confessions

esdemirei

2. nesil Düzeltmen - Yorulmak bilmez

  1. toplam entry 1157
  2. takipçi 7
  3. puan 9033

telefon numarasını hiç değiştirmemiş insan

ruzgara karsi iseyen adam
Muhtemelen telefon numarası 532 ya da 542 ile başlayan insandır. Bir kişi Belirtildiği gibi yılda 5-6 kez telefon numarasını değiştiriyorsa, bu durumdan şüphe duyulabilir. Birinden kaçıyor olabilir, birilerinden, ya da bir kurumdan! Bilemiyorum.

Günümüzde ise telefon numarası değiştirmenin bir anlamı yok, sonuçta aynı numarayı istediğimiz operatöre taşıyabiliyoruz. Ama eskiden öyle değildi. Ilk numaram 532 ile başlıyordu. Askere gidene kadar turkcell kullandım. Sonra dediler ki, burada hep avea kullanıyoruz, personel arasında iletişim kolay ve ucuz oluyor... dedim, tamam. Verin bana bir avea. Bir süre sonra görev yeri değişti, allahın dağından inemez oldum. Arazide de bir tek turkcell çekiyor. Hiç unutmam malatyalı bir uzman çavuş arkadaş vardı, bir tek onda turkcell vardı, bir tek onun telefon hattı çekerdi. Birliği onun telefonundan arar, iletişim kurardık. Adam bizle dalga geçerdi. Sonra baktım olacak gibi değil, attım avea hattı, tekrar turkcell'e geçtim. (Bu kısımlar turkcell reklamı gibi oldu ama, o dönem arazide bir tek turkcell çekiyordu. Şu an nasıl bilmiyorum.) Neyse aradan vakit geçti, sonra dediler ki kamu personeline dair avea'nın yeni kampanyası var, şöyle iyi, böyle iyi... bir şekilde kandırdılar yine avea'nın sıcak kucağına oturttular.

Oluyor işte, çeşitli nedenlerden dolayı insanlar numaralarını, operatörlerini değiştirebiliyorlar. Bir de 532 ile başlayan hat peşinde koşan insanlar var. Bu durum çok vahim! Şaka gibi ama bunu bir statü olarak görüp, dünyanın parasını ödeyip 532'li hat alıyorlar.

sözlük yazarlarının söylemek istedikleri

rose
Biz elmayı seviyoruz diye elmanın da bizi sevmesi şart mı? Ya da elma bizi sevmiyor diye bu elmayı kötü mü yapar? Elmayı iştahla yemeye devam ederiz değil mi? Mantıklı olan budur.

Zühre tahir'i sevmeseydi Tahir ne kaybederdi Tahirliğinden? Ya da tahir zühre'yi sevmedi diye kötü mü oldu?

Ne tahir olmak ayıp, ne de aşkından delirip ölen zühre olmak ayıp...

Bu ince farkı anlayamayarak cahillikleriyle gözlerimi kamaştıran, eksik kromozomlu, egosu asfalttan arş-ı alaya çıkmış insanlara tahammülüm yok sözlük! Biz neyiz ki? Şu koskoca alemde küçücük bir nokta dahi değiliz. Bir hiçiz. Aciziz... Uzun lafın kısası beni sürekli yoran, bıktıran homo sapienslerden ötürü uzunca bir süredir insan diyetindeyim. sevimli yalnızlığımla düzeyli bir ilişkim var. yalnızken kimse beni üzemiyor. Çok mutluyuz. Yarışmacı arkadaşlara da başarılar dileriz. Eved.

felsefe

turuncu gemi
türkiye halkı olarak yaşamımızın hiç bir alanına sokmadığımız bilimdir. şimdi felsefeye bilim dediğim için linç yiyeceğimi biliyorum. fakat konuştuğumu bilerek söylüyorum.
sanırım ingilizce'den, matematik dersine kadar her alanda dünyanın en berbat lise müfredatına sahibiz. ve bu müfredattan bile genel sınavlarda sıfır çeken mallasştırılmış 300 bin genç var elimizde. ve her geçen yıl sayıları artmakta bu gençlerin. gençlere 2 satır bile fazla öğretmek için yaşamından ödün veren öğretmenlerimizi tenzih ederek söylüyorum ki, bu gençleri yetiştiren sığır ski gibi nice eğitimciye sahibiz. dediklerim hakkında hiç bir fikri olmayan da bir hükümete sahibiz. bakanlık ancak taşeron firmalara dahiyane ihaleler yaratmak peşinde koşuyor. asgari ücretin altında bir kölelik sistemiyle öğretmen çalıştırıyor. öğretmeninin asgari ücretle çalıştığını bilen genç neden yıllarca fakültelerde ömür çürütsün ki? torbacılık yapsa hayatı daha az riskli olur. limon satsa daha çok itibar görür daha fazla kazanır.

bizim lise felsefe müfredatı laf olsun müfredatıdır. bir kaç ilk çağ filozofu, en yüzeyselinden rönesans falan filan. haftada bir saat okulda okutuluyor mu? okutuluyor işte.
oysa yaşam içinde somut soyut her şeyin bir diyalektik bütünlük ve karmaşanın içinde olduğunu insanlarımıza öğretmek çok mu zor? aile hayatından, iş ve eğitim hayatına kadar her şeyi yönetmenin müspet ve menfii yolları diyalektik baz alınarak anlatılamaz mı?

yukarıda son dönemdeki rezil hallerimizin felsefesini yapmaya çalıştım. aranızdan bazıları ''ne felsefe yapıyor bu herif'' diyebilir diye vurgulamak istedim. allahım ''felsefe yapmak'' başka hangi dilde aşağılama cümlesidir? sanmıyorum başka böyle bir kültür yahut kültürsüzlük olduğunu. ''edebiyat yapma bana şimdi'' diyenleriniz varsa burada bitiriyorum giriyi.

zengin sözlük yazarlarının karalama defteri

hak yeme hell yeah
Şimdi efenik, ben müziğin sesini kesinlikle duyanlardanım. Müzik benim her şeyim. Bazen İşkence odam, bazen terapi merkezim.

