confessions

fiorabella

1. nesil Jurnalci - güven verici

  1. toplam entry 1987
  2. takipçi 81
  3. puan 56582

algor mortis

fiorabella
ölü soğuması.
ölümden sonra ısı oluşumu durur ama ısı kaybı devam eder. bu nedenle ceset çevre ısısına eşit bir ısıya gelinceye kadar soğumaktadır. cesedin dış yüzü çabuk soğurken iç organlar daha geç soğur. bu nedenle cesedin ısısı kulak, rektal bölge gibi boşluklardan ölçülür.
her ceset aynı zaman diliminde soğumaz.

kişinin vücut yapısı, beslenme durumu, ölüm nedeni, ölüm anındaki vücut ısısı, cesedin üzerindeki giysiler ya da sarıldığı cisimlerin yapısal özellikleri ısı kaybına etkili faktörlerdir. ceset ve ortam ısısı farkı büyük olduğundan soğuma hızlı olmaktadır.

şişman ve iri vücutlu kişilerin cesetleri daha geç soğur.

kadaverik spazm

fiorabella
moleküler ölüm sırasında aktif muskuler gevşeme meydana gelmez ve kas ölüm anındaki kontraksiyonu şeklinde kalır.

nadiren tüm vücut kaslarını aynı şiddette tutabilir. sık rastlanmaz. bazı intihar vakalarında, boğuşmalı ölümlerde ve savaş meydanlarındaki ölümlerde görülür.

tularemi

fiorabella
francisella tularensis olarak bilinen mikroorganizmanın neden olduğu hastalıktır. tavşan, sincap ve fare gibi küçük kemirgen hayvanlardan bulaşır. yüksek ateş, bulantı, ishal, baş ağrısı semptomlarıyla gelişen hastalık afrika ve brezilya gibi küçük kemirgen hayvanların daha çok olduğu ülkelerde sıklıkla görülmesine rağmen türkiye'de de görülmektedir.
özellikle evde sincap, hemster, tavşan gibi hayvanları besleyenlerin sağlık kontrollerinden geçmesi gerekmektedir.
hastalık ülkemizde tavşan ateşi veya avcı hastalığı olarak da bilinir.

cumali ceber

fiorabella
izlenme sayısını görünce aziz nesin'i bir kere daha saygıyla andığım film. renkler ve zevkler tartışılmaz durumu da değil. recep ivedik tarzı filmler sevildi mi? sevildi. gişe rekorları kırdı mı? kırdı. bunu uzaylılar seyretmedi. bu gerçek cepte. korkutucu da olsa gerçek bu ve bu tip insanlar sığ ve cahil yığınlar oluşturuyor ve o yığınların dediği olduğu için ülke olarak durumumuz ortada. "bro yea adam ne güzel sövüyormuş leaann" diyeni duydu bu kulaklar. bir deyim vardır kaba olacak ama " öküzünün kokladığı torbayı boynuna asacaksın" diye, madem bundan hoşlanıyorlar sanat anlayışları bu, kültürel doyum noktalarının limiti bu. işte bunlar yüzünden türkiye''de ne sanat, ne bilim, ne refah hiç bir şey ge-li-şe-mez.

toplumsal uyuşturulmuşluk

fiorabella
insanı düşündürmek yerine onu şartlandırmayı hedefleyen ve hergün dozu arttırılarak zerk edilen uyuşturulmuşluktur.

internet, spor, medya, siyaset, din birer uyuşturucu madde görevi görüyor. sporu sadece futboldan ibaret sayıyoruz. televizyon programları, düzmece senaryolar, evlilik programları, ihaneti hatta bazen cinayeti sevimli gösteren diziler, biat kültürüne hizmet eden gazeteler, aleyna tilki'ler, recep ivedik tarzı filmler.......... uzar gider. bize verileni sorgusuz kabul ediyoruz. beynimiz çürüyor, algımız kapanıyor ve hayatı bize manipüle ettikleri şekilde okuyoruz. torbacımız sağlam nasıl olsa. artık hangi hedenin kafasını yaşıyorsak alıyoruz bir dal.

