confessions

fiorabella

1. nesil Jurnalci - hassas

  1. toplam entry 1199
  2. takipçi 65
  3. puan 36179

jurnalci modülü

fiorabella
farklı isimlerle sözlüklerde olan birim. tanımı yaptık yani bunu herkes biliyor. başa sabitlenmesine anlam veremedim. format dışı gördüğüm yazıyı önce yazara mesaj atarak düzeltmesini rica ediyorum. direkt jurnallemiyorum. yazarların yazma heveslerini kaçırmamak gerekiyor. hakaret olur, küfür olur direkt silinir ancak diğer durumlarda yazarla iletişim kurulmasından yanayım.

dostluk

fiorabella
geriye dönüp kazançlarıma ve kayıplarıma, yaşanmışlıklarıma baktığımda, mutlu mutsuz anılarımı düşündüğümde en büyük kazanımım dost biriktirmek olmuş. en hakikisinden, en iyisinden, en bulunmazından. dostluk kavramının içini dolduran yegane dostum en büyük kazancım olmuş. zaten dost denilen nedir? bir elin parmaklarını geçmez. gerisi sadece arkadaştır. kurulması çok zor ama bir kere o bağ kuruldumu yıkılması çok çok zor. öyle her arkadaş ile sevgili ile kurulmayan bir bağ. gerçek dostluğu yaşayanlar çok şanslı azınlıktadırlar ki ben de bu şanslı azınlığın içindeyim.
bu yazımı iyi ve kötü günümde ama en çok kötü günümde, tüm acılarımda beni yalnız bırakmayan sevgili safa için yazıyorum.
zordur dostluk ama bir kavrandımı, kenetlendimi eller yürekler yıkılması imkansızdır. düşme diye çok tuttun beni. düşünce de hep kaldırdın. her hatamda beni silkeledin kendime getirdin. değiştirmeye çalışmadın, olduğum gibi kabul ettin. beni boşver dediğimde "hayır seni boşveremem" dedin. bana hatalarımı söyledin. hatalarını söyleyince arkanı dönüp gitmedin. elimi hiç bırakmadın, en çok senin yanında ağladım, en çok seninle güldüm.
bazen tartışmalar yaşadık. senin deyiminle sana çok tirreklik yaptım. bazen de sen bana. ama hep mutlu bitti tartışmalarımız. bana dünyanın en güzel varlığını merk'imi hediye ettin. ve tabiiki senden dinlediğim, benim için çaldığın gitar sololarını. müzik otoriteleri David Gilmour'un Comfortably numb solosunu en iyi solo olarak kabul eder ama senin solon benim için gilmour reisten daha iyiydi. çünkü benim içindi.
ve evet seninle tanıştığımda tıp fakültesi öğrencisiydin, şimdi bir hekim oldun ama benim için halen tepesine zumzuk attığım ve hergün bolca zumzuk yediğim can dostumsun. tus sınavına çalıştığın için buraya kayıt olmadın. ben seninle aynı yerde yazmaya alışkınım tez zamanda seni burada da görmek isterim. şarkımızı da buraya koyalım. iyi ki varsın safa. güzel yürekli ve maaşının yarısını hayvanlara harcayan iyi insan.


ak parti mhp ittifakı

fiorabella
bahçeli'nin bir sonraki adımı osmaniye'den akp milletvekili adayı olmak olacaktır. mhp tabanının onayı var mı bilinmez ama partili sistem demokrasinin gereğidir. her parti diğer partiye kaynayacakca komple kapatsınlar partileri.
birbirlerinin arkasından o kadar ağır söylemlerde bulunup nasıl yüzyüze bakıyorlar anlamıyorum. politika gerçekten çok kirli. güç, koltuk, statü, para için dava satmak bence o davaya gönül verenlere hakarettir. yahu taban zaten istese akp'ye oy verir. bahçeli malesef duruşlu bir lider değil.

kuyu köpek

fiorabella
güzel insanların varlığına dair umutlarımın yeşerdiği olaydır. filminın yapılması iyi olmuş. belki uyuyan insan formları uyanır ve hayvana şiddete hayır kapsamında iyi insanların yanında olurlar. kötü insanlar için yapacak bir şey yok. gebermelerini dilemekten başka.

kamyonlar kavun taşır

fiorabella
cahit külebi'nin "istanbul" isimli şiirinin yaşar kurt'un notaları ve sesi ile bambaşka bir havaya bürünmüş güzel şarkısıdır.

Kamyonlar kavun taşır ve ben
Boyuna onu düşünürdüm,
Kamyonlar kavun taşır ve ben
Boyuna onu düşünürdüm,
Niksar'da evimizdeyken
Küçük bir serçe kadar hürdüm.