Hele bir şarkıyı bir olayla ilişkilendirdiysem yanmışım demektir. Zihnimde çalar o şarkı ama hayal gibi değil bildiğiniz çalar.

Balık pazarına pek uygun değil belki ama yolu kısaltmak için saptığım bir ara sokak var ki böyle on dakika envai çeşit ağacın içinden geçiyorsunuz. Tabii aklım hemen eve dönmekte olunca sokağa daldım. Ağaçlar o ana kadar aklımda yok.

Neyse refleks olarak yürüyorum ve sokağı geçtiğim anda lanet şarkı introdan itibaren çaldı. Lan dedim, bu şarkı niye çaldı ki. Sonra etrafıma bir baktım yine o ağaçlık yer. Ama nasıl değişmiş. Sonbahar olunca yapraklar sapsarı, yerler sapsarı... En son mayıs'ta geçmiştim yine eve hızlı dönmek için. Mayıs'ta yemyeşil falandı. Ve kulağımda o şarkı vardı.

Beynim resmen oradasın diye beni uyardı lan.

Neyse... Agalloch. Seni iyi ki tanımışım. Sen gerçekten muhteşem bir şeysin.

recep tayyip erdoğan

turuncu gemi
geçenlerde ''ermeniler anadolu'da göçebe bir halktı'' diyerek danışmanları tarafından çok ağır şekilde aldatıldığını düşündüğüm cumhurbaşkanıdır.
rica ederim sayın cumhurbaşkanı, anadolu'yu bir defalığına mimari birikimine güvendiğiniz bir dostunuzla gezin. kadim ermeni halkının hiç de göçebe bir halk olmadığını hüzünle göreceksiniz. ülkemize armağan ettikleri onca muhteşem mimariye bakıp ''şimdi nerede bu insanlar'' diye için için ağlarsınız. yazım hayatımızdan, zanaat değerlerine kadar bize öğrettikleri hususlarına değinmedim bile. peki nerede bu insanlar şimdi? ne oldular?

bugün de ''iskandinav ülkeleri emeklilik yasaları yüzünden battı'' diye bir demeç buyurmuşlar. bence acilen tazminatsız şekilde bütün danışmanlarını kovması gereken cumhurbaşkanıdır. iskandinav ülkelerinin neresi batık?

buradan sesleniyorum beni danışman olarak alırsa neyin ne olduğunu anlatırım.

zengin sözlük yazarlarının ruh halleri

turuncu gemi
3 yıla yakındır ruhsal olarak yerlerde sürünüyorum. psikiyatrlara göre depresyonda değilim. düzenli olarak işime gidip geliyorum. gerçi bunun dışında başka hiç bir sosyal faliyetim yok. geleceğe dair umutlar üretip, hala müspet hayaller kurmak sosyal faliyetse o vardı elimde bir süre önceye kadar.
bizim hayta yeğene iş kurması için kredi çekip işi 1 seneden kısa sürede batırması sonucu baya bir mebla borç kucağımda kaldı. helali hoş olsun çalışır öderiz. ama bu yoğun ruhsal batmışlık halinde bir de geçim sıkıntısı sarstıkça beter etti bünyeyi.

artık bir sosyal faliyet olarak bile umut etmeyi hayal kurmayı bıraktım. bir kaç gündür deli gibi kendimi saçma salak türk korku filmleri izlemeye verdim. ondan önce de cennet mahallesi izleyip duruyordum.
allahsız ateist bir bünyem var hiç bir korku filmi tırsıtmıyor beni. fakat çocukken annemden teyzelerimden dinlediğim hikayelerin benzerini ekranda görmek nedense beynimdeki sorunları dağıtıyor.
ulann o korku filmlerinden bile umut çıkarttım iyi mi. genelde hikayeleri insanlara aşık olup maraza çıkartan inler ve cinler. bu kadar yalnızlık içinde buna bile ihtiyacım var. yani gelse güzelce biri, maraza çıkartmadan bir orta yolunu buluruz diye düşünüyorum. iddiadan da sağlam 3 maç verir atarız 200 tl oh miss.
ya da şeytanla anlaşma falan da olabilir. 3 sene önce her şeyin boka sardığı yılllara gitme karşılığı pazarlıksız verebilirim ruhumu.
bu konuda yardımcı olabilecek şeytan arkadaşlar varsa özelden yazsın.

süleyman soylu

turuncu gemi
karanlık bir cinayete kurban giden rabia naz vatan'ın, babası, annesi ve olayı araştıran iki gazetecinin göz altına alınması sonrası açıklama yapan içişleri sekreteri.

