confessions

icgqhs

1. nesil Admin - Ben senin lafınla şekil alamam

  1. toplam entry 1587
  2. takipçi 77
  3. puan 53446

kant

icgqhs
ilk duyduğumda garipseyip merak etmiştim sonra gördüğümde ise şok geçirmeme sebep olmuştu çünkü gelen sıcak suydu. sıcak suya neden kant derlerdi diye sorgulamıştım hayatı.
belki sadece burada öyledir.

soyun

icgqhs
kelime olarak cinsel çağrışımlar yapıyor olsa bile öyle değil.

hayatım boyunca tek taraflı uçak bileti hayali kurdum hiç kimseye hiçbir şeye ait olmadan.
soyadımla aynı olanlar, lise vesaire okullardan, sokaklardan her dostluklardan kim varsa...

zengin sözlük anketleri

icgqhs
son yapılan "yönetim nasıl" sorusunun verilerini paylaşayım ;

katılım 52 kişi:

berbat, hepsi gitsin. 13%
yönetim ne ki? 17%
berbat admin dahi hepsi gitsin. 9%
hatalı başlık ve hatalı entry görmüyorum bence iyi 30%
pek ihtiyacım olmuyor yönetime 32%

bir yazı

icgqhs
ilk başlarda mevcut olan ve 2 yıldan uzun bir süredir mevcut olan 2 şey vardı, birincisi onun ne kadar naif ve keskin olduğu ikicisi ise benim şaşkınlığım...

zaman geçerken umut ya da diğer kavramların tamamen unutmuş bir halde sadece seyrediyordum onu. onu seyretmek müthiş bir şarkının notları ile sözlerinin uyumunun ötesinde bir şey.
bir albüm çıkarken bütün şarkılarını beğenmeniz bile buna eş değer değil yanından geçmez.
seyretmek...
bazen tepki vermek adına canhıraş bir halde yelteniyorken buluyordum kendimi...
ki kendimi bulduğum çok az zamanlardan biriydi o anlar.

kalbim demesem bayım, ruhum desem, hücrelerim desem? evet, burada bir kelebek değil, bir deprem olurken ona neyi, nasıl anlatmaya cüret edebilirdim ki. ki gerçekten bunu ne anlatabilirdi ki?
hangi satır, hangi bakış ya da bir telefonun tuş yada mikrofonu ha...

zaman geçince kendimi şımartmak yada bulmak adına ya da "ulan dün bitti, yarın yok be oğlum"
dedikten sonra başlayan sürecin bana getirisi tabiat aşkı ya da evrene olan saygı.
çünkü bayım, size eğer hayatınızın tam ortasına gelmiş ya da size göre sonu olduğuna emin olduğunuz bir dönemde yepyeni bir renkten bihaber yaşarken o notaları duyduğunuzu ve en sevdiğiniz filmin final sahnesinin hiç olmadığını ya da çıkmaz diye girdiğiniz yolun istediğiniz yere çıkması ya da ölümden sonraki hayatın garantisi?
fark ettiniz mi? birden fazla şey ilk ve evren size hediye sundu diye...
bense koparılmış bir papatya.


devam edecek...

konkordato

icgqhs
Basit tabirle iflastan kurtulmak için karşılıklı tavizlerin verilmesi suretiyle sonuçlanan bir anlaşma veya borç yapılandırması şeklinde adlandırılabilir. Son günlerde çok popüler olmuştur. Konkordato aslında iflas ertelemesi kurumunun kalkması ile de ortaya çıkan boşluğu doldurmuştur

Hukuken Borçlarını vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan borçluların kendilerine vade verilmesi veya alacaklıların alacağında indirim yapılması suretiyle borçlarını ödeyebilmesi ve iflastan kurtulması için öngörülen bir düzenleme şeklinde tanımlanabilir.

Aslında bu kurum dürüst borçlular için düzenlenmiştir. Finansal yapıları bozulan işletmeleri koruma amacı güder.

