confessions

bonnie

1. nesil Yazar - Soğuktan kızaran burun

  1. toplam entry 2654
  2. takipçi 46
  3. puan 48569

kışın geldiğinin anlaşıldığı an

bonnie
yaz mevsiminin bittiğini belirten buruk ve hüzünlü tespitlerdir.
o değil de kış mevsiminin gelmesine sevinenler de var. kendilerini anlayışla karşılıyor ve sevgiyle kucaklıyoruz.
ancak üşüyenlerin, çok üşüyenlerin, hep üşüyenlerin sevmediği bir mevsimdir kendilerini.
tüm yaz boyunca açık duran mutfağın balkon kapısını artık geceleri kapatmak benim için en büyük belirti. çünkü ben hep mutfakta oturuyorum. 2 gecedir kapatıyorum efenim mutfağın balkon kapısını.

radyo dinlemek

bonnie
hep içimden şarkı tuttuğum yayınlar. nasıl öğrenmişsem büyüklerimden bir çeşit fal bakmak gibim. oluru, uyarı olmuyor ama denk geldiğinde de saçma bir sevinçle doluyor içim.

zengin61

bonnie
1. nesil, 2. nesil yerine sözlüğe kayıt olunan tarihin öneminini göstermiş yazardır. boş verin bırakın nesilleri de yazarların üye oldukları tarih bence daha önemlidir.

özay gönlüm

bonnie
türkülere kendini bu derece adayan, hikayeleriyle, derlemeleriyle, yaren isimli sazıyla, konuşmasıyla bir halk sanatçısı. her yöreden böyle bir isim çıksaydı da bu memleketin tüm yörelerinin zenginliği ortaya daha çok çıksaydı.

derin ve güzel insanlardan.

çalın davulları

bonnie
delice bir sevda türküsü. selanik' te yaşanmışlıklardan doğan teee bilmem ne zamanlardan.

asıl ilginç olan bilinmeyen zamanlarda yaşanmış, üzerine yazılmış ve söylenmesiyle bizi bu kadar derinden etkilenmesi.

sanıyorum türküler işte böyle özellikte olan duygu kıskaçları.

yastık altı

bonnie
kimi zaman zor günler için kimi zaman kefen parası kimi zaman da dişten tırnaktan artırılan, ekonomik anlamda para, altın veya döviz.

ne bankalara ne de diğer herhangi bir yatırıma güvenemeyen insanların aslında farkında olmadan yaptığı ve döngüye katılması için teşvik edilen ekonomik tasarruf tedbirlerinden biri.

ne zaman yapabilcem diye çok meraklanıyorum ama yıllar geçiyor bende bu bile yok.

gilan

bonnie
ülkemizde markalaşmış mücevher şirketlerinden biri. konkordato ilan etmiş. Markanın üst düzey yöneticisi Osman Geylan amaçlarını "işimize odaklanmak ve bankalara olan borç vadelerini uzatmak" şeklinde açıklamış.

bisiklet yolu

bonnie
trafikte bisiklet kullananlara özel olarak ayrılmış yoldur. ülkemizde maalesef çoğu şehirde ya yoktur ya da gezinti amaçlı bir kaç kilometreye sahiptir.

bence zorunlu olmalı ve artık bu yüzyılda bunu konuşmamız bile komik olmalı. maalesef acı oluyor bizde.

suriyeliler

bonnie
ülkemizde yaşayanların sayısı resmi rakamlara göre 3,5 milyon olan mülteciler.

ülkemizdeki durumları, nedenleri ve sonuçları ciddi anlamda tartışılabilir bir kitle haline gelmişlerdir.

renkli televizyon

bonnie
1980' li yıllarda siyah beyaz görüntü yerine renkli görüntülerle ülkemize giriş yapan uzaktan görüntü sistemi. 1982' de deneme yayınlarıyla, 1984 yılında ise tamamen renkli tv, trt aracılığıyla belirli ekonomik gücü olan yurttaşlara hizmet vermeye başladı.

diğer ülkeleri bilmiyorum ama almanya' da ilk olarak 1968 yılında başlanmış, 1975' li yıllarda ise yaygınlaşmıştır.