"rabia naz kızımız üzerinden yargı, emniyet, tüm kurumlar birileri tarafından felç edilmek isteniyor," diyor sayın sekreter.

kendisine öncelikle şunu söylemek isterim ki rabia naz vatan sizin kızınız falan değil. bu masum çocuk sizin 7 kat uzaktan yakınınız olsaydı zaten şimdiye olay aydınlatılmış olurdu. sorun şu ki zaten suçlamaların muhattapları size yakın.
bir de yani acılı bir anne baba ve 2 genç gazeteci üzerinden tüm kurumlar felç oluyorsa o kurumlardaki sorunlar çok daha derindir. rica ederim böyle endişelere sevk etmeyin bizi. biz oralarda her şey dört dörtlük diye düşünmekteyiz.
yoksa sayın abiniz mehmet ağar'ın dediği gibi bir tuğla çekilse her şey tepe taklak falan mı olacak bu kurumlarda?

iyilik yapmak

rose
Karşılıksız yapılanının ruha çok iyi geldiği eylem. Ama karşılığında kötülük görmek ise yıkıcı. Elinde olmuyor insanın. Bu yüzden Gerçekten dünya hassas kalpler için bir cehennem sevgili sözlükcüğüm. Goethe'nin beyninden, galpinden ve kaleminden öptüm.

merdümgiriz

singur
İnsan içine çıkmayı sevmeyen, kalabalıktan hoşlanmayan, insanlara güvenini kaybetmiş insanlara verilen Farsça bir sıfat. İçinde bir çok anlam barındıran söylemesi hoş naif bir kelime. Asosyal kelimesi ile anlam benzerliği olsa da daha çok, yasadığı tecrübeler ile insanları sevmeyi bırakmış onlardan eşit derece mesafeli olan kimse.

mimoza sürgünü

rose
Nazan bekiroğlu tarafından kaleme alınan, yıllarca etkisini yitirmeyecek bir eser.

Aşkın ve metafiziğin, yıllarca biriktirilen hatıraların, yaratılmış her şeyle kurulan incelikli ilişkilerin izleriyle dilin büyüsünün iç içe geçtiği bir deneme kitabı.

"İçimde çok büyük bir ağlamak var. Bir ağacın altında oturarak hem kendime, hem bütün insanlara, hem börtü böceğe, kurda kuşa. Bin yıllık gözyaşıyla ağlamak istiyorum."

huzursuzluğun kitabı

rose
Fernando pessoa'nın hayatteyken aldığı notlar o öldükten sonra sandığından çıkarılıyor ve kitap haline getiriliyor. Başa dönüp dönüp okunulası cinsten bir kitap. Keşke şu an bu ülkeyi yönetebilseydi...

"İstemeden varım ve istemeden öleceğim. Olduğum şeyle olmadığım şey arasında, hayal ettiğim şeyle hayatın beni yaptığı şey arasında bir boşluğum."

socrates'in savunması

rose
adil olmayan bir yargılama sonucu ölüme mahkum edilen ünlü filozof socrates'in Savunması ölümünden kısa bir süre sonra öğrencisi platon tarafından kaleme alınan, okullarda ders olarak işletilmesi gerektiğini düşündüğüm tarihin en önemli savunmalarından biri.

Sokrates'in bir grup Atinalı tarafından şehrin tanrılarına inanmayışı ve gençlerin ahlakını bozması gerekçesiyle suçlanışını, Atina demokrasisi tarafından yargılanışını ve cezalandırılmasını konu alan diyaloğu içeren 43 sayfalık bir hayat dersi.

Zehiri içmeden karısı: "haksız yere idam ediliyorsun!" diye hıçkırır.
Socrates;"ne yani haklı olarak idam edilseydim daha mı iyiydi?"der.

mobbing

blackandwhitememories
Etiğe aykırı olan sistematik saldırıdır.

İş yerlerinde gerçekleşen bu saldırı türü bir ya da birden fazla kişinin bir kişiye uyguladıkları duygusal saldırılardır. Bazen fiziksel de olabiliyor. İş yerinde yeni işe başlayan ya da bir şekilde farklı olan kişilere uygulanmaktadır. Eğer önlem alınmazsa sonucu sadece saldırıya uğrayan kişi için değil bütün bir iş yerini etkileyecek hâle dönüşebilir.

porno

poor
seks içerikli film, video, fotoğraf falan olarak düşünülse de porno yalnızca bu değildir. iki veya daha fazla kişinin cinsel münasebetine dayalı ilişki olarak düşünülse de çok daha fazlasıdır.

benim aklıma örnek olarak atlıkarınca filmi geliyor. filmde mert fırat tecavüzcü babayı oynarken biz sahnelerde tecavüzü direkt olarak görmemekte ve belli imgelerle anlamaktayız. veya the woman filminde tecavüzcü baba elinde bir mumla belirir. ve mum söner. daha sonra o mumu evin kızının başında görürüz. her iki filmde de gerçeği olanca çıplaklığıyla algılamayız, bu bilgiyi kendimiz işler ve anlamlandırırız. anlattığım konu cinsellik olduğu için karıştı, farkındayım. açacağım.

aklıma ne yazık ki bir çırpıda örnek gelmedi ülke siyasetinden dolayı ama bizim ülkeyi baz almayalım. elimizde muz cumhuriyeti diye bir ülke olsun. bu ülkenin iktidarından bir kısım oldukça memnunken, diğer kısım hiç memnun olmasın ve aradaki gerilim her geçen gün artsın. memnunların sayısı da oy sayılarına göre fazla olsun. memnun olmayanlar iktidarın uzun yıllardır değişmemesine ve birçok siyasi, toplumsal çalkantı olmasına rağmen daha da köklenmesine sinir olsun. memnun olanlarla aralarındaki gerilim iyice derinleşsin. bu süreçte sanatçılar da takımlaşsın ve iktidarın yanında bulunan sanatçılar devlet kadrolarında yer alsın, itibar görsün vs. yer almayanlar ise iktidardan memnun kalmayanlar tarafından sevilsin. bu arada da işinde iyi bir sahne sanatçısı olsun. bu sanatçı kitleler tarafından gerek bilgisi, gerek hitabeti, gerek işindeki başarısı tarafından çok sevilsin ama herkes bu garibimi görüşünü açıklamadığı için darlasın. her iki taraf da "suya sabuna dokunmamak"la eleştirsin bu adamı. yazılarında, söyleşilerinde, tweetlerinde, sahnesinde, talk showlarda kendini belli etmemesi büyük kusur atfedilince kendisi en son "böyle bir ortamda görüşümü açıklamaktan geri durarak görüşüm hakkında büyük bilgi veriyorum." desin bu zat-ı muhterem. bu adamın görüşü hakkında birçok insan fikir sahibidir artık. sizin gibi. ama kimse tamamen emin değildir. bu adam illa da "açık açık" anlatmaya "zorlanırsa" pornografi başlar.