Konkordatonun iflas ve iflasın ertelenmesi kurumu ile arasındaki başlıca farklar nedir?

a-) Konkordato daha az masrafla yapılmasına rağmen iflas daha fazla maliyetlidir.

b-) İflas da borçlunun tasarruf ehliyeti tamamen ortadan kalkar; ancak konkordato da tasarruf ehliyeti devam eder

c-) İflasta alacağını tamamen alamamış alacaklı muflisi takip edebilir. Ancak konkordato da borçlu borcundan kesin olarak kurtulur. konkordato dışında kalmış alacaklılar alacağını talep edemezler

d-) İflasa ancak tacirler başvurabilirken konkordatoya başvurmak için tacir olmak şart değildir.

e-) İflasa tabi olsun olmasın tüm borçlular ile iflas talebinde bulunabilen alacaklılar konkordato talebinde bulunabilirken, iflasın ertelenmesini sadece sermaye şirketleri ve kooperatifler talep edebilirler.

f-) İflasın ertelenmesine mahkemece karar verilebilmesi için alacaklıların rızası aranmaz. Ancak konkordatonun mahkemece onaylanabilmesi için toplantıya katılacakların belli sayıda olmasına bağlıdır.

g-) İflas ertelemesine pasifi aktifinden fazla(borca batık )olanlar başvurabilirken konkordatoya borcu vadesinde ödeyemeyen veya ödeyememe tehlikesi altında bulunan başvurabilir.

h-) İflasın ertelemesinde faizler işler ,konkordato da ise kural olarak konkordato mühletince faiz işlemez.

ı-) İflasın ertelenmesinde alacaklılar alacaklarından feragat edip etmeme konudan serbestken ,konkordato da ise genellikle alacaklarından bir kısmından feragat halinde başarıya ulaşır.

i-) Konkordato kısa sürerken, iflasın ertelenmesi 5 yıla kadar çıkabilmekteydi

j-) İflasın ertelenmesi kurumu tamamen kaldırılmıştır.

3. Kimler konkordato talebinde bulunabilir?

İflasa tabi olsun/olmasın tüm borçlular konkordato talebinde bulunabileceği gibi, iflas talebinde bulunabilecek her alacaklı kimse de konkordato talebinde bulunabilir.

alıntır.

sosyal fobi

icgqhs
Sadece bir saniye için gözlerinizi kapatın ve bir odaya girdiğinizi ve orada bazı arkadaşlarınızı ve meslektaşlarınızı gördüğünüzü düşünün, birden yere doğru bakıyorsunuz ve üzerinizde hiçbir giysinin olmadığının farkına varıyorsunuz”. Sosyal fobisi olan kişilerin bir toplumsal durumla karşılaştıklarında neler hissettiklerini bu senaryo çok iyi anlatmaktadır. “Büyük bir utanç duyarsınız, odadan kaçıp gitmek istersiniz, sanki ölecekmiş gibi olduğunuzu hissederseniz, hiç kimseyi yeniden görmek istemezseniz”. SF bireyin başkaları tarafından yargılanabileceği kaygısını taşıdığı toplumsal ortamlarda mahcup ya da rezil olacağı konusunda belirgin ve sürekli korkusunun olduğu bir kaygı bozukluğudur. Kişiler başkalarıyla etkileşimde bulunmalarını gerektiren ya da bir eylemi başkalarının yanında yerine getirmeleri gereken durumlardan korkarlar ve bunlardan olabildiğince kaçınmaya çalışırlar. Başkalarının kendileriyle ilgili olarak anksiyeteli, zayıf, kaçık ya da aptal gibi yargılarda bulunacağını düşünürler. Ellerinin ya da seslerinin titrediğinin farkına varacaklarıyla ilgili kaygılarından ötürü toplum önünde konuşmaktan korkabilirler ya da düzgün bir biçimde konuşamıyor gibi görünmekten korktukları için başkalarıyla karşılıklı konuşurken aşırı kaygı duyabilirler. Diğer insanların ellerinin sallandığını görmesinden utanç duyacaklarından korktukları için başkalarının yanında yemekten, içmekten ya da yazı yazmaktan kaçınabilirler.

Sosyal fobinin tipleri var mıdır?

