confessions

hak yeme hell yeah

2. nesil Yazar - Alıştı gibi sanki

  1. toplam entry 509
  2. takipçi 3
  3. puan 4574

mesela yani

hak yeme hell yeah
Hadi 90 neslini lise son sınıfın, son cumasının ince kederine götüreyim...

Vay ulan, dinledikçe üzerimde beyaz gömlek, gri pantolon ve gözlerim bozuk olmadığı halde çekici olduğunu düşündüğüm için taktığım gözlükler beliriyor. Ne dinlerdim o dik okul yokuşunu çıkarken bu şarkıyı.

the virginborn

hak yeme hell yeah
Benimle özdeşleşen bir gorgoroth şarkısı. Oğlum ne güzel oldu lan seneler sonra dinleyip kafaları çizmek.

İnfernus resmen gitar, gaahl resmen vokal dersi vermiştir. Şarkı aşırı karanlıktır ama ben bu şarkıyı dinleyince hiç karanlık hissetmem. 17 yaşımda dinlerkenki hallerim gelir aklıma, böyle gitar çalacağım günlerin hayalini kurarkenki zamanlarım.

Bir de şarkıda çok ince bir ayrıntı var. Gitar riffleri aynı tekrar ederken, bir başka melodiyle geçerken çok ama çok hızlı şekilde incelip kalınlaşıyor ki bu bildiğin ustalık ister. 04:38 anından bahsediyorum.

HEY ulan yıllar...

serotonin

hak yeme hell yeah
hormon değildir. mutluluk hormonu hiç değildir. mutluluk hormonunu stimule eden 'nörotransmitter' maddedir. bir çok psikolojik rahatsızlığın temeli bu maddenin miktar dengesizliğidir.

uyuşturucu kullanımından sonra 'düşüş' denilen olayı da bu madde gerçekleştirir. uyarıcı ve uyuşturucu tüketiminde aşırı salgıladığı için bir süre sonra bu maddeyi salgılayan bezler kurur ve serotonin neredeyse hiç salgılanmaz. bu da insana kendini rezalet hissettirir.

işi sadece mutluluk vermek de değildir tabii. uyku hormonunu da bu arkadaş aktive eder.

damla sakızı

hak yeme hell yeah
sakız ağacından üretilen bir reçine olmakla birlikte içine girdiği her şeyin tadını fenafillah seviyesine çıkaran muhteşem ötesi şey.

muhallebiye, kahveye, dondurmaya, liköre vs. aklınıza gelebilecek her şeye yakışır.

zengin sözlük yazarlarının karalama defteri

hak yeme hell yeah
Şimdi efenik, ben müziğin sesini kesinlikle duyanlardanım. Müzik benim her şeyim. Bazen İşkence odam, bazen terapi merkezim.

Hele bir şarkıyı bir olayla ilişkilendirdiysem yanmışım demektir. Zihnimde çalar o şarkı ama hayal gibi değil bildiğiniz çalar.

Balık pazarına pek uygun değil belki ama yolu kısaltmak için saptığım bir ara sokak var ki böyle on dakika envai çeşit ağacın içinden geçiyorsunuz. Tabii aklım hemen eve dönmekte olunca sokağa daldım. Ağaçlar o ana kadar aklımda yok.

Neyse refleks olarak yürüyorum ve sokağı geçtiğim anda lanet şarkı introdan itibaren çaldı. Lan dedim, bu şarkı niye çaldı ki. Sonra etrafıma bir baktım yine o ağaçlık yer. Ama nasıl değişmiş. Sonbahar olunca yapraklar sapsarı, yerler sapsarı... En son mayıs'ta geçmiştim yine eve hızlı dönmek için. Mayıs'ta yemyeşil falandı. Ve kulağımda o şarkı vardı.

Beynim resmen oradasın diye beni uyardı lan.

Neyse... Agalloch. Seni iyi ki tanımışım. Sen gerçekten muhteşem bir şeysin.

mektuplaşmak

hak yeme hell yeah
Galiba dünyanın en güzel şeyidir.

Yani hep böyle hayal etmişimdir. Böyle yolladıktan sonra düzeltme imkanının olmadığı, cevap için heyecanlı heyecanlı beklediğin, el yazını ve o anki hallerini birine sunduğun şey elbette çok güzeldir.

Demin hastaneye giderken ben yaşlarında bir adam oğlum mektup yollamış lan diye arkadaşını itip çekiyordu heyecandan. Öyle mal gibi kaldım.

Çocukluğumdan beri hayalini kurduğum şeydi lan benim. Birinin ilk mektuplaştığı kişi olmak, karşımdaki için ilk olmak ne bileyim aptal ve çocukça bir hayal. Ne halt etmeye deşiyorsun yaramı sabah sabah amk kertenkelesi. Okuyama inşallah o mektubu.

heves

hak yeme hell yeah
Bir insanın içinde iyiye, güzele dair her şey olsun isterse ama hevesi içinden çıkardığınız zaman kalan tüm güzellikler işlevini yitirir.

Hevesiniz yoksa; şeytan sizin ahbanınız olur. Sizi öyle bir yönlendirir ki hem kendinizi hem de etrafınızı küle çeviren bir ateş kasırgası olursunuz.

Yarım Yıla yakındır istisnasız tek bir şey için hevesim yok ve bu 6 ay boyu evimin kapısını çalan tek şeytan olmuştur. Hevesi olmayan adam şeytanla ahbaplık eder.

çalın davulları

hak yeme hell yeah
Üst komşum rahmetli arif amcam çok severdi bu türküyü. Çok aksi adamdı rahmetli ama iyiydi.

Piyano, gitar sesine tahammül edemez; bastonuyla tak tak vururdu. Ama ne zaman bağlamayı elime alıp bunu çalıp söylesem, bastonla vurmayı keserdi.

Şu son birkaç aydır sanırım hayatla olan tüm bağlarımı kestiğim için daha anlamlı geliyor bu türkü. Bu türkü keisnlikle hayatla olan tüm bağlarını kesmiş bir adamın yazdığı bir türkü çünkü. Eskiden dinlerken nasıl olur da bir insan hayatla bağlarını keser derdim. Şimdi çok iyi anlıyorum...

Sol serçe parmağım hareket etme kabiliyetini yitirmesi sebebi ile artık çalamasam da tolga çandar abime hâlâ eşlik edebiliyorum.
0 /