anahtar olay "açık açık" ve "zorlanmak". "e porno videolarda eve gelen musluk tamircisine çok istekli bir şekilde yürüyen abla o zaman porno dahilinde değil midir?" diyecek sosyal zekası üç eq olan arkadaşım. şimdi senin için porno kuşağı: siktir git.

yani işin özü, özeti şudur ki: porno veya pornografi kafanızı kullanmanızı engellemek, sisli perdeyi kaldırmak için vardır. yani cinsel içerikli porno video bağımlısı insanların bir süre sonra cinsellik doyumunun azalmasının sebebi de aralanacak bir perde kalmamasıdır. kullanmayın, kullandırtmayın.

bu entry baudrillard'ın "pornografi muhakkak seks, resim veya yazı değildir. pornografi talep anında bütünüyle elde edilebilendir." sözünden esinlenilerek yazılmıştır.

ukdeci: mia

atatürk'e benzeyen adam

turuncu gemi
gezi olayları tüm heyecanı ve insanların müthiş demokratik kıyamıyla sürerken bu herifin gölgeli fotoğrafları düşmüştü ortamlara. millet nasıl gazdan gaza uçuyordu o zaman coşkudan. polisin, insanlara allah yarattı demeden sıktığı gaz hiç bir şeydi.
o gün dedim bu kitle hiç bir açıdan olgunlaşmamış ve ne istediğini bilmeyen garip bir kitle. kendilerinden de taleplerinden de bir halt olmaz. hem o zamanki geziye katılan dostlara, hem de sosyal medyadaki kişilere ''kendinizi böyle saçma şeylerle komik durumlara düşürmeyin'' dediğimde yediğim linci ben biliyorum.

bu çağ bireylerin ''öz'' hakkında hiç bir bilgisi ve fikri olmadığı, biçime en korkunç puttan daha düşkün şekilde tapıldığı bir çağ. milli bayramlarda kemalist halkımız her yerden yakışıklı atatürkümüzün pozlarını paylaşmakta sevinçle. 10 kasımlarda yine sahte bir ağlaklıkla aynı resimler. iş histeriye dökülmüş. hani gezi eylemleri zamanı ''anayasaya göre gösteriler 24 saat sürerse hükümet düşecek'' geyiği vardı ya, sanki kemalist halkımız da bu kadar çok atatürk resmi paylaşırsa paşa hazretleri dirilecek.
fakat işte ''öz'' hakkında hiç bir fikirleri yok. büyük atatürk'ün halkımıza en büyük armağanlarından ormanını biçe biçe yok ettiler. gelin abi sokakta 2 laf söyleyelim bu korkunç katliama desen 3 kişi bulamazsın arkandan gelecek.

şimdi bu gazi kemal'e benzeyen dayı da işin ekmeğini yiyor. kimse kafa bulmasın kendisiyle. kendi biçimsizlikleri ve özlerinin kayıplığına baksın herkes.

rabia naz vatan cinayeti

turuncu gemi
nadira kadirova cinayetinden bağımsız olarak düşünülmemesi gereken cinayettir. ve daha taşrada dönen mazlum vatandaşa yapılan basına yansımayan hukuksuzluklarla da ayrı düşünülemez.
artık akp den üst düzey insanları tanıyorsak her türlü cinayete karışabiliyor muyuz? 60 kilo esrarla yakalanıp içiciyim diye yırtabiliyor muyuz? oyunun kuralları böyleyse artık bilelim de ona göre davranalım.

fakat işte korkunçluklar imparatorluğunda hakikat hala güneş gibi parlıyor. rabia naz isimli çocuğumuzun yoksul babası en tepedeki silahla, servetle kuşanmışları korkudan titretmekte.
henüz farkında değiliz ama bu dava hepimizin yarınını belirleyecek. kaybedilirse hiç birimiz parti devletinin zirvesinden güçlü insanları tanıdığı için edilecek zulümlere karşı güvende değiliz.

hacerülesved

turuncu gemi
islamcıların ''cahiliye dönemi'' diye manipüle ettiği zamanlardan kalma, o dönemin insanlarının çok kutsal gördüğü bir puttur. hz.muhammed mekke'nin fethi sonrası kabede bütün putları kırarken bu taşa dokunmaz ve kutsal ilan eder.
sebeplerini yazardım ama işte ahmet kaya'nın şarkısında dediği gibi ''başım belada, tabancamı unuttum helada'' vaziyetine düşmek istemiyorum. bir gün tekrar nispeten demokratik ve hukukun uygulandığı bir ülke olursak konuşur tartışırız.

hacerülesved

turuncu gemi
islam öncesi arap coğrafyasını ''cahiliye dönemi'' olarak nitelemek tarihin en büyük çarpıtmasıdır. o dönemler özelikle mekke kentinde erken bir rönesans yaşanmaktaydı. ticaret yoluyla antik yunan ve antik roma eserleri mekke'ye taşınıyordu. o zamanki arap kavmi de özelikle şiir sanatında çok ama çok ilerlemiş bir kavimdi. bugün dünyanın bütün edebiyat fakültelerinde yaşamış en büyük şair olarak gösterilen imrul kays o dönemin arap şairlerindendir. hz. muhhamed doğmadan elli yıl önce bizans tarafından katledilmiştir. imrul kays dizeleriyle, kamer suresinin ilk girişteki elli ayeti birebir aynıdır. eğer bu böyle değildir diyebilen bir müslüman dostum varsa ben de şahadet getirir müslüman olurum.