Sosyal fobi iki şekilde görülür. Korkular bir çok toplumsal durumları kapsıyorsa yaygın tip, bazı durumları kapsıyorsa (Başkalarının önünde imza atmak, yemek yemek, konuşma yapmak gibi) yaygın olmayan tiptir.

Ne sıklıkta görülür?

SF'nin yaşam boyu görülme oranı % 2-13 arasındadır. En sık görülen psikiyatrik hastalıklardan biridir. Türkiye'de üniversite öğrencilerinde yapılan araştırmada %24'ünde bu hastalığın olduğu saptanmıştır.

SOSYAL FOBİ HANGİ YAŞLARDA BAŞLAR?

Sosyal fobi alt tipine göre değişmekle birlikte erken ve geç ergenlik dönemi arasında başlar (10-17 yaş) Yaygın tipin daha erken yaşta başladığına dair bilgiler vardır.

KİMLERDE DAHA SIK GÖRÜLÜR?

Maddi durumu ve sosyal konumu , yetersiz ? , hiç evlenmemiş, işsiz ve eğitim düzeyi yüksek olmayanlarda sık görülmekle birlikte, hastalığın erken dönemlerinde toplum içine yeterince çıkmama de risk etmenleri arasındadır. Kalıtımdan daha çok, çocuk yetiştirme tarzı, ailenin başkalarıyla yeterince görüşmemesi ve ebeveyn modeli önemlidir. Çocukluk çağından itibaren aşırı çekingen olan kişilerde, gelecekte SF gelişme riski daha yüksektir

Sosyal Fobi mi çekingenlik mi?

Toplulukta konuşma, sosyal ortamlarda kendini ifade edebilme gibi konularda çekingenlik sık görülen bir durumdur. Bunların büyük bir kısmı hastalık kapsamında değildir. Hatta bir işe başlamadan önce “yapamazsam rezil olur muyum?” düşüncesi kişiyi motive eder ve daha iyi hazırlanmasına yardımcı olur. Sosyal fobi demek için ise kişide korkunun yanı sıra kaçınma davranışlarının olması gerekmektedir. Ya da kişi kaçmıyorsa, bu duruma katlanmaya kendisini zorluyorsa; büyük bir sıkıntı yaşar. Ayrıca SF 'de kişi korkularının aşırı ya da anlamsız olduğunu bilir. Eğer gerçekten korku duyulabilmesi anlamlı bir olay varsa, tanı SF değildir. Örneğin sözlüye hiç çalışmamış bir öğrencinin sınıfta adının çağrılmasından korkması gibi.

Sosyal Fobinin Belirtileri Nelerdir

SF'de korkulan durumla karşılaşıldığında bedensel belirtiler ortaya çıkar. Bunlar yüz kızarması, terleme, ağız kuruluğu, çarpıntı, nefes kesilmesi, nefes darlığı, mide barsak sisteminde rahatsızlık, diyare, kas gerginliği, titreme gibi. Bu sırada aklından geçen düşünceler “güçsüzüm, yetersizim, çirkinim, beğenilmiyorum, sevilmeye layık değilim, hata yapmamalıyım, mükemmel olmalıyım, kaygılı olduğumu belli etmemeliyim, rahat davranmalıyım, kusursuz görünmeliyim, herkesin beğenisini kazanmalıyım” şeklindedir. Bu düşünceler sonrasında oluşan kaçınma belirtileri ise korkulan ortama girmeme, korkulan ortamı terk etme, göz temasından kaçınma, ilgisiz şeyler düşünme şeklinde olabilir.

Liebowitz Sosyal Fobi Ölçeği'nde belirlenen sosyal durumlar şu şekildedir.