Sonra âlem değişiverdi
Ayrı su, ayrı hava, ayrı toprak.
Sonra âlem değişiverdi
Ayrı su, ayrı hava, ayrı toprak.
Mevsimler ne çabuk geçiverdi
Unutmak, unutmak, unutmak.

Anladım bu şehir başkadır
Herkes beni aldattı gitti,
Anladım bu şehir başkadır
Herkes beni aldattı gitti,
Yine kamyonlar kavun taşır
Fakat içimde şarkı bitti.


eski sevgili ile barışmak

fiorabella
adı üstünde "eski" zaten her şey doğru gitseydi eski olmayacaktı. araya giren zaman, başka duygular, etkenler derken beslenen duygular yitirilmiş, kötü anılar birikmiş ve soğumalar yaşanmıştır. tabii ilşkinin bitiş şekline de bağlı. kısaca olmaz. olacak olsaydı bitmezdi.

sabire meltem banko

fiorabella
burayı okuyan savcı ve hakim heyeti. adalet bekleyen onca dosya var. adalet bekleyen insanlar var. sabire'nin bağırsak hareketi için koskoca devletin mahkemelerini oyalamasına izin vermeyin. abesle iştigal bu. haksızlık bu. zaman ve kağıt israfı.
sabire her başlık için yeni karar çıkarıyor ya, hakimler ve savcılar bu entryleri okuyor ya, bari vatandaş olarak biz sorunlarımız yazalım.
tanım: biyolojik olayını mahkemelere taşıyan insan.

sivas'ta köpek katliamı

fiorabella
sivas ili yıldızeli ilçesinde gerçekleşen katliamdır. zavallı köpekler zehirlenip acı çekerek öldürüldü. gene herkes topu birbirine atıyor. hayvan zehirlemek öyle iki ilçal olmuyor. özel ve kokusuz zehirler gerekiyor ki sade vatandaş bunları zirai bayilerden alıp o kadar hayvanı zehirleyemez. bunlar topluca satılır ve satın alan kişi, kurum neyse devlete bildirilir.
demem o ki istenirse bulunur.
allah belanızı versin, acı çekerek geberin, sürüne sürüne, nefes almakta zorlanarak, iç organlarınız parçalanarak geberin.

hiç sanmıyorum kimsenin arayacağını ama gene de telefon numarası bırakayım.
yıldızeli belediyesi: 03467512887
yıldıeli kaymakamlığı: 03467512001
sivas valiliği: 03462244545
buradan
edit: bazı yetkililer ile görüştüm. görüntüyü çekenlerin yaptığına dair bir söylenti de varmış.
yıldızeli emniyet müdürlüğünü (0346) 751 2520 arayarak köpeklerin bulunduğu mıntıkayı öğrenip mobese kayıtlatını bimer'den talep edebilirsiniz.

zengin itiraf

fiorabella
temizlik yapıyorum sözlük reel ve sanal hayatımda hayvanlara ve çocuklara yapılanlara sessiz kalanları, duyarsız gabileri, boş beleş beyin yakan insanımsıları temizliyorum. telefon rehberim, takip listem, sosyal medya hesaplarım. yakın çevrem isterse babamın oğlu olsun. def ediyorum hayat çemberimden.
görüntüde herkes hayvansever değil mi? ne güzel "omo bon hoyvon sovorom tomomom mı" deyip koca poposunu kıpırdatmayanlar, sadece amaçları mangalda kül bırakmamak adına tribünlere oynayanlar vs vs. herkesi siliyorum. çevremde ve vakit geçirmek için girdiğim sanal mecralarda dahi bu insanlara tahammülüm yok. evet ötekileştiriyorum, yok sayıyorum. tiksiniyorum o insanlardan. zehirlerinden uzak durmak istiyorum.

the pianist

fiorabella
çarpıcı bir hikaye ve muhteşem bir oyunculuğun sergilendiği, roman polonski'nin 2002 yılı yapımı muhteşem filmidir. Wladyslaw Szpilman'ın otobiyografik hayat hikayesini anlattığı "piyanist" kitabından senaryolaştırılmıştır.
başta 2003yılında en iyi erkek oyuncu, en iyi yönetmen dallarında oscar ödülü almıştır. ayrıca oyuncu, senaryo, müzik, yönetmen gibi dallarda bafta, cesar, goya ödüllerine de layık görülmüştür.
adrien brody bu film için yaklaşık 30 kilo vermiştir. diğer nazi konulu filmlerden farklı olarak Szpilman'ın gözünden acımasızlığı, savaşı, hayatta kalma mücadelesini bir gözlemci gibi izleybildiğiniz farklı bir filmdir.
soundtacki ile de unutulmaz filmler arasına girmiştir. polonski filmde kendisi gibi polanya'lı olan besteci chopin'in "mazurka in a minor" eserini Szpilman'ın kendi orjinal kaydı ile kullanmıştır.