hacerül-esved taşı o zamanlardan kabede çok kutsal görülen putlardan birisiydi. mekke'nin fethinden sonra neden müslümanlarca da kutsal sayıldığını ben yazarım da, müslüman dostlarımın kalbi kırılsın istemem gerek yok. araştırmak isteyen dostlarım varsa internette kaynak da çoktur.

doksanlı yıllarda bir saadetin teksoy vakası vardı. o zamanlar saadettin teksoy 1 saatlik programı boyunca, hacerül-esved taşı ve uzaylılar arasında ki bağlantı üzerine vtr'ler yayınlamıştı. çocuk aklımla merakla beklemiştim. 3 dk'ayla saçma sapan bir şeyler söylemişlerdi. çok sinirlenmiştim.

bu da böyle bir anımdır.

kırık cam teorisi

rose
abd'li suç psikoloğu philip zimbardo'nun yaptığı bir deneyden ilham alınarak geliştirilmiş... zimbardo ile iki öğrencisi, deney amacıyla sağlam bir otomobili bir yere park ederek gözlemlemeye başlamışlar.

bir hafta kimse dokunmamış… sonra çekiçle kelebek camını kırmışlar. bundan sonra o otomobil yağmalanmış ve kullanılmaz hale gelmiş.

yani diyor ki zimbardo; ilk camın kırılmasına, ya da çevreyi kirleten ilk çöpe, ilk duvar yazısına izin vermemek gerek. ya da ilk cam kırılınca hemen tamir ettirmeliyiz aksi halde kötü gidişatı engelleyemeyiz.

şiddet

rose
yetersiz kimsenin son barınağıdır. ahlak seviyesi düşük erkeklere her zaman çekici gelir. kadınlar da çocuklarına uyguluyor tabi. kısır bir döngü. bugün şiddet gören mazlum çocuğumuzun, yarın şiddet gösteren bir zalime dönüşeceğini unutmamalıyız.

empati

rose
herkes hayata kendi penceresinden bakıyor, keşke bir kere de karşı komşunun penceresinden baksa.

ne diyor tolstoy;
"insan acı duyabiliyorsa canlıdır,
başkasının acısını duyabiliyorsa insandır."
daha insancıl günlere...

sözlük kızlarının çok pasaklı olması

rose
Çok doğru bi önermedir. Hatta o kadar doğrudur ki daha kapıdan girerken çoraplarımı çıkarır, anahtarımı yıkar, telefonumu da ıslak mendille silerim düşünün artık öyle bi pisim. Kimse benim pisliğimi sorgulayamaz.

Ama azrail diye bi sözlük kısı var ki banyo lifiyle bulaşık yıkadığı görülmüş.

(iç ses: hemen gidip sözlük gızlarının çok temiz olması diye başlık aç)

gürgen öz

hak yeme hell yeah
Aman şu zenginlerin de duyar kasmalarına ayrı uyuz oluyorum. Kamera karşısında iki oyna, paraları götür ; sonra parasıyla gösteriş yapanlara kızıyorum diye duyar kas.

Ulan bir insan parası ile gösteriş yapmayınca, kendi kendine zenginliğini yaşayınca fakirin, açın karnı mı doyuyor?

Türkiye'deki bu kitleye çok kızıyormuş. Ben de sizin kitleye kızıyorum amk. Bok gibi paranız var, bir mekanda ödediğiniz hesabı o 4 kardeş ömrü hayatında görmedi belki. Çıkarıp verseydiniz lan. Türkiye'de fakirden bol ne var? ''ulan bende bu kadar para var, bununla gösteriş yapmayayım'' demekle bitmiyor iş. Çıkarıp vereceksin, paylaşacaksın ki bu düzene karşı olduğunu yutuyor gibi yapalım. Sadece gürgen öz değil, genel şu ünlü, zengin kim varsa o kitleden bahsediyorum.

Bir yanda insanlar fakirlik yüzünden ölürken, sizin cebinizde sülalenize yetecek para varsa; sen bununla gösteriş yapsan neee? Yapmasan ne? Değişen ne olacak ki?

zaman makinesi

ruzgara karsi iseyen adam
Zaman makinası olsaydı ve herkesin bundan faydalanma şansı olsaydı herhalde dünya çekilmez bir yer olurdu. Döngünün içine ederdik.

Bir anket yapılsa, muhtemelen on kişiden dokuzu geçmişe gidip, milli piyango, loto ya da benzer bir şans oyunu oynayıp köşeyi dönmeyi hayal eder. Hatırlarsanız Geleceğe dönüş 2 filminde vardı böyle bir sahne, Biff Tannen gelecekten gelen dergi ile şans oyunları oynayıp çok zengin bir adam olmuş, meksika kartelleri gibi ülkeyi yönetir hale gelmişti.

