confessions

icgqhs

1. nesil yazar - çok yönlü

  1. toplam entry 3844
  2. takipçi 90
  3. puan 71369

whatsapp

rene
Elim ayağım olan program, belge mi göndereceğim, fotoğraf mı atacağım, konum mu vereceğim, sohbet mi edeceğim hepsi bununla. Sesli mesaj olayına zaten bayılıyorum. PC ye aktaracağım dosyaları resimleri web app ile alıyorum. Bu kadar işlevsel olup ücretsiz olan başka program varmıdır acaba.

yıldırım demirören'in bahis ihalesini alması

keskin nisanci
tff başkanı yıldırım demirören'in sahip olduğu şirket ile amerikalı ortağı bahis oyunları ihalesini kazandı. dünyada bahis ihalesini alan bir federasyon başkanı yok.

demirören istifa edecek gibi durmuyor, peki nasıl olacak bu iş? hiçbir şey olmasa da bu işe şaibe karışacak. yüzde 0,2 komisyon ile ihalede para nerden kazanılacak, zaten hakkında birçok spekülasyon dönen demirören nasıl bir savunma yapacak?

zengin itiraf

magic mushroom
Ben küçükken bi' gün annemle babam çok büyük bi kavga etmişlerdi. İlk kez öyle görmüştüm onları. Boşanacaklarını düşünüp bütün gece ağlamıştım. O zamanlar beni sevdiğini düşündüğüm bir tanrım vardı ve dua etmiştim ona. Hatta kendimce totem bile yapmış Annemle babam boşanmazsa erik yemekten bile vazgeçeceğim demiştim çünkü mevsim henüz kıştı ve ortalıkta erik falan yoktu. Ve erik benim için çok önemliydi.

Ertesi gün annemle babam barıştılar, ben de çok mutluydum artık boşanmadıkları için. Sonra bahar geldi, erikler yeşerdi ağaçlarda, erik yenmez mi hiç, yedim umarsızca, yaptığım totemi aklıma bile getirmedim. Erik yenmez mi hiç? Ve sadece o bahar değil takip eden her baharda tanrıya verdiğim sözü unutarak hatta tanrıyı da unutarak deliler gibi erik yedim. Hiç yenmez mi yahu erik? Ve annemle babam hiç boşanmadılar. Beni önemseyen bir tanrı da yokmuş zaten, onu öğrendim.

Ama o kış verdiğim sözü tutmadım diye evren kızdı sanırım bana. Sanki benim bu büyük şanssızlığım erikle ilgili gibi geliyor. O kış galiba büyük bi hata yaptım ve kırdım bir şeyleri. Ama elimde değil, çok seviyorum eriği, erik sevilmez mi hiç?

bakkal

diko
Adıyaman besni'den gençten bi çocuk işe başlamıştı Çankaya'nın göbeğindeki büroda. Yanıma verdiler, çocuğa işi sen öğreteceksin dediler. Hay hay memnuniyetle dedim. Neyse 1 haftada az buçuk öğrendi işi. 2. Hafta palazlandi 1 ayda da kanı bitlendi. İşten kaytarmaya bile başladı kerata. Yine böyle birgün kayboldu ortadan. Yarım saat sonra çıktı geldi. Dedim nerdesin lan vakkas. Abi dedi bakkala gittim. Çankaya'nin göbeğinde bakkala gittim deyince gülümsedim ne aldın peki vakkas diye sordum. Kola aldım abi dedi. Hangisinden aldin peki diye sorunca sarı aldım abi dedi. İşte o sarıdır bakkal. Artık kalmadı. Kolanın sarısıni satardi, leblebi tozu satardi, bifa puskeviti satardi. Bitirdiler bakkal amcayi. Bir yıldız daha kaydi. Umarim sana da kayarlar grosmarket.

türkiye bölünmez

rene
Ben bu konuda biraz köşeli düşünüyorum, katılırsınız katılmazsınız. Türkiye son yıllarda özellikle siyasetçilerin söylev tarzları, üslupları sayesinde halk arasında siyasi görüşler ve ideolojiler üzerine bir bölünme yaşadı, yaşıyor.

