confessions

fiorabella

1. nesil Jurnalci - etkileyici

  1. toplam entry 1932
  2. takipçi 80
  3. puan 55118

amber alert çocuk acil uyarı sistemi

fiorabella
amerika'da kullanılan açılımı Brodcast Emergency Response olan çocuk kaçırma olaylarında kullanılan sistemdir.
sistem adını 1996 yılında Arlington, Teksas'ta kaybolan ve 4 gün sonra ölü olarak bulunan Amber Hagerman'dan almıştır. bu olay üzerine yetkililer zaman çizelgesi çıkarmış ve kaçırılma olayının 8 dakikada olduğunu bildirmiştir.

tüm kayıp çocuk vakalarında bu sistem devreye sokuluyor. tüm detaylar e-mail, sms gibi yöntemlerleanında tüm vatandaş bilgilendiriliyor. eş zamanlı olarak televizyonlardan, radyolardan, caddelerdeki billboardlardan da sık sık anons geçiliyor. böylece kaybolan çocuğu miyonlarca kişi aynı anda aramış oluyor. bu yöntemle bir çok çocuk kötü sondan kurtarılabiliyor.
amerika dışında bir çok ülke bu sistemi kullanıyor. darısı türkiye'nin başına.

anne

fiorabella
özlenendir. yitip gittiğinde yeri doldurulamayandır. mezarına gidip toprağını öptüğündür yüzü yerine. özledim hem de çok özledim. telafisi yok bu acının. zaman falan iyi gelmiyor. her geçen zaman diliminde acı daha çok artıyor. ölüp yanına gidene kadar çekeceğim bu acıyı.

osmanlı döneminde idam edilen maymunlar

fiorabella
osmanlı döneminde fetih düzenlenen ülkelerden getirilen mayunların idam edilme durumudur.
Padişah III.Murad'ın hayranı olduğu ve severek dinlediği yobaz din adamı Molla Abdülkerim Efendiyi rumeli kazaskeri yapar. bu pis yobaz gayrimüslümleri ve hayvanları sevmez. bir cuma hutbesinde halkı kışkırtır. maymunların kadınlarla birlikte olduğunu söyleyecek kadar canileşir. cuma namazından çıkan kudurmuş kalabalık galata'semtinde dükkanlardaki tüm maymunları asarak idam eder.

cehaletin en kötüsü bilinçsizce yobazların söylemlerine uyarak can almaktır. bu yüzden abdülkerim denen pislik herif mezarında ters dönsün.

cinsel istismar için kimyasal hadım cezası

fiorabella
cerrahi hadım olarak değiştirilemsi gereken ceza. ya hu zaten devlete maliyeti çok. iğne vurdum, ilaç verdimle olmuyor. hormonları baskıladığı için kullanılan ilaçların yan etkileri çok yüksek. insan hakları çerçevesinde tahlillerin yapılıp, sapık kişisinin takip edilmesi gerekmekte.kimyasal hadım cezası uygulayan ülkeler bu kurala uymak zorunda. sapık kişisi istek duymasın diye o masraf devletten dolayısıyla bizim cebimizden çıkacak.

onu da geçtim. sapık kendi bir şey yapamayınca baskıladığı dürtüler için kurbanına obje kullanacaktır. çok mu zor cerrahi hadım? bir sapık kişisinin bilmemneresine para vermediydik o da olcak. kesin gitsin.

aker

fiorabella
bence piyasadaki en kaliteli marka. baştan kaymıyor, renkler ve desenler çok güzel. ayrıca yıkanınca falan hiç bozulmuyor. rahmetli annem kullanırdı.

madımak oteli

fiorabella
türk yakın tarihinin utanç tablolarından biridir.

2 temmuz 1993 yılında 4. Pir Sultan şenliklerine katılmak için Sivas'a gelen aydınların ve sanatçıların, literatürümde onları tanımlayacak kelime dahi bulamadığım yaratıklar tarafından diri diri yakılmasıyla Türkiye'nin kara lekelerinden biri olarak hiç unutulmayacak. bu elim olayda cehalet bir kere daha aydınlığa galip gelmişti.

4. pir sultan şenlikleri yapılacaktı. Aydınlar söyleşiler yapacak, türkülerle kardeşlik mesajları verilecekti. Sanatçı, gazeteci, şair ve yazardılar. Cehalete karşı tek silahları kalemleri, türküleri ve düşünceleriydi. Gazeteci Carina Cuanna Hollanda'dan, diğer aydın ve sanatçılar Türkiye'nin çeşitli şehirlerinden gelip olacaklardan habersiz Madımak otel'ine yerleşmişlerdi.

Takvimler 2 temmuz cuma gününü gösteriyordu. Cehaletle yoğrulmuş, aydınlıktan bihaber sürü cuma namazını eda ettiler. Şehirlerine kötülük gelmişti. Aziz Nesin, Salman Rüşdi'nin “Şeytan Ayetleri” kitabının çevirisini yapıyordu. Bu affedilemezdi. Aydınlar ve sanatçılar da aleviydi. Din elden gidiyordu. Kuran'a uzanan eller kırılsındı.