öğrenci evi

bonnie
üst katımda bir bakkal vardı. bodrum katında oturuyordum çünkü. çocuklar futbol maçı oynar, ayaklarını görürdük. bakkalcı dayı da çeker taburesini bizim camın önünde otururdu. biradır, sigaradır, ekmektir, makarnadır -en çok alınan bunlardı çünkü- seslenirdik, adam da demir parmaklıklar arasından uzatırdı bize. yaz derdik. yazardı deftere. 2 arkadaş kalırdık. son senemizde o tek dersten kaldım, şu bir arkadaşım için geldim 2 gün kalıp dönücem hikayesine gelirlerdi kapımıza. kıramazdık. paraları yok, kalacakları yerleri yok.

yalnız biz evde yokken yiyip içmişler bakkaldan. taktik de yaz deftere. yaz mevsimi geldi, okul kapandı. o geldi, bu geldi, şu geldi gitti derken kaldım mı tek başına. bir gün bakkala borcumu ödeyeyim dedim. defteri bir açtı ki 3 gece hasta yattım yeminle. o yaz hiçbir yere gidemeyip bir işe girdim ve tüm borcu kapattım. ama ne koydu bana. lan öğrenci öğrenciye bu kadar koyar mı?

okul çantası

bonnie
okula giderken ders araç ve gereçlerini taşımak için kullanılan çanta.

reklamların ve çevre faktörünün etkisiyle markalı ve lisanslı olarak adlandırılan ürünler gerçekten çok pahalı. kaldı ki bir tek normal okul çantası yeterli değil artık. resim çantası var, spor çantaları da var alınması gereken.

eskiden ilkokul ve ortaokul çantaları birbirinden bariz bir şekilde ayrılırdı. 5. sınıfın 2. döneminde çantam tamamen kullanılamaz hale gelmişti. nasıl olsa 3 ay sonra ortaokul çantası alıcaz sana diyerek defter kitaplarımı ya poşetlerle ya da kollarımda taşımıştım. o zamanlar kimse kimseyi yadırgamazdı. çünkü köy veya kasabalarda çoğu insan böyleydi hemen hemen. ama yine de utanırdım çok. bu böyle bir anımdır ki beni etkilemiştir çok.

onun için bir çocuğu mutlu etmek istiyorsanız ona sağlam bir okul çantası hediye edebilirsiniz. pazardan alınan, 2 ayda parçalanan bir çanta değil ama.

okul alışverişi

bonnie
eğitimin olmazsa olmazlarından bir top a4 kağıdının açılışı 21. 50 lira olmuş. gerisini siz düşünün.

her yıl ana babaları kara kara düşündüren bu alışveriş, bu yıl oldukça artan fiyatlardan dolayı hem ana babayı hem evladı üzecek. formasıdır, çantasıdır, servisidir, ayakkabısıdır, spor kıyafetleridir, harçlığıdır, kırtasiye ücretidir, her şey ateş pahası. çocuk daha baştan mutsuz gidecek okula. ciddi üzülüyorum ben bu duruma.

durumu iyi olanlar lütfen en azından 1 çocuğu mutlu etsin.kendini göstermeden, belli etmeden...

şeker piliç

bonnie
2015 yılında mahkemenin iflasına karar verdiği beyaz et üreticisi firma idi.

bandırma' da bulunan fabrika yeri ilk başta 30 milyon bedelle satışa çıkarılıyor. taa ki 4. defaya kadar erteleniyor bu satış. fiyatı gittikçe düşerek. çünkü alıcı çıkmıyor. ve 4. satış durumunda garanti bankası 9 milyon 750 bine arazinin bu kısmını ipotek alacağına karşı satın alıyor.

bu arada işçilere de para kalmıyor. bu haber bana çok ilginç geldi nedense. mahkemelere düşmeyegör olayı bir nevi.

http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/seker-pilicin-kesimhane-ve-idare-binasi-bankanin-oldu-40945300
2 /