Şu anda Türkiye'de apolitik yurttaşlarda dahil olmak üzere sol görüşlüler, sosyalistler, demokratlar ve kemalistler bir tarafta, faşistler ve muhafazakar ve akp yandaşı yuttaşlar bir tarafta. Bu durum iş hayatı dışında sosyal yaşamda insanların ideolojilerine olan bağlılıkları ve sosyal çevrelerini oluştururken ki özgürlükleri sınırında kendisini gösteriyor. iş hayatında ise bir "idare etme" durumu hakim. Çünkü hakim ideoloji ne ise insan kalabalıklarının bir anlamda çıkarları için ona tutunma refleksi var, bu maddi olur, mesleki olur başka türlü olur. Bu insanlarla çalışan muhaliflerde bir idare etme veya rengini belli etmeme halindeler.

Bence bu tam bir bölünmedir. Bölünme illaki sınırların değişmesi ve yönetimin ele geçirilmesi şeklinde olmayabilir. Bazen kalabalıklara, güçlü hatip özelliklerinizle öyle ötekileştirici ayrıştırıcı şeyler söyler ve bunu onlara inandırırsınız ki, geçim derdinde canı burnunda olan milyonlarca insan bir anda alt komşsusuna karşı düşmanlık beslemeye başlar. İşte ülke tam bunun sınırında bir bölünme halinde bence.

post apokaliptik

rene
Bilim kurgu edebiyatının alt türü. Bir kıyamet olur, bu nükleer olur başka bir nedenle olur ve bildiğimiz dünya düzeni yok olur. İşte post apokaliptik senaryolar kıyamet sonrası bu yeni evrende hayatta kalanların hayatlarını, hikayelerini anlatır.

otrivine

siz hepiniz ben tek
Doz ayarlı burun spreyi. burundaki kan damarlarının genişlemesi sebebiyle oluşan burun tıkanıklığını gidermek için kan damarlarını daraltarak (büzerek) çalışan bir ilaçtır. Burun ve sinüzlerde kan damarlarının daralması tıkanıklığın azalmasını sağlar.

zengin itiraf

diko
Çok büyük bir hata yaptim. Bu yaşımda bütün düzenimi alt üst edip anami babami karımı amcamı dayımı karşıma alıp ben başaracağım, cocuklarimin hayatini kurtaracagim diyerek Türkiye'den siktir olup gittim. Hayatım sikildj. Canım dediğim insan tarafından kandirilip yaban ellerde sokaklara düştüm. Yol bilmem iz bilmem sağır ve dilsiz bir halde kalakaldim. Şimdi bir depoda allahım sen büyüksün diyorum. Buradan da kalkacagim diyorum ama ben bunu hakedecek ne yaptım arkadaş dediğimde bunun cevabini bulamiyorum. Hayatta her şey insani başına gelirmiş dediklerinde he ya öyledir der geçerdim. Şimdi eşekten düşmüşe dönünce anliyorsun hayati, zorluğu. Elbet bu günlerde geçer diyorum. Geçecek de. Bu bir imtihan olsa gerek. Savaşmak demek. Sonuna kadar mucadele demek.

zengin sözlük bitmiş

ontolojik sancilarimin merhemi
biter tabii istersen
yeter çeker gidersin ayrı
ama bil başarırım
sen olmasan da yaşatırım ben bu aşkı (:


Ne meraklısınız koşa koşa gelip bu başlığa yazmaya. Bitince ne yapacaksınız mesela Mevlid mi okutacaksınız nedir yani dert anlamış değilim. Dilediğin zaman gel, yaz ve git. Bu kadar. Zaten bu kadarını yapabiliyorsunuz. Sözlüğe ne katabilirim yerine ilkokul terk giriler. Buna rağmen ünvanınızda da “yazar” yazıyor asıl iç burkan bu.

Edit: dahi anlamına gelen de-da düzeltilmiştir. Özlem tekin'in dilsizliği ne yapabilirim.

hırsız bizim hırsızımız

keskin nisanci
bir akpli ilçe başkanı beyanı.

chp milletvekili tuncay özkan twitter hesabından bir video paylaştı, videoda Mersin Çamlıyaya AKP İlçe Başkanı Mehmet Ali Yetiş, mevcut akpli belediye başkanına oy isterken hırsız bizim hırsızımız, biz yanında yer alırız gibi kelâmlar ediyor.

bir ilçe başkanının açıklaması çok önemli değil ama bu bize bir şeyleri gösteriyor. bunlardaki tek kriter kendilerinden olması, hırsız olması, kim hakkı yemesi filan umurlarında değil ve bu ülkeyi bu zihniyet yönetiyor.