Cuma namazından çıktılar. Hep birlikte çıldırmışlardı. hepsi birden kudurmuşlardı. Ağızlarından salyalar akıyordu. Kana susamışlardı. “kuran'a uzanan eller kırılsın” diye böğürüyorlardı. Dinsizler diyerek azdılar, çoştular ellerinde benzin bidonları ile insanları yakmaya geldiler. Kalemler, türküler, fikirler zafer çığlıkları arasında ateşe verildi. İçeride insanlar yanarken sevinçle alkış tuttular.

Sonrası, sonrası daha da vahimdi. Tutuklanan, adı insan olan yaratıklar serbest kaldılar. Yargılanların avukatları sonradan milletvekili oldular. Sanıklardan birkaç tanesi İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde işe başladılar. Halen ellerinden kan sızarak yaşıyorlar.

Bir vicdanınız var ise ki olduğunu düşünmüyorum. Her gece yaktığınız 36 kişi umarım rüyalarınıza giriyordur. Yobaz sürüsü, benim dinim ve benim meshebim cana kıymayı yasaklıyordu. Peki ya sizin dininiz?





lut kavmi

fiorabella
lut gölünün güney batısında bulunan sedum şehri halkıdır. livatanın yaygın olduğu bu kavime hz.lut peygamber olarak gönderildi ve tebliğe başladı. "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Bilin ki ben size gönderilmis güvenilir bir elçiyim. Artık Allah'a karşı çıkmaktan sakının" dedi.kavim hz. lut'a Ey Lut bu davada) vazgecmezsen, iyi bil ki, sürgün edilmişlerden olacaksin " diye cevap verdiler.
peygamber efendimiz bir hadisinde şöyle demiştir.
"Benden sonra en korkutugum şey ümmetimin Lut kavminin yaptigini yapmalarıdır »

dost derneği

fiorabella
hayvanları koruma ve yaşatma rehabilitasyon derneğidir. yaptıkları çalışmalar takdire şayandır. bu ülkede hayvanlara karşı her türlü sapkınlık ve caniliği yapanlara inat güzel oluşumlar her zaman desteklenmelidir.
DOST yaz 8071'e SMS gönder sadece 5 TL ile hayat kurtar. Bütün operatörler dahildir. veya: DOST10 yaz 8071'e gönder: 10 TL DOST20 yaz 8071'e gönder: 20 TL DOST30 yaz 8071'e gönder: 30 TL DOST40 yaz 8071'e gönder: 40 TL DOST50 yaz 8071'e gönder: 50 TL

yapılan çalışmaları ve kurtarılan canları görebileceğiniz sosyal medya hesabı

zengin itiraf

fiorabella
bazen çok duyar kasıyorsun hede hödesi yapanlar oluyor. cevap vermiyorum. insanlardan hayvanlar için bir şey yapmasını duyar kasarak isteyemezsiniz. zaten içinde hayvan sevgisi olan elinden geleni yapar. evet sözlüğe hayvanlarla ilgili kötü haberleri paylaşıyorum. belki biri okur tepki için şikayet eder. kanunların çıkması için bir tuğla koyar zihniyetindeyim. ben paylaştıklarımı laf olsun diye paylaşmıyorum gerek maddi gerek manevi elimi taşın altına koyuyorum. yangına su taşıyan karınca misali benim taşıdığım suyla yangın sönmez lakin "söndüremez kiii" diyen bazı insanları görünce doğru yolda olduğumu anlıyorum. ben azından su taşımaya çalışan taraftayım. bu bile yetiyor. haa insanlara gelince benden tek kuruş yardım görmezler. tek kuruş vermem. balık tutmayı öğrensinler.

mars yolcusu

fiorabella
sözlükte tanıdığım güzel kalpli nadir yazarlardan biridir. hayvan hakları konusunda elinden gelenin fazlasını yapar. kendisine bir kere daha teşekkür ediyorum.
"dünya iyi insanların yüzü suyu hürmetine döner" denilmiştir ya iyi insanlardan biri de odur.

kitapkoala

fiorabella
not defteri hediye ederek siparişimi göndermişlerdir. bu paranın hayvan canların tedavisinde kullanıldığını bilmek ve duyarlı insanların olduğunu bilmek beni mutlu ediyor.
bu arada makyaj çantaları keten kumaştan ve el işi ile işlenmiş.


dindar nesil

fiorabella
kindar nesildir. dini vecibeler allah ile kul arasındadır. eğitim olarak önce güzel ahlak vereceksin. yoksa yerde bulduğu hurma kutusundaki arapça yazıyı dua diye duvara asan teyzelerden bir fark kalmaz.
dindar nesil için imam hatip okullarını örnek gösteriyorlar. oysa ki daha bayramda tecavüz edilerek öldürülen minik eylül'ün katili imam hatip mezunuydu.

lanet olsun din adı altında pislik yapanlara.