insan

fiorabella
karanlıkların efendisi, lucifer'in dünya şubesi. en tehlikeli canlı türü. renk, ırk, cinsiyet farketmeden her canlıya her kötülüğü gözünü kırpmadan yapabilen, istediği olmadığı zaman yakıp, yıkan, yok eden yaratık.
çok azı insan kalabilmeyi becerebilen bu ırk "ez - parçala - öldür" komutunla hareket eder. yüzyıllar boyu önce birbirine düşman olmuştur, sonra hayvanlara, sonra doğaya kısaca güzel olan her şeye bir nefret besler. aslında insanımsı demek daha doğrudur. bazen hayvan denir ya, bu yalnştır bence. hangi hayvan canavarca hisle tasarlayarak adam öldürür? (insan için kıta avrupasından aldığımız hukuk kurallarında bu madde vardır. )
hangi hayvan bir bebeğe tecavüz eder?
hangi hayvan kürkü için bir insanı öldürür?
hangi hayvan ırk kıyımı ve soykırım yapar?
hangi hayvan silahlanır?
hangi hayvan insan sürülerini zehirler?
bu sorular uzar gider.
kendini sözüm ona güçlü gören insanımsılar insan kalmayı başarabilmişlere ve hayvanlara cehennem hayatı yaşatırlar. peh güç mü? insan gücünü zekasıyla desteklerse, olumlu işler yaparsa güçlüdür. kendinden güçsüzü ezerek, öldürerek değil. bunları yapan insan aşşağılıktır.
insan olmak ile insan kalabilmek arasındaki farkı kaç insan ayırt eder? sanırım insan olmanın erdemi de bu farkta saklı.

antalya'da aracı ile köpek ezen sürücü

fiorabella
cani aşağılık pislik adamın yaptığıdır. o arabasıyla tez vakitte gebermesini diliyorum. evet bunu cani gönülden diliyorum. 07 jn 433 plakasını sosyal medya hesaplarınızda da paylaşalım bu mahluk nasibini alsın. yeter artık kıyamet kopsun ya. psikopata bağladılar iyice. gebersin o tekerlerin altında o kafası ezilsin.

hiroşima

fiorabella
72 yıl önce bugün 6 Ağustos 1945 sabahı, Albay Paul Tibbets'in 60 kilo uranyum-235'i aio-başi köprüsünün üzerine attığı ve halen hibakuşaların yaşadığı şehirdir.

Kapıları çalan benim, kapıları birer birer. Gözünüze görünemem, göze görünmez ölüler. Hiroşima'da öleli, oluyor bir on yıl kadar. Yedi yaşında bir kızım, büyümez ölü çocuklar. Saçlarım tutuştu önce, gözlerim yandı kavruldu. Bir avuç kül oluverdim, külüm havaya savruldu.
(nazım hikmet ran)

ali ağaoğlu

fiorabella
sonradan görme beton fetişistidir. yalılarına o çirkin pirinc levhaya yazılı alamet-i farikasını iliştiriverir. "ahan da ben burada oturuyorum pis sefiller bilin" der. ayrıca müthiş bir özgüven patlaması yaşar. "peşimi kızlar bırakmıyor, kızlarsız olmaz" gibi beyanatlar verir. (yav he kızlar paran olmasa ne yapacak senin gibi kart ibibiği.)
james bond filmlerinde kullanılan arabayı da kattığı koleksiyonu ile övünür ( çocukluk yıllarında bisikleti bile olmadığına eminim) bir zamanlar reklamlarda "yaptım oldu" derdi.
vallaha yaptı oldu. o bet beton yığınlarınla istanbul'un yeşil kalmaya çalışan alanlarının canına okudu.
70 /