http://www.cumhuriyet.com.tr/m/video/video/1237741/AKP_li_baskan__Hirsiz_bizim_hirsizimiz..._Biz_yaninda_yer_aliriz.html

cumhurbaşkanlığı spor

keskin nisanci
yepisyeni futbol kulübü, tayyip erdoğan tarafından onaylanan ve hayata geçirilen projeye göre futbol takımı mart ayında başlayacak ankara 2. amatör küme liginde mücadele edecek ve antremanlarda külliye'de yapılacak.

medipol başakşehir yetmedi bir de milletin parasını cumhurbaşkanlığı spor'a harcayacaklar. bu ülke üçüncü dünya ülkelerinden bile daha kötü yönetiliyor. milletin parası har vurup harman savuluyor ama kimse bir şey diyemiyor.

https://tr.sputniknews.com/amp/turkiye/201902061037503460-cumhurbaskanligi-spor-kuruldu-idmanlar-kulliyede-yapiacak/

ekleme: cumhurbaşkanlığı kaynaklarından habere dair yalanlama geldi ama bugüne kadar birçok yalanlanan proje hayata geçtiği için bilemiyorum altan.

antidepresan etkisi yaratan yazılar

turuncu gemi
hayat ve zaman senin üstüne doğru kararıp köpürerek akar, seni taş bir duvara sıkıştırır.

biz gençken, bir sorun karşısında yeterli direnci gösteremediğimizde, mücadele edemediğimizde, kırılganlaştığımızda babam öfkeyle sedeflenmiş bir enerjiyle "boğayı" derdi, "boynuzlarından tutup devireceksin."

"boğa" hayattı.

seni bir hücreye kapattıklarında o daracık odanın içinde o geniş omuzlu, iri kaslı "boğanın" da karşısında durduğunu, keskin ve sivri boynuzlarını karnına dayadığını hissedersin.

hareket edecek, kımıldayacak bir yer yoktur.

boğayı nasıl boynuzlarından tutup devireceksin?

yenilecek misin?

tam da seni oraya kapatanların istediği gibi boğanın seni paramparça etmesine izin mi vereceksin?

bu sorular karşına çıktığında bir gerçeği keşfedersin:

hareket etmen gerekir.

ama nasıl?

insanların güçsüz, çaresiz, yetenekleri sınırlı, açgözlü ve arsız bir bedeni vardır.

o bedeni alıp bir hücreye kapattıklarında karşısındaki engelleri aşamaz, kilitli kapıları açamaz, parmaklıkların arasından geçemez, duvarların üstünden uçamaz.

benim zamanımı "nerede" geçireceğime karar verecek birileri hep vardır, peki benim zamanımı "nasıl" geçireceğime karar verebilecek herhangi bir insan, bir irade, bir güç var mıdır?

bunun cevabı beni hapishanede bile gülümsetir.

öyle bir güç yoktur.

"gerçeklik" sadece bedenimizle ilgili olsaydı bir roman okurken, bir film seyrederken hiçbir duygu hissetmememiz gerekirdi.

ama hissediyoruz.

hayalgücümüz başka bir hayalin içine sızıyor, o hayalin parçası haline geliyor, üstelik sadece hayalgücümüz hayalin parçası olmuyor, bedenini de peşinden sürüklüyor. beden kendisiyle hiç ilgisi olmayan bir olaya "gerçek" tepkiler veriyor.

ben iki yıldır, bir hücrede sivri ve keskin boynuzları olan, gözleri kanlı iri bir boğayla yaşıyorum.

iki yıldır her gün o boğayı boynuzlarından tutup devirmek zorundayım.

bunun için size o boğadan daha hızlı hareket edebilen bir şey lazım: tek bir an içinde bütün dünyayı gezebilen bir hayalgücü.

hayalgücü her kapıdan geçer.

her yere gider.

ve, zamanınızı "nasıl" geçireceğinizi belirleyecek yeryüzünde hiçbir gücün olmadığını, dokunulmaz bir iktidara sahip olduğunuzu bilmenin muazzam hazzını tadarsınız.

hapishane, bedeninizi köleleştirirken zihninizi tanrısal bir güce ulaştırır.

ahmet altan

sözlük yazarlarının söylemek istedikleri

keskin nisanci
hayat çok boktan, kim ne derse desin insanı en çok yıpratan bir umudunun olmasıymış. hayat alıyorsak umut vardır demişlerdi bir yerlerde boşuna demişler. hayat, biz planlar yaparken başımıza gelenlerden ibaret değil mi? o zaman ne diye hâlâ iyi şeyler olacağına dair umutlar besliyoruz anlamıyorum.