Daha naif şeyler için de kullanılabilirdi bu durum. Zamanda aşk filmini hatırlayın. Genç zaman yolcumuz Tim lake, sevdigi kadını etkileyebilmek için ne tür hokkabazlıklar yapıyordu. Sonuçta herkes doktor who ya da Emmett Brown gibi erdemli olmayabiliyor.

asgari ücretle 4 bin 375 yumurta alınıyor

miyesmikcih
yani 2020 tl çok demeye getiriyor çomar. yumurtayı 50 kuruştan hesaplamış teneke kafa, sanki yumurta fiyatı hiç yükselmeyecek.
bir de kaç bardak çay içilirden hesaplasaydı enflasyonu. esnaf çay ocağında 1.5 tl. yani 675 küçük ince belli bardakla çay içiliyor
tabi 675 de simit alınıyor şeytandan. pastane veya cafede bu fiyata ne çay içebilirsin ve de simit.
Iyi enflasyon hesabı yapmış pişmiş kelle.

can sıkıntısından yapılan anlamsız davranışlar

ruzgara karsi iseyen adam
Bir şeyler karalarım. Özellikle Ortaokul ve lise yıllarımda derslerde sıkıldığım zaman, başlardım kitabı karalamaya. Bir bakmışım kitabın boş alanları; Çöpten adamlarla, vücutsuz tuhaf kafalarla, ucubelerle dolmuş. Bir keresinde öğretmenimin biri "oğlum senin psikolojik sorunların mı var?" Diye sormuştu. Halbuki sıkıntıdan istemsizce karalıyordum.

Neyse efendim diyeceğim şudur ki, aradan yıllar geçse bile insanın huyu değişmiyor. Hâlâ sıkıldığımda karalıyorum. Gerçi artık daha naif şeyler ortaya çıkıyor. Bugün işteyken başladım yine üflemeye, püflemeye. Sonra bir baktım yine bir şeyler karalıyorum. Yılmadım fotoğrafını çektim. Ha, bunu neden mi paylaşıyorum? O da sıkıntıdan işte!


zenginsozluk.com/foto

online listesi

azrailin regl donemi
tv kanallarının muhabirleri biriyle kürtaj ederken arkadan kameraya öyle trene bakan beyaz tepeli kız kuşu misali ekrana bakan tipler gibi bu online durumdaki yazarlar.

içerisi şampiyonlar ligi ama tek bir gol bile yok.

ebeme sövseniz böyle bozulmam. ama ibne derseniz çok alınabilirim.

aksaray'da otizmli çocukları yuhalayan veliler

miyesmikcih
aksaray ili mehmetçik ilköğretim okulunda bulunan otizm sınıfının kapatılması için veliler protesto eylemi yapmışlar. okul müdürü de velilere destek çıkmış.
okulumuzda otistik çocuklar istemiyoruz diyen veliler çocuklarını niye başka okullara aldırmıyorlar?
o güzel çocuklar anlamıyor mu sanıyorsunuz? bir yandan maneviyatçı mukaddesatçı tavır sergiliyorsunuz, diğer yandan allahın takdiri bu çocukları dışlayarak allaha karşı şirk koşuyorsunuz.
hepinize lanet olsun.

diyanet'in telefonun değil eşinin yüzüne bak videosu

bozuk saat
basortulu hanım (check)
moder dizayn edilip islami sembolle donatılmıș ev (check)
erkek otururken kadının hizmeti (check)

müslümanlığa hoș geldiniz...

șașırdığım nokta yüzükler sol parmaktaydı. hayret

bence kadın 'az kalk da is gör yazmalıydı' senaryonun öncesini bilmiyorum ama net yemegi baștan sona kadın hazırlayıp kurup kaldırıp bulașıkları halledip bi de eșine hizmet ediyordur.

edit: ayrıca adamın telefona bakarken gülüșlerinin eșinden gelen mesajla solması dikkatlerden kaçmadı

babala tv'nin 10 kasım videosu

azrailin regl donemi
efsane videodur. yeni nesle ders niteliğinde, helal olsun.

hoca efendi dediniz, öve öve bitiremediniz. eleştirenleri de vatan haini ilan edeniniz oldu, türlü bahanelerle tutuklattınız. halk da cahil kralcı olduğundan hükümet ne derse he doğrudur felsefesiyle hocaya köpek oldu.

yargılanacaksınız!

gün geldi hesaplar uyuşmadı, aralar açıldı...

güm darbe saçmalığı!

hükümet yıllarca tiye almak niyetiyle feto diye adını andığımız tipe "fetö" dedi ve yıllarca kendisi dost olduğu için köpek olmuş halka da aniden dirsek uzattı. meslekten men etmeler, pisi pisine 2-3 yıl hapiste tutmalar. çevremde onlarca örnek var böyle.

bu ülkede çıkarları uğruna dün birilerine "billurunu yerim" derken bugün "fetö'ye övgüler yağdırmış olanlar o. çocuğudur" diyen şerefsizler var.

tekrara yargılanacaksınız!

evde kedi beslemek

turuncu gemi
bugün kedisi olan bir arkadaşımı ziyarete gittim. arkadaşımın 2 de papağan cinsi kuşu var. kediyle beraber uyuyup kalıyorlarmış. geçen günlerde papağanın biri uyurken kedisinin kulaklarını ısırmış ve kedi buna sadece ağlayarak tepki göstermiş.

benim kedimse duvarın boyumun yetişeceği en yüksek yere kafesini astığım kuşumu yemek için perdeyi tarzan gibi kullanarak atlıyor. allahtan daha o kadar bir tarzan değil eşşeolu eşek.
neyse allahtan benim kedimin içinde devrimci bir öfke ve zeka var diye avutmak istedim kendimi. ama bu saçma avuntum kısa sürdü. kendisini sakinleştirmek için yoga öğretmek isterdim fakat ben de bilmiyorum o naneyi.

cadılar bayramı

turuncu gemi
kabağı oyup, üzerime uygun bir kostüm geçirerek sokaklarda 10. yıl marşı söyleyerek deli gibi cadılar bayramı kutlamak istiyorum. sırf gericiler görsün çıldırsın daha fazla diye yapmak istiyorum bunu. fakat yazık ki yapmayacağım sanırım.