saul hudson

fiorabella
slash adı ile bilinen Guns N' Roses'in efsane gitaristidir. 2011 yılında Gibson Guitar Corporation'ın "Tüm Zamanların En İyi 50 Gitaristi" sıralamasında 34. sırada yer aldı. ayrıca "100 Büyük Gitar Solosu" listesinde "Sweet Child O' Mine" ile 4.cü ve "November Rain" ile 6.cü sırada yer aldı. ve evet elleri ve parmakları harika.



hayat güzeldir

fiorabella
orjinal adı "la vita e bella" olan filmdir. yönetmen koltuğundaki roberto benigni aynı zamanda filmin başrol oyuncusudur. savaşın kötü ve çaresiz yüzünü izleyiciye gösteren, nazi kampındaki kötü olayları çocuğuna bir oyun gibi gösteren babanın hikayesidir.
film 1999 yılında en iyi erkek oyuncu, en iyi film müziği, en iyi yabancı sinema dallarında oscar almıştır. ayrıca bafta başta olmak üzere bir çok ödüle de layık görülmüştür.
baba ve oğul arasında geçen replik.
- buraya köpekler ve yahudiler giremezmiş.
+ Bu dükkanın sahibini tanırım, köpeklerden korkar. Senin korktuğun bir hayvan var mı?
- Örümcek.
-O zaman biz de dükkanımızın kapısına Örümcekler ve Vizigotlar giremez yazalım.

şöyle güzel bir müziğe sahiptir.

necmi kadıoğlu şok görüntüleri

fiorabella
yakışıksız bir görüntü. makama saygıyı insanlar çok farklı anlıyor. hasbel kader bir makam sahibi olmuşsun bari grup fantezini evinde falan yapsaydın. kızlar da hayatlarından memnun görünüyor. "alan razı veren razı arada gezen benekli tazı" misali bize sadece benekli tazılık düşüyor.
tiksinç.

izmir'de tecavüz edilen köpek

fiorabella
ekşi sözlük başlığında okuduğum ve fotoğrafına bakınca tüm insanlıktan tiksindiğim haber. fotoğraf ve ayrıntıları burada yazamayacağım. köpekcik kurtulmuş ama sırtını kesmişler. izmir'de ormanlık alanda bulunmuş. yarın alanı öğrenip şikayet edeceğim. ormanlık alana girişi sağlayan ana yol ve tali yollarda mobese vardır.
şimdi bu mahluklarla birlikte yaşıyoruz ve bu anasını avradını tüm köpeklerin gondiklediği namussuzlar, bilmemnelerinin keyfini gördükten sonra rahatca uyuyorlar ve aramızda geziyorlar.
kimse bir şey yapmıyor anasını sattığımın ülkesinde. yakında dava sapığı olarak basına düşerim.
allah belanızı versin, allah bin kere belanızı versin, allah bilmemnenizi koparsın, çürütsün soysuz, aşağılık, o...... dölleri sizi.
nefret ediyorum yapan, susan, seyirci kalan insanlardan.
haberin detayı

başkasının mutluluğu için onun istediği biri olmak

fiorabella
üzerine olmayan bir elbiseyi giymeye çalışmak gibidir. o mutlu olacak diye onun istediği forma girmek iki tarafa da mutluluk getirmez. özellikle ikili ilşkilerde birinin değişmesini istemek ve onu kendi istediğin kalıba sokmak köle- efendi durumuna getirir. bir süre sonra aradaki ilgi kaybolur. çünkü o artık kendi düşüncelerini değil senin onu soktuğu formun yani duymak istediğin cevapları ve davranışları sergiler. içtenliği ve kendiliği ortadan kalkar. bir insana verilecek en büyük değer ve sevgi onu olduğu gibi kabul etmektir.

siz hepiniz ben tek

fiorabella
"biz hepimiz sen tek" diyerek şakayla karışık takıldığım yazardır. çokluğun hiçliğinde tekliğin özgüvenini hatırlatır. "düğmeli" eşliğinde çok halay çekmişliğimiz vardır. üreten, bulunduğu ortama güzel ve faydalı izler bırakan biridir.

zengin sözlük'ün en iyi yazarı

fiorabella
en iyi yazarı, en vouuw harika yazarı gibi kalıplara sokmaktan imtina ettiğim yazarlardır. her yazarın ilgi ve bilgi alanı yazılarını şekillendirir. yazar ismi vermek bana doğru gelmez. verdiğim yazar ismi benim fikrime göredir, diğerininki onun fikrine göredir. renkler ve zevkler meselesi gibi. bana göre zengin sözlüğün en iyi yazarı uçurulan bir yazar vardı. oydu. tabii ki de yazılarını beğendiğim, takdir ettiğim, samimi, objektif bulduğum yazarlar var. onlar kendilerini zaten biliyor. herkese iyi yazmalar.
2 /