''Depresyonda olup olmadığımdan emin değilim. Yani, mutsuz değilim Ama mutlu da değilim. Gün içinde espriler yapıp gülebiliyorum. Fakat bazı geceler yalnız kaldığımda, Nasıl hissedildiğini unutuyorum…''

bonnie

turuncu gemi
Beni zengin sözlükte daha önce hiç bir platformda kimsenin kimseyi karşılayamacağı güzellikte karşılamış güzel insandır.
Bugün hâlâ sözlükler anlamında bir kaliteden bahis edilebiliyorsa, Bonnie ve bir kaç yazar daha sayesindedir bu. Zengin sözlükte en anlamadığım husus, herkes yazmakta çok nazlı. Bonnie ise kaliteden hiç ödün vermeden paylaşımlarıyla bizi zenginleştiren bir yazar.
Beni sadece Bonnie okuyor olsa bile yazacağım bu sözlükte.

Bir de, bonniecim bir ara muhallebiciye gitme teklifim ne dersin?

30 yaşında evi eşi arabası olan insan

turuncu gemi
30'u 5 geçtim, evim var mı? arkadaş her ay ali sami alkış'ın bıyıkları büyüklüğünde bir kira ödüyorsam evim var demektir. hem ben göreceğim krizin ilerliyen günlerinde bütün yatırımını emlak almaya sevk eden küçük burjuva dostlarımın zavallı ahvalini. onler aldıkları emlakların 2 sene içinde dört katı değer kazanacağını düşünürken, artık emlak balonu, şemsiyesi ağızlarında mı açılacak, hevesleri kursaklarında mı patlayacak göreceğiz. neyse başımızı sokacak bir yuvamız var çok şükür. hem ben mülkiyet kavramına köklü ve kökten olarak karşıyım. mülkiyet hırsızlıktır.
özetle evim yok.

biz de zamanında çok sevdik sevildik. gençtik falan. güzel günler yaşadık, yaşattık. belki de gerektiği kadar kendimizi anlatamadık o güzel insanlara, yahut biz anlamak istemedik. genciz daha yahu, eşimiz olacak günler de gelir. hem bak ne diyor büyük vatan şairi nazım;
en güzel deniz:

en güzel çocuk:
henüz büyümedi.
en güzel günlerimiz:
henüz yaşamadıklarımız.
ve sana söylemek istediğim en güzel söz:
henüz söylememiş olduğum sözdür..''

özetle eşim yok.

araba mevzusuna gelirsek, külüstür bir şeyler var. uzun zamandır tek cinsel aktivetem de zaten pompacı arkadaşlarla oluyor. bu zevkin bedeli dolar yükseldikçe yükseliyor, ama zaten son aylarda hepimize giren çıkanın haddi hesabı belli değil. bir pompacı keyfim var, ona da karışmayın. gerçi kağıt ithalatından dolayı, peçetelere de epey zam geldi. neyse peçete konusu nereden açıldı onu ben de anlamadım.


çocukları severim. ama her yaş ve cinsiyet mensubu yeğenlerim var. onların sevgisi yetiyor şimdilik.
özetle çocuğum yok.

eğitim sisteminin eksiklikleri

leonidass
sistemin tüm dallarda bilgili süper eleman yetiştirme düşüncesidir.
eğitimsiz toplumu birden bilgi bombardımanına tutuyorlar bağzı insanlar.

bu birbiriyle alakasız 2 cümleyi kurmama fırsat veren zenginsözlük yönetimine de şükranlarımı sunuyorum.

zengin itiraf

kombiwankenobi
Sevdiklerime sadece elimde olanı değil elimden fazlasını yapmaya çalışıyorum her zaman. Bu durum bazen beni zorluyor ama olsun diyorum onlar benim sevdiklerim. Onlar da olsa aynı şeyi yapardı. Bu beni bazen hem düşündürüyor hem suçlu hissetmeme neden oluyor.
Acaba yaparlar mıydı?

sergen yalçın

turuncu gemi
messi'den çok önce futbolumuzda yaşamış, messi'den bile iyi kumaşı olan futbolcudur. ''ben koşssam barcelona'da oynardım'' sözü çok doğru bir sözdür.
ben kendisini çok severim. ama bu kadar yüksek yeteneğine rağmen, disiplinsizliği ve tembelliğiyle hem kendi yeteneklerine, hem de türkiye futboluna ihanet ettiğini de söylemeden edemiyorum.
kaliteli geyik muhabbeti olan bir insandır. kaliteli geyik muhabbeti her zaman için iyi bir zeka karinesidir.
son on yıldır türkiye futboluna teknik adam olarak hizmet etmektedir. kanaatimce bu işi iyi de yapmaktadır.

