confessions

icgqhs

1. nesil yazar - bahtsız bedevi

  1. toplam entry 3665
  2. takipçi 88
  3. puan 68329

aydınlatma

icgqhs
Fotoğrafçılık Terimi Olarak Aydınlatma:
Çevredeki nesneleri ortaya çıkarmak ve yönlendirmek kaygısıyla ışıklandırmak.

Aydınlatma Yapı-Dekorasyon Terimi Olarak Aydınlatma:
Aydınlatma, çevrenin ve nesnelerin görünmesi için ışık uygulanmasıdır. Ancak sağlıklı görüntünün oluşması için aydınlatmanın doğru uygulanması gerekir. Aydınlatma düzeni; odanın genişliğini, dekorasyonunu, en önemlisi mekanın kullanım fonksiyonlarını etkileyen çok önemli bir detaydır. Kimi zaman sadece önümüzü görmek için ihtiyaç duyduğumuz aydınlatma ürünleri, bazen bir kutlamanın en önemli unsuru haline gelebilmektedir.

kamera obskura

icgqhs
Günümüz fotoğraf makinelerinin atasıdır. En basit şekliyle bir duvarında küçük bir delik bulunan karartılmış bir odadır. Bu delikten geçen ışık karşı duvarda, dışarıdaki görüntünün baş aşağı gelmiş biçimini oluşturmaktadır. Bu olaya ilk kez M.Ö. 4. yüzyılda Aristo tarafından değinilmiş, daha sonra geliştirilerek resim yapımında kullanılmıştır. 16.yy.da bu araçlara dış bükey mercekler yerleştirilmiştir. Kamera obskura' ya ışığa karşı duyarlı bir malzeme yerleştirilmesini ilk düşünen kişi 1800 lere Thomas Wedgwood olmuş, Fransız Niepce bunu gerçekleştirmiş ve ilk "fotoğrafı" 1826'da çekmeyi başarmıştır. (camera obscura / karanlık kutu)

körük

icgqhs
Fotoğrafçılık Terimi Olarak Körük:
Objektif ile fotoğraf makinesinin gövdesi arasında bulunan genellikle ray üzerine yerleştirilmiş esnek yapısı olan bir malzemedir. Raylar körüğün objektif ile gövde arasındaki mesafeyi değiştirmek amacıyla ayarlanmasını sağlar. Bu makro fotoğraf çekimini ve yakını odaklamayı mümkün kılar. Esnek körükler büyük formatlı makinelerde perspektif değişimini sağlamak amacıyla, film yüzeyinde objektifin eğimini mümkün kılar.

Körük Yazma Eser (Hat-Tezhip-Ebru-Cilt-Minyatür) Terimi Olarak Körük:
Kitap koymağa yarayan mahfazanın açılıp kapanan kısmına verilen ad.

Körük Genel Türkçe Terimi Olarak Körük:
Ateşi canlandırmak için kullanılan ve açılıp kapandıkça içindeki havayı üfleyen araç.

Körük Arıcılık Terimi Olarak Körük:
Bkz. Arıcı körüğü.

pozlama kilidi

icgqhs
Metre ölçümü yapıldığında, bazı durumlarda karenin ana konusu görüntünün merkezinde olmayabilir. Konu içindeki ana konuyu doğru pozlamak için, pozlama kilidine basılır, çekilmek istenen konu karenin içine tekrar yerleştirilir. Genellikle modern makinelerde pozlama kilidi işlemi deklanşöre yarım basarak, daha sonra metre ölçümü işlemini yaparak, daha sonra konu yerleştirilerek yapılır

tek banyo

icgqhs
S-B filmlerde hem geliştirme hem de saptama işlemlerinin aynı anda yapıldığı banyo türüdür. Çabuk ve kolay bir yöntem olmakla birlikte, geliştirme işleminin kontrol dışına çıkması nedeniyle pek yaygın olarak kullanılamamaktadır.

byte

icgqhs
Fotoğrafçılık Terimi Olarak Byte:
Bir bilgisayar hafızasında 8 bit'ten oluşan bir bütünü ifade eder. Buna göre 8 bit 1 byte eder denir. Buna karşılık 1024 byte bir kilobyte eder.

Byte Bilgisayar Terimi Olarak Byte:
Sekiz data bit'i ile bir parti bit'ten meydana gelen bir alfabetik veya özel karakterdir. Genelde ASCII olarak kodlanmıştır.

camera

icgqhs
İngilizcede fotoğraf makinesini ifade eder. Ama maalesef Türkçede video kamera ile karıştırılmaktadır. Dolayısıyla "digital camera" dijital olarak çekim özelliğine sahip fotoğraf makinesi demektir.

blör

icgqhs
Hareketin dondurulamamasından kaynaklanan netsizlik; Hareketin dondurulmaması çekim anında makinenin sallanmasından ya da görüntülenecek cismin hareketini donduracak yeterli örtücü hızının seçilmemiş olmamasından kaynaklanabilir.

spiral

icgqhs
Fotoğrafçılık Terimi Olarak Spiral:
Fotoğraf filmlerinin banyosunda kullanılan ve banyoların filmin bütün satıhlarına homojen (dengeli ) olarak temas etmesini sağlayan metal ya da plastikten üretilmiş karanlık oda ekipmanı.

Spiral Fen Bilimleri Terimi Olarak Spiral:
Sarmal biçimde olan.

