confessions

dante

1. nesil Yazar - Alışmaya çalışıyor

  1. toplam entry 107
  2. takipçi 14
  3. puan 1898

patates

dante
Acaba kıtlığın önüne geçilirken kabızlığa nasıl çare bulmuşlar diye insanın içini kemiren, her çeşidi ayrı güzel olan bitki. Hazır aklıma gelmişken yarın sabah kızartıp bir güzel yiyeyim.

kekin üstünü yakıp içini pişirmeyen fırın

dante
Keki Fırından çıkardığınızda kabarmamışşa, üstü yanmışsa 90% içi de pişmemiştir. Bunca yıllık fırının size resmen sırtını dönmesi, yarı yolda bırakması gibidir.

Yalan söylemeyeceğim pişirmeden önce hamura biraz parmak bandım ama sonuçta insan fırından puf puf bir şey bekliyor. Bulutlar gibi.

howl's moving castle

dante
(bkz:Howl no ugoku shiro)
(bkz:Yürüyen şato)

Hayao miyazaki'nin yapımcılığı üstlendiği Diana wynne jones'un aynı adlı kitabından uyarlanan anime.

Kendimi ne zaman çok mutsuz hissetsem sığındığım şeylerden bir tanesi. Defalarca izledim ama yine de bıkmadığım bir yapım. İnsan izlediğinde animenin o büyülü dünyasında olmak istiyor. Howl'un sofi'nin ellerinden tutup gökyüzünde yürüdükleri gibi yürümek, howl'un kanatları altına sığınmak istiyor.

Özeti;
Sophie, şapka dikmekle geçimini sağlayan genç bir kadındır. Bir günşehirde dolaşırken, Howl adında yakışıklı bir büyücüye rastlar. Büyücü, Sophie'yi o an için kötü ruhların elinden kurtarmıştır. Ancak karanlık tarafın büyücü lideri, Sophie'yi yalnız iken yakalar. Onu lanetleyerek yaşlı bir kadına çevirir, sonra da Howl'a mesajını iletmesini söyler.
Sophie, bir süre çaresizce bekledikten sonra, bu yaşlı bedeniyle derdine bir çare bulmak için yola çıkar. Uzun bir yolculuğun ardından Howl'ın yürüyen kalesine ulaşır. İçeri girdiğinde ise kendisini bambaşka sihirli bir dünya beklemektedir.


Türkçe dublajı da çok başarılıdır. Hatta İngilizce dublajından çok daha iyi ses tonları içeriyor. Tavsiyem tr dublajdan yana. Hele o calcifer'in sesi çok tatlı. Müziği de bir o kadar güzel.



das parfum

dante
Alman yazar Patrick süskind'in 1979 da yazdığı başyapıt romanı.

Romanda 18 yy. Fransa'sında yaşayan koku alma yeteneği gelişmiş Jean baptiste grenouille adında insancıl duygularından yoksun, kokulara karşı zaafı olan, o kokuları üretebilmek için cinayet işlemekten çekinmeyen bir kahramanı kaleme alınmıştır. Grenouille herkesin, her şeyin kokusunu alma, dilediği kokuları üretme konusunda bir dâhi olsa da kendi kokusu olmadığını, bu nedenle insanların kendisinden koku alamadıklarını anladığı gün dünyası başına yıkılır. Ve tek yol olarak başlarına varlığını hatırlatacak kokular sürmekten geçer.

Bireysel olarak varlığını topluma kazandırmaya çalışan bir insanın acımasızlığının anlatıldığı bir trajik eser ortaya çıkarmıştır Patrick süskind.

ot

dante
Benim ilk duyunca ( esrar yani ) milletin dağda bayırda çayırda bildiğimiz yeşil yeşil, yerlerde yetişen o uzun otu toplayıp kurutup içtiğini sandığım çok sonraları esrar olduğunu öğrendiğim şey. Hayatı fazla masum yaşadığımı da buradan cakmış oldum.

göz çilleri

dante
Bende ve annemde de bulunan çok hoşuma giden minik nokta. Anneminkinde birden fazla olmakla beraber İsminin çil olduğunu bilmiyordum. Çok anlaşılmayabilir ama sol altta irisimin siyah halkasına yakın olan ufaklık.:)

adventure time

dante
Kapanış müziği (bkz:island song) telefon zil sesim olan cartoon network'un çok güzel bir çizgi dizisi. İnsanın içine huzur, mutluluk, neşe katar. Yoganın temel taşıdır. Çocuklara arkadaşlık ilişkisini öğretir. Yeni nesil çizgi diziler içinde en güzellerinden bir tanesidir.

bronşit

dante
İlk kez 4.sinifin sonlarında tanıştığım sonrasında astıma yakalanıp lise 2ye kadar savaştığım hastalık. Şimdi her ne kadar atlatsam da hala izlerini taşıyorum. Kokuları çok severim ama kokladığımda ciğerlerimi yakıyormuş gibi hissediyorum. Ağır bir kokuysa ufak çaplı astım krizi gibi bir şey yaşıyorum. Baskın havalarda nefes darlığı çekerim. Alerjimse hep benimle birlikte. Ve sanırım terk etmeye de niyeti yok.

geçse de ufak da olsa iz bırakıyor peşinden.

hollywood filmlerinde özenilen şeyler

dante
Hafif erotik tınıları olan bir Şarkı açıp, küvetin içinde köpüğün tadını çıkarmak, bir kadeh şarap alıp gözleri kapatıp, kafayı geriye atıp suyun içinde rahatlarken şarkıyı dinlemek.

Gece sevgiliyle istenilen saatte çıkıp sessiz, ıssız bir yerde kaçamak yapıp eğlenmek, kimseye yakalanmamak.

haşat olmuş yıkık dökük evde, demir yatakda, hafif depresif bir hava olsa bile o evin atmosferinde yaşamak.

Sabahlığı - mini kimonoyu çıplak bedene çekip, gün henüz yeni doğarken pencerenin kenarına geçip bir sigara yakıp, pencerenin camına dirsekleri dayayıp etrafı seyrederek içmek. Yatakda yatan birisi varsa bir ara kafayı çevirip onu izlemek, dumanı içe çeke çeke seyredip geri pencereye dönüp üfürmek.

Tutkulu, şehveti doruklarına kadar yaşamak.

Parayı hiç düşünmeden harcamak, harcamak, harcamak, doya doya eğlenmek.

Dövüşmek, aksiyona girmek ama ölmemek.

Havuzlu partilere katılmak, deli gibi içmek. Hatta çıplak partilere katılmak. Her yeri köpük yapmak.


0 /