üniversite mezunu olup iş bulamamak

turuncu gemi
eskiden komünizme ''doktor da, çöpçü de aynı maaşı alıyor. öyle iş mi olur arkadaş'' türlü bir sıçmık cahilliğiyle karşı çıkılırdı. komünist sistemlerde maaşlarda nasıl bir fark vardı bilmiyorum ama bari insanlar çöpçü de olsa, doktor da olsa bir işe sahiplerdi.
bugün benim asgari ücretle çalışan mimar, avukat ve hemşire arkadaşlarım var. evet artık komünist olmayan ülkemizde mimar da, avukatta hemşire de aynı maaşı alıyor. ee tabii akp ye yakın bir çöpçüyseniz daha fazla maaş alıyor olabilirsiniz.

bu bahsettiğim yüksek eğitimli asgari ücretle iş bulabilen insanlar şanslı güruhtur. ahval ve işin dramı daha büyüktür. daha da kötüye gitmektedir.
sosyal medyada kendimize ait olmayan bir yaşamın yabancılığından sıyrılıp bunun nedenlerini sorgulayabilsek keşke. ya da her yere sik gibi ne üniversite açıyorsunuz lan diye bağırabilsek.

asgari ücretin de altında maaş alan vekil öğretmenlerimizi unutmamak gerek. her şey plansızlığın korkunç bir kaosu. yahut kapitalizme daha fazla sömürecek eğitimli eğitimsiz inanlar dökmek için korkunç bir planın parçası. biz bu durumu fark edip hakkımızı istersek oyun bozulur. korku gol olur onlar kalesine girer.

marmaray

indim derelerine
İlk hizmete açıldığında yurdum insanının , sırf denizin altından gidiyor diye , " yolculuk yaparken denizin dibini , balıkları filan tiril tiril seyrederim " ümidiyle kullanıp sonra bildiğin metro olduğunu görünce hayal kırıklığı yaşadığı , iki kıtayı araçla 3 saat yerine , 15 dk.da geçmeyi sağlayan toplu taşıma hizmetidir.

hastaneden ambulans çalmak

miyesmikcih
geberin ulan pezevenkler!
ambülans çalmak ne demek yahu? resmen katliamlara ölümlere ortak olmak değil mi?
twitter nietzche (zerdeşt) nikli arkadaş paylaşmış ; "çapa tıp fakültesi hastanesinden ambulans çalınmış"
(birgün gazetesi)
tövbe tövbe .
mutlaka özel hastanelerin kamusal hastanelerini halkın gözünde iyice batırmak için yapılmıştır .
aç gözlüler aidsli hastada kullandıkları 15 aids olmayan hastaya kullananlardan vallahi beklenir.

sopalarla ay çekirdeği hasadı yapan tarım işçileri

miyesmikcih
makinalar türkiye'ye gelmeden önce babalarımız, annelerimiz de aynen öyle yapardı. sıraya girilir ellerde bağ bıçkısı ayçiçek kalfaları kesilir çuvallara dolduruyordu.
o zamanlar evlerimizin önünde hanay dediğimiz geniş alanlar vardı veya harmanda sopalarla döverdik. bi dünya kafa elle ayıplanacak değil a!.
hırsızlar, şehir çocukları ayçiçek kafalarını birbirine sürterek çiğ çekirdekleri yerlerdi.
şimdi ayçiçek hasat makineleri var, haznesine dolduruyorsun o sana çekirdek olarak alıyorsun.
TEKNOLOJİ geldi, bizde ne ana, ne baba ne de bir karış toprak kaldı.
babam sağolsun diyeceğim ama aralığa yedirdi. ne varsa anamdan var.
aklım olsaydı okumak yerine köyde malı mülkü sahiplenirdim.
olsun be her ikisi de rabbe hesap vermek üzere gittiler.
tabi ki babamın ikinci karısı da. allahın çekeceği var ondan.
analığı yaratacağını bilseydi şeytanı yaratmazdı.

cemaat

turuncu gemi
siyasi ikbal devşirilmek için devletin büyük küçük ihallelerinin taşere edildiği oluşumlardır. gün geliyor aralarından birisi devlet imkanlarıyla neredeyse devlet kadar güçleniyor. sonra bir gecede 300 insanımız şehit oluyor. birileri bundan vaka-ı hayriye öyküsü devşiriyor.
böyle bir kısır döngü alan haldir.

zamanda yolculuk mu sonsuz para mı sorunsalı

azrailin regl donemi
soruya bak la ne kadar basit.

elbette zamanda yolculuk!

şuanki kafa ile 2 buçuk yıl öncesine dönmem zaten para ve diğer birçok getiriye kesinlikle imkan sağlayacaktır. yok daha sağlam olsun dersek 2014 aralık veya 2015 yılının herhangi bir zamanı da felaket iş görür. elbette sonradan finansal konularda keşfettiğim şeyler olduğu için bu konularda atak yapacağım fekat asıl olay o dönemlerde hayatıma giren insanlar ve benim yaptığım hataları bir kez daha yapmamak ve bu konuda yapmam gerekenleri yapmamdır. hayatımın en güzel hediyesi olurdu lan bu.

diğer yandan bu seçenek yerine sonsuz para seçmek tatmin etse de geriye dönük "ulan keşke" dediklerimi zihnimden bir ömür silemez.


zamanda yolculuk olsun, 2017 ocak olsun bizim olsun.

not: ne zaman kabul edilir? acelem var da.

