşam kankırmızı şarap istiyor canım
Bu akşam dünyanın bütün şarkılarını
Bu akşam dünyanın bütün özlemlerini
Bu akşam beni yalnız bırakın
Bu akşam yalnızca onu düşüneceğim
Onu ve kendimi yalnızca

ağustos

bonnie
Bak bir yaz daha bittinin telaşlı ayının adı.

Aynı zamanda bir hasan Hüseyin şiirinin adı.

Yüreğim sızlıyor bu roman iyi bitmeyecek
Beterin beteri var diyenlere inanmıyorum
Hep böyle havalar besler fırtınaları
Korkarım bu mavi ışık çabuk sönecek
Duymazdım durgun suların bezgin türkülerini
Alışmak ölümün bir başka adıymış bilmezdim
Bir yangın sonu yorgunluğu yakıyor avuçlarımı
Bir rüzgar kulaklarımdan hiç eksilmiyor
Esirgenmiş bir dünyada müthiş yalnızım
Geri dönsen bile ben artık o ben olmayacağım
Yüreğim sızlıyor bu roman iyi bitmeyecek...
Ben mısralarımı kerpiç gecelerinden çekmişim
Beş numara lamba kaderi var mısralarımda benim
Deli çizgi gözlerimi kör etmiş, kör etmiş, kör etmiş
Göçmüş kıtalar üstünde kuşlar dönüyor garipsi
Çığlık çığlığa kuşlar dönüyor evcil ve tedirgin
Gök mavisi bir türkü dolanmış yüreciğime
Selsele yolculuklar tütüyor gözlerimde, neyleyim
İnsan demişim, kitap yüzlü insanlar demişim gidemiyorum...
Kaderim kaderleri demişim güzelim
Sen olmasan ben böyle değildim
Böyle uysal ve kırılmış değildi şiirlerim
Bir yangın sonu yorgunluğu yakıyor avuçlarımı
Yüreğim sızlıyor bu roman iyi bitmeyecek...
Rüzgâr gibi ağustos geçti ellerimizden
Meyvalar bizi bal renkli günahlara çağırıyorlar
Bir yanda yaşanmamış günlerin hırsı
Bir yanda boşa geçen gecelerin acısı
Malum o dramın en güzel perdesindeydik
Ağustos şarap olmuş, kanımıza akmıştı
Göçmüş kıtalar üstünde kuşlar gibiydik
Her gören didik didik bizi denetliyordu
Biz kendi derdimize düşmüştük...
Orda da akşamlar olacak güzelim
Kanlı mendil gibi ağustos akşamları
Şu benim çektiklerimi görmeyeceksin
Belki yanında başkaları olacak
Belki düşlerine bile girmeyeceğim
Gün oldu acıların şiirini yaşadım
Gün oldu zehir gibi yokluğunu yaşadım
Bana sen ne diye duyurdun yalnızlığımı
Ne diye gurbet gibi mısralarıma sindin
Dokunsan parmaklarıma tutuşacağım...
Yere batan şehrin tek yalnızıyım
Yüzyılın ağrısını anlayarak çekiyorum
Ekmeğime barut sinmiş bulanık özgürlükler
Tepmişim rahatımı, boynu bükük mutluluğumu
Yaşıyorsam erkekçe yaşıyorum...
Düşün ki coğrafyanın en güzel yerindeyiz
En güzel günlerinde gençliğimizin
Ölümden ötesini aklım almıyor
Beterin beteri var diyenlere inanmıyorum
İstesek cenneti kurtarabiliriz
Ben bir ışık için tepmişim rahatımı
Bu güleç yüzlülerin, bu acı türkülerini
Bu yoksul yerleri anlayarak seviyorum
Delicesine anlayarak güzelim
Yüreğim sızlıyor bu roman iyi bitmeyecek

temmuz

bonnie
Hasan Hüseyin korkmazgil'in oğlunun adı.
Aynı zamanda “bir oğlum olacak adı temmuz” şiirinde vurgular bunu.