Spiral Beden Eğitimi ve Spor Terimi Olarak Spiral:
Sarmal biçimde olan.

gökyüzü filitresi

icgqhs
Genellikle hafif sarı renkli ve hafif bir yoğunluk (doğal yoğunluk filtrelerinde olduğu gibi) içeren, manzara fotoğraflarının çekiminde yararlanılan bir filtre türü; belirli dalga boylarındaki renkleri süzerek daha doğal görüntüler elde edilmesini sağlarlar.

flaş kızağı

icgqhs
Fotoğraf makinesinde flaşın takıldığı yuvadır ve flaş tabanına temas eden elektronik bir yüzeyi bulunur. Bu, fotoğraf makinesi ile flaş arasında veri alışverişini ve flaşın obtüratörle eşgüdümlü çalışabilmesini sağlar.

multi zone focusing

icgqhs
Bu özellik Nikon D1, Nikon Coolpix 990 ve Casio QV-4000 gibi bazı modellerde var olan bir özelliktir. Kadraj genelde 9 bölgeye bölünmüş olup sizin çekmek istediğiniz obje hangi bölgede yer alıyor ise onu seçebilir ve odaklamanın sadece o bölgeye göre yapılmasını sağlamış olursunuz.

makro

icgqhs
Fotoğrafçılık Terimi Olarak Makro:
1- Bu terim, hem çok yakın mesafeden netleme hem de bu özelliğe sahip objektifler için kullanılmaktadır. Dar anlamda ise, objenin doğal büyüklüğünün veya daha büyük olarak fotoğrafa yansıtılması olarak tanımlanmaktadır (bu terim Nikon tarafından "mikro" olarak adlandırılmaktadır).

2- Yakın mesafeli çekimi ifade ettiği gibi, genellikle 20 cm den daha yakın mesafeler arasında bir objektifin çekim yapabilme kabaliyetine de denir. Bazı kameralarda bu özelliğe "close-up" ta denmektedir.

Makro Beden Eğitimi ve Spor Terimi Olarak Makro:
Büyük, uzun.

Makro Turizm ve Otelcilik Terimi Olarak Makro:
Büyük, çaplı, mikro karşıtı.

(bkz:mikro)

piksel

icgqhs
Picture (PIX) ve elements (EL), sözcüklerinin kısaltmasından oluşur. Dijital bir görüntünün en küçük veri parçalarıdır. Bir görüntüde ne kadar çok piksel bulunursa, çözünürlük o kadar yüksek olur.

virüs

icgqhs
Fotoğrafçılık Terimi Olarak Virüs:
Biyolojik virüsler model alınarak yapılmış bilgisayar programı. Başka bilgisayar programlarına bulaşarak çoğalır, zararsız olabileceği gibi programlara zarar da verebilir.

Virüs Biyoloji Terimi Olarak Virüs:
1-Sadece içine girdiği bir başka hücre içinde yeniden üreyebilen ve hücresel yapısı olmayan canlı. Virüsler bir protein kılıfı içindeki nükleik asitlerden ibarettir. Bazılarınınsa basit bir zarı vardır. Virüsler çoğalmak için, içine girdikleri hücrenin sentezleme yeteneğinden yararlanır.

2-Nükleik asitten oluşan bir merkeze ve bunu etrafında bir protein kılıfına sahip küçük enfeksiyon etkenli nesne. Konukçu bir hücre içinde çoğalabilir ve mutasyona uğrayabilir.

Virüs Sağlık-Tıp Terimi Olarak Virüs:
1- Hastalık yapıcı, bakterilerden daha küçük, yaşamak için bir başka hücrenin içine girmek zorunda olan ve ancak elektron mikroskobunda görülebilen parazit.

2- Çoğalmak için bir başka hücreye girmeye gereksinim duyan, birçok hastalığa yol açan, ancak elektron mikroskobunda belirlenebilecek kadar küçük yapılı zorunlu hücre içi parazit.

Virüs Bilgisayar Terimi Olarak Virüs:
Virüs, bilgisayar sahibinin bilgisi olmadan gizli işler yapan yazılımlardır. Bazı zamanlar virüslerin yaptıkları masum şeyler olmakta, fakat çoğunlukla gizli dosyalarınızı dağıtmak gibi kötü şeyler yapmaktadır. Virüsleri diğer zararlı yazılımlardan ayıran özellik saldırganın bir kez internet ortamına bıraktığı andan itibaren dosyalara bulaşarak kendi kendine yayılmasıdır.

çözünürlük

icgqhs
Fotoğrafçılık Terimi Olarak Çözünürlük:
Bir filmin veya objektifin ince detayları aktarabilme kapasitesidir. Filmin düşük hızda olması daha yüksek çözünürlüğü beraberinde getirir. Dijital makinelerde ise bir görüntüye dâhil edilebilen bilgi miktarını (piksel olarak) ifade eden ölçüdür.

Çözünürlük Fen Bilimleri Terimi Olarak Çözünürlük:
Bir maddenin bir sıvı içinde çözünebilme özelliği.

Çözünürlük Bilgisayar Terimi Olarak Çözünürlük:
Grafiğin ekranda hangi büyüklükte ve ne kadar net görüneceğini belirler. Grafik ne oranda büyütülürse veya aynı büyüklükte ne kadar daha net gösterilmek istenirse diskte kaplayacağı yerde o kadar büyük olur.

Çözünürlük Kimya Terimi Olarak Çözünürlük:
1-Belirli bir sıcaklıkta sabit hacimdeki bir çözücüde doymuş bir çözelti elde etmek için çözünen maddenin miktarı.

2-Belirli sıcaklık ve basınçta 100 g suda çözünen maddenin en fazla kütlesi.

41 /