Toplum içinde telefonla görüşme
Küçük bir grup etkinliğinde yer alma
Toplum içinde yemek yeme
Toplum içinde bir şeyler içme
Yetkili biri ile konuşma
Dinleyiciler önünde konuşma, rol yapma
Partiye/ eğlenceye gitme
Başkaları tarafından izlenirken çalışma
Başkaları tarafından izlenirken yazma
Çok iyi tanımadığı biriyle telefonda görüşme
Çok iyi tanımadığı biriyle yüz yüze konuşma
Yabancılarla karşılaşma
Genel tuvaletleri kullanma
Birilerinin oturduğu odaya girme
İlgi odağı olma
Bir toplantıda hazırsızlık konuşma yapma
Yetenek, yeti veya bilgi testine tabi tutulma
İyi tanımadığı birine onaylanmadığını veya aynı düşüncede olmadığını ifade etme
Çok iyi tanımadığı birinin gözlerinin içine bakma
Önceden hazırlanmış bir raporu bir gruba sözel olarak sunma
Romantik veya cinsel ilişki amacıyla birini tavlamaya çalışma
Alınan bir malı parasını geri almak üzere iade etme
Parti / davet verme
Israrlı bir satıcıya karşı koyma
NEDENLERİ?

Sosyal fobide kalıtsal geçişin rolü çok güçlü olmasa da vardır. Akrabaları arasında sosyal fobik olan kişilerin bu hastalığa yakalanma riski bir miktar daha yüksektir. En önemli etmenlerden biri beyinde bir takım kimyasal ve elektriksel bozukluklar olduğudur, özellikle serotonin adı verilen bu kimyasal maddenin SF'lilerin beynindeki oranının normalden az olduğu veya iletimde aksaklıklar bulunduğu ileri sürülmüştür. Ayrıca zihinsel altyapısı önceden hazırlanmış olan SF bazen belirli bir olaydan sonra gün yüzüne çıkmış ve örseleyici bir yaşantı ile koşullanaarak yerleşmiş olabilir. Örneğin öğrenci sınıfta ders anlatırken bir hata yapmış ve arkadaşları ona gülmüştür. O da küçük düştüğünü, rezil olduğunu düşündüğü için utanç hissine kapılmış ve bedensel belirtiler göstermiştir. Bir dahaki sefere ders anlatmak için yine tahtaya çıktığında önceki deneyimi olumsuz beklentilere yol açacak, bulunduğu ortam duygularını tetikleyecek ve belirtiler ortaya çıkacaktır. Çocuk yetiştirme biçimi de hastalığın oluşmasında önemli etmendir. Genelde aşırı koruyucu, ya da red edici, duygusal sıcaklıktan yoksun, katı anne babalar olabilir. Bazen çocuktan yüksek beklentileri olduğunda bunlara ulaşılamayınca çocuk cezalandırıabilir, böylece başarısızlık korkusu gelişebilir. Tanıdık olmayan ortamlara, insanlara ve nesnelere aşırı korku duyma olarak tanımlanan davranışsal ketlenmenin, SF gelişiminde öncül belirti olduğu söylenmiştir.

SOSYAL FOBİ NASIL TEDAVİ EDİLEBİLİR ?

SF tedavisi olan bir hastalıktır. Her şeyden önce gerçekçi beklentiler içinde olmak gerekir. Beraberinde diğer psikiyatrik hastalıkların olması, başlangıç yaşının erken olması, kişinin tedavi isteği gibi bir çok etken tedavinin başarısını etkilemektedir.

SOSYAL FOBİ NASIL TEDAVİ EDİLİR?

SF'de ilaç tedavisi ve psikoterapi ( konuşmaya dayalı ruhsal tedavi) uygulanır. Hastanın durumuna göre bazen tek başına psikoterapi, bazen ilaç tedavisi uygulansa da genelde her ilisinin beraber uygulanmasında başarı daha yüksektir. İlaç tedavisinde özellikle serotonin sistemi üzerinde etkili olan ilaçlar seçilir. Tedavinin ilk günlerinde hafif bulantı, baş ağrısı, uyku bozukluğu, midede huzursuzluk gibi geçici yan etkiler oluşabileceği, zamanla bu belirtilere vücudun alışabileceği hastaya bildirilir. Bu ilaçlar bağımlılık yapmaz, kalıcı hasar veren yan etkileri yoktur. İlaç etkisinin ortaya çıkması için iki-üç hafta kadar beklemek gerekir. İlacın etkili olup olmadığına karar vermek için en az 10 hafta süre geçmelidir. Tedavi süresi, ortalama 9-12 aydır.
SF'de en sık uygulanan terapi şekli Bilişsel ve Davranışçı Terapidir. Bilişsel terapide kaygı duyguları ve bu kaygıya karşı oluşan bedensel tepkileri tanıma, kaygı doğuran durumlardaki düşüncelerin ne olduğunu anlama, bunlara karşı başa çıkma stratejileri geliştirme gibi aşamalar vardır. Davranışsal terapide ise model olma, yakınmaların üstüne gitme, belirtileri daha net algılayabilmesi için rol oynama, gevşeme eğitimi, sosyal beceri eğitimi gibi her hastada farklı uygulanabilecek yöntemler vardır. Ayrıca aile ve grup terapisi de uygulanabilir.