-bir oğlum olacak adı temmuz-

uykusuz
korkusuz
beter mi beter
ben beynimi satarak yaşıyorum
o benden proleter
bir oğlum olacak adı temmuz
karataşın göbeğinde aşk
karataşın göbeğinde barış
karataş çatladı çatlayacak
bende bitmeyen kavga
onda yeniden başlayacak
bir oğlum olacak adı temmuz
öfkede benden fırtına
sevgide deniz
ne samanyollarının ulu kervanları susuzluğumun
ne kutupşafaklarında tanrılaşması ilkelliğimin
temmuz gibi sıcak ve bereketli
temmuz gibi uçsuzbucaksız
bir oğlum olacak adı temmuz
dilinde en güzel sesi türkçemin
kulağı en yiğit şarkılarla delik
korkak bir merakla değil yıldızlı karanlığı
vivaldi'yi dinler gibi okuyup anlayacak
ve belki de sütdişleri sürerken balaban bir bursa şaftalisine
ay'dan kendi sesini dinleyecek
vahşi bir çiçek gibi açılmış gözleriyle
ben ki yalınayak bastım kızgın dişlerine açlığın
iri bir çizme gibi balkanlar'a basarken faşizm
dağlarda silah atmayı sevdim
ben ki silah taşıdım gizli gizli
dünyanın bütün devrimlerine
boşuna dönmüyor bu rotatifler
boşuna bağırmıyor bu kara
boşuna dinlemiyor bu korku kapımızı
anamın aksütü gibi biliyorum ki
doyumsuz günlere doğacak temmuz
doyumsuz günler görecek
hani şu hep andıkça sızlatan yüreğimizi
hani şu hep dalıp dalıp gittiğimiz andıkça
beklediğimiz beklediğimiz beklediğimiz
ve tam görecekken göçüp gittiğimiz günler gibi günler
ama mutlaka
karataşın göbeğinde aşk
karataşın göbeğinde barış
karataş çatladı çatlayacak
ben direndim yorulmadım
o yorulup yıkılmayacak

yaşam standardı

bonnie
yükselmesinin de alçalmasının da bireyde sıkıntılara neden olacağı durumdur bu.
çoğunlukla alıştığımızın bir üst basamağına tırmanmaya çalışan insan için gün gelir ki olgunluk ve olmuşluktan kaynaklanan standartlar değişebilir. en tepedeki en azına inmek isterken ki bu azınlıktır en alttaki en tepeyi ister.
görünen o ki yaşam standardı kişinin farkındalığıyla farklı süreçlere girebilir.

cosmo kramer

bonnie
hayatta en dikkat ettiğim özelliklerden biri olan "görgülü" özelliğine sahip yazar. nezaketli, sorumluluk sahibi.
aynı zamanda her iki girişiminde de başarısız olduğum için üzüldüğüm zengin sözlük yararlısı. emeklerine sağlık.

sinir olmak

bonnie
sabırlı bir insanı bile zıvanadan çıkaracak hal ve hareketlere karşı sabrın yitirilmesi durumu.
gerçekten yeter bu uyarısız, ikazsız giri silinme durumu.
üstelik kişiden habersiz gelişen bir durumda.
sinirli değilim, değilim, değilim...

film izlerken ağlamak

bonnie
duygusal kişilerin özellikle duygu durumlarının tavan yaptığı dönemlerde veya kişinin izlediklerinde mutlaka kendine dair çıkarımlarda bulunduğu durumlarda gerçekleşen eylem.
bugün yaptım. çok da rahatladım.

tek başına tatile çıkmak

bonnie
kafasını dinlemek isteyen, kimseyi çekmek istemeyen kişilerin tercih edeceği durum.
Çok isteyip de cesaret edememek gibi bir durumum var. aslında ne güzel olur. küsen yok, trip atan yok, zorla istemediğiniz saatlerde istemediğiniz etkinlikleri sırf birilerine uyum sağlamak adına yapmak yok.
Hayatımda bir kez dahi olsa yapılacaklar listesine yazdım

muzaffer izgü

bonnie
bir konuşmasında "Çocuklarımızın düş kurmalarını istemiyorlar. Okuyan çocuk bir şeyleri düşünmeye başlar. Düşününce soru sorar. Soru soran ve düşünen genç değişmiştir. O artık sürünün bir koyunu değil, bireydir." demiş olan üretken insan. ökkeş' i ilk okuduğumda daha doğrusu kitabın kapağına baktığımda ismi çok tuhaf gelmişti bana. onu net hatırlıyorum. ama onla ilgili okuduklarım elbette bir şekilde yansımıştır bana. şimdi şimdi okuduklarımızın karakterimizi , değerlerimizi belirlediğini anlayabiliyorum.
ne mutlu bu dünyaya eserler bırakan kişilere.
bunlardan biri de muzaffer izgü. geçmiş olsun.

çıngırak

bonnie
çıkardığı seslerden dolayı ismini almış bebek oyuncağı.
her bebeğin mutlaka bir çıngırağı olur. şimdikilerde dikkat toplama ve susma aracı olarak kullanılmaya devam etse de onların bunu pek takladıklarını düşünmüyorum.

bahşiş

bonnie
beni gerginliğe sokan, hatta bazen yanımdakilerin bu konuyla ilgili tartışmalarına karıştıran hizmet bedeli dışı olan ödeme.
bazen ciddi anlamda insanı zora sokuyor.

nem

bonnie
son iki gündür beni hiç bir şekilde uyutmayan. bir de daha meteorologlar alarm veriyorlar önümüzdeki günler için.
ya o gitsin sivrisineklere bile razıyım bak.

kafada sürekli dönen şarkı

bonnie
bir şekilde dile değil de kafaya dolanan şarkı.
her yaptığın işi senle yapar. peşini bırakmaz. eyy beyin, neler yapıyorsun bana dedirtir.
nerden aklıma girmişse bugün öğlenden beri "bugün benim doğum günüm" çalıyor teoman'dan . yok öyle bi şey aslında.
126 /