confessions

hak yeme hell yeah

2. nesil Moderatör - İstikrarlı

  1. toplam entry 489
  2. takipçi 4
  3. puan 4288

çalın davulları

hak yeme hell yeah
Üst komşum rahmetli arif amcam çok severdi bu türküyü. Çok aksi adamdı rahmetli ama iyiydi.

Piyano, gitar sesine tahammül edemez; bastonuyla tak tak vururdu. Ama ne zaman bağlamayı elime alıp bunu çalıp söylesem, bastonla vurmayı keserdi.

Şu son birkaç aydır sanırım hayatla olan tüm bağlarımı kestiğim için daha anlamlı geliyor bu türkü. Bu türkü keisnlikle hayatla olan tüm bağlarını kesmiş bir adamın yazdığı bir türkü çünkü. Eskiden dinlerken nasıl olur da bir insan hayatla bağlarını keser derdim. Şimdi çok iyi anlıyorum...

Sol serçe parmağım hareket etme kabiliyetini yitirmesi sebebi ile artık çalamasam da tolga çandar abime hâlâ eşlik edebiliyorum.

gürgen öz

hak yeme hell yeah
Aman şu zenginlerin de duyar kasmalarına ayrı uyuz oluyorum. Kamera karşısında iki oyna, paraları götür ; sonra parasıyla gösteriş yapanlara kızıyorum diye duyar kas.

Ulan bir insan parası ile gösteriş yapmayınca, kendi kendine zenginliğini yaşayınca fakirin, açın karnı mı doyuyor?

Türkiye'deki bu kitleye çok kızıyormuş. Ben de sizin kitleye kızıyorum amk. Bok gibi paranız var, bir mekanda ödediğiniz hesabı o 4 kardeş ömrü hayatında görmedi belki. Çıkarıp verseydiniz lan. Türkiye'de fakirden bol ne var? ''ulan bende bu kadar para var, bununla gösteriş yapmayayım'' demekle bitmiyor iş. Çıkarıp vereceksin, paylaşacaksın ki bu düzene karşı olduğunu yutuyor gibi yapalım. Sadece gürgen öz değil, genel şu ünlü, zengin kim varsa o kitleden bahsediyorum.

Bir yanda insanlar fakirlik yüzünden ölürken, sizin cebinizde sülalenize yetecek para varsa; sen bununla gösteriş yapsan neee? Yapmasan ne? Değişen ne olacak ki?

falling snow

hak yeme hell yeah
Kış ve kan kokan, kendimi defalarca doğrama isteği doğuran agalloch şarkısı...

Yani öyle böyle değil, bildiğiniz içimdeki mazoşisti uyandırıyor. Böyle dönen bıçakların olduğu bir makineden geçmek istiyorum dinledikçe.

Hele şu 01:48'deki an...

sur l'ocean couleur de fer

hak yeme hell yeah
Konu dark ambient müzikten açılınca genelde çok ahkâm keserim. Nasıl olsa benden başka bilen yoktur diye.

Lâkin iki gün önce bir hemşire bu şarkıyı önerince çok şaşırdım, Başka bilen varmış diye.

Şarkıyı açmamla donakalmam bir oldu. Çünkü, şarkının kapak fotoğrafı; bir zamanlar yaşadığım durumun, hislerimin noktasına kadar aynıydı.

Şarkı girince böyle ruhum bedenimden ayrıldı. Sanki dünyaya yeni gelmiş, iyilikten de kötülükten de sıyrılmış gibi aynı kapak fotoğrafındaki adam gibi tebessüm ederek, aynı pozisyonda uyudum. Bu hak tek kullanımlıktı... Aynı gün kullandım.

Lanet gibi, bildiğim 5-10 Fransızca kelimenin tümü bu şarkıda toplanmış. Öyle olmasaydı belki sadece kapak fotoğrafından etkilenirdim.

Demir renkli okyanusta,
Ağladı büyük bir koro.
Ve o delirmiş uzun çığlıklar,
Cehennemde bir delik açacak gibiydi...

zengin sözlük

hak yeme hell yeah
Benim günlüğümdür. Hiçbir yerde kendimi bu kadar rahat hissetmediğim yegane yerdir. Hiçbir insanın olamadığı kadar yakındır. Ben bağımı kaybetsem o kaybetmez.