istanbul'da özel hastanede aids vakası

miyesmikcih
Istanbul'da özel bir hastanede aids virüsü taşıyan bir hastanın ameliyatında kullanılan solüsyonun diğer 15 hastada da kullanıldığı tespit edilince hastane kapatılmış. hangi hastane olduğu konusunda bilgi verilmiyor, hastane sahibi prf.dr. a.ç nın verdiği bilgiye göre o özel solüsyonun 2.500 tl. olduğu pahalı olması nedeniyle diğer hastalarda da kullanıldığını belirtmiş. aids'li hastayı ameliyat edenin prf.dr. a.ç olduğu belirtiliyor.
olay bir hemşirenin şikayeti üzerine ortaya çıkıyor.
hasta isimleri de baş harfleri olarak veriliyor. neden şehir dışlarına şehir hastaneleri kurulduğunu daha iyi anlıyoruz, özel hastanelere mahkum edilen hastalar, pardon müşteriler bu durumlara sokuldun ve ameliyat öncesi imzaları alınarak şikayet eşemesinler diye.
prf.dr. a.ç kimdir, hangi hastanenin sahibidir?
yakında meydana çıkar.
isimlerinin baş harfleri verilse de bu hiv virüslü hastalar ve yakınları, temas ettikleri kişiler ortalıkta dolaşıyor.
aman dikkat!..

fatih tezcan

miyesmikcih
fatih tezcan gibi gereksiz hainler konuşabilme sebeplerinden en önemli adam olan mustafa kemal atatürk'e fırsat buldukları iktidara geldikleri ilk ve son fırsatta nefretlerini kusuyorlar.
sarhoş ha!..
o kadar cephede senin it soyun da savaşsaydı yanıbaşında askerleri ölseydi olmayan akıllarınız ne durumda olurdu? içki değil ağababalarınız gibi afyonkeş olur ya da korkudan altınız sıçıp geberip giderdiniz. daha olmadı aralarınız gibi ingiliz muhribi ile tabanları yağlardınız.
bunlara bu cüretleri için müsamaha gösterenler de fatıh tezcan iti kadar suçludur.

bisküvi pezevengi

azrailin regl donemi
hayatımda duyduğum en komik lakaptır.. ahh anılar ah.

başak matbaacılıkta öğrenci tayfa ile yaz tatillerinde çalıştığım dönemlerde bosna hersekli çok kral bir arkadaşım vardı. şimdi bosna'da, arada bir yazışır konuşuruz.

o dönemlerde mesaiye kalırken matbaanın bekçisi bize bisküvi dağıtırdı. bizim bu arkadaş da(denis) adama her geldiğinde bisküvi pezevengi derdi.

adam türkçe oğrenmeyi bırak türk esprilerine, kinayelerine bile hakimdi.

seviyorum lan seni denis, her yönünle efsane bir insansın.

ösym sınavları maliyetine yapılıyor kar elde edilmiyor

turuncu gemi
ulann neden sınavlardan para alıyorsunuz ki aq diye kimsenin ciddi ciddi sormayacaklarını bildiklerinden hayasız şekilde sırıtarak yapılan açıklamadır.

biraz diyanetin haramından kısın da çocuklara sınavı bedava yapın. diyanetin ne işe yaradığı var bu memlekette? insanları namaza, niyaza mı teşvik ediyorlar? evet yani okuyoruz son 20 yılda deist ve ateist nüfusun ne kadar hızla arttığını.

adam sikionuz adam, yaptığınız resmen budur. fakat sikilenler gayet memnun halinden ben ne edeyim.

zengin itiraf

bouii
Birisi gelmiş de içimi boşaltmış ve ruhumu çalmış gibi hissediyorum. Sanki sadece karaciğer, böbrek gibi organlardan oluşan bir canlıyım. Her şeye rağmen böyle olsun istemezdim. Keşke kimsenin hayatını mahvetmeseydim...

ebu bekir el-bağdadi

turuncu gemi
son on yılda ortadoğuda emperyalist devletler ve yerli işbirlikçilerle oluşturulmuş vahşetin ikonudur. herife halife falan diyorlar da cia'dan çok iyi eğitim almış kadrolu ajanlardan başka bir şey değildi. kanlı elleri hala ülkemiz insanının her yerindedir. sanırım en az 200 insanımızı bu eski cia ajanının verdiği talimatlarla yitirmişizdir. 200 den fazla insanımız o saldırılardan yaralı kurtuldular. hala içimizde anlatılmayan travmalarının sönük ve sessiz hikayeleriyle yaşamaktalar. yine bu meczupun mesul olduğu saldırılarda yaşamını yitiren insanlarımızın yakınlarının her yerinde acılar hala.
meşhur 10 ekim gar katliamı anmasına izin vermeyen bir zihniyet içinde yaşamlarını sürdürmek zorundalar.

abd böyle çok köpekler besleyip büyütmüştür. usame bin laden de o köpeklerden biriydi. seçim öncesi abd başkanlarında kendi büyüttükleri kurban etmek bir gelenek sanırım. ve hala ortadoğu halkları abd den barış umuyorlar. oysa ki azrail'in can dağıttığı görülmemiştir.

bir mağarada hitler gibi köpekten beter gebermiştir. bu benim için bir fakir tesellisidir. fakat bir ara yapılan ankette işid'e sempatinin ülkemizde yüzde onu bulduğu çıkmıştı. devletten, biz bireylere kadar işi gücü bırakıp bu hal üzerine düşünmeliyiz. hatta elimizden ne geliyorsa rehabilitesine uğraşmalıyız.

bu deyyusa şu soruyu sormak isterdim. neden bir kez olsun islamın, müslümanların ve hatta bütün insanlığın düşmanı israil'e bir kurşun bile sıkmadın. haa bence iyi ki sıkmadı. hiç bir zulüm kurşunla, mermiyle bitmez. halkların ortak demokratik çığlığıyla biter. ama yani insan bu sorunun cevabını da merak etmiyor değil. bütün islam coğrafyasını kana buladın hey bağdadi. neden?