edit: verdiğim örneği yanlış anlayanlar olmuş. suç kişiseldir lakin suça iten sebepler arasında, baskı, ezilmişlik hissi ve muhakeme yeteneğinin olmaması gibi durumlar vardır.

bekir bozdoğan'ın kimyasal hadım açıklaması

fiorabella
çok geç kalmış uygulamadır. ülkemizde uygulandığını zanneden bir kesim yanıldığını anlamıştır. kimyasal hadım'ın yeni dönemde gündemde olduğunu bekir bozdoğan açıkladı. kişisel olarak inanmamakla birlikte cerrahi hadımdan yanayım.

kimyasal hadım maliyetli bir iştir. takibi gerekir. maliyetlidir. cerrahi hadım kararı almak bu kadar zor mu?

kaynak

alaattin çakıcı'ya sınırsız ziyaretçi izni

fiorabella
16 tane hastalığı olduğu için moral kazansın diye verilmiş izindir. oysaki ölüm emrini verdiği, kanına girdiği insanların ailelerin morallerini düşünmemişti.
don Vito Corleone kesildi başımıza. bu nasıl ülke yeminle anlamıyorum. bu adam suçlu mu suçlu? bu adam can almış mı? almış. hayır yani mafya çetesi kurmuş robin hood'culuk mu oynadı? silah, kadın, infaz, uyuşturucu ne halt varsa yaptı mı? yaptı. bir üstün cesaret nişanı verilmediği kaldı. e gerçi devlet bahçeli tespih hediye edip rajon kesmişti ya her neyse.

metin uca'nın bir repliği vardı "burası türkiye oluyor böyle" eh ne diyelim aynen öyle.

kaynak

ankara'da kaybolan küçük eylül

fiorabella
pedofilik cinayete kurban gitmiş yavrudur. bu ülke çocuk ve hayvan cehennemidir. pedofilik suçlarda sapık kişisi ne yaptığını bilir. bile isteye yapar. eylemi yaparken yaptığının bilincindedir. yaptığından büyük zevk alır. pişmanlık asla duymaz.
çocuk kayıplarında farkedildiği an öncelikle en yakın yerlere bakılmalıdır. bırakın polis, savcı iznini tekmeyi basın girin en yakın evlere, gördüğünüz her arabaya bakın. ilk 6 saatte bunlar yapılınca masumlara ulaşma oranı yükseliyor.

bu tür olaylar hep yakın çevreden gelir kanunlar yetersiz. en acısı da bu mahkumlar, diğer mahkumlar ona zarar vermesin diye güvenlik amacıyla tecrid bölümünde tutulur. haa tecrit hücresi deyince öyle filmlerde ki gibi hücreler sanmayın. normal oda masası, yatağı, dolabı olan oda. üç öğün yemekleri ayaklarına gelir, televizyon izlerler. bunu düşündükce kahroluyorum. mahkum haklarıymış. tükürmüşüm mahkum haklarına bu sapıkların nefes alma hakkı yoktur. sadece yazıp kahroluyoruz ve malesef bu pedofilk ve zoofiliklerle burun buruna yaşıyoruz.

sabire meltem banko

fiorabella
bir avukat.
bağırsak hareketini unutturmak için haldır haldır entry sildiriyordu. bizi bu sefer görmedi. zengin sözlük olarak çok alındık lütfen yani. "dalılırız" valla ( sultan filminde şener şen'in canlandırdığı bakkal bahtiyar repliği gibi okuyunuz)

ey özgürlük

fiorabella
paul eluard'ın 1942'de yazdığı şiirdir. türkçeye çevrilmiş ve zülfü livaneli'nin notalarında ölümsüzleşmiştir.

Okulda defterime, sirama agaçlara, yazarim adini
Okunmus yapraklara, bembeyaz sayfalara yazarim adini
Yaldizli imgelere, toplara tüfeklere, krallarin tacina
En güzel gecelere, günün ak ekmegine, yazarim adini
Tarlalara ve ufka, kuslarin kanadina,
Gölgede degirmene yazarim.
Uyanmis patikaya, serilip giden yola,
Hinca hinç meydanlara adini ey Özgürlük.

Kapimin esigine, kabima kacagima, içindeki aleve,
Canlarin oyununa, uyanik dudaklara yazarim adini.
Yikilmis evlerime, sönmüs fenerlerime, derdimin duvarina,
Arzu duymaz yokluga, çirçiplak yalnizliga, yazarim adini.
Geri gelen sagliga, geçen her tehlikeye,
Yazarim ben adini, yazarim.
Bir sözün coskusuyla, dönüyorum hayata,
Senin için dogmusum, haykirmaya.
Ey özgürlük!

özgürlük

fiorabella
en çok ihtiyacımız olan kavram. "her şey olma özgürlüğümüz var ama özgür olmama özgürlüğümüz yok" der Irvin D. Yalom.
korkunun ve baskının olduğu yerde özgürlük kısıtlıdır. adalet terazisi hep tek taraflı çalışır. mustafa kemal'in bize armağan ettiği cumhuriyet devletinde halen bir şeyler tek taraflıysa tutsağız o kadar.

0 /