Birkaç saat sonra bir daha görüşür müyüz, görüşemez miyiz bilmem bir yola gireceğim. Hayatımın belki en boktan günlerini yaşadığım şu dönemde en büyük korkum da gözüm açık gitmek.

Daha söylemek istediğim çok şey var burada. Belki hiç söyleyemem. İçimde binlerce cümle var, sana borcum olsun sözlük.

kötü insanların şarkıları olmaz

hak yeme hell yeah
Olur.

Dünya'nın en güzel şarkıları kötülerindir. İyilerin her şarkısında yalan ve sahtekarlık vardır. İyilerin her şarkısında eğilip bükülen, esneyen, kopan şeyler vardır. Korku vardır.

Kötülerin şarkılarının hikayeleri olur. Kapıdır. İyilikten kötülüğe geçişi anlatır. Bir çeşit boğulmayı. Gırtlağınıza kadar siyah sular içine batınca çalmaya başlar. O sular ağzınızdan burnunuzdan girer, ciğerlerinize dolar; içinizdeki yeşillikler ölür. Mavi, siyaha dönüşür. O minnacık kanser tohumu filizlenir... Bir tarafınız ölürken hep başka bir tarafınız canlanır. Canlanmak dediğim de kötü tarafınız işte.

Kendinizi tanıyamazsınız. Karıncaları ezmemek için yere bakarak yürüyen siz, tüm dünyayı acı çekerken hayal ederken bulursunuz kendinizi. Dünyadaki tüm iyilikler, tüm mutluluklar sizin mutsuzluğunuz üzerine kurulmuş gibi hissedersiniz.

Kötülük, bir vuruşta dağılacak kadar zayıftır ama yumrukları evrendeki her şeyden serttir.

Öyledir işte. Kötülüğün şarkıları kapıdır. Kötülüğün her şarkısı iyi olmanın nasıl son bulduğunu anlatır.

erkek sözlük

hak yeme hell yeah
Meriçler, Taylanlar ve kadınlara da yer olmayan sözlüktür.

Bolca testosteron kokacak, metroda feminist kadına poz veren dayı gibi alfa yazarları olacak... Ahahah bence mantıksal lan.

Çok tatlı sözlük aşklarına gebe olur hem. Azrail'in bana attığı müstehcen fotoğrafları ifşa falan ederim gece.

Oh bana da uğraş çıktı.

terk

hak yeme hell yeah
Hayatımda en çok ne ilgimi çekti diye düşünürken buldum. Terk.

Bu kelime çok tuhaf bir kelime. Ama çok net.

Çocukluğumdan beri ilgimi çekmiştir hep. Terk edilen yerler, binalar, insanlar, hayvanlar, bitkiler.

Geçen ay bir dükkana girdim. Terk edilmiş. Oyuncakçı dükkanıymış. Öyle tuhaftı ki... Bir zamanlar içinde çocuklar neşeyle oyuncak alıyordu, bazı çocuklar sadece ağlayarak önünden geçiyordu. Ama artık orası terk edilmiş.

Biliyor musunuz erenler, terk edilmişliğin net bir rengi var. Şaka yapmıyorum. Var. Terk edilmek açık kahverengidir. O dükkan da kahverengidiydi, terk edilmiş müstakil evde kahverengiyidi, sahibinin terk ettiği köpeğin gözleri maviydi ama bakışları net kahverengiydi.

Terk edilen her şey açık kahverengi olur. İstisnası yoktur. Siyah değildir. Kahverengidir. Nekrozun rengidir yani.

Doğada böyle şifreler gerçekten çoktur.

end titles dark ambient

hak yeme hell yeah
İnsanı içine ağlatan atrium carceri şaheseri. Böyle gözleri kapatıp dinleyin... Şarkı bittiğinde aynı yerde olmadığınızı görürsünüz. Gözleri açınca dönersiniz, böylece de bana kısa süreliğine misafir olursunuz.

Siyah bir kağıda mavi turuncu ışıklar... Yağmur niyetine kan damlaları. Hafif ve tek yönden esen bir rüzgar. Birkaç saniyeliğine yukarı kaldırsın yaprakları. Sonra kesilsin... Yıldızların ışığı vursun akan nehire ki düşme. Orada bir nehir olduğunu bil...

Ah canlarım benim... Bozuk lazımsa psikolojimi vereyim?
0 /