dağ üstüne dağı koysam dağ olmaz

turuncu gemi
erkan oğur ustamızın ''bilinmeyenle karşılaşmak'' isimli albümünden muhteşem bir eserdir. dinlerken ciğerinizin en yaralı yerlerine dağları bastırır, bastırır da ölmezsiniz.
gerçi nazım der ki, ''türküler, gün gelir yarada hançer ama öldürmez, ateşte ısıtılmıştır kurşun çıkartır'' bu şarkıda ki dağlar da biraz öyle. ciğerinizin en yaralı yerini nasıl bilip de denk getirdiğine şaşar kalırsınız. fakat dağ kalktığında biraz daha rahat nefes alırsınız.

dağ üstüne dağı koysam dağ olmaz
ah çekenin yüreğinde yağ olmaz
yüz derdim var heç birisi sağalmaz...

bahçada yeşil çınar

turuncu gemi
muhteşem bir türküdür. burada paylaştığım çalışma, kardeş türküler ve erkan oğur'un beraber çalıştıkları ve türküyü daha muhteşem bir şekilde yarattıkları ap ayrı bir formudur. türküyü hayatımda tanıdığım en mütavazi insan vedat yıldırım abi söylüyor. arada feryal öney abla, dünya üzerinde yaşayan en güzel ensturmanlardan biri olan sesiyle kulağınızda tatlı tatlı esiyor. o kadar müzik aleti içinden erkan oğur'un kopuzunu zaten tanıyabilirsiniz. en sonda yine erkan baba eşsiz lezette bir gazelle bitiriyor.

sıla gençoğlu

kombiwankenobi
ahmet kural ile hazer amani olayını birbirinden ayırt etmek gerek. böyle iğrenç bir şey yapmış olabilir buna asla katılmam ancak uğradığı bir şiddet varsa da onu haksız çıkarmaz.
edit: hazar amani ile karısı yaklaşık iki aydır evlerini ayırmışlar. bu olayı legalleştirmez ama dipnot olsun.

favori butonu

keskin nisanci
neden kullanılmadığını merak ettiğim bir oy çeşidi. bir de her şeye fav verilmez diyenler var ki onu hiç anlamıyorum. altı üstü bir oy işte gereğinden fazla anlam yüklemeye gerek yok. sanırım herkes paranoyaklaştı fav verenlerin peşine düşülecek filan sanılıyor galiba. favın para gibi değer görmesi garip.

mesajlar arızası

fall
hiç unutmam years ago when i was younger daha instela itüsözlükkene bir kere orada da böyle bir arıza olmuştu. bu entry sayısında (çoğu trash entry olsa da) ciddi bir artışa sebep olmuştu.

bu arıza hayırlara vesile olur inşallah

bilgi sahibi olmak

leonidass
Başarılı olmak için geçmişten geleceğe en önemli kriterdir.
Ortam ve şartlar ne olursa olsun bilgi sahibiysen en önde yer alırsın.
Malumunuz ülke şartları ortada.
Gerisini konuşmaya gerek duymuyorum.
Fakat bugün fen edebiyat fakültesi mezunu national geographics'de veya bir enstitü de biyolog-kimyager- fizikçi- matematikçi vs. olmak istemiyorsa,
tarih eğitimi almayan bir adam ki kendisini çok severim, bir yazar olarak tarihçilerde saygı uyandırıyorsa ve öğrenci onu örnek almıyorsa, sadece kpss'de atanmak istiyorsa bunun nedeninin %70'si kendi vizyonsuzluğudur.

Problemleri dışarıda aramak hep en kolay olmuştur.
Bazen kendimize dönüp bakmalıyız.
Bilgi sahibi olmak en büyük zenginliktir.