Ne yapmalıyım?

Her şeyden önce SF'nin bir hastalık olduğunun kabul edilmesi gerekmektedir. Çekingen kişilik bozukluğu ile birlikte sık görülmesi, toplum tarafından bu özelliklerin genellikle efendilik olarak kabul edilmesi kişileri tedavi arayışından alıkoymaktadır.

Oysa kaybettikleriniz neler? İyi bir iş, bir arkadaş, yalnız olmamak, kendine güvenmemek ve bir çok şey daha sıralayabiliriz. Bunun için en yakın zamanda ve yakınınızda olan bir psikiyatriste başvurun.

Alıntıdır.

instagram

icgqhs
Şu hikaye atma olayı hayli garip uygulama.
İnsanlar resmen, baaak buradayım, buraya gittim. Bak bunu yiyorum, bunu aldım, bunu giyecem, bununla beraberim, bunu okudum, böyle bir anım bu gibi kullanıyor. Yani resmen halka açık yaşıyorlar. öyle oldu ki bazen, hiç hikaye atmayan Kişiler sabit mi duruyor evlerinde diye düşünür oldu insanlar...

Sahi sabit miyiz?

çaylak

icgqhs
Çaresiz kalmayıp diğer yaZarlara mesaj atabilsin, kafasına takılanı sorabilsin diye mesaj atma yetkileri açıktı ama her iyi niyet gibi bu da suistimal edildi. Mecburen mesajları kapatacağız...

zengin sözlük ile ilgili istekler

icgqhs
buraya yazılan bütün mantıklı ya da yapılabilir şeyler için elimizden geleni yaptık. uğraştık vesaire.
bir sözlük nasıl yönetilmez bilirim, ama nasıl yönetilir bilmiyorum.
"yazara verilen değer" ve "bilgi en büyük zenginliktir" bu iki hedefimizden şaşmadık.

birileri kankacılık var diyor, birileri sözlüğe kimse gelmiyor neden diyor. birileri ise yönetim nerede diyor.
söz konusu şu, yönetim dediğin organ hatalı entry, başlık vesaire gibi işler için burada olması gerekiyor ama bazen göze batan ya da giderilmeyen bir hata görmedim ve bu yüzden moderatör illa da olsun derdinde değilim.
ama yok ben istiyorum, çok çalışacağım, şöyle planlarım var diyenler varsa mesaj yolu ile bana ulaşabilir.
kankacılık var konusunda ise bu kankalar kim ve nasıl bir bağları var bilmiyorum, görmüyorum ama hep kankacılık var deniliyor.

yönetim olarak ya da ben ilk günden bugüne kadar hep kalite dedim, istikrar dedim.
zaten çoğu yazarımız farkında, giriş yapıp bildiklerini yazıp, bilmediklerini okuyup oylayıp gidiyorlar ama herkesi mutlu edemiyoruz.
herkes olduğu yerin kalabalık olmasını ister ama kimse kaliteye bakmaz.
bir süre sonra kalabalıktan şikayet eder yönetim "kajfhalksh" şunu neden uçurmuyor başlıkları açılır.
söz konusu bilgi edinip aktarmak ise burası gerçekten tam yeri, her yazarın hakları saklı her zaman ve her yazar bizim için ekstra değerli.

tekrar söylemekte fayda görüyorum; her türlü isteklerinizin, önerileriniz için buradayım.
0 /