Uzun zamandır ciddi entry yazmamıştım.

cahil

indolentexistence
cahil nedir?
el cevap: bilmediğini bilmeyen.
bravo!
oleeey!!!

eski abd savunma bakanı Ronald Rumsfeld der ki, üç tür bilgi vardır

*bildiğimizi bildiğimiz şeyler
*bilmediğimizi bildiğimiz şeyler
*bilmediğimizi bilmediğimiz şeyler (unknown -unknown) dedi herkes de güldü. aslında çok önemli bir şey söylüyor. sözlük yazıyoruz ya biz burada:p birisinin bilebileceği şey her zaman azdır. bilemedikleriniz çok fazla. bu konuda hepimiz cahiliz!

yengeç burcu kadını

kombiwankenobi
İnanılmaz duygusal, ailesine düşkün kadındır. Duygusallığını herkese belli etmez, içinde yaşar, içinde biriktirir ve yeri geldiği zaman patlar. Bazen bu patlama ufacık bir tartışmadan çıkar ve siz sebebini o küçücük tartışma sanarsınız. Halbuki olan şey kocaman bir birikim sonucu ortaya çıkmıştır.
Arkadaş ve dost ayrımını iyi yapar. Dostlarını ailesinden ayırmazken tüm dünya arkadaşı olabilir. Ancak bu arkadaşlık sadece ismini bilmekten ibarettir.
Sevdiklerine çok ama çok önem verir. Bu önemi siz abartı sanarasınız ama aslında onun için ufak bir kıvılcımdır.
Sevince çok sever, ama çok sever.

iran masalı

icgqhs
abbas Kiyarüstemi'den bir İran masalı:
Vahşi bir aslanla karşılaşan bir adam dönüp kaçmaya başlar. Sonunda bir uçurumun kenarına gelip durur. Atlasa parçalanacak, geriye dönse aslan yiyecek. Çaresiz atlar. Şans eseri bir dala tutunur. Tam ''kurtuldum'' derken, iki kemirgenin tutunduğu dalın kökünü kemirdiğini görür, birazdan dal kopacak yani. Çaresizce sonunu beklerken biraz ötede dalın yanında bir böğürtlen görür, yeni meyve vermiş. Uzanır koparır ve yer onu. Hayat, aslan parçalayacak korkusuyla, uçuruma düşeceğim kaygısı arasında gidip gelirken uzanıp o meyveyi yemektir. Dünyanın ömrü bizim kaderimizden uzundur.

bohem korusu

olacak o kadar
cEO'lar, medya ve iş dünyasının patronları ve sanatçılardan oluşan gizemli grup. koruya sadece erkek üyeler kabul ediliyor.

Bush, Kissenger, Roosevelt, Truman, Nixon, Jimmy Carter ve Clinton gibi Amerikan başkanlarının da bu grubun üyeleri oldukları bilinmekle beraber sadece eski başkanlardan nixon bunu 1.ağızdan açıklamıştır. toplantıların her yıl Temmuz ayı içerisinde 2 hafta süreyle toplanır yapıldığı ve üyeler dışında girişin yasak olduğu grubun 19.yüzyılın sonlarından beri faaliyette olduğu düşünülüyor.

zengin date match

fall
tinderın pabucunu dama atacak sadece zengin yazarlarına özel uygulama. sözlükte birinci yılını tamamlayan tüm yazarlar kısmetlerini kolayca bulabilirler.

allah bir yastıkta kocatsın

uzay yolcuları

peho
Gönüllülük esasıyla 'nasa' kaynaklarını türkçeye çeviren ekiptir.

Projede çevrilen eserleri türkçeye uygun hâle getirmek adına redaktörlüğü üstlenen taraf olarak çalışmalarımızı sizinle paylaşmak isterim.

Ayrıca çalışmalarımıza göz atıp daha geniş kitlere ulaşmamız adına bizlere yardımcı olabilirsiniz. Gelecek bilgiden geçiyor ve geleceğin emekçileri olmak bizlerin yegâne mutluluk kaynağı.

(Projeler telifsizdir ve izin alınmadan çoğaltılıp paylaşılabilir.)

https://sites.google.com/view/uzayyolculari/home?authuser=2

uzay yolcuları

peho
Aramızda ola ki eğitim kurumlarında yahut çocukların bulunduğu ortamlarda görev alanımız varsa telifsiz olarak yaptığımız çevirilerden yararlanabilir. Yaptığımız işin karşılığı yalnızca çocuklarımızın eğitimine destek olmak ve destek oldukça motivasyon bulmak.
Gelecek göklerdeyse o gökleri çocuklarımıza açmak görevimiz.

Twitter hesabımız> https://twitter.com/uzayyolculari
instagram hesabımız> https://www.instagram.com/uzay.yolculari/
web sayfamız> https://sites.google.com/view/uzayyolculari/home?authuser=2